Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·439 syf.··
2025 773. kitabı
Cavidnâme: Muhammed İkbal'in Göklerdeki Uyanış Destanı Muhammed İkbal, 20. yüzyılın en vizyoner şair-filozoflarından biri olarak, İslam düşüncesini sadece bir miras olarak değil, canlı bir ateş
Alıntı
CavidnameMuhammed İkbal · Kırkambar Yayınları · 2010125 okunma
7/10
·215 syf.··
2025 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2025 18:59
Câvidnâme; ebedi, sürekli, kalıcı, daimi anlamlarını isminde taşıyan Muhammed İkbâl'in oğlu Dr. Cavid İkbâl'den mülhem yazılmıştır. 1929 yılında Farsça yazılmaya başlanan bu kitap, Dante'nin İlahi Komedya'sına nazire olma özelliğini taşır. Eserde hayranı olduğu Mevlânâ'nın izinde bi yolculuğa çıkan İkbâl'in uğrak noktaları gökyüzü, gezegenler ve metafizik ötesi âlemlerdir......diye devam eder eserin arka kapağında.... Yazardan okuduğum ilk kitaptı... Başlarda Mevlana ile ilgili anlatılan kısım ve onun sözlerinin ifade edildiği bölüm aşırı akıcıydı...sonra beyitler gazeller şeklinde kalemin satırlarıyla devam etti eser... Bu eseri Mevlana dan önce okumuş olsaydım bakış açım daha farklı olabilirdi, ama onu okuduktan sonra ona benzer şeyler okumak kolay olmuyor.... Üstelik bu kalemin bu hayatta en etkilendiğim 3 kalemden ikisinden etkilenmesi (Mevlana ve Nietzsche) ayrıca hoşuma gitti... anlamadığım birçok kavram vardı bir de bu da akıcılığı etkiliyor maalesef...ve Mevlana kadar onun gibi yazmak daha iyi yazmak da kolay olmadığından eserin sizi kendine çekmesi kolay olmuyor.... zorlandığım anlamadığım çok kelimeler vardı...Fakat içerisinde bazi cümlelerin bir kitap yazdıracak kadar derin olduğu birçok cümle de vardı... ........Herkese Keyifli Okumalar Diliyorum........
CavidnameMuhammed İkbal · Kapra Yayıncılık · 2021125 okunma
Cavidname
Puan vermedi·215 syf.··
2024 34. kitabı
Muhammed İkbal, Mevlânâ'nın etkisinde kalmış Müslüman bir düşünür. Nietzsche'den etkilendiği de belirtiliyor. Kendisi Mevlânâ gibi kaderciliği inkâr ediyor, insana devamlı çaba göstermeyi tavsiye ediyor. İnsanın kendisinden hareketle Hak'kı idrak etmesini ve bu arada insanın kendisini çok yükseklere çıkarmaması gerektigini belirtiyor. İlâhi aşkı ve muhabbeti kestirme yol olarak görüyor. Eserin içinde münâcat okuyoruz. Ayrıca Muhammed İkbal'in oğlunun adı Câvid ve o, bu eserini oğluna hitap ederken bir nevi manevi anlamda miracını ifade etmeye çalışmış. Önceden; filozof Hortshorne'nun, Muhammed İkbal'i İslâm'ın panenteist yorumunu yapan bir düşünür olarak gördüğünü okumuştum. Sn. İkbal'in dizelerini okurken insan, filozofun bu düşüncesine hemfikir olabiliyor. Sonuç olarak tasavvufi olan bu eseri beğenerek okudum.
Tasavvuf
CavidnameMuhammed İkbal · Kapra Yayıncılık · 2021125 okunma
9/10
·215 syf.·
2025 147. kitabı
Şiir
CavidnameMuhammed İkbal · Kapra Yayıncılık · 2021125 okunma
10/10
·201 syf.··
Beğendi
·
2022 272. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2022 23:49
Hindistanlı büyük Müslüman mütefekkir Muhammed İkbal'in ğlu Cavid'e ithafen yazdığı mesnevi tarzı eseridir. İslam dünyasının edebiyatçıları arasında revaçta olan bir ithaf ilişkisi ile
CavidnameMuhammed İkbal · Karbon Kitaplar · 2017125 okunma

Yazar Hakkında

Muhammed İkbalYazar · 32 kitap
Muhammed İkbal (d. 9 Kasım 1877 - ö. 21 Nisan 1938), Pakistanlı İslam alimi, şair, filozof ve politikacı. Şiirleri çağdaş Urdu ve Fars edebiyatının en önemli yapıtlarındadır. Allâme İkbal olarak da bilinir. Hindistan'daki müslümanların bağımsızlık mücadelesine ilk defa dile getiren kişidir. 1873'de Pakistan'ın Pencap eyaletine bağlı Siyalkut kentinde doğan Muhammed İkbal, mutasavvıf bir anne ve babanın oğlu olarak dünyaya geldi. İlk eğitimini Kur'an üzerine aldı. Kur'an eğitimini medresede tamamladıktan sonra, Arapça ve Farsça hocasının yönlendirmesiyle İslam edebiyatıyla ilgilenmeye başladı. Lahor'da yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra Doğu Dilleri Fakültesi'ne hoca olarak tayin edildi. Bu yıllarda Muhammed İkbal'in şiirleri de yayınlanmaya başlandı. 1905'de Londra'daki Cambridge Üniversitesi'nin felsefe ve iktisat bölümünden mezun oldu. Londra'da üç sene kadar kalan İkbal, burada Arap Dili ve Edebiyatı Fakültesi'nde hocalık yaparken, bilhassa Londra'da ilgi görmesine sebep olacak çeşitli İslâmi konularda bir dizi konferans verdi. Yine Londra'da kaldığı müddet içinde hukuk üzerine okuyan İkbal, savcılık diplomasını aldıktan sonra Almanya'ya giderek Münih Üniversitesi'nde felsefe dalında doktora yaptı. 1908'de Hindistan'a döndüğünde, yazı ve şiirlerine hayranlık duyanlar tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Şiirlerinde Mevlânâ'nın etkisi büyüktür. Muhammed İkbal ülkesinin siyasetine de katılmış ve halkını bu konularda yönlendirmişti. Onun bu konudaki düşüncesi ise, "Siyaset; çalışmak, izzet ve şerefe davet etmektir" şeklinde idi. Müslüman Hintli mücahitler adıyla yazdığı şiirleri Hindistan'daki müslümanların hareketlenerek İngiliz sömürüsüne başkaldırmalarında ve Pakistan'ın kuruluşunda büyük tesiri olmuştu. Bu yönüyle İkbal, Mehmet Akif Ersoy'a da benzetilmiştir. Kurtuluş Savaşı yıllarında, zor durumda Pakistan halkını, Türk halkının milli mücadelesine destek vermek için örgütlemiş, milli mücadelede kullanılmak üzere Pakistan halkından 1.5 milyon sterlin toplayıp Ankara hükümetine yollatmıştır. Bu paralarla daha sonra Türkiye Cumhuriyeti hükümeti tarafından şimdiki İş Bankası kurulmuş ve önemli bir bölümü Cumhuriyet Halk Partisine verilmiştir. Uzun süren bir hastalıktan sonra 21 Nisan 1938'de vefat etti.