Cemal Süreya’ya Mektuplar

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.716
Gösterim
Adı:
Cemal Süreya’ya Mektuplar
Baskı tarihi:
1992
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
Baskılar:
Cemal Süreya’ya Mektuplar
Cemal Süreya’ya Mektuplar
Üzerinde yeterince durulmamış, belki de durulmak istenmemiş bir kitap, Ahmed Arif'in Cemal Süreya'ya mektupları. Bütün mektuplarına “Cemo kurban” diye başlıyor Ahmed Arif. Bir mektubunu, bir şehirlinin belki de hiç bir zaman anlayamayacağı, dostuna, arkadaşına gelecek bütün belaları üstüne alan, üstüne davet eden o soylu Doğulu söyleyişle bitiriyor: “Soyunun sopunun kadasını alsın şu ağabeyin.” (Ali Asker Barut)
115 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Öncelikle bu kitaba bir puan vermek bana mantıklı gelmedi çünkü yazılan satırlar bizler okuyalım, beğenelim diye yazılmamıştır.

Cemal Süreya'ya Mektuplar kitabı 1992 yılında ilk basımını yapmış ve bundan tam 26 yıl sonra ikinci basımını yapmıştır. Mektupların içerikleri -bu cümleyi kurmak o kadar garip geliyor ki kişilerin özelini okumuş onunla da yetinmemiş içeriği hakkında bir yazı yazıyorum- iki dostun fikir alışverişlerinin, başka yazarlar hakkındaki düşüncelerinin de yer aldığı fakat çoğunlukla bir dergide basılacak olan Ahmed Arif'in yazdığı bir yazının yazım ve yayınlama süreci hakkındadır.

Kitabın önsözü Ahmed Arif'in "Hasretinden Prangalar Eskittim" kitabının önsözü olmasını istediği fakat bazı engeller yüzünden kitabında yer veremediği Fikret Otyam'ın Ahmed Arif'in kişiliğini anlatan yazısıdır.

Ahmed Arif'in Leylim Leylim'ini okurken de Cemal Süreya'ya Mektupları okurken de hep düşünmüşümdür benim birine yazdığım mektuplar başkaları tarafından okunsun ister miydim diye? Cevap koca bir hayır oluyor. Mektubu bırakın birine yazdığım kısa bir notun bile bir başkası tarafından okunmasını istemem. Oysa Ahmed Arif'in bir seçim şansı olmadı. Kimse ister mi istemez mi diye sormadı. Mektuplar yayınlandı ve bakalım bunu okuyunca Ahmed Arif hakkında öğrenebileceğim ne olacak diyen meraklı binlerce okurun eline geçti.

Leylim Leylim'in girişinde okuduğum şu cümle kitaba başlarken de aklımdaydı. "Mektup, mektubu yazan ve gönderen ile mektubu alan ve okuyan arasındaki gizlidir.Bu iki kişinin arasındaki giz silinemeyecek/değiştirilemeyecek bir biçimde kağıda aktarılmış, söz uçamayıp çakılı kalmıştır."

Bu saygısızlığımızı affet be Ahmed Arif.
115 syf.
·2 günde
Ahmed Arif’in Cemal Süreya’ya 1966-1970 yılları arasında yazmış olduğu mektupların toplandığı bir eser olmuş,mektupların orijinalleri de eserin içerisinde yer alıyor,özel mektuplar olduğu için tabii ki samimi bir üslupla yazıldığını görüyoruz. Kitapta Ahmed Arif’in Cemal Süreya’ya olan kırgınlıklarını, sitemlerini ve en çokta samimiyetini görüyoruz, Ahmed Arif’in, “Cemo Baboş, Cemo Kurban” diye seslenerek başladığı mektupları okumak oldukça güzeldi.Ona koşulsuz olan güvenini görüyoruz,dost seçmekte ve rest çekmekte olan üstünlüğünü görüyoruz. Ahmed Arif Cemal Süreya’ya Mektuplar
115 syf.
·9/10
DİKKAT!!! SPOILER DE VAR TENKİD DE
Kitabın 1992'de ilk yayınlanışından sonra ikinci baskısını Mart 2018'de yaptığı Alaca Yayınları'ndan okudum.
Kitabın başında Fikret Otyam'ın Önsöz'ü var. Sonrasında Cemal Süreya'nın Papirüs ve Milliyet Sanat dergilerinde yazdığı Ahmed Arif'i anlatan iki yazısı konulmuş. Sayfa 23'ten itibaren de Ahmed Arif'in 1966-1970 yılları arasında Cemal Süreya'ya Ankara'dan gönderdiği 19 mektubu bulunmakta. Kitapta bir de Asım Bezirci'ye yazdığı zehir zemberek bir mektup var ki, Ahmed Arif'in ne kadar haklı olduğunu anlayabiliyorsunuz.
Mektupların orijinalleri de kitaba fotokopi şeklinde konulmuş. Kitap sayfalarının sol tarafında orijinal mektuplar, sağ tarafında da matbu harflerle yazılmış. Mektupların orijinallerinden Ahmed Arif'in ne kadar doğru ve güzel Türkçe ile yazabildiğini anlıyoruz. Bu arada mektupların fotokopi şeklinde değil de renkli taraması konulsaydı kitabın değeri daha artabilirdi. Bu durum kitap için eksi puan olmuş.
Gelelim mektuplardaki Ahmed Arif'in diline... Ağır argo deyimler ve küfürler içeriyor mektuplar. Leyla Erbil'e yazdığı mektuplarda da hafif küfürler vardı ancak burada bir erkeğe yazmasından dolayı olacak ki rahat bir şekilde daha ağır küfürler yazmış.
Bu mektupların yayınlanması oğlu Filinta Önal tarafından yapıldığı kitabın ilk sayfasında yazıyor. Mektupların edebiyat tarihine katkısı azımsamayacak ölçüde. Ahmed Arif'in Cemal Süreya ile dostluğu, iki bebeğinin ölmesini, Asım Bezirci'yi neden sevmediğini hep bu mektuplardan öğreniyoruz. Dolayısıyla bu konular için mektuplar "ana kaynak" değerindedir. "Mektuplar özeldir, yayınlanmasına karşıyım" diyenlere de ben karşıyım. Tarihin her çağından siyasetçi, şair, yazar mektupları yayınlanmıştır ve yayınlanmaya devam edecektir. Ailesi, eşleri veya çocukları bu mektupların yayınlanmasında katkı sağlamaktadırlar.
Bu kitabın 1000k'daki sayfasına yine dikkatsiz ve kitabı okumayan bazı üyeler tarafından kitapta olmayan alıntılar eklenmiş. Bunlardan birisi;
"Senin bende kalabilme ihtimalini sevdim."
#30388694
Bu cümle kitapta YOKTUR hatta Cemal Süreya'nın böyle bir sözü de YOKTUR.
115 syf.
·Puan vermedi
Cemo Kurban...
Benim en sevdigim şair Ahmed Ariftir. Leylâ hanıma yazdığı mektupları Trabzon-Urfa uçağında okuyup bitirmiştim. Entellektüel bir kase icinde cayır cayır yanan bir Anadolu yüreği Ahmed Arif'in kalbi. Devrimci, dik başlı, onurlu,gururlu. Görüşmecisinden bir bağ yeşil soğan isteyecek kadar da işkencelere maruz kalmış bir şair. Acılar çekmiş. Fizyolojik Ve psikolojik. Yazdığı şiirler yüzünden. Düşünce suçlusu sıfatıyla yıllarca örselenmiş bir şairdir.

Cemal'e gönderilen mektuplarda papurus dergisinde yayınlanacak biyografisinden bahsediyor ve diyor ki iskence ve mapus zamanlarini sakin atlama ha cemal. Tırnağı taşa değmeden sosyalist olan heriflere ders vermiş olursun.

Ahmed Arif hayatı boyunca hep derdini anlatma cabasinda olmuş. Mektuplarda da buna sık sık şahit olacaksınız. Arkadaşı "çapkın cemal'e" de "bu kıza iyi bakasın, diğerleri gibi üzmeyesin "diyerek akıl verecek kadar da iyi niyetlidir. Bu arada bu kız dediği Cemal 'in ikinci ve dördüncü karisi olan Zuhal Tekkanattir. Ilk mektuplarda Ahmed Arif onu Elif diye bilir. Çünkü o da bir şairdir ve Elif adını kullanır. Cemal süreya uzunca bir süre Ahmed Arife gerçeği anlatmaz. Ve Ahmed Arif elif ve zuhal'i farkli kişiler zanneder.

"Biz zaten puştluklara, kahpeliklere göğüs germekte usta bir halkın çocuklarıyız" diyor Ahmet Arif Cemal Süreya'ya. Bir şairden diğer şaire bir dosttan gönül dostuna mektupları barındıran bir kitap. Cemal Süreya, Ahmet Arif'ten aldığı bu mektupları güzel bir şekilde muhafaza etmiş ve saklamıştır. Daha sonra kitap haline getirilmiş ve biz okuyucularla buluşması sağlanmış.

Tek bir kitabı var Ahmed Arif'in. "Hasterinden prangalar eskittim" Ilk ve tek kitabı. Ikincisini çıkarmaya ömrü yetmemiş. Anadolunun romantik ama dik başlı delikanlısını tanıyın.
115 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
gercekten begenerek okudugum bir kitaptı çok etkilenmiştim şiir lere yazaılara can veren duayenı saygıyla anıyorum onun güzel şiirlerinide inşallah seslendireceğim
115 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Ahmed Arif - Cemal Süreya'ya Mektuplar... Alaca Yayınları'ndan çıkıyor. Ahmed Arif'in yazdığı mektupların orjinalleri de kitaba konulmuş. Mektup temalı kitaplarda tek sorun, yazılan mektuba verilen cevaptan okurun mahrum kalışı. Temsil misal Ahmed Arif sitem dolu bir mektup yazıyor, ama cevabını okuyamadan başka bir mektuba geçince, acaba ne oldu, ne cevap aldı diye düşünüyor insan. Yayınevi mektupların virgülüne bile dokunmamış. Ahmed Arif, mert, açık sözlü, devrimci, zaman zaman kavgacı, hesapsız küfreden, yeri gelince hasımlarının ağzını burnunu kıran bir görüntü çiziyor. Cemal Süreya ile aralarından sıkı bir dostluk var. Süreya'nın Papirüs dergisini içselleştirmiş Arif. Kitapta ayrıca Ahmed Arif şiir üzerine hem Fikret Otyam'ın hem de Cemal Süreya'nın birer değerlendirme/tanıtım yazıları da mevcut. Süreya'nın yazacağı Ahmed Arif biyografisiyle ilgili önerilerini yazdığı mektupta alıntı: "İşkence sahnelerine genişçe yer vermeni bir daha rica ederim. Böylece tırnağı taşa değmeden sosyalist olan, üstelik parti liderliğine oturan heriflerle devrimciliği dondurma yalamak kadar kolay zanneden türedilere bir ders vermiş olursun..." Mektup okumayı seven dostlar... İyi okumalar 🤗 #ahmedarif #ankara #bookstagram #book #cemalsüreya #kitap #zorbasahaf #şiir #mektup #iyikitap #kitaplık #türkiyeedebiyatı #hasretindenprangalareskittim #papirüs #sevdasözleri #üvercinka
115 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap Yorumu
Yazar ; Ahmed ARİF
Kitap adı: Cemal Süreya'ya Mektuplar
Yayın Evi: @alacayayinlari En sevdiğim kitap tarzı 🤗🤗 Eski güzel insanların en güzel mektuplarını okumak... Ne kadar naif mektuplar nasıl güzel yumuşak dokulu kelimeler ...
Sitem ederken bile birbirlerine sözcükler kırıp dökmeden okurken bazı noktalar da dikkatimi çeken şu oldu edebiyat olsun diye yazılmamış içten samimi duygularla yazılan edebi nitelikli mektuplar. Sözcüklerin cümlelerle dansları ve oluşturduğu o ahenk okurken sizi bambaşka boyutlara götürüyor. 🤗🤗🤗CEMO KURBAN bunu çok sevdim 🤗🤗🤗Alıntılar 🤗🤗🤗 Biz devrimciler , ayrı bir kumaştanız ve bizim canımızdan bile aziz olan bir şey varda o da devrimci onur ve namustur. Bu bahiste taviz vermektense ölmeyi tercih ederiz.
@masadergi KAFKAOKUR #kitap i #kitapalıntıları #bookstagram #okudumbitti #repost @get_repos #okupaylaş #okuyorum
115 syf.
·Puan vermedi
Mektubun bir ucunda halkının abisi Ahmed Arif diğer ucunda dilsiz acıların şairi Cemal Süreya. Okudunuz mu hiç Ahmed Arif’i? Yahut açıp dinlediniz mi kendi sesinden Otuz Üç Kurşun şiirini? “Babam gözlerini verdi Urfa önünde/Üç de kardaşını, üç nazlı selvi/ Ömrüne doymamış üç dağ parçası…"

Ahmed Arif benim için şiiriyle, duruşuyla hep bambaşka olmuştur. Tek bir kitap ile yıllarca raflardan inmemesi, gönüllerde yer etmesi, sevdası ve hasretinden prangalar eskitmesiyle… Şiir okurkenki gür sesi, kendince heceleri uzatması ve arkadan gelen bağlamanın hüznüyle. Sarı sıcak ovaların ufkunda yüce dağlar uzanır: Mengene Dağı, Nemrut Dağı… Dağlar içinde keskin bir vadi, güneş doğmaz… Bir sabah vakti kurşuna dizilen otuz üç kurşunlu yürek. Ve uzayan zemheri ile kardan demlenen çayın sıcaklığı tüter dizelerinde.

Cemo, kurban, Cemali’m, baboş… Samimi başlar Ahmed Arif’in mektupları. İçten, pazarlıksız… Yeri gelir sitem eder Süreya’ya yeri gelir af diler. Çok sever Cemal kardeşini. “Soyunun sopunun kadasını alsın şu ağabeyin.” Yapamayacağı şey yoktur onun için. Yeter ki istesin Cemo’su. Fakat tek bir şartı vardır, ‘onursuz bir işlemle karşılaşmasın.’ Şiirlerindeki samimiyet mektuplarına da yansır Ahmed Arif’in. Şöyle der Süreya: “Konuşmasıyla şiiri arasında bu kadar özdeşlik bulunan bir şaire ilk Ahmed Arif’te rastlıyordum.”

“Çünkü benim başlıca ve baskın özelliğim haksızlık ve saygısızlık yapmaktan dikkatle sakınmaktır. Ama bir kimseye ana-avrat, soy-sop küfrettiğim an, yerden göğe kadar haklı olduğum da bir gerçektir.”

‘Asla onursuzluğa yönelmeyecek bir ilkel’ olarak tanımlar kendini bir mektubunda. Başka bir mektubunda ise ‘Lüzumsuz Bilgiler Uzmanı.’ Söyledim ya, öyle samimidir mektuplarında. Gün gelir kitap olur derdine düşmemiş satırlarında. Henüz anne karnında üç aylık bebeğini yitirir Ahmed Arif. Bu olaydan yaklaşık 18 ay sonra bir oğlu daha dünyaya gelir. Üç gün yaşar o da. Şöyle der mektubunda: “Üç gün yaşadı. Ad bile veremedik. Bu ikinci kurban. Ama elden ne gelir.”

İyi okumalar
Mehmet KEKLİKÇİ
115 syf.
·Puan vermedi
Güzel beyninden, güzel yüreğinden, güzelim kardaşlığından af dilerim. Amacım sana sosyoloji öğretmek değil.
“Ama sen ki benim yarı parçamsın,
-Suyun ötesindeki parçamsın!"
115 syf.
·8/10
“ Yüreksizlere, iki yüzlülere apaçık ‘has...tir’ çektiği için zor sevilir ama, bir kez sevilince de, öl dese ölünür. “
diyor esere önsöz yazan Fikret Otyam, Ahmed Arif için.

İsminden de anlayacağınız üzere Ahmed Arif’in 1966-1970 aralığında yazdığı Cemal Süreya adresli mektuplarını bulacaksınız.

Ahmed Arif’i, Ahmed Arif yapan şeyin sadece ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’ olmadığını görmek adına okunmalı kesinlikle.

Yer yer edebiyat, yer yer siyaset, yer yer de sanat içerikli yazdığı metinler de bazı bazı da argo kullanacak Ahmed Arif o CAN tavrıyla.

Nasıl da güzel dostluklar kurulmuş diyeceksiniz.
Buyurun.
" Ama sen yine de gitme, gidersen peşinden gelmem...
Ama kalırsan, bu masalın sonunu birlikte öğrenebiliriz..."
" Üzülme değmez " sözünü duymaktan sıkıldım. Değmeyenlere zaten üzülmem .
Üzüldüğüm şey ;
Değmeyenlere yüreğimin değmiş olması ..."
Karşılaştığın puştluklar,uğradığın ihanetler, seni üzmüş olsa bile bunların utancı sana ait değil , sahiplerinindir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cemal Süreya’ya Mektuplar
Baskı tarihi:
1992
Sayfa sayısı:
95
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
Baskılar:
Cemal Süreya’ya Mektuplar
Cemal Süreya’ya Mektuplar
Üzerinde yeterince durulmamış, belki de durulmak istenmemiş bir kitap, Ahmed Arif'in Cemal Süreya'ya mektupları. Bütün mektuplarına “Cemo kurban” diye başlıyor Ahmed Arif. Bir mektubunu, bir şehirlinin belki de hiç bir zaman anlayamayacağı, dostuna, arkadaşına gelecek bütün belaları üstüne alan, üstüne davet eden o soylu Doğulu söyleyişle bitiriyor: “Soyunun sopunun kadasını alsın şu ağabeyin.” (Ali Asker Barut)

Kitabı okuyanlar 173 okur

  • Lokman Bat
  • Mutterseelenallein
  • Sinem
  • Kardelen KIZILTAŞ
  • Kenan Öztürk
  • Nisa Nisa

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.3 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0