Cemil Şevket Bey, Aynalı Dolaba İki El RevolverSelim İleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
462
Gösterim
Adı:
Cemil Şevket Bey, Aynalı Dolaba İki El Revolver
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
360
ISBN:
9789752898264
Kitabın türü:
Yayınevi:
Everest Yayınları
... Dört on iki dokuz yüz kırk beş... Öğretmenlerin ve hattâ üniversite profesörlerinin siyasî yazı yazmasını ben mi yasakladım?! On beş on iki dokuz yüz kırk beş... Örfiidareye seçimlerin tenkit edilmesini ben mi yasaklattırdım?! Yirmi dört yedi dokuz yüz kırk altı... Açıldıklarından, kurulduklarından üç. beş ay sonra, Sosyalist Parti'yle Türkiye Emekçi ve Köylü Fırkası'nı yine örfiidareye ben mi kapattırdım?! On altı on iki dokuz yüz kırk altı... İlkmektebi bitiren çocuklara din dershanesi açılabileceğini ben mi bildirdim?! İki yedi dokuz yüz kırk yedi... Ankara'da komünizm aleyhtarı nümayişleri bana mı sorup tertip ettirdiler?! Yirmi yedi on iki dokuz yüz kırk yedi... Senelerce bir dinimiz yokmuş gibi yaşadıktan sonra, ehil olmayan kadrolarla İmam-Hatip kurslarını ben mi açtım, okullarda din derslerine öğretmen diye beni mi tayin ettiler?! On dokuz iki dokuz yüz kırk sekiz... Zavallı Sabahattin'i... Sabahattin Ali'yi iki satır yazı yazdı diye ben mi ortadan kaldırttım?! Bir dört dokuz yüz kırk sekiz... Birer mimarî şaheseri olun türbeleri harabeye çevirdikten sonra, sanat kıymeti taşıyorlar diye ben mi tekrar açtırdım ve bu ucube harabeleri birer türbe, zannettim?! Bir üç dokuz yüz elli... İki gözüm, hangi birini sayayım...
'Geçmiş, bir daha geri gelmeyecek zamanlar' mı yoksa, Selim İleri'nin çok sevilmiş roman kahramanı Cemil Şevket Bey'in tanıklık ettiği gibi, II. Abdülhamid / İttihat ve Terakki dönemlerinden 12 Eylül'e hep aynı, boğucu, durakalmış zaman mı?
Cemil Şevket Bey, doğumundan sonra aklının ermeye başladığı günden itibaren aynanın karşısına geçip kendini tanımaya çalışıyor. Bu süreçte, kültürel değişimlerin tarihsel bir tanığı olarak beliriyor. Kendini tanımak için başına geçtiği aynada sokağı, kadınları, erkekleri, renkleri ve yalnızlığını görüyor.
Anladığım kadarıyla Selim İleri, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ''Saatleri Ayarlama Enstitüsü''nde 'Hayri İrdal' ağzından anlattıklarının Cemil Şevket Bey'cesini kaleme almış. (Kitabın arka kapağındaki bu uzun alıntının sebebini buna yoruyorum.) Tarihe, dolayısıyla değişime tanıklık etme ve renklere olan duyarlılıkları açısından (iki kitabı da okursanız, zikrettikleri renk isimlerine şaşırırsınız) ortak olan bu iki karakter, içinde bulundukları kurgu evrenlerinde ise farklı konumdalar ve farklı bakış açılarını taşıyorlar. 'Hayri İrdal' değişimin içinde yer alan, ivmelenen ve konum değiştiren bir karakterken Cemil Şevket, olduğu yerden kıpırdamayan yukarda bahsettiğim gibi -sanki- aynasından gördüğü değişimleri kaleme aktaran bir karakter. Bir farklılık ve bence en önemli farklılık daha var ki o da şudur, Cemil Şevket, 'Hayri İrdal'ın gitmediği değinmediği yerlere kadar gidiyor kendini tahlil çabasında. Cemil Şevket, bu çabası yüzünden çok daha nev'i şahsına münhasır bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Selim İleri'nin anlattığını yaşatma kabiliyeti burada devreye giriyor.
Ancak bunu Ahmet Hamdi Tanpınar'ın daha kötü bir eser kaleme aldığını düşündüğüm için yazmıyorum. Karşılaştırdığım şey, daha doğrusu anlatmaya çalıştığım şey: Ahmet Hamdi Tanpınar'ın edebiyat dünyamıza kazandırdığı bir edebi anlayışı, günümüz yazarlarından olan Selim İleri, bambaşka boyutlara genişletilebilecek şekilde geliştiriyor ve biz okurlara sunuyor. Bir başka eseri taklit ederek ya da tahrip ederek yapmıyor, o eserin üzerine yeni bir eser inşa ederek yapıyor.
Son olarak şunu söyleyebilirim ki, kitabın içeriği ve yazarı hakkında ne yazarsam yazayım, Selim İleri'nin üslubu ile bana kattığı okuma hazzı hakkında yine pek az şeye değinmiş olurum. 10.10.17/ 15:11
"Kış böyle bir hafta başı, muhakkak pazartesi günü soba yanışlarıyla mı gelirdi, yoksa günler içinde, usul usul mu çıka gelirdi."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cemil Şevket Bey, Aynalı Dolaba İki El Revolver
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
360
ISBN:
9789752898264
Kitabın türü:
Yayınevi:
Everest Yayınları
... Dört on iki dokuz yüz kırk beş... Öğretmenlerin ve hattâ üniversite profesörlerinin siyasî yazı yazmasını ben mi yasakladım?! On beş on iki dokuz yüz kırk beş... Örfiidareye seçimlerin tenkit edilmesini ben mi yasaklattırdım?! Yirmi dört yedi dokuz yüz kırk altı... Açıldıklarından, kurulduklarından üç. beş ay sonra, Sosyalist Parti'yle Türkiye Emekçi ve Köylü Fırkası'nı yine örfiidareye ben mi kapattırdım?! On altı on iki dokuz yüz kırk altı... İlkmektebi bitiren çocuklara din dershanesi açılabileceğini ben mi bildirdim?! İki yedi dokuz yüz kırk yedi... Ankara'da komünizm aleyhtarı nümayişleri bana mı sorup tertip ettirdiler?! Yirmi yedi on iki dokuz yüz kırk yedi... Senelerce bir dinimiz yokmuş gibi yaşadıktan sonra, ehil olmayan kadrolarla İmam-Hatip kurslarını ben mi açtım, okullarda din derslerine öğretmen diye beni mi tayin ettiler?! On dokuz iki dokuz yüz kırk sekiz... Zavallı Sabahattin'i... Sabahattin Ali'yi iki satır yazı yazdı diye ben mi ortadan kaldırttım?! Bir dört dokuz yüz kırk sekiz... Birer mimarî şaheseri olun türbeleri harabeye çevirdikten sonra, sanat kıymeti taşıyorlar diye ben mi tekrar açtırdım ve bu ucube harabeleri birer türbe, zannettim?! Bir üç dokuz yüz elli... İki gözüm, hangi birini sayayım...
'Geçmiş, bir daha geri gelmeyecek zamanlar' mı yoksa, Selim İleri'nin çok sevilmiş roman kahramanı Cemil Şevket Bey'in tanıklık ettiği gibi, II. Abdülhamid / İttihat ve Terakki dönemlerinden 12 Eylül'e hep aynı, boğucu, durakalmış zaman mı?

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Şengül Tikiz
  • onur deveci
  • kübra aslan
  • Şenol Merkit
  • devrim keskin
  • Emet Denizci
  • Ali Okan ÜNYAZICI
  • Hakkı Uşaklıgil
  • Enes ESEN
  • Kadir Balta

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (1)
9
%14.3 (1)
8
%14.3 (1)
7
%28.6 (2)
6
%28.6 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0