Cehenneme Övgü (Gündelik Hayatta Totalitarizm)Gündüz Vassaf

·
Okunma
·
Beğeni
·
7.098
Gösterim
Adı:
Cehenneme Övgü
Alt başlık:
Gündelik Hayatta Totalitarizm
Baskı tarihi:
Eylül 2015
Sayfa sayısı:
277
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754707069
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Totalitarizmin kendi kendini yeniden üretmesi, yalnızca baskıcı güçlerin değil, bireylerin de sınırlı bir özgürlüğe razı olmasıyla gerçekleşir. Yaratıcılığını zorlayarak özgürlüğünü zenginleştirme çabasına girmeyen birey, var olanla yaşamayı seçer. Bu noktada düzen, bireyin onayıyla ayakta kalıyordur artık. "Seçme Özgürlüğü" düzenin sunduğu çeşitlilik oranında vardır:" Ya şu ya da bu"dur. Gündüz Vassaf ise böylesi bir "seçme özgürlüğü" nün tutsaklaştırıcı yanlarına dikkat çekerek "ya hep ya da hiç"i önerir...Ve totalitarizmi ayakta tutan kimi kavramların ne denli kof olduğunu gösterir: Gündüze karşı geceden, cennete karşı cehennemden, konuşmaya karşı sessizlikten,akla karşı delilikten, anlaşmaya karşı anlaşmazlıktan yana olur. Kahramanlığa karşı çıkar, "hain"leri savunur...

"Cehenneme Övgü, gönüllü köleliliğimizin dayanaklarını ve onu yeniden üreten 'çağdaş demokratik' aygıtları önümüze seren, totalitarizmin rafine biçimlerine dikkat çeken, asla üstünden atlanıp geçilmeyecek bir kitap. Her şeyi yeniden ele almayı öneriyor. Akıcı, yalın ve üstelik gündelik bir söylemle..." 
-Necati Sönmez, Özgür Gündem-

"Gündüz Vassaf, eserinde alışagelmiş, güncel yaşamımızın kaçanılmaz parçası olmuş, her an hepimizin kabullendiği kavramları amansız bir biçimde sorguluyor..."
-Zeynep Oral, Milliyet-

"Gündüz Vassaf'ı okurken hem heyecan duyuyor hem de yazdıklarına tepki duyuyoruz. Kıpırdayan duyularımız ile aklımız arasındaki mesafesel ilişki koparılıyor: Özgürcesine havalanıyor, bir boşlukta yere düşmeden evvel duyulan heyecanı, terleyerek taşıyoruz.
-Ali Akay, Varlık-

"Belkide bu dönemle başedebilmemiz, kültür tarihinin birçok geçmiş başarısına birden başvurmamızla olanaklı olacak. Vassaf'ın kitabı da bu başvuru için el altında tutmamız gereken bir kitap."
-Oruç Aruoba, Cumhuriyet Kitap-

"Şeytanın avukatlığı konusunda son derece içten olan bir yazardan, zaman zaman neredeyse edebi tatlar da taşıyan çarpıcı denemeler. Bu kitabı çok sevebilirsiniz ya da sinir olabilirsiniz; ama kayıtsız kalmayın."
-Murat Aykut, Aktüel-
"Biz gerçeğin kendisiyiz. Bırakın oyunlarını oynasınlar. İktidarların en büyük korkusu muhalefet değil, ciddiye alınmamaktır."

Gündüz Vassaf’ın okuduğum ilk kitabı olan Cehenneme Övgü hakkında naçizane birkaç şey söylemek istiyorum.

Aslında bu kitabı yaşıyoruz, yani Gündüz Vassaf seni, beni, bizi ve içinde yaşadığımız toplumu anlatıyor. Şu an yaşadığımız toplumda gündelik hayattaki çoğu şeyin bize küçük nüanslarla, nakış gibi işlenerek empoze edildiğini o kadar çarpıcı dille anlatıyor ki; kitabı okurken “Aaa bu da mı totalitarizmin bir sonucu? “, “Ben bu olaya hiç bu yönden bakmamıştım, ne kadar da doğru!” gibi içten tepkiler vermemize ve kitabın neredeyse her satırının altını çizmekten kalemimizin bitmesine bile sebep oluyor.

1980’lerde yazılmış 20 tane denemeden oluşan kitabımız totaliterliği pek çok başlık altında irdeliyor. Aşk, ölüm, kahramanlık, delilik, hainlik, özgürlük gibi konularda her kesimden insanın sinir uçlarına dokunup, tabu haline gelmiş düşüncelerimizin ortasına bir balyoz gibi indiriyor kelimelerini. Ne kadarı doğru ne kadarı yanlış değerlendirmek, kitabı okuyunca sizin takdirinize kalmış ama bunu yaparken görüşünü farklı açılardan inceleyip, onları destekleyen bilimsel, sanatsal, tarihsel v.b kaynaklarla harmanlaması yönüyle kendi görüşümüzü sorgulamamamızı sağlıyor ve toplum totalitarizmini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Dili sivri, gayet akıcı, net bir üslupla yazılmış olup kitabın herhangi bir sayfasını açıp okumaya başladıktan sonra bile sizi içine alan bir etkiye sahip.

Toplum felsefesi konusunda başlangıç niteliğinde, kendimizi yenileyip geliştirmek isterken her satırında bize bir şeyler katan, araştırmaya iten, dopdolu bir başucu kitabı. Ertelemeden bir adet edinin.

Son olarak kitaptan en beğendiğim bölüm olan “Yaşasın Anlaşmazlık”ı incelemeye ekliyorum. Okuyup incelersiniz kitap düzeni hakkında daha iyi fikir sahibi olabilirsiniz. Şimdiden herkese iyi okumalar, kitapla kalın :) https://sessiziz.wordpress.com/...yasasin-anlasmazlik/

"Zamanın inim inim inleyen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına! Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz."
Bu kitabı üçüncü kez okudum. İlkgençlik yılları için çok zihin açıcı bir eser olduğunu söyleyebilirim. Çok boyutlu, fazlaca konuya değinen önemli bir kitap. Bence kendine "okur yazar" diyen herkesin okuması gereken, sizi başka şeyleri araştırmaya da yönlendirecek bir giriş niteliğinde.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.005 Oy)17.371 beğeni39.212 okunma2.047 alıntı164.103 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.793 Oy)8.080 beğeni25.818 okunma614 alıntı125.712 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.398 Oy)8.351 beğeni22.636 okunma1.405 alıntı104.627 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.776 Oy)7.304 beğeni20.414 okunma657 alıntı78.800 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.954 Oy)12.401 beğeni31.546 okunma2.695 alıntı131.607 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.478 Oy)5.760 beğeni15.111 okunma2.165 alıntı77.941 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.179 Oy)8.091 beğeni23.796 okunma1.855 alıntı101.516 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.935 Oy)3.460 beğeni11.603 okunma1.026 alıntı47.293 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.216 Oy)5.327 beğeni18.011 okunma677 alıntı91.604 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.019 Oy)7.276 beğeni19.705 okunma3.088 alıntı115.576 gösterim
Ödül sistemini genel anlamda oldum olası sevmemişimdir. Kendimi sinefil olarak bile nitelendirebilecek iken oscar törenlerinden cüzzamlı gibi kaçarım, çok kurgusal ve amaçlıdır. Ödül (hatta adaylar bile) iyi olandan çok sistemi parlatanın olur, gücün haklılığına güzelleme yapılır genelde. Yapım şirketlerinin PR çalışması ölçü olarak daha belirleyicidir. Aynı toplum mühendisliğinin bir parçası olarak bazı nobel edebiyat ödülleri gibidir. Güçlünün "sahte" haklılığına kanıt yapılan "gerçek" harçtır, çimentodur. Artık egemenin sözel organıdır, ağzıdır o ödüller. Bu kitapta ödül sisteminin anti versiyonu gibidir.

Genelin normalleştirdiği kavramların sorgulanması gerektiğini, sizin çoğu seçiminizin adınıza çok önceden yapıldığını, sadece önünüze konan kısıtlı (ve zararsız) alternatiflerden seçim yapıyor olduğunuz yanılsamasına düşmemeniz gerektiğini anlatır. Gerçeklerle (doğrularla değil kasıt) yüzleşmenin keyifsiz mutluluğunu yaşatır. Monte edildiğiniz sistemden ne kadar koparılamaz durumda iseniz o kadar rahatsız olacağınız ve başarısız bulacağınız bir kitapla karşı karşıyasınız.

Gündüze karşı geceyi savunur, cennete karşı cehennemi anlatır. Uslu ama sahte çocuklar haline getirilmeye izin vermeyin der. Sorgulayan, yaramaz ama gerçek çocuklar olun der. Kısaca yaratılan sahte cennetlere inat "Cehenneme Övgü"dür.
Bizlere kabul ettirilmeye çalışılan düşünceleri sorgulamayı sağlayan söylemler var . Bu kitap düşüncelerime inanılmaz coşku kattı. Totalitarizmi sorguluyor ve kişi olarak gerçekten özgür müyüz diye düşünüyoruz ( ! ) Kitaptan alıntı bir cümle :
'' İSTEDİĞİM GİBİ OLMAK İSTEMİYORUM ''
Gündelik hayatta, her alanda totalitarizmin varlığını çarpıcı bir şekilde yüzümüze vuruyor Gündüz Vassaf. Devlet Yönetimi ve Kurumların işleyişi açısından totaliterlik ve totaliter eğilimlerimizle ilgili önemli tespitler sunuyor. Totaliterlik pek çok başlık altında irdeleniyor ve her bölüm dikkate değer açıklamalar içeriyor.

Sevgiyi vererek veya kısıtlayarak, insanları denetleme çabasında olduğumuz gerçeği ile yüzleşmek, satır aralarındaki tokatların en acıtanıydı.

Bilgilendirici ve etkileyici bulduğum, okunmasını önerebileceğim bir eser.
Totaliter: demokratik hakların ve özgürlüklerin tümüyle baskı altında tutulduğu, siyasal erkin bir elde toplandığı, teröre, baskıya ve zulme dayalı (devlet yönetimi).
Totalitarizm: Bütüncüllük.

Aslında şunu en başta belirtmeliyim: İnceleme yazmayı becerebilenlerden değilim. Fakat bu kitabı bir kişiye de olsa okutmaya yarayacaksa, bir kişi de olsa görüp merak edecekse amacıma ulaşmış olacağım.

"Bir de hangi sayfasından başlarsan başla, okuyabileceğin romanlar vardır. İlk okumadan sonra eline alırsın ve herhangi bir sayfasını açıp okumaya başlarsın. Sonra da istediğin yerde bırakırsın. Eğer o okuduğun birkaç sayfa sana bir şeyler düşündürdüyse roman iyidir." (Hakan Günday, Piç)

Cehenneme Övgü bir roman değil evet ama yine ve yeniden her hangi bir sayfayı açtığınızda en sonuna kadar okuma isteği uyandıran bir kitap. Ben Gündüz Vassaf'ın bu eseriyle tanışalı 24 saat bile olmadı. Bir forum sitesinde sadece şu alıntıyı gördüğüm için okumaya karar vermiştim: "Yaşam, gecenin konusudur." Bu üç kelimelik alıntı yüreğimden bir yerleri ele geçirmiş ve ısrarla bu kitabı bir an önce okumam gerektiğini söylüyordu, ki önümde en kısa sürede bitirmem gereken iki kitap olmasına rağmen.

Daha ilk sayfada karşıma "GECEYE ÖVGÜ" bölümü çıktı. "Gece, düzen güçleri uykudadır." cümlesiyle başlıyor bu bölüm. Okudukça kendi içimde dile getiremediğim ne varsa Vassaf gözüme gözüme sokuyor. Her cümleden sonra bir süre tavana bakıp düşünüyorum. "Yaşam, gecenin konusudur. " cümlesiyle ilk bölümü bitirdiğimde neden bu kitabın içimde bir yerleri yakaladığı açıklık kazanıyor.

Daha ilk bölümün etkisini üzerimden atmamışken "ÖZGÜRLÜK CEHENNEMDİR" bölümüne geldim ve beni nelerin beklediğini tahmin bile edemeden okumaya devam ettim. Okuduğum her cümlenin altını çizmekten, aslında pdf olarak okuduğum için not düşmekten, kolum ağrıdı ve bu incelemeyi yazmaya karar verdim.

Gereğinden fazla uzadığının farkındayım. Yavaştan bitiriyorum. Eğer buraya kadar okuduysan incelemeyi, bir an önce bu kitabı pdf olarak indir ve okumaya başla. Dil olarak bir cümle de bile "acaba burada ne demek istiyor?" demeyeceksin. Gece, Özgürlük, Sanat, Seçimler, Kahramanlar ve hatta Cinsiyetler üzerine söyleyecekleri var Vassaf'ın.

Son olarak "Kahramanlar" bölümünde içten içe rahatsız olduğum cümleleri oldu elbet. Ama şu da var ki, haklı olduğunu biliyordum yazarın. Bu bölüme geldiğinizde ne demek istediğimi zaten anlayacaksınız.

Okuduğum onlarca kitap içinde Kafka'nın o meşhur aforizmasını kendi adıma söyleyebileceğim ender kitaplardan biri oldu kısaca:
"Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulan bir darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?"

Sevgi ve kitapla yaşayın.
Daha önce yazarın hiçbir kitabını okumamıştım. Sanırım biraz önyargılıydım. Bundan 2-3 sene önce benden yaşça büyük bir arkadaşımla sohbet ederken düşüncelerin Gündüz Vassaf'ın düşüncelerine benziyor. Gündüz Vassaf okuyorsun heralde demişti. Ama haklı çıktı, okurken acaba bunları ben mi yazdım diye düşündüm :) Neyse ki yazar tarih atmış denemelerine, ben dünyada bile değilmişim.
Okudukça ufkunuzun açıldığını hissettiren bir kitaptı. Farkındalık edindiren ve düşünmeye sevk eden bir etkisi var. Gündüzü değil geceyi, konuşmayı değil susmayı, aklı değil deliliği, kahramanı değil haini ve cenneti değil cehennemi anlatan hatta öven ve kendisine hak verdiren bir eser. Totalitarizm kavramıyla tanışmamı, gündelik hayata sinmişliğini görmemi sağladı. Bakmayı değil görmeyi, farklı açılardan düşünmeyi öğretebilecek bir eser. Çok sevdim.
Benim zihin kütüphanemde "en"lerim arasında olan bir kitap ve siddetli bir tavsiye konusu olabilecek bir çalışma yazarın dili her zamanki gibi akıcı ve bu bitmemesi için dua etmenizi sağlıyor. Özgürlük uyuşmazlığın fonksiyonudur,hiç bir zaman uyuşmak zorunda kalmama sürecidir özgürlük ve sağlaması anlasma peşinde koşmamakla sağlanır sözü özgürlüğün var olan anlamına bambaşka bir boyut katmıştır. Bu kitapta özgürlük gibi bir çok olguya işaret eden yazar bilinç dünyamıza merhaba dememizi sağlamıştır. Kitabın kendisi bir inceleme olduğu için kitap incelemesi inceldiği yerden kopacak raddeye geliyor. Ayni anda bir çok farklı noktaya değiniyor ve bir çok farklılığı doğru bildiğimiz yanlışlar serisi olarak gözler önüne seriyor. Toplumu anlamak isteyenlere nacizane bir öneride bulunduğum bir kitap, toplumsal düşünceye giriş kitabı olarak okutulması benim en büyük arzumdur. Kim bilir bu göreve aday biri olarak motivasyon sağlamama yardım etti yazar. Toplum totalitarizminin en çıplak şekilde gözler önüne serilmesi insanı düşündüren cinsten doğrusu.
Bazı kitapları anlatmaya çalıştığımda kelimlerin gerçekten de yetersiz kaldığını hissediyorum. Bu gerçekten her cümlenin altını kıpkırmızı bir kalemle çizesimin geldiği, ben yazsam anca bu kadar olurdu dedirten, ha-ri-ka bir kitap. Lütfen okuyun.
Kitabı ilk yarısında elimden düşüremedim. Her cümlesiyle beni etkiledi. Fakat 2. yarısında çok düşünüp her şeyden anlam çıkarılmaya çalışılıyor hissi verdi. Yine de günümüzde gözden kaçırdığımız birçok şeyi farketmemizi sağlayacak bir kitap.
Birkaç yıl öncesinde okumuş olmama rağmen etkisi üzerimde halen devam eden kitaplardan biri diyebilirim cehenneme övgü için. Gündelik yaşantımızda farketmedigimiz rutin totalitarizmleri çok iyi çözümlüyor. Alışkanlık haline getirdiğimiz için farketmediğimiz bir baskı düzeninin dişlileri olarak yaşıyoruz modern hayatta. Kültür endüstrisi üretiyor ve bizde tüketiyoruz. Durup durup tekrar bakılması, hatırlanması ve üzerinde düşünülmesi gereken bir kitap.
''Yeryüzünde yaşayabileceğimiz bir sürü yer olduğu halde o kadar sıkışıp kaldık ki, ne zaman yürüyüp ne zaman duracağımızı gösteren ışıklara muhtacız.”
''Birbirimizi anlayamayacağımız korkusuyla, sözcükleri gereğinden çok fazla kullanıyoruz. Konuşmamanın , iletişim kurmayı reddetme anlamına çekilmesinden, kabalık olarak görülmesinden korkuyoruz. Ayrıca çok fazla konuşuyoruz. Sessizlik bizi ürkütüyor. Sessizliği denetleyemiyoruz. Oysa sessizlikte, sezinlediğimiz ama tanımadığımız dürtülerin, özgürlüğün ve gelişigüzelliğin son noktası saklıdır.''
"Tarih boyunca neredeyse akla gelebilecek her konuda bölünüp taraf olduk birbirimize karşı. …ve tarih boyunca bu süregelen kapışmalar sonucu bugün her zamankinden daha çok insan öldürülüyor, her zamankinden daha çok insan intihar ediyor, her zamankinden daha çok insan aç.
Tek becerebildiğimiz, yarattığımız cehennemde daha çok yaşasın diye insan ömrünü uzatabilmiş olmamız. "
Ve " seni seviyorum" tümcesindeki totaliter sahiplenme, tüm aşk deneyimlerini standartlaştırıyor.
Geceleri âşık olur, birbirimize aşkımızı geceleri ilan ederiz. Gündüzler bizi mantığımızı kullanmaya, kendi hapishanemize kapanmaya zorlar. Gün boyunca baskı güçleri, aşkın özgürlüğüne karşı savaşır. Ama geceler bizi yeniden âşık eder, bize “seni seviyorum” dedirtir. Gündüzleri söylenen “seni seviyorum’lar geceye gönderme yapar."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cehenneme Övgü
Alt başlık:
Gündelik Hayatta Totalitarizm
Baskı tarihi:
Eylül 2015
Sayfa sayısı:
277
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754707069
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Totalitarizmin kendi kendini yeniden üretmesi, yalnızca baskıcı güçlerin değil, bireylerin de sınırlı bir özgürlüğe razı olmasıyla gerçekleşir. Yaratıcılığını zorlayarak özgürlüğünü zenginleştirme çabasına girmeyen birey, var olanla yaşamayı seçer. Bu noktada düzen, bireyin onayıyla ayakta kalıyordur artık. "Seçme Özgürlüğü" düzenin sunduğu çeşitlilik oranında vardır:" Ya şu ya da bu"dur. Gündüz Vassaf ise böylesi bir "seçme özgürlüğü" nün tutsaklaştırıcı yanlarına dikkat çekerek "ya hep ya da hiç"i önerir...Ve totalitarizmi ayakta tutan kimi kavramların ne denli kof olduğunu gösterir: Gündüze karşı geceden, cennete karşı cehennemden, konuşmaya karşı sessizlikten,akla karşı delilikten, anlaşmaya karşı anlaşmazlıktan yana olur. Kahramanlığa karşı çıkar, "hain"leri savunur...

"Cehenneme Övgü, gönüllü köleliliğimizin dayanaklarını ve onu yeniden üreten 'çağdaş demokratik' aygıtları önümüze seren, totalitarizmin rafine biçimlerine dikkat çeken, asla üstünden atlanıp geçilmeyecek bir kitap. Her şeyi yeniden ele almayı öneriyor. Akıcı, yalın ve üstelik gündelik bir söylemle..." 
-Necati Sönmez, Özgür Gündem-

"Gündüz Vassaf, eserinde alışagelmiş, güncel yaşamımızın kaçanılmaz parçası olmuş, her an hepimizin kabullendiği kavramları amansız bir biçimde sorguluyor..."
-Zeynep Oral, Milliyet-

"Gündüz Vassaf'ı okurken hem heyecan duyuyor hem de yazdıklarına tepki duyuyoruz. Kıpırdayan duyularımız ile aklımız arasındaki mesafesel ilişki koparılıyor: Özgürcesine havalanıyor, bir boşlukta yere düşmeden evvel duyulan heyecanı, terleyerek taşıyoruz.
-Ali Akay, Varlık-

"Belkide bu dönemle başedebilmemiz, kültür tarihinin birçok geçmiş başarısına birden başvurmamızla olanaklı olacak. Vassaf'ın kitabı da bu başvuru için el altında tutmamız gereken bir kitap."
-Oruç Aruoba, Cumhuriyet Kitap-

"Şeytanın avukatlığı konusunda son derece içten olan bir yazardan, zaman zaman neredeyse edebi tatlar da taşıyan çarpıcı denemeler. Bu kitabı çok sevebilirsiniz ya da sinir olabilirsiniz; ama kayıtsız kalmayın."
-Murat Aykut, Aktüel-

Kitabı okuyanlar 666 okur

  • Kişisel Manifesto
  • Kubra Ozzeybek
  • #semâ
  • Asuman Cebioğlu
  • Sunya Dayı
  • Alparslan Manay
  • Halil Sami Demirbaş
  • Snglsncar
  • İlhan Engin
  • Selin Akgün

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%19.4
25-34 Yaş
%39.7
35-44 Yaş
%30.2
45-54 Yaş
%5.6
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%55.4
Erkek
%44.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.5 (95)
9
%31.5 (82)
8
%16.9 (44)
7
%11.2 (29)
6
%1.5 (4)
5
%0.4 (1)
4
%1.2 (3)
3
%0
2
%0
1
%0.8 (2)

Kitabın sıralamaları