Çavdar Tarlasında Çocuklar

7,9/10  (472 Oy) · 
1.326 okunma  · 
352 beğeni  · 
5.698 gösterim
Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra. Çavdar Tarlasında Çocuklar', Salinger'ın tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine karşı isyankar bir çocuğun, bir Noel öncesi başına gelenler... Bu sürecin bir psikiyatri kliniğinde noktalanışı. Holden Caulfield'in masumiyet arayışının iç burkucu romanı. Belki de Salinger'ın. 993'te Franny ve Zoey ile Dokuz Öykü adlı kitaplarını yayımladığımız Salinger,1963'ten buyana yeni bir yapıt yayımlamamasına ve neredeyse efsane haline gelmiş bir gizlilik içinde yaşamasına karşın, dünya edebiyat gündemindeki yerini hep koruyor.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    9789753636360
  • Orijinal Adı:
    The Catcher İn The Rye
  • Çeviri:
    Çoşkun Yerli
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Derya Yalınkılıç 
18 Haz 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitap ergenlik dönemini başarılı bir şekilde atlatamayan, yaşadığı ortama ayak uyduramayıp kendi iç dünyasında çatışmalar yaşayan Holden'in dördüncü kez okuldan atıldıktan sonraki birkaç gününü anlatıyor.

Kitabın dili çok sempatik ve eğlenceli. Holden'in deyimiyle "Bittim!" :) Yer yer argo ve küfür olsa da çok fazla rahatsız etmiyor. Tek rahatsız olduğum şey "yani" kelimesini sık sık kullanması oldu.

Kitabı bir ergenin saçmalıkları gibi algılayabilirsiniz ya da topluma yabancılaşmış, insanların samimiyetsizliklerinden tiksinen, gözlemleri sonucu çok güzel tespitlerde bulunan zeki bir çocuk olarak da görebilirsiniz. Bu tamamen sizin bakış açınıza göre değişir. Benim için ikinci seçenek geçerli. :)

Keyifle okuyun, mutlu kalın. (:

Murat Sezgin 
 22 May 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

"Her neyse, hep, büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta-yetişkin hiç kimse, yani- benden başka. Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. Ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum.; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum. Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. Ben,çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim.''

İsmi yukarıdaki paragraftan geliyormuş. Kitaba başlamadan önce heralde tarım işçisi olarak çalışan çocukların yaşamını anlatıyor sanıyordum.

Kitap, günlük konuşma diliyle yazıldığı için bana çok samimi geldi. Bu samimilik okumayı baya akıcılaştırıyor.

Holden'nın, okuldan atıldıktan sonraki 3 gününü kendi ağzından dinliyoruz. 17 yaşındaki bir gencin, bu 3 günde yaşadıkları size aşırı gelebilir. Ki kitap ahlak dışı ve açık saçık bulunduğu için yasaklanmış.

Holden, neredeyse her şeyden nefret eden bir çocuktur, herkesi iki yüzlü, sahtekar ve samimiyetsiz görür. Ama kardeşi Phoebe'nin yeri ayrıdır. Onu çok sever. Tam herşeyi bırakıp, kendi başının çaresine bakmayı düşünürken kardeşinin parktaki mutlu hallerini görüp gitmekten vazgeçer.

Bana göre kitapta asıl anlatılmak istenen, kendine özel iç dünyası her gencin, topluma uyum sağlamak için bir çıkar yol bulma çabaları ve sonunda bu çabaların boşa çıkması sonucu yıkıntılar yaşaması diyebilirim.

Çokca ders çıkarabilecek bir kitap. Keyifli okumalar.

Metin Tran 
 26 Oca 20:45 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Klasik zamanlarından tutun da modern ve günümüz post-modern anlatılarına kadar, ne çok kılıklara sokulmuştur roman. Ne türü olursa olsun yazarının aktarmayı hedeflediği bir gerçekliği vardır hep. Bir roman yazarı gerçekliğe nasıl yaklaşmalı, nasıl aktarmalı?

İlk elden, ne kadar objektif olmaya çalışırsa çalışsın, kullandığı dil daha mükemmel, daha eksiksiz, daha kestirmeden, daha iyi iletişim kuran başka bir dil karşısında eksik kalacaktır. Başta Tolstoy, Dostoyevski gibi Rus devleri ile en üst seviyesine varan bu objektif, hikayeyi mükemmel bir biçimde aktaran, kendi fikirlerini en iyi biçimde ifade eden yazar anlayışı, 20 yüzyılla kendini bambaşka tekniklere bırakmaya başladı. Kafka hikaye ve romanlarında okura kasıtlı tuzaklar kurdu, en basit bir durumu içinden çıkılmaz labirentlerden oluşan bir gerçekliğin içine yerleştirdi, dil ile kasıtlı olarak yanlış anlaşılmalar yaratmayı hedefledi. Joyce sanki okurun elinde İrlanda'da yaşadığı dönemde kullanılan argo terimlerini de içeren bir kültürel rehber mevcutmuş gibi yazdı. Musil daha da ileri gitti ve takip edilebilmesi için psikolojiden, felsefeye mükemmel bir entelektüel birikimi zorunlu kıldı.

Avrupalı yazarların kültürel seviyesiyle başa çıkamayacağının bilincinde olan A.B.D.'li yazarlar ise, ülkelerinin temel yapı taşı olan pragmatizme yönlenerek tamamen farklı bir evrim geçirdiler: Hemingway geçmişin edebiyatının tüm şatafatını bir kenara bırakarak bir savaş muhabiri gibi yazmaya başladı. Salinger ise dil mücadelesinden tamamen vazgeçmek için kendine özgü çok ilginç bir teknik geliştirdi: Kullandığı dili tamamen subjektif, o şekilde kullanıldığı için de eleştirilemez bir zırha büründürdü. Çünkü diğer yazarlardan farklı olarak bu yegane romanını bize, bir erişkin anlatıcı değil, ergenlik döneminin sonuna gelmiş genç erişkin aktarıyordu. Bir ergene vasat, kırık dökük bir dil kullandığı, kurgusu berbat bir roman ile karşımıza çıktığı için kimse kızamaz ya... Üstelik, o deneysel egoların spontanlığı ve aşırı duygusallığı içinde insan gerçekliğine ulaşma fırsatını, kendine özel anlatım şekliyle yakalamış oluyordu. Ölümüne üzülmemek gereken bir dosttur o, çünkü uzun ve dolu dolu bir hayat sürdü ve belki hak ettiğinden bile çok ilgi gördü, erkenden unutulmazlık rütbesine yükseldi. Üstelik bunu hayatının son kırk yılında hiçbir şey yazmadığı, vaktini özel hayatı hakkında yazanları dava etmekle ve gözlerden uzak kalabilmek için gereken her şeyi yapmakla geçirdiği halde başardı. Bu kadar münzevi olma isteğine karşılık bu kadar popülarite kuşu, ancak bir A.B.D.'li yazarın başına konabilir. Oysa o bunu, her gerçek yazar gibi hiç istemiyordu. Ve tesadüfe bakın ki, yarın (27 ocak) onun, bu münzevi dostun ölümünün yedinci yıl dönümü. Nur içinde yat huysuz ihtiyar.

tabula rasa 
22 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Gönülçelen dandik adıyla da çevrilmiştir. çavdar tarlası hikayenin temasının alegorik bir biçimde ele alındığı çavdar tarlasından yadigardır… çağrışımlar. hangimiz gençliğimizi anarken çağrışımlar sarmalına dalmalıyız ki. Her ne kadar ergen kitabı olarak değerlendirilse de aksine büyüklere ithaf edilen bir masaldır. Holden’ın içinde olduğu larva kısmımıza hitap eder. henüz bir tırtılken sürünmelerimiz hafifçe dişlediğimiz yaprakçıklar arasına bir yolculuk. ilk defayı anlatır. büyümenin üzerimize oturmayan kalıbına dokunmayı. ilkliği ilikler yetişkinliğin üniformasına.kalıbına dar gelen bir ruhun can çekişmeleri daha çok. holden tüm konuşmalarıyla yüzeyselliğin, farkındalığın ve farksızlığın dibini eşeler. çavdar tarlasında rüya yakalayıcılarına tutulup hayali gökyüzünden gerçeğin sert zeminine düşmeyi de istemez. bizi ne zaman kandırdılar merak eder. ben de merak ettim sonra.defalarca sayıklamışımdır "catch me in the rye holden" diye. sesinizi aradığınız bir çağa sağır kalmamak için okuyun ve holden’a yakalanın derim.

Mâsiva 
30 Oca 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Kitabın adından etkilenip okumaya karar verdim ama pek ilgisi olduğunu söyleyemeyeceğim. Klasik ergen konuşma biçimi beni rahatsız ediyor. Derin mesajlar içerdiği ve ergenlik çağındaki bir bireyin ruh halini yansıtan mesajlar vermiş. Alıntısını yapmak istediğim her yer paylaşılmış. :)
Kardeşine düşkünlüğü ve sonunda ne olacak acaba diye okudum. Okunmasa olmaz diyebileceğim bir kitap olmadı benim için ne yazık ki...
Tabi ki kimseyi etkilemek değil niyetim. Yapılan incelemelerin bir kısmını kontrol ettim. Çok beğenen arkadaşlarımız var.
Keyifli okumalar dilerim.

Kitap 26 kısa kısa yazılmış bölümlerden oluşmakta , böyle yazılmış olması güzel çünkü sıkılmamış oluyorsun.Holden adlı ergenlik çağındaki bir kişinin isyankar, başkaldırılarla dolu hayatı anlatılıyor.Argo kullanılmış olmasına rağmen ben rahatsız olmadım.Baya eğlenceli bol gülücüklü bir kitaptı.Tavsiye ederim fakat çok fazla uzattım ben kitabı bir kez daha okuyacağım kitaplar arasında yer alıyor .Keyifli okumalar....

Zeynep Şentürk 
 31 Ara 2016 · Beğendi · 7/10 puan

Ah Holden sen ne kadar farklı bir çocuksun diyesim geldi sadece kitabı bitirince. Yer yer küfürlü ifadeler canımı sıkmadı değil ama her genç biraz asabi ve ağzı bozuk değil midir zaten. Günlük hayatta böyle gençlere çokça rastlıyoruz. Kitabın başlarında Amerikan dublajlı film izliyormuş hissine kapıldım ama sonradan biraz biraz geçti bu his :) Sahteliklere asla tahammül edemeyen Holden'ı seveceksiniz aslında az biraz ama her şeyden nefret ediyor oluşu biraz can sıkıcı gelebilir. Holden'in bazı sözleri sizi durup düşündürebilir biraz yani en azından beni durup düşündüren laflar ettiğini söyleyebilirim. Son olarak ilk çevirilerinde Gönül Çelen denilen kitaba neden bu adın verildiğini ve verilen bu adın en güzel ad olduğunu anlamanız için son kısımlara kadar sabretmeniz gerekiyor...

Alev 
 26 Kas 2015 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Hani sizi etkileyen bir kitabı bitirdiginizde hafif dolu gözlerle tebessüm edip bir süre aynı noktaya odaklanıp kitabı düşünürsünüz, işte tam bunu yaşatan bir kitap. Yalnızca sonunda değil, kitap bölüm bölüm ayrılmış ve neredeyse her bölümün sonunda aynı duyguyu yaşıyorsunuz. Abi&kardeş ilişkilerine her zaman özenmişimdir , sonu bu yüzden çok etkiledi sanırım beni. Başlarında biraz sıkıldım ve bunun etkisiyle gerçekten yavaş okuyup bitirdim. Ama ilerledikçe kesinlikle elinizden bırakamıyorsunuz. Kendinize ve hayata dair öyle güzel cümleler var ki içinde.. Altın öğütler gibi. Elinize geçerse mutlaka okuyun. "Rastlarsa birine biri, çavdarlar arasında"

Ebru Ince 
 05 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 6/10 puan

"Göl dondugunda ördeklere ne oldu ""
Çok merak ettim doğrusu..çavdar tarlasında çocuklar benimde ismine kapılıp okuduğum bir kitap oldu..ogrendikki bu bir şiir imiş ..orjinaline hemen baktım tabii ..neyse Sizi çok yormadan söylemeliyim ki sürekli bir tekrarlanan" filan" kelimesi var usenmesem kaç adet diye sayicam. ...genç bir adamın yaşamından bir kaç güne tanıklık ediyoruz kitapta yazım olarak düzgün gidiyor ama bu kadar popüler olmasını gerektirecek bir yapi yok kitapta ..yinede okuyun derim netice itibarı ile hepimizin ayrı bir kitap keyfi var....ama ben sevemedim. ..

Zeliha bata 
26 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 7/10 puan

Kitabi bitirdigimde bir arkadasimi uzaga gondermis gibi hissettim. 18 yasinda Holden'in dusuncelerini kimi zaman "ergen sacmasi" olarak tanimladigimdan olacak kitap beni oldukca eglendirdi. Kimi zaman da Holden'in bir cok buyugun sahip olmadigi olgunluktaki dusunceleri beni "bu kitap neden bitti?" diye uzen cinsten.

Kitaptan 182 Alıntı

elif 
15 Eyl 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Tanıştığıma hiç memnun olmadığım kimselere, durmadan, ''Tanıştığıma memnun oldum'' demek beni öldürüyor. Ama hayatta kalmak istiyorsanız, ille de bu zırvaları söylemek zorundasınız.

Çavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. SalingerÇavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. Salinger
Derya Yalınkılıç 
16 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

“Sahi söylüyorum. Düzelirim. Yalnızca, bir dönemden geçiyorum. Herkes böyle dönemlerden geçer, değil mi?”

Çavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. SalingerÇavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. Salinger
Derya Yalınkılıç 
16 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Hayat
“Hayat, tabii ki bir oyundur, evladım. Hayat, kurallara göre oynanması gereken bir oyundur.”

Çavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. SalingerÇavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. Salinger
Çağatay ZEREN 
06 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Eskiden onu pek akıllı sanırdım, o aptallığımla tabii. Öyle sanmamın nedeni; tiyatro, edebiyat bütün bu zırvalıklar üzerine çok şey bilmesiydi. Birisi bu konularda çok şey biliyorsa onun aptal olup olmadığını anlayabilmeniz epey zaman alıyor.

Çavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. SalingerÇavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. Salinger
Aysel 
07 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

“Öldü biliyorum! Bilmediğimi mi sanıyorsun? Ama, onu yine de sevebilirim, değil mi? Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın, Tanrı aşkına; özellikle de, hayatta olanlardan bin kez daha iyi kalpli bir insansa?”

Çavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. SalingerÇavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. Salinger
Murat Sezgin 
22 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kızlar. Ne düşündüklerini hiç anlayamazsınız.

Çavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. Salinger (Sayfa 130 - YKY)Çavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. Salinger (Sayfa 130 - YKY)
Şükran Güngör 
27 Eki 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Demek istediğim şeyi anlatamıyorum. Anlatabilsem de, anlatmayı isteyeceğimden pek emin değilim.

Çavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. Salinger (Sayfa 119)Çavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. Salinger (Sayfa 119)
Derya Yalınkılıç 
18 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Belirsizlik
... bir şeyi yapmadan önce, ne olacağını nereden bilebilirsiniz ki? Yanıtı belli bunun; bilemezsiniz.

Çavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. SalingerÇavdar Tarlasında Çocuklar, J. D. Salinger
19 /

Kitapla ilgili 4 Haber

OKUNDUĞU SÖYLENMESİNE RAĞMEN OKUNMAYAN 10 KİTAP
OKUNDUĞU SÖYLENMESİNE RAĞMEN OKUNMAYAN 10 KİTAP İngiltere’nin önemli yayın organlarından The Guardian gazetesinde yayımlanan haberde, okunduğu söylenmesine rağmen okunmayan kitaplar incelendi ve ortaya Tolstoy ve Dostoyevski’nin de içlerinde bulunduğu 10 kitaplık şaşırtıcı bir liste çıktı.
Edebiyat Tarihinin En İyi 100 Giriş Cümlesi
Edebiyat Tarihinin En İyi 100 Giriş Cümlesi Bazı romanları elimize aldığımızda, daha kapağını açtığımız anda, ilk cümleleri okurken biri sarıp sarmalamaya başlar. Bazılarında ise 50. sayfaya geldiğimiz halde okumakta zorlanırız. Özellikle sıradışı girişler bizi daha çok etkisi altına alır. Ve elbette romanı okuyup tamamadıktan sonra ilk sayfaya dönme isteği uyandıran romanlar.
15 Lira’nın Altında, Çok Liralık Şeyler Anlatan 15 Sağlam Kitap
15 Lira’nın Altında, Çok Liralık Şeyler Anlatan 15 Sağlam Kitap Paramız olsa kendimizi bırakmayacak mıyız kitap evlerinin üstüne? Kitap bir fetiş türü. Okuyup okumayacağımızı düşünmeden manyak gibi alıyoruz ya. Pahalı pahalı kalın ciltlere dünyaları vermek yok. Dünyanın en güzel, en şarkılı kitapları 15 TL’nin altına elinizin altında. Şu güzel eserleri derleyelim de, kütüphaneler anlam kazansın istedik. Dimağınız sağ olsun!
Basılı Kitapların E-Kitaplara 10 Üstün Yanı
Basılı Kitapların E-Kitaplara 10 Üstün Yanı Kitap endüstrisi, bu yılın geçen döneminde basılı kitap satışları istikrarlı kalırken e-kitap satışlarının düşük kaldığını (son yıllarda ilk kez) gösteren rakamları açıkladı. E-kitapların basılı kitaplara avantajları zaman zaman sıralanıyor. Bu kez de basılı kitapların e-kitaplara üstünlüğü şu 10 maddede sıralanabilir: