Cehennemde Bir Mevsim & Aydınlanışlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
2198
Gösterim
Adı:
Cehennemde Bir Mevsim & Aydınlanışlar
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753552233
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Baskılar:
Cehennemde Bir Mevsim & Aydınlanışlar
İlluminations - Cehennemde Bir Mevsim
Cehennemde Bir Mevsim - İlluminations
Birqen Direxşan
"Arthur Rimbaud vahşi tabiatlı bir mistiktir. Suya doymuş bir topraktan yeniden fışkıran yitik bir sudur. Yaşamı bir yanlış anlaşılmadır. Marsilya'da, o hastane yatağında, bacağı kesik, güçsüz bir durumda, sonunda yaşamın ne olduğunu bilinceye kadar yaşamı, kendisini sürükleyen ve yakasını bırakmayan o sesten yakasını kurtarmak için kaçmaya çalıştığı ve tanımak istemediği boşuna bir girişimdir."
-Paul Claudel-

Rimbaud ölümüne yakın birçok manev'i haller yaşamıştır. Ölürken, son nefesinde Arapça "Allah Kerim" demiştir. Rimbaud'nun bu son sözü, onun İslam'a bakışı hakkında bize bir fikir vermektedir, çünkü kimilerinin ileri sürdüğü gibi, dinsiz birinin ya da Hıristiyan birinin durup bir cümleyi söylemesi kuşkusuz bir rastlantı olamaz. Rimbaud'nun hayatının son dönemi İslam'la kaynaşmış bir şekilde geçmiştir. Bu bilinen bir gerçektir. Bu husus hem Batı'da hem de ülkemizde açıkça yazılmıştır.
176 syf.
Maldoror'un Şarkıları eserini kaleme alan Comte de Lautréamont ile Rimbaud'un önemli ortak üç özelliği vardır;Ilk olarak,ikisinin de genç yaşta yazınsal eserleri kaleme almaları. ( Gerçi Laut, tek bir eseri kaleme almıştı ve 24 yaşında yaşama veda etmiştir) Ikincisi ikisinin de Fransız yazınında büyük bir dil oluşturmaları. Kendi özgünlükleri bakımından ikisi ayrı yerde durur kuşkusuz. Üçüncü olarak gençliğin de vermiş olduğu başkaldırı istencinin çığlığını edebi sonsuzlukla kaleme almaları. Bu iki genç yazarın keskin dili birbirlerine benzese de kuşkusuz Rimbaud, Laut gibi kibirle gözü kararmaz. Rimbaud da bir zaman kendi tutkusunun tanrısal erince ulaştığını düşünmüştür ancak bütünsel olarak bakıldığında- bu mümkünse- Rimbaud da bu türden bir kendini beğenmişlik yoktur. Daha olgundur Rimbaud.

Une Saison en Enfer ( Cehennemde Bir Mevsim) eserini kaleme alırken henüz çok gençlik. Zaten dört yılda eserlerini kaleme alıp şiir yazmayı bırakmıştır. Laut'daki şiirsel duzyaziyla benzerlik taşısa da Rimbaud'da çok daha fazlası vardır. Tristan Tzara Rimbaud icin: "Rimbaud, kendini kendi koşuluna karşıt araçlarla anlatan bir çocuk­" demiştir. Rimbaud, şüphesiz bir modernisttir ve kendi koşullarına başkaldırdığı çok açıktır. Nitekim o yaşamsal içgüdüyü ve şiiri yaşamının sallantilarinda taşımıştır. Türlü türlü işlerde çalışmış ve uzun uzun yolculuklar yapmıştır. Ondaki sanrılı bilinç ve coşkunumsu yaşam, yerini yer yer umutsuzluğa bırakmışsa da yine de gidebildiği kadar gitmiştir. Sanki Rimbaud, 17 yaşından 21 yasına kadar şiir yazıp hedefini yazınsal anlamda gerçekleştirip okyanus ötesinde bir yaşamsal deneyimi daha gerekli bulmuştur. Her ne kadar aşık olduğu şair Paul Verlaine ile olan tartışmasının ona şiiri bıraktirdigi söylense de onun kalemindeki yaşamsal deneyim arzusu daha güçlü basar. Cehennemde Bir Mevsim kitabını çeviren Erdoğan Alkan,  Rimbaud sanrıların sözcükleriyle yazar. Aksi taktirde düşüncede, kavramda özgür olamazdı, der. Sembollerle bilinçdışı akışla ve sanrılı haleti ruhiyesiyle konuşsa da tüm bu başkaldırı onun kendi kişiliğinin potasında biçimlenmiştir.

Öğretmeni Izambard'a ve şair Paul Demeny'ye mektupta yazdığı, Ben Bir Başkasıdır, cümlesini çevirmen Erdoğan şöyle açıklar: Öznel şiir yalnızca uyumlu yaşamı dile getirir. Oysa yüzyıllardan beri yaşam değişti, artık uyumlu bir yaşam içinde değiliz, o halde şiirde de klasik uyumu neden arayacağız? Gerçeği ve yaşamı yeniden yaratmak zorundayız. Bunu da ancak kendimizi bir başkası gibi dışardan izleyerek (BEN bir başkasıdır) ve her varlıktaki yaşamları inceleyerek gerçekleştirebiliriz."

Bunun dışında Rimbaud'un aski yeniden icat etmeli ile Ben bir başkasıdır, cümlesi arasındaki ilişki çelişik görünür. Aşkın yeniden icat edilmesi ile kişinin daima bir başkasına dönüşmesi aşkı sonlulukla imkansız kılmış gibidir. Alain Badiou, aşk karşılaşmalarının oluşumunu, birin ikiye dönüşümü olarak açıklar. Iki kişinin aşkı yeniden icat etmesi için de aşkın evrensel sonsuzluk akışının içerisinden aşkı sonlulukla imkânlı hale getirmemiz gerektiğini ifade eder. Rimbaud'un ben bir başkasıdır sözünü de belki de bu şekilde ele almalıyız. Sürekli bir akışın içerisinde birden ikiye dönüşen Ben, o ikiyi yeniden icat edip yaşamsal deneyime dönüştürmeye çalışır. Sonsuzluğun korkutucu sessizliğinde aşkı yakalamak ve yeniden icat etmek her ne kadar zor olsa da olanaksız görünmemektedir. Belki de şöyle denilebilir: Sonsuz bir akışta Ben'in bir başkası olma gerçeği her zaman iki âşıkta yeniden bir aşk gerçeğini olanaklı kılmalıdır. Kendimizi yeniden yaratma istencimizi diri tutarak, sonsuzluğun içindeki o Pascalcı korkuyu daha farklı bir biçimde icat etmeliyiz. Ben bir başkasıdır ve her başkalıkta yeniden icat gerekir. Çünkü şeyin kendisi ya yozlaşmaya yüz tutmuştur ya da goroteks bir yapıya dönüşmüştür. Bu sonsuzluk akışında canlı bir ceset olmamak için aşk hakikatini yeniden üretmek gerekir.
176 syf.
·7/10
Rimbaud'un ayrıntılarıyla şaşırtan düşsel nitelikte yazdığı şiirlerini okuyoruz bu kitapta. Her birinde ayrı bir rüya görüyoruz gibi. Hayatı ve yazdıklarıyla oldukça ünlenmiş kimseye benzemeyen bir insan Rimbaud. Bohem yaşamı, doğayı ve inancı yüklenen eserleri bizi sorgulamaya sevkediyor. Farklı bir dünya arayanlar için tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
İz Yayıncılıktan yayınlanan baskısını aldığım için pişman olduğum kitap. Yayınevi ve çevirmen faktörünün önemini bir kez daha hatırlattı. Kitaba biraz dikkat edildiğinde, çevirmen biraz araştırıldığında ön yargı oluşmaması mümkün değil. Hele din bezirganlarının hüküm sürdüğü canım ülkemizde yaşıyorsak.

Kitabın arka kapak yazısı şöyle: Rimbaud ölümüne yakın birçok manev'i haller yaşamıştır. Ölürken, son nefesinde Arapça "Allah Kerim" demiştir. Rimbaud'nun bu son sözü, onun İslam'a bakışı hakkında bize bir fikir vermektedir, çünkü kimilerinin ileri sürdüğü gibi, dinsiz birinin ya da Hıristiyan birinin durup bir cümleyi söylemesi kuşkusuz bir rastlantı olamaz. Rimbaud'nun hayatının son dönemi İslam'la kaynaşmış bir şekilde geçmiştir. Bu bilinen bir gerçektir. Bu husus hem Batı'da hem de ülkemizde açıkça yazılmıştır.

Ölürken Allah, İsa, Uçan Spagetti Canavarı demesi umrumda değil, amaç dincilik değilse. Dedi veya demedi. Kitabın arkasında Rimbaud’ nun kronolojik özgeçmişi var. Allah dediğini yazdınız, hoş güzel, neden Verlaine ile eşcinsel ilişki yaşadığını, uyuşturucu kullandığını yazmıyorsunuz?

Aşağıdaki linkte çevirmenin Ensar Vakfı’ ndaki bir semineri var. Ensar Vakfını duymayan bir Sağır Sultan kalmıştır sanırım.

https://www.youtube.com/watch?v=aWJLKdP0__E

Çevirmen Mahmut Kanık. Kitapta şu şekilde yazılmış: Kayseri İmam Hatip Lisesi mezunu. Üniversite tahsilini Erzurum’ da (Atatürk Üniversitesi yazılmıyor ki bilinçli olarak yapıldığını düşünüyorum) Edebiyat Fakültesi’ nde Fransız Filolojisi’ nde yapmış. Atatürk yazılıp yazılmaması yine çok önemli gözükmeyebilir, bunlar küçük detaylar ama rejim karşıtlığı olarak bilinçli yapıldığı şüphesi uyandırıyor. Rejimi yıpratmak kolay değildir. Her alana yayılan bir çalışma gerektirir. Çevirmenin, yayınevinin, dinciliği/ misyonerliği Rimbaoud veya başka edebi kişilikler üzerinden yapmasını etik bulmuyorum.

Sf 31- 32
‘’ Lügat kitabımda tek isim Allah…’’
Necip Fazıl Kısakürek’ in (Çile şiir kitabı, (s.158) Yüzkarası adlı şiirin son dizesindeki kelime, Rimbaud’ nun düşlediği kelime/ söz değil mi?

Tamam. Necip Fazıl Kısakürek’ in şiirinde geçen Allah’ ı da Rimbaud'nun ömrü boyunca arayıp bulamadığı aşkı olarak koyduk mu al sana geç de olsa doğru yolu bulan Müslüman Rimbaud. Gerçek yazar müslüman Rahman Abu Bekir 1874 yılında öldü. Yerine Arthur Rimboud adıyla geçen Mosseu Yohen sebatayist bir … Hikayenin geri kalanını biliyorsun.
176 syf.
·10/10
Uzaklara gitmek istiyorum, güzergahın ayak izlerinde kaybolmak istiyorum. Artık en sadık migrenler kuşluk vakti kapımı çalmasın. Ren uykusunda ruhum bile beni terk ediyor. Artık açık yaralarımdan mürekkep sızmasın. Yalandan da olsa gülümsemek istiyorum. Artık Tanrı'ya bile şüpheyle bakıyorum. Onu kendi gözümle görmeliyim. Ayân beyân hayaletin hâlâ zihmimim derinliklerinde. Artık aklımı kaybetmek üzereyim. İyi ve kötü göreceli.
176 syf.
·Beğendi·10/10
17'sinden 24'üne kadar şiir yazan genç, hayalperest. Arthur Rimbaud..
Şiirin simyacısı diyebilirim, amacı ise altından ölümsüzlükten çok garip limanlara vurmak bence! Gökyüzünde kaybolmak da olabilir.
176 syf.
·Beğendi·9/10
Şiir/mensur şiir dendiğinde yabancı yazar pek tercih etmem çünkü çeviri şiir okumak hep yanıltıcı gelmiştir, zevk alamam diye düşünmüşümdür. Ta ki bu kitaba kadar... Gerçekten ilk fırsatta okunması gereken eserlerden biri. Ben bu anlamda geç kaldığımı düşünüyorum. Her satırda başka bir düşün içinde, başka bir öz sorgulamanın içinde buluyorsunuz kendinizi.
Ben hiçbir zaman bu toplumdan olmadım;
Acı çekerken şarkı söyleyenlerdenim, yasaları anlamam, ahlaki duygum yok.
Lanetlenmişlerin içinde yaşarım, çünkü hep tanırız birbirimizi ve tiksiniriz birbirimizden..
Doğru hatırlıyorsam eğer, bir zamanlar bütün yüreklerin açıldığı, bütün şarapların aktığı bir şölendi yaşamım.
“Zayıflık ya da güçlülük: işte buradasın ya, güçlülük demektir. Ne nereye gittiğini ne niçin gittiğini biliyorsun, her yere gir çık, her şeye cevap ver. Eğer bir ceset olsaydın seni bundan fazla öldürmeyecekler nasıl olsa.”
Bilgeliğini yitirmiş, cehennemlik olmuş, canlı cenaze bana gelince, -kimsenin öldüreceği yok! Nasıl anlatsam bilmem ki! Artık konuşamıyorum bile. Yaşlıyım, ağlıyorum, korkuyorum.
Geri çekilin şu batıl inançlar, şu eski vücutlar, şu karı kocalar ve şu çağlar. Kararan bu çağdır, bu karanlık çağ.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cehennemde Bir Mevsim & Aydınlanışlar
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753552233
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Baskılar:
Cehennemde Bir Mevsim & Aydınlanışlar
İlluminations - Cehennemde Bir Mevsim
Cehennemde Bir Mevsim - İlluminations
Birqen Direxşan
"Arthur Rimbaud vahşi tabiatlı bir mistiktir. Suya doymuş bir topraktan yeniden fışkıran yitik bir sudur. Yaşamı bir yanlış anlaşılmadır. Marsilya'da, o hastane yatağında, bacağı kesik, güçsüz bir durumda, sonunda yaşamın ne olduğunu bilinceye kadar yaşamı, kendisini sürükleyen ve yakasını bırakmayan o sesten yakasını kurtarmak için kaçmaya çalıştığı ve tanımak istemediği boşuna bir girişimdir."
-Paul Claudel-

Rimbaud ölümüne yakın birçok manev'i haller yaşamıştır. Ölürken, son nefesinde Arapça "Allah Kerim" demiştir. Rimbaud'nun bu son sözü, onun İslam'a bakışı hakkında bize bir fikir vermektedir, çünkü kimilerinin ileri sürdüğü gibi, dinsiz birinin ya da Hıristiyan birinin durup bir cümleyi söylemesi kuşkusuz bir rastlantı olamaz. Rimbaud'nun hayatının son dönemi İslam'la kaynaşmış bir şekilde geçmiştir. Bu bilinen bir gerçektir. Bu husus hem Batı'da hem de ülkemizde açıkça yazılmıştır.

Kitabı okuyanlar 130 okur

  • G.
  • Burak Demirkıran
  • Tragedy
  • Tuana Göçer
  • Hülya Öncü
  • Murat demirkıran
  • Özlem Akgül
  • emrahumac
  • arslan yabgu
  • Punk Freud

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.1 (16)
9
%14.3 (6)
8
%9.5 (4)
7
%11.9 (5)
6
%0
5
%4.8 (2)
4
%0
3
%4.8 (2)
2
%2.4 (1)
1
%4.8 (2)