·
Okunma
·
Beğeni
·
6,2bin
Gösterim
Adı:
Canavarın Çağrısı
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944697804
Kitabın türü:
Çeviri:
Arif Cem Ünver
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tudem Yayınları
Baskılar:
Canavarın Çağrısı
Canavarın Çağrısı
İnsan en doğru dersi bazen bir canavardan alabilir. Ve Patrick Ness iyinin içindeki canavarı, canavarın içindeki iyiyi muhteşem anlatmış. Canavarın Çağrısı yalnızca Conor'ı hedeflemiyor, sizin de ruhunuzda geziniyor. Okuyan herkes 'Beni mi çağırıyor?' diye düşünecektir."

-Miyase Sertbarut-

"Ness öykü içinde öykü anlatırken, tıpkı canavarın Conor'a yaptığı gibi sağ gösterip sol vuruyor, zaman ve mekânın sınırlarını aşan gerçeküstü örtüşmelerle okuru şaşırtıyor."

-Şiirsel Taş-

"İlgi çekici… Güçlü ve etkileyici."

-Philip Pullman-

"Olağanüstü… Sürükleyici, tesirli, ustalıkla işlenmiş."

-Amanda Craig, The Times-

"Kaos Yürüyüşü" üçlemesiyle edebiyatseverlerin yakından tanıdığı, iki Carnegie Madalyalı İngiliz yazar Patrick Ness'ten okurların ruhunda fırtınalar koparacak sarsıcı bir roman!

On üç yaşındaki Conor için gerçek, korkuyla örülmüş koskoca bir duvar ve bu engeli aşabilmesinin tek yolu cesaretten geçiyor. Birileri Conor'a kabul edemediği gerçeği fısıldamalı… Peki, her biri birbirinden çelişkili hikâyeler anlatan korkunç bir canavar Conor'ın gerçekle yüzleşmesine nasıl yardımcı olabilir?

Patrick Ness'in efsane yazar Siobhan Dowd'un özgün fikrinden esinlenerek kaleme aldığı Canavarın Çağrısı, yalnız bir çocuğun, onun hasta annesinin ve hiç beklenmedik ziyaretçisi canavarın cesur, karanlık ama gülümseten hikâyesi…

Pek çok edebiyat ödülüne değer görülerek saygın kaynaklar tarafından yayımlandığı yılın en iyi kitaplarından biri olarak seçilen Canavarın Çağrısı, 2012 CILIP Carnegie ve CILIP Kate Greenaway Madalyaları ile onurlandırılarak şimdiye dek hem yazarı hem çizeri bu değerli ödülü almaya hak kazanmış tek yapıt olarak edebiyat tarihine geçmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)
216 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Hayat bazen bizim istemediğimiz günler sunar adeta önümüze.Hayat Connor’ada aynısını yapmıştı.Connor’ın annesi günden güne ölmektedir,babası ise onları çoktan terk etmiş ve yeni bir aile kurmuştur.Düzen hastası büyükannesi de hayatı onun için kolaylaştırmamaktadır.Hani deriz ya aileden yüzü gülmeyenin arkadaşlardan yüzü güler.Connor için bu da geçerli değil; insanlar ona acımaktadırlar ve okuldaki çocuklar onlara zorbalık yapmaktan başka bir şey yapmamaktadır.Hal böyle olunca buna dayanamayan evlerinin yanındaki Porsuk ağacı canlanır ve Connor için gelir.
“Beni sen çağırdın.Sana üç hikaye anlatacağım ve hikayelerim bittiğinde sen de bana kendi hikayeni anlatacaksın” der.Konunun bu kadar uzun olması bile hoş bir durum olmadığı için konuyu burada kesiyorum.

Kitap hakkındaki düşüncelerime gelecek olursak insanların psikolojilerinin hiç görünmeyen derinliklerini okuyucuya öyle bir hissettiriyor ki siz birden Connor oluyorsunuz yada kitaptaki herhangi biri.
Kitabın anlatımı çok rahat,çok akıcı ancak şunu söylemem gerekir ki siz kitabı okuduğunuzu sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz.Kitap size kendini okutarak yaşatıyor adeta olanları.
Kitap boyunca merak ettiğim bir durum vardı ve bu konuyu kitabın sonunda öğrendiğim de o kadar çok ağladım ki anlatmaya kalksam kelimeler kifayetsiz kalır sanırım.
Kitapta asıl canavar kim asıl masum kim sürekli bunu öğrenmeye çalışıyorsunuz ama size kitap her seferinde ters köşe yapıyor.
Kitaptaki illüstrasyonlar zaten muhteşemdi.

Eğer siz de bu soğuk günlerde içinizi ısıtıcak,aynı zamanda duygulandıracak hatta içinizdeki canavarı ortaya çıkaracak bir kitap arıyorsanız buyrun okuyun. :)
216 syf.
·5 günde·9/10
Daha önce körler ülkesi kitabının çizimlerini sevmiştim ama canavarın çağrısının çizimleri ve karanlık atmosfer süper ötesi. Filmine baktım sırf bu kaliteli çizimler yüzünden film çizimlerini beğenmedim. Neyse kitabı kesinlikle bir şekilde çizimleri olan tudem yayımlarından okumaya çalışın. Çok beğeneceksiniz. Connor reis ve kanser annesinin hikayesini alışılmışın dışında sert bir dille ve güzel bir metaforla anlatıyor kitap. İçimizde ki canavaran söz geçirebilecek miyiz? Yoksa onun dediklerini inanacak kendimize yalan mı söyleceğiz? Güzel anlamlar çıkarılabilir. Kitabı sevdim ama nedense hikaye kısımları ve bazı okul kısımlarının yeterince kaliteli anlatılmadığını düşünüyorum. İçine çekmedi daha akıcı ve içine çekebilirdi. Bazı yerlerde bu yüzden hikayeden aldığım zevk düştü. 8verecektim kitaba metafor ve mantığı yüzünden ama kitabı her zaman bütün olarak değerlendiririm. Ve bende çizimli baskıya sahip olduğum içib o süper çizimler için 9veririm :) okuyun okutturun. Çocuklara uygun özellikle çizimleri seveceklerdir. Saçma sapan ergen kitapları okuyacaklarına bu tür kanserli bir annenin çocuğun empatisi ve içimizdeki canavarın gri tonlarını okusunlar :)
216 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
"SENİNLE İLGİLİ HERŞEYİ BİLİYORUM, CONOR O'MALLEY"

Canavarın Çağrısı'ndan ilk kez bir iki ay önce film fragmanını izleyerek haberdar olmuştum, ama kitap olduğunu öğreneli birkaç gün oldu sadece. Filmin fragmanı bana çok etkileyici geldi, kitabı olduğunu öğrenince de hemen okumak istedim..yeter ki şu karışık, korkunç günlerde zihnimizi başka yerlere taşımak mümkün olsun...ki oldu da ..kitabı okudum; okudum ama burada da ağlamamak mümkün olmadı...çünkü 13 yaşındaki Connor'ın yavaş yavaş ölmekte olan annesiyle yaşadığı şeyler insanı etkiliyor. BUrada elbette kitaptaki gelişmeleri bir şekilde belli etmiş olacağım, o yüzden kitabı okumayı düşünenler okumamalı belki de... Connor'ın evlerinin az ilerisindeki porsuk ağacı bir canavara, dev bir porsuk ağacı canavarına dönüşüp her gün tam saat 12.07'de ona gelerek ona tam üç hikâye anlatacağını ve bu üç hikâyeden sonra da Connor'ın kendisine bir hikâye anlatacağını söylüyor. Connor'ın hayatı zor, çünkü annesi ağır hasta, babası başka bir kadınla evlenip ABD'ye taşınmış, okulda arkadaşlarıyla arası kötü..bütün bunların arasında bir de ona hikâye anlatmayı kafayı takmış, kendisiyle ilgili herşeyi bildiğini söyleyen bir porsuk ağacı canavarı çıkıyor ortaya..ve canavarın dediğine göre canavarın ayaklanmasının sebebi aslında Connor'ın onu çağırmış olması..tamam da, Connor canavarı neden çağırmış olabilir ki? Canavar Connor'ın bir gerçeği gizlediğini söylüyor ve bunu açıklamasını istiyor...kitabın sonunda da işte o gerçeği öğreniyoruz.

Kitap baştan sona muhteşem çizimlerle desteklenmiş; okuduğumuz hikâye kadar güzel, etkileyici hatta ürkütücü çizimler bunlar; filmin fragmanında ise daha da güzel canlandırmalar görüyoruz... Hikâye çok dokunaklı, çok etkileyiciydi; son sayfalarda, yani gerçeği öğrendikten sonra ben de kendimi bıraktım açıkçası. Bir insanın hayata ve ölüme bakabilmesi, beni her zaman etkilemiştir: Joyce'un Ölüler'inde içine kapanık Gabriel, Çehov'un daha yeni okuduğum ve hâlâ etkisini yitirmeyen hikâyesinde ölmek üzere olan, birşeyler söylemek isteyen ama bunun ne olduğunu anlamayan saf, temiz Gusev, ya da okyanusun açıklarında artık yorulan ve hayatı ve hakikati anlamaktan bitap düşen Martin Eden aklıma ilk gelenler...burada da, elbette edebi anlamda bu diğer eserler gibi olmasa da, kesinlikle çok iyi bir şekilde yazarın bize aynı şeyi anlattığını görüyoruz... bir çocuğun zihnini, yüreğini ince ince anlatıyor bu hikâye...herkese öneriyorum...

***
Ekim ayında gösterilecek filmin fragmanları:

https://www.youtube.com/watch?v=7r1Kniofm5Y

https://www.youtube.com/watch?v=R2Xbo-irtBA
216 syf.
Conor, annesi kanserle savaşan bir çocuk. Bu yetmezmiş gibi okuldaki arkadaşlarıyla olan problemleri, babasının uzaklığı ve gece gördüğü kabuslarıyla başı oldukça dertte..
Kitabi okumaya başladığımda yumuşak bir hikaye olduğunu düşündüm. O kadar akıcıydı ki, başladığım gibi yüzüncü sayfasına gelmişim. Sonra birden tüm o gerçeklik boğazımda düğümlendi.
Conor için geceyarısı gelen bir canavar, ona üç hikaye anlatacağını ardından dördüncü hikayeyi ona Conor'ın anlatacağını söylüyor. Böylelikle maceramız başlıyor.
Conor'la ayni yaslardayken benim anneme de kanser teşhisi konulmuştu. Üstelik annem yakinimda degil çok uzakta tedaviye başlamıştı. O siralar hayatımın nasıl gectigini size kitaptan bir cümle ile anlatabilseydim, şu cümleyi seçerdim:
"İnanilmaz gibi görünse de, dünyanın geri kalanı için zaman akıp gitmeye devam ediyordu.
Bir şey beklemeyenler için."
Ve Conor'ın bize anlattigi hikayede, bu yasadigimdan bağımsız olarak kendimi buldum. Herkesin kendini bulacağını düşünüyorum.
Bu kitap benim unutulmazlarim arasında yerini aldi.
İçeriğini anlatmak istemedigim icin tanitimini kisa tutuyorum. Sadece genel konusuna değinmek istedim.
Ancak kitap canavarin "üç hikaye"si ile bana Kehf Suresi'ndeki Hz Musa kissasini hatirlatti. Dördüncü hikaye daima bizde :)
İmtihanlarimizdan en hayirli en güzel şekilde sıyrılabilmek duasıyla...
216 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Yorumun aslı ve tamamı --> https://yaprakonur.wordpress.com/...agrisi-patrick-ness/

Kitap Connor'ın hikâyesini anlatıyor. 13 yaşındaki Connor'ın annesi kanser, babası ise onları terk edip kendisine yeni bir aile kurmuş. Bir de hiç anlaşamadığı titiz mi titiz bir annenesi (kitapta büyükanne olarak çevirilmiş) var. Okuldaki herkes annesi hasta olduğundan kendisine anlayışlı yaklaşmaya çalışsa da okulun kabadayılarıyla başı dertte. Her gece gördüğü kabuslar ise cabası...

Ne kadar da karanlık bir tablo çizdim, değil mi?  Bu kitap gerçekten karanlık bir dram.  İnsanın içini ısıtan, yüzünde tebessüm oluşturan bir sıcaklığı yok, tam tersi boğazınıza bir yumru oturtuyor ve gözlerinizi dolduruyor.

Kısacası Canavarın Çağrısı bir çocuk kitabı değil, sindirmesi kolay bir kitap da değil ama benim mutlaka okunmalı dediğim kitaplardan biri oldu. Her şeyiyle kelimenin tam manasıyla mükemmeldi.
224 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Ben bu kitabı zor okudum.Nedeni yazarın sanki kitap değil hayat yazmasıydı.Kitapta annesi hasta olan bir çocuk anlatılıyor.Birgün evinin önündeki porsuk ağacı geliyor ve "Ben sana üç tane masal anlatacağım,sen de dördüncü olarak bana gerçeği anlatacaksın."Conor bu söylenenlerden bir şey anlamaz ve geceleri ağaç gelip ona hikayeleri anlatıyor.Sıra Conor' a gelince "Bunu söylersem ölürüm."der.Ve canavar cevap olarak"Söylesen de söylemesende öleceksin"der.Conor zor da olsa gerçeği söyler.Kitabın son sayfasında yüreğim parçalandı.Çok duygusal bitti yani.Kitabı herkese tavsiye ederim.
224 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Dram yüklü bir masal.
Bitirilmemiş işler, dile gelmemiş sözler ve bilinçaltına attıklarımızla oluşan kabuslarımız.
En büyük kabusumuz, kendimize dahi itiraf etmekten korktuğumuz gerçeklerdir.
Bir kaç saatte bitirilebilen ama üzerinize bıraktığı ağırlıktan uzun süre kalkamayacağınız bir kitap.
Mutlaka okuyun, sessiz bir köşede, çünkü boğazınıza bir yumru oturuyor ve gözyaşlarınıza hakim olamıyorsunuz.
224 syf.
·Beğendi·10/10
"Gerçeği görmezden gelmek, aydınlık bir sabahta gözlerimiz kapalı yürümeye çalışmak gibidir."

Bu kitabı alırken içeriği hakkında çok bir fikrim yoktu. Sadece fantastik bir kitap olduğunu düşünmüştüm ve tavsiyeyle aldığım için bir ara okurum diye bir köşeye bırakmıştım. Okuduğum zaman ise:

Tek kelimeyle hayran kaldım.

Bir uyarı yapayım öncelikle, kitabın ismine kesinlikle kanmayın!

Şöyle söyleyebilirim ki: kabullenmesi zor bir durumu kabullenme sürecini o kadar güzel işlemiş ki yazar. Üstelik bir çocuğun gözünden! Tekrar tekrar okuyacağım değil de bir kez okumayla aklımda yer etmiş bir kitap. Patrick Ness Canavarın Çağrısı
224 syf.
Hayatımda okuduğum en güzel kitaplar arasına girdi bu kitap! Bu kadar etkileneceğini ve beğeneceğimi düşünmemiştim. 220 sayfada böylesine fazla duyguyu insana geçirebilmiş olması çok güzeldi. Kesinlikle okuyun.
216 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kitabı uzun süredir okumak istiyordum. Film uyarlamasını da görünce daha çok merak ettim ve önce kitabı okumayı ardından da filmi izlemeye karar verdim.
Kitabı beğendim. (Umarım film de güzeldir)
.
.
Kitap Conor’ın başından geçenleri anlatıyor.
Annesi kanser olan Conor psikolojik olarak çok zor dönemler geçirmekte okulda arkadaşlarıyla iletişimleri sıfıra inmiş ve okulda zorbalıklara uğramaktaydı.
Bir gece arka bahçelerindeki Porsuk Ağacı ayaklanır ama Conor rüya mı gerçek mi olduğunu ayırt edemez.
Sonrasında her gece 12.07 de Canavar ortaya çıkar ve Conor a 3 hikaye anlatacağını ve sonunda Conor’ın da ona 4. hikayeyi kendi hayatının hikayesini anlatacağını söyler.
Conor’ın Amerika’da yeni ailesi ile yaşayan bir babası ve pek anlaşamadığı bir büyükannesi var.
Canavarın anlattığı hikayeleri sevdim.
.

Yazarın diğer kitapları #BizÖlümlüler
#SonveÖtesi ni de yakın zaman da okumayı çok istiyorum.
216 syf.
·Beğendi·9/10
Gizli saklı kalmış hazinelerden biri bu kitap... Karanlık bir hikayesi var. Bir anne olarak çok etkilendim, boğazıma oturdu yumru gitmek bilmedi. Yaşı geldiğinde oğluma da okutmak niyetindeyim. Annesi kansere yakalanmış, 13 yaşında bir çocuğun iç çatışmasını anlatıyor. Basım bir harika, çizimler bir harika. Sayfa sayısı 200 civarı ama kitap bildiğiniz ağır. Bir yerde denk gelirseniz elinize alıp bakın ☺️ Favorilerime girmiştir ve kesinlikle tavsiyedir!
“Dünyadaki bitkiler ne kadar harika değil mi?” diye devam etti annesi. “Onlar bizi kurtarabilecek tek şey, ama biz onları yok etmek için elimizden geleni yapıyoruz.”
İnsanlar doğanın bir parçası olarak değil, ondan gitgide uzaklaşarak yaşamaya başladılar.
Yine de, bakmasını bilenler için yeşil hâlâ vardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Canavarın Çağrısı
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944697804
Kitabın türü:
Çeviri:
Arif Cem Ünver
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tudem Yayınları
Baskılar:
Canavarın Çağrısı
Canavarın Çağrısı
İnsan en doğru dersi bazen bir canavardan alabilir. Ve Patrick Ness iyinin içindeki canavarı, canavarın içindeki iyiyi muhteşem anlatmış. Canavarın Çağrısı yalnızca Conor'ı hedeflemiyor, sizin de ruhunuzda geziniyor. Okuyan herkes 'Beni mi çağırıyor?' diye düşünecektir."

-Miyase Sertbarut-

"Ness öykü içinde öykü anlatırken, tıpkı canavarın Conor'a yaptığı gibi sağ gösterip sol vuruyor, zaman ve mekânın sınırlarını aşan gerçeküstü örtüşmelerle okuru şaşırtıyor."

-Şiirsel Taş-

"İlgi çekici… Güçlü ve etkileyici."

-Philip Pullman-

"Olağanüstü… Sürükleyici, tesirli, ustalıkla işlenmiş."

-Amanda Craig, The Times-

"Kaos Yürüyüşü" üçlemesiyle edebiyatseverlerin yakından tanıdığı, iki Carnegie Madalyalı İngiliz yazar Patrick Ness'ten okurların ruhunda fırtınalar koparacak sarsıcı bir roman!

On üç yaşındaki Conor için gerçek, korkuyla örülmüş koskoca bir duvar ve bu engeli aşabilmesinin tek yolu cesaretten geçiyor. Birileri Conor'a kabul edemediği gerçeği fısıldamalı… Peki, her biri birbirinden çelişkili hikâyeler anlatan korkunç bir canavar Conor'ın gerçekle yüzleşmesine nasıl yardımcı olabilir?

Patrick Ness'in efsane yazar Siobhan Dowd'un özgün fikrinden esinlenerek kaleme aldığı Canavarın Çağrısı, yalnız bir çocuğun, onun hasta annesinin ve hiç beklenmedik ziyaretçisi canavarın cesur, karanlık ama gülümseten hikâyesi…

Pek çok edebiyat ödülüne değer görülerek saygın kaynaklar tarafından yayımlandığı yılın en iyi kitaplarından biri olarak seçilen Canavarın Çağrısı, 2012 CILIP Carnegie ve CILIP Kate Greenaway Madalyaları ile onurlandırılarak şimdiye dek hem yazarı hem çizeri bu değerli ödülü almaya hak kazanmış tek yapıt olarak edebiyat tarihine geçmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 510 okur

  • Seçil sertkaya
  • Yağmur
  • Eda Çakmak
  • Melekdem
  • Nisa Nur Dutar
  • Sude
  • Visterya
  • Celil Eren Kalkan
  • É
  • Evin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%7.5
13-17 Yaş
%24.5
18-24 Yaş
%28.3
25-34 Yaş
%20.8
35-44 Yaş
%13.2
45-54 Yaş
%5.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%82.6
Erkek
%17.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.6 (71)
9
%16.3 (42)
8
%9.7 (25)
7
%4.3 (11)
6
%1.2 (3)
5
%0.4 (1)
4
%1.9 (5)
3
%0
2
%0.4 (1)
1
%0