Çanlar Kimin İçin Çalıyor

·
Okunma
·
Beğeni
·
14.237
Gösterim
Adı:
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Baskı tarihi:
30 Nisan 2000
Sayfa sayısı:
527
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753851081
Orijinal adı:
For Whom The Bell Tolls
Çeviri:
Sevim Raşa
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oda Yayınları
Baskılar:
Çanlar Kimin İçin Çalıyor?
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
İspanyol İç Savaşı'na gönüllü olarak katılan Robert Jordan adında genç bir Amerikalı, Sierralar'ın çam ormanlarıyla kaplı yüksek tepelerinde, Franco ordu hatlarının gerisinde barınan bir gerilla çetesinin yardımıyla, faşistlere bulunulacak bir saldırı öncesinde çok önemli bir köprüyü kundaklayacaktır.
Çeteyle geçirdiği üç gün içinde gerillaların dostluklarıyla, düşmanlıklarıyla, Cumhuriyete bağlılıklarıyla tanışır. Faşistlerin türlü işkencelerine uğramış olan Maria'ya rastlar. Üç günde bu insanlar arasında ve Maria'yla, "bir insanın yetmiş yılda yaşayabileceklerinin belki daha çoğunu" yaşar. "Keşke bu üç günde yaşadıklarından öğrendiklerini yazabilseydi!" Bağlılığın, İnanç'ın romanıdır Çanlar Kimin İçin Çalıyor. "Bu savaşı kazanmak zorundalar, çünkü Özgürlük, bir kez, bir yerde kazanırsa, dünyanın her yerinde kazanmış olacaktır. Burada yenik düşerse, dünyanın her yerinde yenik düşecektir.
Amerikalı edebiyatçı ve gazeteci olan Ernest Hemingway İspanya İç Savaşı'nı yaklaşık 1 yıl gazeteci olarak gözlemledikten sonra gözlemlerine dayanarak Franco'ya karşı savaşan bir gerilla grubunu anlatan kitabı Çanlar Kimin İçin Çalıyor adlı eserini yazmış.

İspanyol iç savaşı; darbeci askerlerin, seçilmiş demokratik bir hükümeti devirmek istemesi sonucu ortaya çıkmış bir iç savaştır. Darbeci general Franco yu Nazi Almanyası, İtalya ve Portekiz desteklemiş; Cumhuriyetçileri ise bütün dünyadan gelen gönüllü askerler ( Uluslararası Tugaylar ) desteklemiştir.

Savaşın çıkma sebebi, demokratik sistemle monarşinin gücünün azalması ve tabiki de KİLİSE dir. :) Yeni çıkarılan kanunlarla Kilise okulları kapatılmış ve malları alınmıştır. Din adamlarına devlet tarafından yapılan yardımlar da kesilince savaş kaçınılmaz olmuş.

İspanyol iç savaşı bizim tarihimize de çok benzer. Cumhuriyet ilk kurulduğunda bizde çok uğraştık dincilerle ve halen de uğraşmaktayız.

İspanyol iç savaşı bir açıdan da Truva savaşına benzer. Truva savaşında, Erkek Tanrıların egemen olduğu Yunanistan ile Kadın Tanrıların egemen olduğu Anadolu(Truva) arasında bir savaş olmuş savaşı Yunanistan kazanmıştır. Truva savaşından sonra Anaerkilliğin son kalesi Anadolu yıkılmış bütün dünya da iktidarı Erkek tanrılar ele geçirmiş vs...

Çanlar Kimin İçin Çalıyor da yazar, okuyucuya savaşın bir bölümünü anlatıyor. Okuyucu da uyandırmak istediği etki savaşın gereksizliği ve saçmalığıdır. Kendi değer ve yargıları için savaştığını zannedip, kendine ve insanlığa zulmeden insanlar aslında hep başkalarının çıkarları için savaşmakta ve ölmektedir der.

İspanyol İç Savaşını Faşistler kazanmıştır. Çanlar daha gür çalar. Din adamları ölen faşistleri cennetle müjdeler ve Tanrının istediği olmuştur denir :)
Yazarımız da okuyucuya Çanlar Kimin İçin Çalıyor? diye sorar. Ölenler ne için ölmüştür? Ne kazandık?, Nereye gidiyoruz?...

Alıntı:
"Yeryüzünün herhangi bir yerinde bir insan ölürse senin de bir parçan ölür onunla birlikte. Onun için sorma. Bir çan sesi duyduğunda bil ki, o çan senin için çalıyor."
İspanya ile ilgili merakım lisedeki Amerikalı İngilizce hocam ile başladı. İlk defa Francisco Franco'nun adını orada duydum. Sonrasında üniversitede aldığım sanat tarihinde hocamızın derste incelediği Goya'nın 3 Mayıs Katliamı (https://www.google.com.tr/...ust=1472745344556912) ve Picasso'nun Guernica (https://www.google.com.tr/...ust=1472745377024461) resimleri ile daha da arttı.

Hemingway, bu kitabında İspanya İç Savaşı bunalımından geçen gerillaların savaş yılları sırasındaki hayatlarını ve bakış açılarını ustalıkla anlatmış. Hatta bu kitap sayesinde öğrendiğim bazı tarihi gerçekler de beni derinden etkiledi. İçinde hem tarih hem de psikoloji bulunduran detaylı anlatılmış dikkat çekici bir roman. Kendisi İspanya'da 18 yılda öğrendiklerini bu kitaba aktarmış. Hatta bunun izlerini arada geçen İspanyolca cümlelerden de görebiliyorsunuz.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.391 Oy)19.156 beğeni43.679 okunma3.020 alıntı184.176 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.514 Oy)7.926 beğeni21.506 okunma4.040 alıntı130.311 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.941 Oy)8.904 beğeni26.486 okunma2.699 alıntı115.596 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.690 Oy)5.795 beğeni19.791 okunma834 alıntı101.921 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.599 Oy)8.884 beğeni28.900 okunma844 alıntı140.532 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.774 Oy)13.494 beğeni34.751 okunma3.451 alıntı147.015 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.614 Oy)9.116 beğeni25.508 okunma1.576 alıntı127.732 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (4.336 Oy)5.127 beğeni17.066 okunma3.577 alıntı109.797 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.059 Oy)6.408 beğeni16.933 okunma2.947 alıntı86.578 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.501 Oy)8.093 beğeni22.951 okunma848 alıntı90.481 gösterim
İspanya’daki iç savaşı anlatan bu kitap, savaşın gerçeklerini gözler önüne seriyor.
İçinde tarihi bilgilerin yanı sıra psikolojik durum ve tespitleri de barındıran bu kitap detaylı anlatımı ile dikkat çekici bir eser.
Savaşın, çatışmanın, ayrımcılığın ertelenemez olan büyük zararlarını anlatan bir eser.
İnsanların bencilleşmesine, bireyselleşmesine ve birbirleriyle olan gereksiz rekabetine karşı bir tutum sergileyerek “ben” olgusu yerine “biz” “toplum” “insani değerler” gibi kavramların hayat bulması ve bu olguların oluşması gerektiğini düşünür, düşündürür. Ve bunun için mücadele edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Ayrıca bu korkunç kargaşanın içinde bir aşk hikâyesini de uyumlu bir şekilde, yani ustaca nakşetmiş.
Okunması gereken güzel bir eser.
Bir kitabı okumadan önce ilk olarak yazarın biyografisini okumayı tercih ederim.Bu bende artık alışkanlık haline gelmiştir.”Çanlar Kimin için çalıyor” Pulitzer ödülü almıştır. Hemıngway, ölmeden bir süre önce anksiyete ve depresyondan dolayı elektroşok tedavisi görmeye başlamış. Fakat 1961 yılında kendisini bir av tüfeği ile vurarak intihar etmiş. Hemıngway'in ölümünün yakın dostu Fidel Castro, Havana'da adına bir anıt yaptırarak aralarındaki muazzam dostluğu simgeleştirmiştir.
hayatından kısa bir bilgi vermek istedim.

Hemingway'in okuduğum ilk kitabı.İspanya iç savaşını konu alan bir roman.Cumhuriyetçi Gerillaların,faşistlere karşı olan savaşını anlatıyor. Bu kitabı çok çevremden duyuyordum ve Edebiyat hocamın tavsiyesiyle okumak istedim.

Kitapta yazarın gerçekçi bir anlatımı vardı bu da zaten diyaloglara çokça yer vermesinden anlaşılıyor.Okurken gözümde canlandı ve sanki bende onların yanındaymışım gibi bir tepeden onları izliyormuşum gibi hissettim.Fakat Robert jordan ve arkadaşları ile olan diyaloglar çok fazla ve gereksizdi.Yazar konuşmalarda detaya inmiş fakat ben sıkıldım. Arkadaşları ile olan konuşmaları biraz daha kısa olsaydı daha güzel olurdu.Kitap bazen o kadar akıcı ki dış dünyayla ilişkimdeki kablo sanki kopmuş gibiydi.Bazen de çok sıkıcıydı.(özellikle kitabın ortalarında).Son sayfalar iyiydi ortalara nazaran.(çünkü son sayfalarda yazar diyaloglara fazla yer vermemiş). Kitabın başlarında savaşla olan diyaloglar azdı.Kitap sadece “Savaş” konusunu ele almamış,çıkarımlarda bulunduğum o kadar cümle vardı ki( Zaten sizlerle de paylaştım)Dostluk,arkadaşlık,aşk,ölüm kokusu,özgürlük...

Bir inanç uğruna bir şeyleri başarmak için arkadaşların birbirini katletmesi ve savaşırken bile öldürmekten zevk almadıklarını(Cumhuriyetçi gerillaları kastediyorum) sadece bunu zorunlu ve görev olduklarını,yazar çarpıyor suratımıza.İnsanları öldürürken ,bu faşist bile olsa bunun yanlış bir şey olduğunu kimsenin birbirinin hayatını çalmaya hakkı olmadığını da bize yineliyor.Kitapta beğendiğim şey şu idi;Savaşırken bile sevmenin,sevilmenin unutulmadığı bir aşka şahit oluyorsunuz.Robert Jordan'ın aşkı için söylediği sözler kısmını beğendim ve etkileyiciydi.

Ölüm kokusuna gelirsek bununla ilgili kitapta tasvirler var onları okumak keyifliydi.Robert Jordan'ın sevgilisi Maria'nın yaşadığı şeyler o kadar kötüydü ki üzüldüm.İnsanlar neden bu kadar acımasız? İçlerinden şu kadarcıkta mı merhamet duygusu yok.Bu dünyaya sığmayı bir türlü beceremedik.İlla birilerini öldüreceğiz,canını yakacağız yoksa tatmin olamıyoruz.İnsanları öldürerek,canlarını yakarak zevk alan insanları anlamıyorum,anlayamayacağım da.

Kitabı hem beğendim hem beğenmedim.Tavsiye etsem mi etmesem mi bilmiyorum size kalmış artık :)

Ayrıca Bilgi Yayınevine teşekkürler çevirisi gayet iyiydi.
Lise yıllarımda okuduğumda beni derinden etkileyen bir kitaptı. Konusuna gelince; Güzel bir aşkın ayrıca renk kattığı, İspanya iç savaşının çarpıcı bir şekilde anlatıldığı güzel bir kitap.
İspanya iç savaşını anlatan kitapta çok güzel bir aşka da şahit oluyorsunuz. Çok sık duygu geçişleri yaşatan kitabın sizi hiç sıkmayacağını düşünüyorum. Gerçekten harikaydı.
Hemingway İspanya iç savaşını konu aldığı bu romanında güzel bir kurgu yapmış. Savaş anılarına tatlı bir aşk hikayesi de eşlik ediyor. Ancak savaş anıları gerçekten içler acısı. Yitip giden malların,canların, ailelerin yanında; sevginin, aşkın, umutların da yok olduğunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Kitabın adı, şair John Donne’ın bir katedralde başrahip olduğu dönemdeki vaazlarından birinden alıntıdır. Vaazların metinleri sonradan yayınlanmıştır.
“Ada değildir insan, bütün hiç değildir bir başına; anakaranın bir parçasıdır, bir damladır okyanusta; bir toprak tanesini alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, sanki yiten bir burunmuş, dostlarının ya da senin bir yurtluğunmuş gibi, ölünce bir insan eksilirim ben, çünkü insanoğlunun bir parçasıyım; işte bundandır ki sorup durma çanların kimin için çaldığını; senin için çalıyor.” John Donne
Kitapta faşist ve cumhuriyetçi iki grup var ama halk tabakasının bu ayrımdan çok da anladığı yok, çoğu asker ya da savaşa katılan kişi sadece emirleri uyguluyor, ne uğruna savaştıklarını gerçekten anlayamamış bir sürü insan var. İşte buraları okurken insan savaşın iğrençliğine bir kez daha şahit oluyor.
İspanya iç savaşını konu eden en baş yapıtlardan bir tanesi. Her ne kadar tarihsel bir olayı, savaşı anlatıyor gözüksede dönemin insanlarının psikolojik bunalımlarınıda çok etraflıca ele alan bir eser. Sadece tarihi bir roman olarak ele alınması büyük bir hata olur.
Kitap iç savaşda cumhuriyet savunucuların dağlarda gruplar halinde faşistlere karşı yaptıkları savunma-taaruz mücadelelerini anlatıyor.İçinde olmazsa olmaz aşk, ihanet, bencillik, insanın kendi benliği ile olan çekişmesi.....
Kitap savaşlar da kadınların için ölümün her gün olduğunu tekrar gösteriyor...
Tekrardan tarihi bir roman olarak düşünülmemeli ve kesinlikle okunulması gereken bir kitap. İyi okumalar:)
Kitapta İspanya iç şavaşı anlatılmaktadır. Eski bir kitaptır ama böyle olmasına karşın hala çok fazla satışı olan çok tutulan bir kitap olma özelliğini yitirmemiştir hemingway zaten kendine özgü anlatımı o güzelim sürükleyiciliğiyle sizi alıp götürüyor .
Savaştaki o insanların o inançlı kavgalarının yanında romantizmde çok güzel kullanılmış. Bize sevginin en zor en kötü hatta ölümle yüzyüzeyken bile ne kadar güzel bir duygu olduğunu çok güzel anlatıyor. Ama kitapta kim uzun kimi zaman gereksiz bulacağınız tasvirler biraz akıcılığını kaybetmesine sebep olsa roman farklı insanların aynı yoldaki mücadelelerini içine romantizmide harmanlayıp bize güzel bir anlatım sunmaktadır
Bazıları için uzunluğundan ötürü okunması zor gibi görünse de sıkmayan bir kitap. Kitabın konusu İspanya iç savaşı süresinde bir grubun yaşadıkları. Savaş cumhuriyetçiler ve milliyetçiler (faşistler) arasında biliyorsunuz. Romanda ana karakterler, faşistlere karşı olan bir grup gerilla. Asıl karakterimiz Robert Jordan ise Amerikalı bir İspanyolca profesörüdür görevi de bir köprüyü havaya uçurmak bu yüzden dağdaki cumhuriyet yanlısı gerillalarla iş birliği yapacaktır bu şekilde bir araya gelen bu insanların aralarındaki diyaloglardan oluşuyor roman. Savaşın aslında ne kadar anlamsız, kötü olduğunu gösteren bir roman. Ve aşk, her şeye rağmen. O şartlarda bile aşk kendine yol buluyor. Ve savaş yüzünden hissedilen o çaresizlik.. Ernest Hemingway zaten değişik bir adam. Yazarlığının yanı sıra politikayla da ilgilenmiş hatta ajanlık yapmışlığı bile var, gönüllü ambulans şoförlüğü de. 4 evlilik. O kadar dolu farklı bir yaşam ve sonlara doğru depresyon, intihar teşebbüsleri, elektro şok tedavisi derken sonunda kendini öldürüyor. Bu kitap Hemingway’in en çok bilinen kitabıdır hakkını veriyor bu ünün. Okunmalı bence.
Ernest Hemingway - Çanlar Kimin İçin Çalıyor

İspanya iç savaşını konu alan kitap, savaşı tüm yönleriyle ele alıyor. Gerillalar, askerler, faşistler, komünistler ve sivillerin yaşadıklarını anlatırken merkezine küçük bir gerilla grubunu alıyor.
Amerikalı İspanyolca profesörü Robert Jordan ormanların içinde küçük bir gerilla grubuna destek olmak ister. Görevi, faşistlerin kontrolündeki bir köprüyü havaya uçurmaktır. Robert aynı gruptaki, faşistler tarafından işkenceye uğramış olan Maria'ya beklenmedik bir şekilde aşık olur.
Savaş ve aşk temasını olanca çıplaklığıyla ve çok başarılı bir anlatımla aktarmış Hemingway.

"Ada değildir insan, bütün hiç değildir bir başına; anakaranın bir parçasıdır okyanusta; bir toprak tanesini alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, sanki yiten bir burunmuş, dostlarının yada senin yurtluğunmuş gibi, ölünce bir insan eksilirim ben, çünkü insanoğlunun bir parçasıyım; işte bundandır ki sorup durma çanların kimin için çaldığını; çanlar senin için çalıyor"
John Donne
“ Ama şimdi, gündüz gözüyle seni sevdiğimi söylemek bana zevk veriyor. “
-Seninle sanki, uzun yıllardır seni tanıyormuşum gibi konuşuyorum.
-Öyledir... İnsanlar birbirlerini anladıkları zaman, içinden geldiği gibi rahat konuşur...
Ernest Hemingway
Sayfa 41 - Kum Saati Yayınları
"Uğruna savaştığımız her şey gibi seviyorum seni. Seni özgürlüğü, haysiyeti, bütün insanların çalışma ve aç kalmama haklarını sevdiğim gibi seviyorum. Seni savunduğumuz Madrid'i sevdiğim gibi seviyorum ve ölen bütün yoldaşlarımı sevdiğim gibi."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Baskı tarihi:
30 Nisan 2000
Sayfa sayısı:
527
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753851081
Orijinal adı:
For Whom The Bell Tolls
Çeviri:
Sevim Raşa
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oda Yayınları
Baskılar:
Çanlar Kimin İçin Çalıyor?
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
İspanyol İç Savaşı'na gönüllü olarak katılan Robert Jordan adında genç bir Amerikalı, Sierralar'ın çam ormanlarıyla kaplı yüksek tepelerinde, Franco ordu hatlarının gerisinde barınan bir gerilla çetesinin yardımıyla, faşistlere bulunulacak bir saldırı öncesinde çok önemli bir köprüyü kundaklayacaktır.
Çeteyle geçirdiği üç gün içinde gerillaların dostluklarıyla, düşmanlıklarıyla, Cumhuriyete bağlılıklarıyla tanışır. Faşistlerin türlü işkencelerine uğramış olan Maria'ya rastlar. Üç günde bu insanlar arasında ve Maria'yla, "bir insanın yetmiş yılda yaşayabileceklerinin belki daha çoğunu" yaşar. "Keşke bu üç günde yaşadıklarından öğrendiklerini yazabilseydi!" Bağlılığın, İnanç'ın romanıdır Çanlar Kimin İçin Çalıyor. "Bu savaşı kazanmak zorundalar, çünkü Özgürlük, bir kez, bir yerde kazanırsa, dünyanın her yerinde kazanmış olacaktır. Burada yenik düşerse, dünyanın her yerinde yenik düşecektir.

Kitabı okuyanlar 2.115 okur

  • Jekyll Hyde
  • Etrln
  • Burçin
  • Anıl Haco
  • Özge Tosun
  • özgül aksolmaz
  • Selma

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.2 (1)
9
%0.2 (1)
8
%0
7
%0
6
%0.2 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları