Çanakkale'nin Bilinmezleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
508
Gösterim
Adı:
Çanakkale'nin Bilinmezleri
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944766197
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yitik Hazine Yayınları
Çanakkale ile alakalı ne biliyoruz?
Nusret Mayın Gemisi, Seyit Onbaşı, Ezineli Yahya Çavuş Sonra? Sonrası aslında bildiğimizi sanıp da bilemediğimiz belki de yanlış bildiğimiz bir Çanakkale...

Çanakkale, içinde onlarca cephe barındıran büyük bir savaş...

Çanakkale ve Ayasofya Camii'nin birbiriyle nasıl bir alakası vardır?

1915'te şehit olan bir askerin kaydı kütükten düşerken vefat tarihi neden 1919 olarak yazılmıştır?
Çanakkale'de denizaltılar savaşı yapıldı mı?
İngilizler neden Allah Allah diyerek ilerledi?
Şehit askerlerin üzerinden neler çıktı?
Çanakkale'de çarpışanlara neden özellikle Fetih Suresi okunurdu?

Ve daha neler neler... Tam bir bilinmeyenler denklemi olan Çanakkale'yi bu kitapla çözmeye başlayın, savaşa bakışınızın çok değiştiğini göreceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Genel manada I. Dünya Savaşı’nın, hususi manada Çanakkale Savaşlarının memleketimiz için en iç acıtıcı yanı, verilen kaybın büyüklüğüdür. Çanakkale’de kaybedilen eğitimli yaklaşık 211.000 vatan evlâdının kaybı yıllarca hissedilmiştir. Çanakkale bu yönüyle tarihimizin en çok şehit verilen zaferidir."
"Mehmet Akif Ersoy’un unutulmaz şiirindeki bu mısralar herkesin hafızasındadır.

“Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi
Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi.”

Her ne kadar geçmişte bir şekilde gündeme gelmek isteyenler tarafından bu mısralar tartışma mevzuu yapılmak istenmişse de halkın gönlünde Çanakkale yiğitlerinin, Mehmed Akif’in ve şiirinin yeri müstesnadır, aynen bu vatanın şehit evlatlarının en mümtaz yeri gibi. Akif, Çanakkale’de çarpışanları Peygamberimiz (s.a.v.) zamanında yapılan Bedir Savaşı’ndaki kahramanlara benzeterek yapılan işin büyüklüğünü anlatmaktadır. Burada şairin Bedir Savaşı’nı neden kullandığı bilinmez lakin Çanakkale’nin Bedir ile yakından iki ilişkisi vardır. Bedir Zaferi ile Çanakkale Deniz zaferi aynı ayda Mart ayında gerçekleşmiştir.

Bedir: 13 Mart 624
Çanakkale: 18 Mart 1915

Çanakkale’deki askerlerin pek çoğunun üzerinden BedirSavaşı’nda şehit düşenlerin listesi çıkmıştır."

https://youtu.be/twZMUhochlc
Newyork Times’ın 20 Ekim 1915 tarihli nüshasında Anafartalar’da İngilizlerin elinde sadece bir kuyunun bulunduğu ve askerlerin susuzluk çektiği, İmroz’dan hatta Selanik’ten su getirilmesi lazım olduğu bildirilirken Osmanlı’nın elindeki İngiliz esirlerin ifadelerine göre İngiliz askerlerin sabah çayını ancak iki fincan kadar içebildikleri, öğle iki bardak su içebildikleri diğer çayı ise ancak akşam beşte içebildikleri anlatılmaktadır. İngilizler savaşta çay derdindedir, karşısındakiler ise vatan...
"Savaşın galiplerinin isteğiyle ateşkes Limni adasının Mondros Limanı’nda yapılacaktı, yani Çanakkale’ye saldırmak için İtilaf Devletleri’nin kullandığı üstte. Mondros’un Çanakkale ile bir ilişkisi daha vardı, o da imzaların atıldığı mekândı ki burası adada bir yer değil limanda demirli bir İngiliz savaş gemisiydi. Çanakkale Deniz Savaşları’nı bilenler için Çanakkale’yi zorlayıp da geçemeyen Agamemnon’da böyle bir anlaşmanın imzası ne kadar hazindi."
Domdom kurşunu, domuz ve ayı gibi hayvanların avında kullanılan diğer av fişeklerinden farklı olarak tek parça büyük bir kurşun ihtiva eden ve barut miktarı normalden fazla olan bir fişektir. İsabet ettiği yerde derin yaralar açan bu kurşunun “1907 yılında imzalanan Lahey Sözleşmesi’nce kullanılması yasaktır. Ancak İngilizler, Çanakkale Savaşları’nda defalarca bu kurşunu Mehmetçik’e sıkmışlardır."
"Kahramanın adı Maraş Andırınlı Abdurrahman Çavuş, yaklaşık kırk kadar arkadaşıyla elinde bayrakla köyünden çıkıp Çanakkale yollarına dökülen on binlerce askerden bir asker. Cepheden bilinen bir mektubu ulaşır köyüne, bir gazete kâğıdının yazısız kısımlarına sığdırmıştır duygularını: “Burada Mehmed Çavuş ile karşılaştım. Bende beş kuruş yok ki ona vereydim. Onda beş kuruş yoktu ki bana vereydi. Birbirimize çaresizce bakışıp durduk.” Son satırları okunur gazete kağıdına yazılan asker mektubundan. Sonra Abdurrahman Çavuş’un şehadet haberi ulaşır Maraş’a, kor bir alev gibi. Ailesi inanmaz onun göçüp gittiğine. Sırf bu yüzden olsa gerek dört sene beklerler Abdurrahman Çavuş’u. Belki bir gün gelir diye… Gelen giden olmayıp da ufukta umut tükenince 1919’da nüfustan kaydını düşerler."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çanakkale'nin Bilinmezleri
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944766197
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yitik Hazine Yayınları
Çanakkale ile alakalı ne biliyoruz?
Nusret Mayın Gemisi, Seyit Onbaşı, Ezineli Yahya Çavuş Sonra? Sonrası aslında bildiğimizi sanıp da bilemediğimiz belki de yanlış bildiğimiz bir Çanakkale...

Çanakkale, içinde onlarca cephe barındıran büyük bir savaş...

Çanakkale ve Ayasofya Camii'nin birbiriyle nasıl bir alakası vardır?

1915'te şehit olan bir askerin kaydı kütükten düşerken vefat tarihi neden 1919 olarak yazılmıştır?
Çanakkale'de denizaltılar savaşı yapıldı mı?
İngilizler neden Allah Allah diyerek ilerledi?
Şehit askerlerin üzerinden neler çıktı?
Çanakkale'de çarpışanlara neden özellikle Fetih Suresi okunurdu?

Ve daha neler neler... Tam bir bilinmeyenler denklemi olan Çanakkale'yi bu kitapla çözmeye başlayın, savaşa bakışınızın çok değiştiğini göreceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Elif
  • tevfik çal
  • Ali Evcimen
  • Saniye
  • Özge AKARSU
  • Kuleli 130
  • Yasin B.
  • B.A.D.
  • kübra
  • Kitap Misafiri - Listekâr

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0