Adı:
Cehennem
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055675899
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'Enfer
Çeviri:
Gülay Oktar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maya Kitap
Cehennem, bireyin kendi aklı dışındaki bilginin elde edilemez olduğu fikrini savunan solipsizm felsefesinin muhteşem bir şekilde incelemesidir. Solipsizm, dış dünyanın ve diğer insanların uslarının varlığından asla emin olunamayacağı tahmininde bulunur. Hikaye, odasında bir delik açarak dış dünyayı inceleyebileceği bir manzaraya sahip olan isimsiz bir adamın peşinden şekillenmektedir. Sevgiyi, ölümü, yasak ilişkileri ve doğumları gözetler. İnsan deneyimlerinin ve duygularının yabancılığına sinsice şahit olurken tüm gördüklerinin felsefi imalarını gözden geçirir.

Bazıları tarafından röntgenciliğin sarsıcı bir çalışması olarak görülen Cehennem, aslında solipsizm felsefesinin derin bir incelemesidir.

Bence, Henri Barbusse bir yüksek, bir gerçek sanatçının nasıl çalışması, nasıl yaşaması, nasıl ve niçin dövüşmesi lâzım geldiğini, bütün bir insan soyuna en muazzam ölçülerle gösteren bir âbidedir.
-Sabahattin Ali-
(Tanıtım Bülteninden)
272 syf.
·7 günde·9/10
Bir otel odasındaki delikten yandaki odayı gözetleyen isimsiz kahramanımızın şahit olduğu şeyler ve genel hayat hakkındaki görüşleri, çarpıcı sorgulamaları, yargılamaları ve sosyolojik çıkarımlarından oluşan eseri çok beğendim.

Kitabın büyük kısmında sanki kendi bedenine sıkışmış ve konuşamayan birinin içinden geçirdiği fısıltıları dinliyormuşuz havası veriliyor. Bu da ayrıca çok beğendiğim noktalardan biriydi.

Yazar bu eseri için her ne kadar röntgenci olarak görülse de "ben saf gerçeği anlattım." diyor. Yine eserde bu durum için "insanlar izlenmediğini düşündüğü zaman çok garip davranıyor." diyor.

Ayrıca eser için en eksiksiz ve en doğru tanımı yine yazarı yapıyor: "Doğal halleriyle yakalanmış bir insanlar defilesi."

Kısacası soranlara tavsiye etmekte tereddüt etmeyeceğim bir kitaptı. İyi okumalar. :)
272 syf.
·3 günde·10/10
Bazı kitaplar vardır, insanı dinlendirir. Bazı kitaplar vardır, size yalnız olmadığınızı hissettirir. Bu kitap böyle bir kitaptı. Otel odasının duvarındaki bir delikten tüm hayatı izleyen ve kendi hayatını unutan bir adam. Çok önemli çıkarımlar, hayatla ilgili çok derin cümleler var kitapta. Böyle büyük bir sosyal platformda, kitabın bu kadar az kişi tarafından okunmuş olması üzücü.
272 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Bir otel odasında kendi dünyasına sıkışmış, odasının duvarına açtığı delikten dünyayı izleyen kahraman karşılaştığı gerçekler karşısında kendi dünyasına daha çok sıkışmaya başlar.

Hayatı ve kendimizi sorgulamaya dair anlatıya sahip bu kitap aynı zamanda akıcı bir dile sahip. Bir solukta okunacak kitaplardan.
272 syf.
"Yaşama duyduğumuz öfke dışında bir cehennem yok."

Kitap felsefi olarak yoğun bir anlatım olan kendi içindeki konuların anlatımıylada insanın bunları düşünmesini sağlayan sağlam bir sürükleyiciliği ve akıcılığı olan güzel bir eser.

Solipsizm felsefesinin derin bir incelemesi olduğunu kitabı okudukça kahramanı anlamaya çalıştıkça ben de anladım. Mesala kitaptaki şu cümle "İnsanları sevdiğim için değil.Zaten insanları sevdiğimiz doğru değil.Hiç kimse insanları sevmedi, sevmiyor ve sevmeyecek de.Kendim için, sadece kendim için,bir çeşit ölüm gibi, duyguların, huzurun, hatta hayatın üzerinde olan bu eksiksiz gerçeğe ulaşmaya ve ona sahip olmaya çalışıyorum." Ben merkezli düşüncenin bütününde bütün insanların yaşadığı duyguların yaratığı çaresizliklerin, acıların, mutsuzlukların vb bir sürü sosyolojik duygunun anlatıdığı ya da acığa vurulduğu ve kendisininde bunlar için cevap bekleyen kahramanın yoğun duygu karmaşasının anlatıldığı bir kitap.Bazı noklarda benim daha önce hiç düşünmediğim amaiçimizde var olan ve belki çoğumuzundan içinini kemiren var olmak, ölmek, bir dine ınanmak ve bir şeylere bağlı kalarak başka bütün düşüncelere kendimizi kapatmak gibi gibi bir sürü felsefi düşüncenin incelemesi.

Biz yaratılırken bize verilen erdem, inanç ve özgürlük bizim hayatlarımıza etkileri seçimlirimiz ya da
seçemediklerimiz.Kalbin ve aklın karşısında durduğu karmaşık duyguların sorgulayıcı ve bunları destekleyici düşüncelerini sağlam bir etkiyle anlatıp okuyanıda kişiyi de düşündüren yoğun bir kitap.Birde kitapta sürekli üzerinde durduğu yalnızlık ve hiçlik var Hepimizin hayatın içinde yalnız ve bir sürü sonra hiç olacığımız ve karanlığın ve yalnızlığın, oldukları yeri ve geçtikleri zamanı sildiği insanlar olduğumuz. İşte yazar bütün bunları felsefi olarak destekleyen düşüncelerle birleştirip bir otel odasında bir delikte karşı odayı izlerken kahramanımız gayet açık ve anlaşır ama yoğun bir şekilde bize anlatıyor.

Farklı düşünmeyi farklı bakabilmeyi ve bunları saygıyla karşılamayı öğrenmek için bence okunması gereken bir kitap:)
Düşüncelerimizin hepsi, en önemlileri de, en sıradanları da, sadece bize ait. Hepsi bizi bize yansıtıyor ve bizi kendimize mahkum ediyor.
Kalbimle güneş arasında koyu bir gölge gibi duran varlığım, ne kendini iyi tanımayı becerebiliyor ne de kendinden kurtulabiliyor.
Henri Barbusse
Sayfa 95 - mayakitap
Ağlıyorum, çünkü insan yalnız bir varlık. İnsan kendi benliğinden uzak duramıyor. Bunu itiraf edemese de, insan yalnız. Her şey geçiyor, her şey değişiyor, her şey uçup gidiyor ve her şeyin uçup gittiği anda, insan yalnız kalıyor. Bunu her zamankinden çok daha fazla hissediyorum. O vakit, ağlamama kim engel olabilir ki?
Henri Barbusse
Sayfa 97 - mayakitap
Göğsümde taşıdığım bu yarayı asla iyileştiremeyeceğim. Az önce kurduğum huzur hayali, sadece benden uzak olduğu için kendine çekti beni. O hayali gerçekleştirdiğim an, mutlaka bir başka şey hayal ederdim. Çünkü kalbim de bir hayalden başka bir şey değil.
Henri Barbusse
Sayfa 244 - mayakitap
İşte ona son bakışım bu oluyor. Pek bir şey anlamıyorum çünkü bir gidiş asla tam olarak anlaşılmaz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cehennem
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055675899
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'Enfer
Çeviri:
Gülay Oktar
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maya Kitap
Cehennem, bireyin kendi aklı dışındaki bilginin elde edilemez olduğu fikrini savunan solipsizm felsefesinin muhteşem bir şekilde incelemesidir. Solipsizm, dış dünyanın ve diğer insanların uslarının varlığından asla emin olunamayacağı tahmininde bulunur. Hikaye, odasında bir delik açarak dış dünyayı inceleyebileceği bir manzaraya sahip olan isimsiz bir adamın peşinden şekillenmektedir. Sevgiyi, ölümü, yasak ilişkileri ve doğumları gözetler. İnsan deneyimlerinin ve duygularının yabancılığına sinsice şahit olurken tüm gördüklerinin felsefi imalarını gözden geçirir.

Bazıları tarafından röntgenciliğin sarsıcı bir çalışması olarak görülen Cehennem, aslında solipsizm felsefesinin derin bir incelemesidir.

Bence, Henri Barbusse bir yüksek, bir gerçek sanatçının nasıl çalışması, nasıl yaşaması, nasıl ve niçin dövüşmesi lâzım geldiğini, bütün bir insan soyuna en muazzam ölçülerle gösteren bir âbidedir.
-Sabahattin Ali-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 27 okur

  • Uğur ATAY
  • htc
  • Yorgun Demokrat
  • Gamze Tercan
  • Teodota
  • Zeitgeist
  • pervin örgen
  • Ezgi Çelik
  • Pelin
  • sinan kaan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (6)
9
%22.2 (4)
8
%38.9 (7)
7
%5.6 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0