Cehennem Günlüğü

8,7/10  (3 Oy) · 
6 okunma  · 
1 beğeni  · 
343 gösterim
Önümde yükselen duvarları delip geçme ya da yıkıp yerle bir etme isteğiyle kuduruyorum. Akıl, varlık karmaşasını, yani kaosu bizden gizlemek için yükseltiyor bu duvarları. "Niye?" derseniz, bu duvarların ardında evrensel kaos ve yokluk, " hiçlik" var da ondan, Hiçbir şey yok arkasında duvarların. Onlar, birşeyler yapmayı başarabildiğimiz şu dünyayla " boşluk" arasına çekilmiş sınırlardır.
İçimin cehenemidir bu. Artık bunun bir cehennem olduğunu biliyorum.

Kitaptan 12 Alıntı

arden 
01 Tem 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Akıntıya kürek çeken küçük kurnaz insanlar her yerde kazanıyor. Onlar hep güçlünün yanındadırlar ve böylelikle sürekli başarılı olurlar. Her ne kadar, her zaman kazanılırsa da akıntı dışında da bir kişilikleri, bulundukları kaptan başka belli bir şekilleri olmadığından kendi başlarına da bir varlıkları yoktur.

Cehennem Günlüğü, Eugène IonescoCehennem Günlüğü, Eugène Ionesco
arden 
01 Tem 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

İlk olarak, zamanın geçmekte olduğunu ne zaman mı fark ettim? Zaman duygusunun ölüm düşüncesiyle doğrudan doğruya bir bağlantısı kalmayınca.

Cehennem Günlüğü, Eugène IonescoCehennem Günlüğü, Eugène Ionesco
tabula rasa 
28 May 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Beni tüketen illetin ne olduğunu gitgide daha iyi anlıyorum: ‘’Kesin bir şüphe’’ bu. Kendimi bildim bileli ruhumda dal budak salmış, yakamı bir türlü bırakmayan evrensel bir soru: ‘’Neye yarar?’’ Ah, şayet bu ‘’Neye yarar?’’ sorusu benliğimde kökleşmemiş, her yeri kaplayıp bütün yeşilliklerimi kurutmamış olsaydı, geçenlerde birinin dediği gibi bambaşka bir insan olurdum. Bütün bahçelerin suyunu emip her şeyi kurutarak etrafı saran işte bu ayrık otları.

Cehennem Günlüğü, Eugène IonescoCehennem Günlüğü, Eugène Ionesco
tabula rasa 
28 May 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Alışkanlıklar, iyice parlamış bir kaldırım taşını yalarcasına zamanı yontuyor. Yeni bir dünya, her dem yepyeni bir dünya, her an taptaze bir dünya, cennet bu olmalı işte. Hız (acelecilik) sadece iğrenç, iblisçe bir şey olsa neyse, dahası cehennemin ta kendisi, bir bataklığa saplanış, bir deli gömleği.

Cehennem Günlüğü, Eugène IonescoCehennem Günlüğü, Eugène Ionesco
tabula rasa 
28 May 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ölmek için hayattayız. Ölüm hayatın gayesidir. Bunlara beylik gerçekler denebilir. Bazen bu pespaye açıklamalar arasında beylik gerçekler kaybolurken birdenbire yepyeni bir gerçek ortaya çıkıveriyor. Kendi kendime ilk defa ‘’ölümün şu alemde sadece bir amaç uğruna gerekli olduğu’’ keşfinde bulduğumu sandığım anların birindeyim. Hiçbir şey yapılamaz, hiçbir şey yapılamaz, hiçbir şey yapılamaz, hiçbir şey yapılamaz. Fakat, nedir bu kukla oyunu, benimle ne hakla alay ediliyor?

Cehennem Günlüğü, Eugène IonescoCehennem Günlüğü, Eugène Ionesco
tabula rasa 
28 May 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kral: Ne zaman "Yetişir artık!" diyeceğim. Ne zaman bunu diyebilir hale geleceğim.
Kraliçe: Hiçbir zaman.
Kral: Öyle belki. Herkes benden önce ölür, en son kalan ben olursam eğer. Bütün bir evrenin çölünde yüzyıllar boyunca can sıkıntısından patlarsam. Şayet hastalanıp yatalak olursam ihtiyarlayıp serilirsem ortalıklara. Aşık olur da sevdiğim ölürse. Fırtına gibi bir aşk ortasında kalır da aşkımı yüklenecek kimse çıkmazsa ortaya. Acılara garkolarak, soğuktan donarak, artık anılarımdan hiçbirini hatırlamadan unutmanın zifiri karanlığına gömülmüş, bütün bir geçmişi silip süpürmüşsüm... Adımı, krallığımı, bütün krallığımı, kim olduğumu, geçmişteki kişiliğimi unutursam.. İşte o anda da "Yetişir artık!" diyebilecek kadar bilinçli olursa, pekala isteyebilirim ölümü. Ya da insanlar öylesine değişmeli ki insanlar korkunç birer canavar, haşere olmalı. Ve işte, hayat ölümden daha korkunç, daha acılı olunca insan ölümü niye istemesin ki!

Cehennem Günlüğü, Eugène IonescoCehennem Günlüğü, Eugène Ionesco
tabula rasa 
28 May 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir altın çağ var: Çocukluk, gözü kapalılık, masumluk çağı bu. Ne zaman ki tepende ölüm kılıcının asılı olduğunu görüyorsun, işte o zaman bütün büyü bozulup çocukluk darmadağın oluveriyor. Daha önce de söylediğim gibi, çocukluğumun büyüsü çok mu erken bozuldu? Sizin anlayacağınız yedi yaşında kocaman bir adam olmak zorunda kaldım. Sonra galiba, insanların çoğu her şeyi çarçabuk unutuverip, çocuklukları bütün bir ömür boyu sürerken, bazılarının çocukluklarıysa bir kişniş şekeri gibi mini minnacık kalakalmıştır. Böylesi, bir çocukluktan çok "Bir varmış, bir yokmuş" misali unutulmuş bir sayfa olarak kaybolup gidiyor. Ve işte, yine ortada temel gerçeğin anlaşılmasını engelleyen istekler, üzüntüler...

Cehennem Günlüğü, Eugène IonescoCehennem Günlüğü, Eugène Ionesco

Yeni bir dünya, her dem yepyeni bir dünya , her an taptaze bir dünya, cennet bu olmalı işte.

Cehennem Günlüğü, Eugène Ionesco (Sayfa 10 - Kaknüs Yayınevi)Cehennem Günlüğü, Eugène Ionesco (Sayfa 10 - Kaknüs Yayınevi)

Iki ben var bende. Biri gizli, derinlerdeki, telaşlı, kaygılı "ben". Beriki, herkese görünen, sakin ve aynı zamanda tasalı benliğimin kabı olan ben.

Cehennem Günlüğü, Eugène Ionesco (Sayfa 35 - Kaknüs yayınları)Cehennem Günlüğü, Eugène Ionesco (Sayfa 35 - Kaknüs yayınları)
2 /