Çanlar Kimin İçin Çalıyor

·
Okunma
·
Beğeni
·
52,3bin
Gösterim
Adı:
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Baskı tarihi:
Ekim 2004
Sayfa sayısı:
712
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759002531
Kitabın türü:
Orijinal adı:
For Whom the Bell Tolls
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aslı Yayınları
“İspanya hakkında on sekiz yılda bütün öğrendiklerimi anlattım o romanda.” der, Hemingway bu eseri için. İkinci Dünya Savaşı’nda Amerikan ordusu ve Rus ordusunun, gerilla savaşına dair bilgi veren bir eser olarak öğretim programlarına dahil ettiği bu eser, özgürlük üzerine evrensel bir sunumdur.
635 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10 puan
Merhaba arkadaşlar eğer aceleniz varsa bu incelemeyi hemen atlayın çünkü biraz uzun bir incelemeyle karşınızdayım ..:)

Bazı kitaplar vardır; sadece yazılmak için değil, birileri bu satırları okurken aynı zamanda da yaşasın düşüncesiyle yazılır. Bu kitaplara güzeldi çok iyiydi demek o kadar yetersizdir ki, düşüncelerimizi nasıl açıklamamız gerektiğini bilemeyiz çünkü üzerinde konuşmak dahi haddimiz değildir aslında.

Ernest Hemingway...
Hayatı boyunca yazar ve muhabirlik mesleğinden dolayı birçok ülke/şehir gezmiş, gittiği her yerde hayatına bambaşka kadınlar girmiş, o kadınlardan, şaraptan, yaşanmışlıklardan, içinde bulunduğu durumdan ilham alarak onca hikaye ve roman yazmış çok özel bir hikayeci.

1.Dünya Savaşı'ndan sonra Paris'e taşınan Hemingway burada tanıştığı birçok yazar ve eleştirmen -Scott Fitzgerald, Gertrude Stein, Ezra Pound- tarafından da yazmaya yüreklendiriliyor ve ilk romanı Güneş de Doğar ile yazarlık kariyerine çok hızlı bir giriş yapıyor.
Bu eserinden sonra Silahlara Veda ile bir kez daha eleştirmenlerden tam not alarak hayatına yeni bir yön veriyor.

2.Dünya Savaşı'ndan önce İspanya İç Savaşı için Madrid topraklarına savaş muhabirliği yapmaya gidiyor, incelemesini yapacağımız kitabın temelleri de bu savaşta yaşadıkları, gördükleri sayesinde atılıyor .

Çanlar Kimin İçin Çalıyor, bir roman olmaktan ziyade, Hemingway'in manifestosu bana göre. Kitapta fazla diyaloğa yer verilmesi karakterleri iyice kavramamız açısından yapılan güzel bir ayrıntı. Kitaptaki her karakter birbirinden özel, her karakterin bir hikayesi var ama en özeli kafayı görevle bozmuş adam olan, Robert Jordan.

Aslında Robert Jordan, Hemingway'in ta kendisi. Bunu rahatlıkla söylüyorum çünkü Hemingway bütün romanlarında kendisinden parçalar bulundurduğu ve kendi yaşadıklarını senaryolaştırdığı karakterler ve kitaplar yaratıyor. Kendisine faşistlerin kontrolünde olan bir köprüyü patlatma görevi verilen R.Jordan, Madrid'in bir dağında bulunan cumhuriyetçi partizan bir gruba katılıyor. Bu gruba gerçekleştireceği eylemin bütün ayrıntılarını anlatarak onların da desteğini alarak hedefine ilerlemeye çalışıyor. Ancak bu görev adamının başına öyle bir şey geliyor ki artık her planını her adımını başına gelen bu şeye göre ayarlıyor;AŞK...

Maria... Şimdi sizden annesi babası faşistler tarafından gözlerinin önünde öldürülen, saçları kazınan ve bu eylemleri gerçekleştiren kişiler tarafından defalarca tecavüze uğrayan bir kızı gözlerinizin önüne getirmenizi istiyorum. Bütün duyguları intihar etmiş, hayatı kabusa dönmüş olan bu kızı partizan grubun üyeleri kurtarıp dağa getiriyorlar ve R.Jordan ve Maria burada tanışıyorlar. Aslında hikayenin kırılma noktası bana göre bu karşılaşma çünkü görev adamı R.Jordan, kafası beyni sadece gerçekleştireceği eylemle dolu olan bu adam, artık beyninde kalbinde bu saf ve işkence görmüş kıza da yer açıyor.

Kitap 635 sayfa. Kitaptaki olaylar sadece 4 günü içeriyor yani her gün o kadar detaylı ve sayfalarca anlatılıyor ki kendinizi bir anda kitabın içinde buluyorsunuz. Ben kendimi kitabın içinde bulmakla kalmadım; dağın tepesinden olanları tüm çıplaklığıyla seyrettim. Hele benim gibi İspanyolca kelimeleri cümleleri seven biriyseniz bu kitabı daha çok seversiniz çünkü kitabın içinde birçok İspanyolca cümle var.

Kitapla ilgili daha fazla bilgi vermek istemiyorum çünkü ne söylersem söyleyeyim az kalacak, kitabı 2 gün önce bitirdim ama inceleme yazmak için 2 gündür bekliyorum çünkü kafamı toplamam zaman aldı. Okuduğum bu kitap gerçekten çok özel bir kitap. Hemingway hayranı birisi olarak kendisine bir kez daha hayran kaldım. Bana göre dünyanın en iyi hikayecisi kendisi.

İncelememi Maria'nın babasının faşistler tarafından öldürülmeden önce söylediği son sözle bitirmek isterken, herkese keyifli okumalar dilerim...

Viva la República *

*Yaşasın Cumhuriyet ...
635 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10 puan
Bir kitabın içerisinde, onlarca kitap vardır. Tıpkı Çanlar Kimin İçin Çalıyor? kitabında olduğu gibi. Ve ben de, bu kitabın içerisindeki kitaplardan bir tanesi hakkında konuşmak istiyorum. O kitap Maria'nın kitabı.

Anne ve Babanızı gözünüzün önünde kurşuna diziyorlar, sizin elleriniz bağlı olduğu için hareket edemiyorsunuz. Sonra sizi berbere götürüp saçlarınızı kökünden kesiyorlar. Ve siz kederden, aynadaki yüzünüzü tanıyamıyorsunuz. Kesilen saçlarınızı suratınıza vuruyorlar, yetmiyor ağzınıza tıkıyorlar. Bunu düşünmeye başladığımız an, Maria oluyoruz.

Ece Temelkuran'da okumuştum; "Kadınları yok etmek isteyen. önce saçlarından başlar."

Maria bunları aynı gün içerisinde yaşıyor. Ancak kendisini, kötü talihine esir edip hayattan kopmuyor, intikam ateşi yüreğini yakıyor. Bir de üstüne aşık oluyor. Belki aşkın en gerekli olduğu yerde aşık oluyor. Kendisini yetersiz, çirkin ve eğitimsiz görüyor. Bir yanda aşk ateşi bir yanda intikam ateşi. Bu öyle bir ateş ki, Faşistlerden intikam alacak çocuklar doğurmanın hayalini kurduruyor. Ama yaşadığı onca rezil şeyden sonra, anne olması da pek mümkün değil gibi.

Kitapta yine fark ediyoruz ki, "erkekler savaşır, acısını kadınlar çeker."

Maria'nın babasının, öldürülmeden önce söylediği son söz ile burada bitiriyorum;

"Viva La Republica"
"Yaşasın Cumhuriyet"
  • Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)
    8.7/10 (2.893 Oy)3.521 beğeni12bin okunma26,3bin alıntı132,9bin gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (3.695 Oy)3.629 beğeni14,4bin okunma17,6bin alıntı105,7bin gösterim
  • Diriliş
    8.6/10 (2.446 Oy)2.643 beğeni9bin okunma11,5bin alıntı73,6bin gösterim
  • Ölü Canlar
    7.9/10 (3.083 Oy)2.908 beğeni12,9bin okunma16,1bin alıntı73,7bin gösterim
  • Kar
    8.0/10 (2.177 Oy)2.077 beğeni8,7bin okunma8bin alıntı42bin gösterim
  • Budala
    8.5/10 (3.311 Oy)3.842 beğeni12,7bin okunma40,3bin alıntı136,8bin gösterim
  • Gazap Üzümleri
    9.1/10 (5,7bin Oy)6,2bin beğeni17,9bin okunma33,4bin alıntı170bin gösterim
  • Yüzbaşının Kızı
    8.0/10 (3.606 Oy)3.221 beğeni14,4bin okunma6,8bin alıntı77,6bin gösterim
  • Ana
    8.6/10 (4.384 Oy)4.619 beğeni17,6bin okunma29bin alıntı96,6bin gösterim
  • Karamazov Kardeşler
    9.2/10 (5,7bin Oy)6,5bin beğeni17,7bin okunma81bin alıntı265,9bin gösterim
635 syf.
·19 günde·8/10 puan
Ernest Hemingway’ in İspanya İç Savaşı esnasında muhabirlik yaparken tanık olduğu olaylardan esinlenerek yazmış olduğu kitabı “Çanlar Kimin İçin Çalıyor”, savaş esnasında bir köprüyü havaya uçurmakla görevlendirilmiş Robert Jordan’ ın gerillalardan oluşan bir grup ile iş birliği üzerine temellenir. Kitapta görevi vasıtasıyla gittiği bölgede genç bir kadına aşık olan Robert Jordan’ ın yaşamının dört günü, faşistlere karşı direniş gösteren “Cumhuriyetçi” grubun gözünden anlatılır.
Erişmiş olduğu ünü ziyadesiyle hak ettiğini düşündüğüm kitap içinde Türkçe karşılığı verilmeyen birçok İspanyolca terim barındırması ve betimlemelere sıkça yer vermesi sebebiyle akıcı olmayan bir üsluba sahip. Bu yüzden benim okumakta zorlandığım eserlerden biri oldu. Kitaba başlamadan önce bu bilgiyi göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim.
...
“Çanlar Kimin İçin Çalıyor” İçinde aynı anda birden çok duyguyu barındıran bir kitap. Normal bir yaşama özlem duyan insanların, umudun, korkunun, aşkın ve öfkenin hikayesi aslında.
Hemingway, yazdıklarıyla savaşların herkesçe bilinen fakat görmezden gelinen kara yüzünü gözler önüne sermiş; savaşlar galibiyetle dolu yüzlerinin altında acı ve keder barındırır. Etkileri kısa sürecek olan galibiyetler, uzun sürecek olan mutsuzlukları sırtlayarak gelir bir savaş sonlandığında.
Aynı satırları okur fakat kimse aynı satırları okumuyordur aslında; benim için savaşanların hikayesi değil, duyguların hikayesiydi bu kitap.
Ve bizler, belki bir gün anlayabiliriz. savaşlardan geriye zaferin değil yıkıntıların kaldığını. Umut da bittiğinde geriye kalanın sadece acılı insanlar olduğunu.
Savaşlar acımasızdır ve hiçbir savaşın bir kazananı olmaz. Hiçbir savaşın sonunda kazanılan zafer, insana mutluluk getirmez.
Umarım bir gün tüm bu yıkıntıların ardından kafamızı kaldırıp baktığımızda en zor savaşların, savaşları bitirmek için yapılanlar olduğunu görebiliriz diyerek bir kaç alıntıyla son veriyorum incelememe. Keyifli Okumalar...
•“Acı çekmeye dirençli biçimde yoğrulduğumuzdan fazla acı çekmiyoruz, acı çekenler bu iklime elverişli olmayanlar.”

•“Ne zaman, bu insan eline benzeyen, uzun cırnaklı, kurutulup ayasından kilise kapısına çakılı pençeyi görsem, keyiflenirdim... Baharın ilk günlerinde, o tepenin yamacında ayıyla karşılaştığımı anımsadığımda göğsüm kabarırdı. Ama bir insanı öldürmekten geriye güzel bir şey kalmaz, onun pençesini kiliseye çivileyemezsin.”

•“Emirlere uyarsın, ölürsün ya da yaşarsın, sonunda ne olacaksa olur. Bir rejimde yaşamak o rejime karşı savaşmaktan çok daha kolaydır.”
496 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitabı ve yazarı çoğu kitapta okuyup da içimde merak uyandıran ve nihayetinde okuyabildiğim kitap...

Amerikalı Robert Jordan. Cumhuriyetçi, patlayıcı konusunda uzman ve bu işi daha önce yapmış bir gerilla olan Jordan İspanya'da faşistlere karşı yapılan iç savaşta köprüyü havaya uçurmak için görevlendiriliyor. Cumhuriyetçi bir grupla işbirliği yaparak bu eyleme hazırlanmakta, saklandıkları mağarada her türlü zorluğa, korkuya göğüs germeye çalışarak. Kimsenin kimseye tam olarak güvenemediği bir ortamda, ölümden, adam öldürmekten korkan ama yine de hedefleri uğruna hiçbir şeyden vazgeçmeyen insanlar... En zor koşullar altında bile olsa inançları doğrultusunda doğru bildiğini yerine getirmek için verilmiş savaş...

Tüm olumsuz düşüncelere, imkansızlıklara rağmen, birlik beraberlik var, umut var (#50611216), korku var (#50699976), aşk var... (#50797177 )
Güzel geleceği, hem ülke için, hem sevdiği insan için düşlemek ve bunun gerektirdiği herşeyi göze almak var.
Hem savaşa, hem faşizme (#50625314 )
yine yeniden lanet edeceğiniz, yeri gelince de hem Jordan'ın hem diğer kahramanların birbirleriyle ve kendileriyle olan diyaloglarında gülebileceğiniz, hak verebileceğiniz, kendinizi sorgulayacağınız cümleler var.

Kimi zaman; "bu dünyada öyle şeyler oluyor ki; Tanrı'nın neden izin verdiğini merak ediyorum..." dersin ve kimi zaman isyan edersin...
"Artık Tanrın yok mu?"
"Yok arkadaşım. Kesinlikle yok. Eğer Tanrı olsaydı, benim şu gözlerimle gördüklerimin olmasına hiçbir zaman izin vermezdi. Bırak, onların olsun Tanrı."
"Tanrı'nın varlığını savunuyor onlar."
"Açıkçası dine inanarak yetiştirildiğim için O'nu özlüyorum
(#50500745 )

Hepimizin umudu, hepimizin savaşı, hepimizin isyanı aynı...

Savaş; ne amaçla yapılırsa yapılsın yıkımdır. Maddi ve manevi.

"Hayır. Bir kızlara ayıracak zamanım yok"
(#50454487 )
desen de...
Aşk; düşünmediğiniz her yerde (#50635127), her yaşta, her zaman, karşınıza çıkabilir. İnanmak istemeseniz, kendinizi sorgulasanız da... (#50635140 )

Bazı yerlerinde sıkılabilir, "gereksiz" uzatmalardan dolayı.

Her şeyin güzel ve mutlu bitmesini isteyen olarak, sonunu beğenmedim. Spoiler mi o :)

Filmini de en kısa zaman izlemek umuduyla Çanlar artık başkaları için hızlı hızlı çalsın...


Sondan bir önceki olarak;
#50843084
#50695806

Ve son olarak
Her zaman

Viva la República

* Yaşasın Cumhuriyet.
#50800534
635 syf.
·22 günde·Beğendi·10/10 puan·Ne Okusam'dan
'Çanlar Kimin İçin Çalıyor' kitabının ufak detaylarına girip incelemeye o şekilde başlamak istiyorum. Hemingway, İspanya'nın iç savaşını konu edinen bu kitapla Pulitzer ödülüne layık görülmüştür.
Cumhuriyetçi Gerillalar ile faşistlerin savaşı...

Kitap'ta verilen mesajlar çok güzeldi. Bir savaş insan hayatına son veriyor ve bunu asla tasvip etmeyen cumhuriyetçi gerillalar bunu yalnızca görev olduğu için yapmak zorunda hissediyorlar. Bir insan yaşamının basite alınmaması gerektiğini vurguluyor yazar. Özellikle savaşta bile olsa aşk her zaman her yerde konaklanacak bir yer bulabiliyor. Maria ile Robert Jordanın aşkı filizleniyor. Üstelik öyle çirkin eziyetlerden çıkan Maria her şeye rağmen içinde aşkın filizlenmesine neden olan bir umut hala taşıyor. Bir yandan faşistlere nefret kusuyor, intikam almayı Roberto ile doğacak çocuklarının almasını ümit ediyor. Öbür yandan hala savaşı kazanbilmeyi umit edip aşkının filiz aldığı Roberto'yla hayallerin içine dalıyor.

Arkadaşlar arasında geçen diyalogları ben çok beğendim, zaman zaman gülüp eğlenebileceğiniz, konuşmalardan arada sıkılabileceğiniz bir eser. Ama ben her şekilde beğendim.
Sevgiyle okumanızı tavsiye ederim.. :))
635 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitap 1937 yılında İspanya'da geçiyor ve İspanya'daki iç savaşı konu alıyor. Faşistler ve Cumhuriyetçilerin savaşına yakından tanık olmamızı sağlıyor. Aslında kitap dost-düşman ilişkisini anlatmıyor, kitap savaştaki insanları anlatıyor. Savaşı kazanacak olan da kaybedecek olan da aynı yurdun insanı, aynı kandan gelme kardeşler. Kitapta faşist ve antifaşist iki grup var ama halk tabakasının bu ayrımdan çok da anladığı yok, çoğu asker ya da savaşa katılan kişi sadece emirleri uyguluyor, ne uğruna savaştıklarını gerçekten anlayamamış bir sürü insan var. İşte buraları okurken insan savaşın iğrençliğine bir kez daha şahit oluyor. Açıkçası kitabı etkileyici kılan kurgusu ya da dili değil, işlediği konu ve gerçeklerin çarpıcılığı. Kitap çok kısa bir süreyi anlatıyor ama bu sırada bir çok dünya gerçeğini gözler önüne seriyor. Kitap aşk konusunu da işliyor fakat savaşı ele alış biçimi daha daha etkileyici.
635 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Siyasi ve ideolojik kısmına katılıp katılmamaktan öte İspanyayı anlamak üzerine güzel bir eser. Kitapta Akdeniz çoğrafyası insanlarının yavaşlığı ve vurdumduymazlığı aklıma geliyor. Böyle olmasalar koca İspanyol imparatorluğunu kurup aynı hızla yıkmazlardı. Batıda İsoanya, orta da Roma-İtalya, doğuda Bizans - Osmanlı. Hepsi şaşalı büyük imparatorluklardı ama yıkıldılar. Kitap bunu anlatmıyor, devrim ve faşizm ağırlıklı kitap. Arka planda millet yapısından ve insan hayatı değersizliğinden bunu anlıyorsunuz. Pek çok yönü ile düşünmeye sevk eden bir ödüllü kitap.
635 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
"Ah, şimdi, şimdi, şimdi yalnızca şimdi, her şeyden önce şimdi ve şimdiki senden başka şimdi yok ve şimdi senin peygamberindir. Şimdi, sonsuza dek şimdi. Gel şimdi,şimdi çünkü şimdiden başka şimdi yok."

Franco dönemi İspanya iç savaşında cumhuriyetçiler ve faşistler arasındaki savaşı işlemiştir yazar. Savaş üzerine yazılabilecek her şeyi detayıyla kelimelere dökmüştür. İnanç uğruna ölümü korkmadan göze alan yürekli insanlara şahit oluyorsunuz.

Savaş sahneleri inanılmaz derecede gercekçi yazarın İspanya iç savaşında cephede bulunması bu durumda etkili olmuştur. Robert Maria aşkı savaş yıkıcılığına darbe oluşturan çelişkiyi gözler önüne seriyor. Bir tarafta vahşete, sayısız ölümlere şahit olmak veya sebep olmak bir taraftan sevdiğine olabildiğince kırılgan, hassas olmak...

Kitabın kimi kısımları ağır ilerliyor ama genel olarak sürükleyici özellikle son iki yüz sayfası soluksuz okunabilecek tarzda. Tavsiye edilir. Teşekkürler Hemıngway.
635 syf.
·30 günde·Beğendi·9/10 puan
Bu bir savaş romanı
İspanya’nın dağlarında antifaşist bir gerilla timine bağlı Enternasyonel Tugaylarda yer alan Amerikalı genç Robert Jordan etrafında dönen bu roman vs vs vs …
Ataol Behramoğlu ve Chuck Palahniuk sayesinde merak ederek okuduğum bu adam ….
‘Çanlar Kimin İçin Çalıyor’un önsözünde şair John Donne’den alıntıyla şöyle der;
“Bir ada değildir insan, bütün hiç değildir bir başına; anakaranın bir parçasıdır, bir damladır okyanusta; bir toprak tanesini alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, sanki yiten bir burunmuş, dostlarının ya da senin bir yurtluğunmuş gibi, ölünce bir insan eksilirim ben, çünkü insanoğlunun bir parçasıyım; işte bundandır ki çanlar kimin için çalıyor diye sorma; çanlar senin için çalıyor.”
636 syf.
·10 günde·9/10 puan
"Hiçbir insan ada değildir, tek başına bir bütün; her insan kıtanın bir parçasıdır, bütünün bir bölümü; bir toprak zerresi denize karışıp gitse, sanki yitip giden yüksek bir Tepeymişçesine, dostlarının ya da senin Yurdunmuşçasına azalır Avrupa.Her bir insanın ölümü de işte böyle azaltır beni çünkü ben insanlığın bir parçasıyım.O yüzden sakın sorma çanlar kimin için çalıyor diye; senin için çalıyor."
Şair ve din adamı John Donne' ye ait bir vaaza ait bir alıntıdan ismini alan" Çanlar Kimin İçin Çalıyor " dünya edebiyatının en önemli başyapıtlarından.Amerikalı yazar ve gazete
ci Ernest Hemingway tarafından 1940 yılında kaleme alınmış bir savaş romanı.
Hemingway'ın okuduğum ilk romanı. Eser İspanya İç Savaşı' nda bir köprüyü uçurmak için görevlendirilen bir gerilla grubunun dört günlük hikâyesini anlatıyor.Hem konusu hem de üslubuyla etkileyici ve sürükleyici bir roman.Betimlemelerin ağırlığı bazen sıkılmama yol açsa da bence muhteşem bir eser.Savaşın anlamsızlığını, kaybettirdiklerini gözler önüne seren, aynı zamanda idealleri uğruna ölümü göze alan insanların duygularını, kahramanlıklarını, zaman ve mekan tanımayan aşk olgusu çerçevesinde ele alan "Çanlar Kimin İçin Çalıyor " iyi ki okudum dediğim kitapların arasında yerini aldı.Hemingway'ın yaşamından izler taşıyan bu romanı büyük bir keyifle okudum.Sizlerin de keyifle okuyacağınıza inanıyorum.Bu kitabı okurken bana yoldaşlık yapan Robert, Anselmo, Maria, Pilar, Pablo... Sizleri unutmayacağım.Savaşın kazananı yok, sadece kaybedeni var.Teşekkürler Hemingway...
Kitaptan alıntılar:
ümitsizlik sis gibidir,
güneş doğunca dağılıyor.
Uğruna savaştığımız her şeyi nasıl seviyorsam, seni de öyle seviyorum.Seni, özgürlüğü, insan onurunu sevdiğim gibi seviyorum , tüm insanların çalışma hakkını, aç kalmama hakkını sevdiğim gibi seviyorum seni.
Beni sevmiyorsan bile ben ikimize yetecek kadar seviyorum seni.
Eğer Tanrı olsaydı, kendi gözlerimle gördüğüm şeylerin olmasına asla izin vermezdi.Bırak onların Tanrı'sı olsun.
635 syf.
·6 günde·8/10 puan
Kştapta İspanya İç Savaşı sırasında dağda savaşan bir köprüyü uçurmakla görevli insanların hikayesini okuyoruz. Kararlılık, cesaret, yaşam, ölüm, özgürlük, umut, kavramlarının öne çıktığı enfes bir roman. Başarılı betimlemeleriyle faşizme karşı verilen mücadeleyi okumuyorsunuz da yaşıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz .Olaylar gün gün anlatılıyor romanda ve savaş başladığında da olayların gelişmesini neredeyse dakika dakika anlatıyor.Gerçeğe çok uygunmuş gibi bir izlenim edindim. Savaşın içindeki aşkı da okumak oldukça güzeldi.
Şimdiden başka hiçbir şey yoktur. Ne dün vardır, kesinlikle, ne de bir yarın vardır. Bunu bilinceye kadar kaç yaşına varman gerekiyor?
Bütün o çırpınmalarının nedeni şuydu: çünkü kendi yitirdiğini başkalarının da yitirmesini istemiyordu ve sonra o zamanın yitik olduğunu kabul etme düşüncesi doğrusu yutulacak lokma değildi.
Zaman yok, mutluluk yok, eğlenmek yok, çocuklar yok, bir ev yok, bir banyo yok, bir temiz pijama yok, sabah gazetesi yok, birlikte uyanmak yok, uyanıp onun orada olduğunu bilmek ve kendisinin de yalnız olmadığını bilmek yok. Hayır. Bunların hiçbiri. Ama niçin, hayatta sahip olmak istediğin tek şey bu iken, ve sen onu bulmuşken, niçin çarşaflı bir yatakta bir gececik geçirememek?
Ölüm hiçbir şeydi ve onun kafasında ne bir hayali ne de korkusu vardı.Ama yaşamak rüzgârda, bir tepenin kenarında uçuşan bir buğday tarlasıydı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Baskı tarihi:
Ekim 2004
Sayfa sayısı:
712
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759002531
Kitabın türü:
Orijinal adı:
For Whom the Bell Tolls
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aslı Yayınları
“İspanya hakkında on sekiz yılda bütün öğrendiklerimi anlattım o romanda.” der, Hemingway bu eseri için. İkinci Dünya Savaşı’nda Amerikan ordusu ve Rus ordusunun, gerilla savaşına dair bilgi veren bir eser olarak öğretim programlarına dahil ettiği bu eser, özgürlük üzerine evrensel bir sunumdur.

Kitabı okuyanlar 7,5bin okur

  • bênav
  • Deren Bengi
  • Ahsen Yavuz
  • Aleyna Doğan
  • nohab
  • Şiyar Akçiçek
  • Berrin Dilmen Bozdemir
  • Engin Aydın
  • Bade A.
  • Yusuf Yılmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.6 (31)
9
%1.2 (22)
8
%1.8 (34)
7
%1.1 (21)
6
%0.3 (5)
5
%0.5 (10)
4
%0.1 (2)
3
%0.1 (1)
2
%0.1 (1)
1
%0.1 (2)

Kitabın sıralamaları