Çanlar Kimin İçin Çalıyor (Bütün Eserleri 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
35319
Gösterim
Adı:
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Alt başlık:
Bütün Eserleri 2
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
635
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752201699
Kitabın türü:
Orijinal adı:
For Whom the Bell Tolls
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Dönemin birçok sanatçısı gibi İspanya İç Savaşı'na da katılan Hemingway, bu savaşı anlatan güçlü romanı Çanlar Kimin İçin Çalıyor'u 1940'ta yayımladı. Çok geçmeden sinemaya da uyarlanan roman, iç savaşa sürüklenen bir ülkenin, özgürlükleri için canlarını ortaya koyan insanlarını, onların arasında yer almış bir yazarın tanıklığıyla anlatıyor.

Yazarın diğer eserlerinden daha güçlü, kapsamı daha geniş ve çok daha duygusal olan bu kitap, tüm zamanların en iyi savaş romanlarından biridir.
496 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Kitabı ve yazarı çoğu kitapta okuyup da içimde merak uyandıran ve nihayetinde okuyabildiğim kitap...

Amerikalı Robert Jordan. Cumhuriyetçi, patlayıcı konusunda uzman ve bu işi daha önce yapmış bir gerilla olan Jordan İspanya'da faşistlere karşı yapılan iç savaşta köprüyü havaya uçurmak için görevlendiriliyor. Cumhuriyetçi bir grupla işbirliği yaparak bu eyleme hazırlanmakta, saklandıkları mağarada her türlü zorluğa, korkuya göğüs germeye çalışarak. Kimsenin kimseye tam olarak güvenemediği bir ortamda, ölümden, adam öldürmekten korkan ama yine de hedefleri uğruna hiçbir şeyden vazgeçmeyen insanlar... En zor koşullar altında bile olsa inançları doğrultusunda doğru bildiğini yerine getirmek için verilmiş savaş...

Tüm olumsuz düşüncelere, imkansızlıklara rağmen, birlik beraberlik var, umut var (#50611216), korku var (#50699976), aşk var... (#50797177 )
Güzel geleceği, hem ülke için, hem sevdiği insan için düşlemek ve bunun gerektirdiği herşeyi göze almak var.
Hem savaşa, hem faşizme (#50625314 )
yine yeniden lanet edeceğiniz, yeri gelince de hem Jordan'ın hem diğer kahramanların birbirleriyle ve kendileriyle olan diyaloglarında gülebileceğiniz, hak verebileceğiniz, kendinizi sorgulayacağınız cümleler var.

Kimi zaman; "bu dünyada öyle şeyler oluyor ki; Tanrı'nın neden izin verdiğini merak ediyorum..." dersin ve kimi zaman isyan edersin...
"Artık Tanrın yok mu?"
"Yok arkadaşım. Kesinlikle yok. Eğer Tanrı olsaydı, benim şu gözlerimle gördüklerimin olmasına hiçbir zaman izin vermezdi. Bırak, onların olsun Tanrı."
"Tanrı'nın varlığını savunuyor onlar."
"Açıkçası dine inanarak yetiştirildiğim için O'nu özlüyorum
(#50500745 )

Hepimizin umudu, hepimizin savaşı, hepimizin isyanı aynı...

Savaş; ne amaçla yapılırsa yapılsın yıkımdır. Maddi ve manevi.

"Hayır. Bir kızlara ayıracak zamanım yok"
(#50454487 )
desen de...
Aşk; düşünmediğiniz her yerde (#50635127), her yaşta, her zaman, karşınıza çıkabilir. İnanmak istemeseniz, kendinizi sorgulasanız da... (#50635140 )

Bazı yerlerinde sıkılabilir, "gereksiz" uzatmalardan dolayı.

Her şeyin güzel ve mutlu bitmesini isteyen olarak, sonunu beğenmedim. Spoiler mi o :)

Filmini de en kısa zaman izlemek umuduyla Çanlar artık başkaları için hızlı hızlı çalsın...


Sondan bir önceki olarak;
#50843084
#50695806

Ve son olarak
Her zaman

Viva la República

* Yaşasın Cumhuriyet.
#50800534
496 syf.
·22 günde·Beğendi·6/10
İspanya ile ilgili merakım lisedeki Amerikalı İngilizce hocam ile başladı. İlk defa Francisco Franco'nun adını orada duydum. Sonrasında üniversitede aldığım sanat tarihinde hocamızın derste incelediği Goya'nın 3 Mayıs Katliamı (https://www.google.com.tr/...ust=1472745344556912) ve Picasso'nun Guernica (https://www.google.com.tr/...ust=1472745377024461) resimleri ile daha da arttı.

Hemingway, bu kitabında İspanya İç Savaşı bunalımından geçen gerillaların savaş yılları sırasındaki hayatlarını ve bakış açılarını ustalıkla anlatmış. Hatta bu kitap sayesinde öğrendiğim bazı tarihi gerçekler de beni derinden etkiledi. İçinde hem tarih hem de psikoloji bulunduran detaylı anlatılmış dikkat çekici bir roman. Kendisi İspanya'da 18 yılda öğrendiklerini bu kitaba aktarmış. Hatta bunun izlerini arada geçen İspanyolca cümlelerden de görebiliyorsunuz.
  • Savaş ve Barış
    8.7/10 (1.828 Oy)2.253 beğeni7.848 okunma8.019 alıntı80.038 gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (2.236 Oy)2.248 beğeni9.120 okunma4.673 alıntı59.426 gösterim
  • Diriliş
    8.6/10 (1.566 Oy)1.727 beğeni5.750 okunma3.521 alıntı45.091 gösterim
  • Ölü Canlar
    7.9/10 (1.875 Oy)1.840 beğeni8.147 okunma4.052 alıntı47.105 gösterim
  • Kar
    8.0/10 (1.405 Oy)1.378 beğeni5.627 okunma1.836 alıntı27.908 gösterim
  • Budala
    8.5/10 (1.965 Oy)2.340 beğeni7.759 okunma10.931 alıntı83.280 gösterim
  • Gazap Üzümleri
    9.0/10 (3.230 Oy)3.681 beğeni10.293 okunma7.108 alıntı100.970 gösterim
  • Yüzbaşının Kızı
    8.0/10 (2.279 Oy)2.082 beğeni9.071 okunma2.181 alıntı48.329 gösterim
  • Ana
    8.6/10 (2.923 Oy)3.152 beğeni11.801 okunma9.375 alıntı62.023 gösterim
  • Notre Dame'ın Kamburu
    8.8/10 (2.454 Oy)2.605 beğeni8.981 okunma5.481 alıntı130.677 gösterim
496 syf.
·7/10
Bir kitabı okumadan önce ilk olarak yazarın biyografisini okumayı tercih ederim.Bu bende artık alışkanlık haline gelmiştir.”Çanlar Kimin için çalıyor” Pulitzer ödülü almıştır. Hemıngway, ölmeden bir süre önce anksiyete ve depresyondan dolayı elektroşok tedavisi görmeye başlamış. Fakat 1961 yılında kendisini bir av tüfeği ile vurarak intihar etmiş. Hemıngway'in ölümünün yakın dostu Fidel Castro, Havana'da adına bir anıt yaptırarak aralarındaki muazzam dostluğu simgeleştirmiştir.
hayatından kısa bir bilgi vermek istedim.

Hemingway'in okuduğum ilk kitabı.İspanya iç savaşını konu alan bir roman.Cumhuriyetçi Gerillaların,faşistlere karşı olan savaşını anlatıyor. Bu kitabı çok çevremden duyuyordum ve Edebiyat hocamın tavsiyesiyle okumak istedim.

Kitapta yazarın gerçekçi bir anlatımı vardı bu da zaten diyaloglara çokça yer vermesinden anlaşılıyor.Okurken gözümde canlandı ve sanki bende onların yanındaymışım gibi bir tepeden onları izliyormuşum gibi hissettim.Fakat Robert jordan ve arkadaşları ile olan diyaloglar çok fazla ve gereksizdi.Yazar konuşmalarda detaya inmiş fakat ben sıkıldım. Arkadaşları ile olan konuşmaları biraz daha kısa olsaydı daha güzel olurdu.Kitap bazen o kadar akıcı ki dış dünyayla ilişkimdeki kablo sanki kopmuş gibiydi.Bazen de çok sıkıcıydı.(özellikle kitabın ortalarında).Son sayfalar iyiydi ortalara nazaran.(çünkü son sayfalarda yazar diyaloglara fazla yer vermemiş). Kitabın başlarında savaşla olan diyaloglar azdı.Kitap sadece “Savaş” konusunu ele almamış,çıkarımlarda bulunduğum o kadar cümle vardı ki( Zaten sizlerle de paylaştım)Dostluk,arkadaşlık,aşk,ölüm kokusu,özgürlük...

Bir inanç uğruna bir şeyleri başarmak için arkadaşların birbirini katletmesi ve savaşırken bile öldürmekten zevk almadıklarını(Cumhuriyetçi gerillaları kastediyorum) sadece bunu zorunlu ve görev olduklarını,yazar çarpıyor suratımıza.İnsanları öldürürken ,bu faşist bile olsa bunun yanlış bir şey olduğunu kimsenin birbirinin hayatını çalmaya hakkı olmadığını da bize yineliyor.Kitapta beğendiğim şey şu idi;Savaşırken bile sevmenin,sevilmenin unutulmadığı bir aşka şahit oluyorsunuz.Robert Jordan'ın aşkı için söylediği sözler kısmını beğendim ve etkileyiciydi.

Ölüm kokusuna gelirsek bununla ilgili kitapta tasvirler var onları okumak keyifliydi.Robert Jordan'ın sevgilisi Maria'nın yaşadığı şeyler o kadar kötüydü ki üzüldüm.İnsanlar neden bu kadar acımasız? İçlerinden şu kadarcıkta mı merhamet duygusu yok.Bu dünyaya sığmayı bir türlü beceremedik.İlla birilerini öldüreceğiz,canını yakacağız yoksa tatmin olamıyoruz.İnsanları öldürerek,canlarını yakarak zevk alan insanları anlamıyorum,anlayamayacağım da.

Kitabı hem beğendim hem beğenmedim.Tavsiye etsem mi etmesem mi bilmiyorum size kalmış artık :)

Ayrıca Bilgi Yayınevine teşekkürler çevirisi gayet iyiydi.
635 syf.
·Puan vermedi
İspanyol iç savaşı sırasında isyancı çetelerle birlikte bir köprüyü havaya uçurmak için uğraşan bir İngiliz bombacı Robert Jordan'ın başından geçen olaylar ve gerçek aşkını bulmasının konu edildiği akıcı güzel bir roman.
Roberto Jordan, çok zor bir göreve seçilmiştir. Ve 68 yaşına rağmen gayet dinç olan Anselmo klavuz olarak Robert Jordan'a eşlik eder.
Köprüyü Cumhuriyetçi bir çete ile havaya uçuracaklardır. Robert Jordan, Bu çetenin arasında bir tren işinden kurtarılan Maria ile tanışır. Aşk şavaşın tüm yıkıcı etkisine rağmen zamn ve yer gözetmeden yeşere bileceğini bir kez daha ispatlar.
Anselmo köprü işinde ölür. Robert Jordan ise düşen atın altında kalan ayağının kırılması sonucu yardıma gelen çete üyeleri ile vedalaşır. Yakalanıp kurşuna dizilmemek için kendini vurur.
Roman hakkındaki şahsi fikrim ise ;roman konu itibarı ile sürükleyici olmasına karşın, uzun betimlemeler zaman zaman akıcılığın bozulmasına neden olmadı değil bu durum can sıkıyor. Ama genel itibariyle güzel ve etkileyici bir kitap.
496 syf.
·Puan vermedi
Lise yıllarımda okuduğumda beni derinden etkileyen bir kitaptı. Konusuna gelince; Güzel bir aşkın ayrıca renk kattığı, İspanya iç savaşının çarpıcı bir şekilde anlatıldığı güzel bir kitap.
496 syf.
İspanya’daki iç savaşı anlatan bu kitap, savaşın gerçeklerini gözler önüne seriyor.
İçinde tarihi bilgilerin yanı sıra psikolojik durum ve tespitleri de barındıran bu kitap detaylı anlatımı ile dikkat çekici bir eser.
Savaşın, çatışmanın, ayrımcılığın ertelenemez olan büyük zararlarını anlatan bir eser.
İnsanların bencilleşmesine, bireyselleşmesine ve birbirleriyle olan gereksiz rekabetine karşı bir tutum sergileyerek “ben” olgusu yerine “biz” “toplum” “insani değerler” gibi kavramların hayat bulması ve bu olguların oluşması gerektiğini düşünür, düşündürür. Ve bunun için mücadele edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Ayrıca bu korkunç kargaşanın içinde bir aşk hikayesini de uyumlu bir şekilde, yani ustaca nakşetmiş.
Okunması gereken güzel bir eser.
496 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Ernest Hemingway, son dönemlerde ismini sık sık duyduğum yazarın ikinci kitabı da bitti, ve bir kaç kelam edeyim dedim kitap hakkında.

Yazarımız hayatı boyunca bir çok savaşta muhabirlik, gazetecilik ve asker olarak görev aldığı için savaş hakkında yazılabilecek her şeye hakim olduğunu hissettiriyor bu eserinde bence. Pariste savaşta bulunduğu sırada ağır yaralanan yazarımız, bir arkadaşına yazdığı mektupta hislerini şu şekilde belirtmiş:

"Bazen savaşta ön saflarda büyük bir gürültü duyarsın, ben de aynı gürültüyü duydum; ardından ruhumun sanki bir mendilin cepten çekilişi gibi benden çekildiğini hissettim. Son olarak ise ruhumun bir bütün halinde tekrar bedenime döndüğünü fark ettim ve de o andan itibaren benim için ölüm yoktu".

Gerçekten onun için artık ölüm yoktu, çünkü bir çok ölüme şahit olmuştu ve bir çok acıya. Genel olarak eserlerinde de kasvetli bir havası olması buna bağlı sanırım. Neyse gelelim kitaba;

"Çanlar kimin için çalıyor" İspanya'daki iç savaş yıllarını anlatan bir eser. Yazarın İspanya'ya karşı ayrı bir sevgi beslediğini okumuştum zaten bu eserinde de çok net anlaşılıyor.
Cumhuriyetçilerin faşistlere karşı verdiği mücadeleyi anlatan kitabın genel havası biraz ağır ve hüzünlü.
Ana karakterimiz Robert Jordan'ın aldığı görev sonucu gittiği bölgede yaşadığı olayları anlatsa da kitabın genel olarak bütün savaşların gerçeğini özetleyen bir anlatımı var.
Acı, keder, tecavüzler, açlık,yurtlarından kovulma acısı, din;
hayaller, umutlar, özgür bir dünya, herkesin eşit olduğu bir yaşam çabası ve ölümler.
Tabi bütün bunların arasında yeşeren bir aşkı da unutmamak gerek.
Anlatım konusunda gelince kitabın anlatımı sade ama akıcı mı emin değilim.
Bazı bölümlerde kendimi kaybettiğimi farklı bir dünyada olduğumu düşünsem de bazı bölümler fazlasıyla yorucuydu.
Konuşmalar, diyaloglar karmaşık geldi bazı yerlerde ama bunun elimdeki yayının çevirisi ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Çok fazla İspanyolca cümle olması sürekli çevirisini bulmak zorunda olmak beni cidden yordu ama onun dışında okumaktan zevk aldım.
Savaşanlar ve savaşanlar yüzünden acı çeken, kaybeden, hayatları mahvolan ve ölen insanlar.
Özgürlük için eşitlik için mücadele eden ya da ettiğini söyleyen insanların nasıl kontrolden çıktığını anlatan kısmı sanırım en anlamlı bölümlerinden biriydi. Yazarın genel olarak mutlu sonlara inanmadığını duymuştum ve duyduğum bu söze uygun bir sonla kitaba veda ettim.
Okumak isteyen herkesin seveceğine inanıyorum ve şimdiden keyifli okumalar diliyorum...
Kitapla kalın:) :)
496 syf.
·8/10
Cumhuriyetçilerle faşistler arasındaki İspanya iç savaşını konu alan bu kitap, olaylara Robert Jordan adlı karakterin gözünden bakıyor.

Peki nedir İspanya İç Savaşı? 1936-1939 arasında Cumhuriyetçi ve milliyetçi gruplar arasında yapılan bu savaşı milliyetçiler kazandı ve 35 yıl süren faşist Franco dönemini meydana getirdi. Bu sürede pek çok solcu öldürülüp sürgüne yollanırken muhalefetin sesi kesildi.

Bu savaşın iki tarafında da farklı ülkelerden insanlar bulunuyordu. Uluslararası Tugaylar'dan ABD vatandaşı Robert Jordan isimli karakter köprüyü havaya uçurmak için bölgeye gelir ve bir gerilla grubundan destek alır. Hikayenin ana konusu bu. Ancak Jordan, Maria adlı kıza aşık olur. Belki de bu sayede hayata tutunur, yaşamayı sorgular. Bugüne kadar öldürdüğü kişileri, yaptığı eylemleri düşünür ancak kalbiyle fikirleri arasında kalır. Tine de hem görevini yapar, hem aşkını yaşar hem de ölüm anında bile inandığı değerler uğruna mücadele etmeye devam eder. En etkileyici kitap karakterlerinden birisi oldu benim için.

Hemingway'in geçmişe özlem duyan, güçten düşmüş ama mücadelesine devam eden karakterleri bu kitapta da görünüyor. Tren havaya uçurma, karakol basma gibi eylemlere girmiş Pablo adlı grup lideri artık hayatını daha tekdüze yaşamak istemekte ama çevresinden saygı görmemektedir. Eşi Pilar ise yaşayamadığı güzelliklerin pişmanlığını duyan ve Maria'nın bunları yaşaması için çabalayan birisidir.

Kısacası kitap okunmaya değer.
496 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
İspanya iç savaşını anlatan kitapta çok güzel bir aşka da şahit oluyorsunuz. Çok sık duygu geçişleri yaşatan kitabın sizi hiç sıkmayacağını düşünüyorum. Gerçekten harikaydı.
496 syf.
·13 günde
Bir klasik olduğu için başarılı olacağını ve okunması gerektiğini düşündüğüm bir kitaptı. Yayınevi kurbanı oldum ama..

Kitabı bir sahaftan aldım. Aslı Yayınları’na ait bir baskı. Kitaptan değil ama yayından pek memnun kaldığım söylenemez açık söylemek gerekirse. Çünkü cümle ve kelimelerdeki bozukluk ve diyaloglarda isimlerin karıştırılması, okumada zorluk yaşamama neden oldu. Kitabın popüler klasik romanlardan olduğu ve çok beğenildiği kuşkusuz, ben yayın kurbanı oldum sanırım.

Kitaba geçersek, Robert Jordan isimli Amerikalı bir İspanyol profesörünün, patlayıcılar konusundaki uzmanlığına güvenerekten, kendisine köprü patlatma işinin verilmesi konu ediliyor. Yardımcısı Anselmo ile bu görevi yerine getirmek için harekete geçiyorlar.

Cumhuriyetçilerle faşistler arasındaki savaşın bir kısmı ele alınmış kitapta. Köprüyü uçurmak için dağdaki gerillalardan yardım isteyen Robert Jordan; Pilar, Pablo ve çetesi ve Maria’yla tanışır. Bu insanların yaşanmışlıkları ve kendi duyduğu olaylar karşısında psikolojik olarak büyük dengesizlikler de yaşar. Ölüm korkusu ve görev bilinci arasında sürekli mekik dokur.

Sorumluluğunu hiçbir zaman unutmayan Robert Jordan ile Maria arasında bu süre zarfında bir ilişki doğar. Savaş ortasında hem aşka hem de göreve odaklanmaya çalışır Robert Jordan.

Bir klasik olan bu kitapta, savaştaki yaşanan olaylar bütün çıplaklığı ile anlatılmış.
Okunulmasını tavsiye ederim. Kitapla ve sanatla kalın..
496 syf.
·Beğendi·8/10
Hemingway İspanya iç savaşını konu aldığı bu romanında güzel bir kurgu yapmış. Savaş anılarına tatlı bir aşk hikayesi de eşlik ediyor. Ancak savaş anıları gerçekten içler acısı. Yitip giden malların,canların, ailelerin yanında; sevginin, aşkın, umutların da yok olduğunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.
496 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Bölümler boyunca Sakarya Fırat, Savaşcı, Şefkat Tepe, Söz gibi asker - peşmerge çatışması konu alan dizileri izleyip zaman kaybedeceğinize adam akıllı bir gerilla romanı okuyun daha iyi derim :)

Öyle bir romanı nereden bulacağız derseniz de işte bu !!!

Siyaseti, politikayı çocuklara televizyonlardan öğretmeye kalkarsak çocuklara çok yanlış bir bilgi aşılamış olacağız. Onun yerine politikayı ve devletler arası siyasi hukuku kitaplardan öğretelim. Açıkçası bu yaşa kadar ben de siyaseti mecliste sandalye fırlatma sanatı olarak tanımıştım :) :) bu kitabı okuduktan sonra siyasetin bu olmağına çok iyi inandım.
Kominizm , faşizm, cumhuriyetçilik gibi kavramların gerçek anlamlarına bu kitapta tanık oldum.

Dağların dili olduğuna inandım. Robert ve Maria'nın aşkını okurken Ernesto Che ile savaşcı sevgilisi Aleida'nın bir misillemesi geldi aklıma.

Hikaye çok dokunaklı , her cümlesi dokundu. Neredeyse bütün kitabı alıntılayacağım mübalağasız :))

Bunun filmi de yapılmış sınavdan sonra izlerim artık :( :(
Kara cahillerle, kendini beğenmiş dalgacılar arasında sıkışıp kaldık. Ama bunların ilkini eğiteceğiz, ikincileri de ortadan kaldıracağız.
Hiç kimse tek başına bir ada değildir. Herkes kıtanın bir parçası, bütünün bir bölümüdür. Deniz, sahildeki toprak kesiğini götürürse bununla bütün Avrupa biraz daha küçülecektir... Her insanın ölümü beni küçültür, çünkü insanlığın tamamıyla bağım var. Bu nedenle çanın kimin için çaldığını öğrenmeye çalışma,
çünkü o senin için çalıyor..
-Seninle sanki, uzun yıllardır seni tanıyormuşum gibi konuşuyorum.
-Öyledir... İnsanlar birbirlerini anladıkları zaman, içinden geldiği gibi rahat konuşur...
Ernest Hemingway
Sayfa 41 - Kum Saati Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Alt başlık:
Bütün Eserleri 2
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
635
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752201699
Kitabın türü:
Orijinal adı:
For Whom the Bell Tolls
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Dönemin birçok sanatçısı gibi İspanya İç Savaşı'na da katılan Hemingway, bu savaşı anlatan güçlü romanı Çanlar Kimin İçin Çalıyor'u 1940'ta yayımladı. Çok geçmeden sinemaya da uyarlanan roman, iç savaşa sürüklenen bir ülkenin, özgürlükleri için canlarını ortaya koyan insanlarını, onların arasında yer almış bir yazarın tanıklığıyla anlatıyor.

Yazarın diğer eserlerinden daha güçlü, kapsamı daha geniş ve çok daha duygusal olan bu kitap, tüm zamanların en iyi savaş romanlarından biridir.

Kitabı okuyanlar 5.079 okur

  • Mehmet Toyran
  • Zeynep EKİCİ
  • Mukaddes
  • İbrahim Karahancı
  • Necmi Odyakmaz
  • Serkan
  • Fatma T.
  • Bekir ÇAVUŞ
  • Erdi HIRAMAN
  • paylun

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5
14-17 Yaş
%3.1
18-24 Yaş
%16.6
25-34 Yaş
%29.4
35-44 Yaş
%29.2
45-54 Yaş
%12.2
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.1
Erkek
%42.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.3 (271)
9
%19.1 (243)
8
%22.7 (289)
7
%11.5 (147)
6
%4.6 (59)
5
%1.8 (23)
4
%0.5 (7)
3
%0.6 (8)
2
%0.5 (7)
1
%0.5 (6)

Kitabın sıralamaları