Cengiz Han'a Küsen Bulut

·
Okunma
·
Beğeni
·
22,6bin
Gösterim
Adı:
Cengiz Han'a Küsen Bulut
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754370546
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Cengiz Han
Cengiz Han
Cengiz Han
Cengiz Han
Ünlü yazar Aytmatov'un bu son romanı, aslında "Gün Olur Asra Bedel" adlı romanın içinde yer alması gereken ve onu tamamlayan uzunca bir bölümdür. Fakat, on yıl kadar önce kaleme alınan o eserde, KGB'yi en çarpıcı örneklerle en ağır bir şekilde suçlayan bu bölüme izin verilmemiş, ya da Aytmatov bunu, "Dişi Kurdun Rüyaları" adlı daha sindirici romanını yazdıktan, bugünkü ortama ulaşıldıktan sonra ayrı bir roman halinde yayınlama fırsatını beklemiştir.Bugün heykelleri yıkılmakta olan Dzerjinski'nin kurduğu KGB için iktidar, daha doğrusu bu örgüt, hiç söndürülmeden yanması gereken bir sobadır. Bu sobanın yakıtı yalnız insandır. Yaş, kuru ayrımı yapılmadan insanlar yakılacaktır ki soba sönmesin...Bu romanında Aytmatov, "Gün Olur Asra Bedel"in kahramanlarından biri olan öğretmen Kuttubayev'in nasıl öldüğünü anlatıyor. Oysa, sözünü ettiğimiz büyük romanda resmi makamlar onun kalp sektesinden öldüğünü bildirmişlerdi.Kuttubayev'i suçlayan askerî savcı (KGB) en önemli delil olarak onun, Cengiz Han'la ilgili bir efsaneyi kaleme almış olmasını gösteriyor. Bu efsane, Avrupa'yı fethe giden Cengiz Han'ın Sarı - Özek'ten geçerken iki sevgiliyi idam ettirmesi olayıdır. Bu, hem çok güzel bir aşk hikâyesi hem de "diktatör karşısında bireylerin durumu" gibi evrensel bir konunun işlenmesidir. Anlatan Aytmatov olunca, orada, masal ve efsane aracılığıyla geçmişimizi, günümüzü hatta geleceğimizi apaçık görebiliyoruz.
112 syf.
Buradaki 1000. kitabım.
Beni anlatan bir roman varsa işte o Cengiz Han'a Küsen Bulut'tur. Çünkü ben de coğrafya öğretmeni Abutalip Kuttubayev'im; onun kadar mazlum onun kadar kırgınım...

Cengiz Han'a Küsen Bulut, Gün Olur Asra Bedel'in uzantısıdır. Orada akıbetini bilemediğimiz öğretmen Abutalip Kuttubayev'in hikayesini Cengiz Han'a Küsen Bulut'ta görüyoruz. Ben Cengiz Han'a Küsen Bulut'u yıllar önce okumuştum. Bir de geçen yaz tekrar okudum; ikincisi çok daha manidardı.

Ayrıca bu sitede okuduğumu beyan ettiğim 1000. kitap olmasını özellikle ayarladım.

Büyük Aytmatov, totaliter sistemleri haklı olarak yerin dibine sokarken ustalığını konuşturmuştur. Şahane bir sistem eleştirisidir. Gün Olur Asra Bedel'den sonra mutlaka okunmalı çünkü bir insan hakları beyannamesi adeta...

- İpucu içerir -

Mesleğinde terfi etmek için kendine vazife arayan KGB ajanı 'akdoğan bakışlı' Tansıkbayev aradığı kurbanı Sarı Özek'te bulur. Öğretmen Kuttubayev'i uydurduğu bir terör örgütüne üye olmakla suçlar ve tutuklar. Çünkü totaliter sistemlerde devlet bir sobadır, o ateş sürekli yanmalıdır ve odunlar da insandır. Kuttubayev, Kırgız halk destan ve masallarını derlemektedir. Orada geçen efsanelerden biri de Batı seferi sırasında Cengiz Han'ın üstünden hiç ayrılmayan ama diktatör Han'ın verdiği insanlık dışı bir ceza sonucu onu terk eden bulut efsanesidir.
112 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Cengiz Aytmatov etkinliği vesilesi ile okuduğum bu güzel eser için, sevgili; https://1000kitap.com/okuma_delisi ve Szweig ‘a teşekkürlerimi iletiyorum.

Her inceleme yazdığımda kendime bir müzik listesi oluşturur o şekilde incelemelerimi yazarım. Bu sefer liste hazırlamıyorum. Discman’i (Cd Walkman)’i açıyorum ve gözüm kapalı seçtiğim cdlerden bir tane seçiyorum ve şansa elime Modern Talking geliyor. Cd’yi veriyorum fırına ve melodiler akmaya başlıyor.. Ah o nostalji rüzgarları… İşte şimdi sizlerleyim, hazırsanız incelemeye başlayalım?..!

İlk satırları okuduğum da aklıma ilk olarak 007 serisi geldi. KGB ajanları ve öttürülen gizli ajanların hikayesi ile hemen kurguyu kurdum kafamda. Romanı okurken, kitabın dışına çıkmak böyle bir şey. Sonra hemen kendime geldim ve kitabın asıl konusuna odaklandım. Sayfalar hızlıca akmaya başladı ve konunun nasıl Cengiz Han’a bağlanacağını merak ediyordum. Çok güzel bağlandı… Aytmatov okuyorsanız dünya harplerine, Sovyet Rusya’ya , Nazi Almanyası’na biraz hakim olmanızda fayda var. Çünkü fazlasıyla oralarda geçen konuları ele alıyor. Sevdiğim konular üzerinden ilerledikçe daha da keyif almaya başladım..
İzlediğimiz filmlerde her zaman çifte ajanlar, devletin içindeki hainler vs. temalı birçok film izlemişizdir. Bu filmlerin içinde devletinin bekası için çalışan ve bayrak uğruna can veren insanların nasıl kolay şekilde harcandıklarına da şahit oluruz. Biliriz ki, Devlet’in olduğu yerde, daha çok devletçilik oynayan, üne-unvana daha meraklı ve bunu kullanmayı amaçlayan kişiler her zaman olur. Hikaye bu tema üzerine kurulu bir gerçekçilik sunuyor.

Özellikle ikinci dünya savaşı ve sonrasında yükselen Sovyet Rusya, kendi içinde aşırı derece yüksek milliyetçilik duyguları barındırır. İnsanlar kardeşlerini ihbar eder, kardeşler birbirini öldürür, bir parmak seni işaret ediyorsa, istersen dünyanın en mülayim insanı ol, bu soğuk coğrafya da hainsindir ve özel bir işleme bile gerek olmadan hemen kenarda bir duvar varsa kurşuna dizilir, şanslıysan işkence görmeden kafana bir kurşun sıkılırdı. Ailenin geri kalanları işaretlenir ve takibe alınırdı. Bu takip için özel birimlere gerek olmamıştır. Komşu dedikleriniz sizi satacakların en başındadır çünkü… İşte Abutalip Kuttubayev’in hikayesi bu konuların en acılarını barındırıyor. Donmuş Sarı-Özek ovalarında dolaşırken, geriye gidiyoruz.. Cengiz Han’a…

Tanımayanlar veya bilgisi olmayanlar için kısa bilgi: Cengiz Han, Moğol İmparatorluğu'nun kurucusudur. Cengiz Han, 13. Yüzyılın başında Orta Asya'daki tüm göçebe bozkır kavimlerini birleştirerek bir ulus haline getirdi ve o ulusu Moğol siyasi kimliği çatısı altında toplamıştır. Detaylı Bilgi İçin Buyrunuz: https://www.youtube.com/watch?v=uWT5YRa-W8A

İşte hikayemiz birden 13. Yüzyıla gidiyor… Çünkü Abutalip Kuttubayev ‘in yazdığı bir kitap, sorgu yargıcı Tansıkbayev ‘in bu kitabı yazdıysa kesin içinde bir şey vardır demesine yol açacaktır.. Cengiz Han, tam da o sıralarda bir sefere hazırlanıyordur. Bu sefer Avrupa Fethi üzerinedir. Yüce Han’ın karşısında kimse duramıyordur. Han bir buyruk verir fetih başlamadan önce ve kesinlikle uyulmasını emreder. Davullar çalar ve yer gök inler… Bu emirlere uyulmazsa olacak tek şey, ibreti alem olsun diye ölümdür. Bu buyruk ve konu içeriğini anlatmıyorum. O sizinle kitap arasındaki bir konu. Yazarsam spoiler olacaktır. Han, sefere çıkmadan önce onu bir bilge ziyaret eder.. Söylediği şeyler kellesini alabilecekken, ödüllendirilir ve gönderilir. Bu kehanet Bir bulut ve sefer hakkındadır diyor ve konuyu kapatıyorum. İşte tam bu sırada bir spoilerdan daha kurtuluyorsunuz… Şimdi doğaçlama yapıp, kitabı mecazen parçalayalım. Biz hazırız ya siz?

Aytmatov’un diline hayran kaldığımı belirtmek isterim. Yalın bir anlatımla, sizi kitaba bağlıyor. Dil ve örneklemeler usta işi. Ben biraz Dostoyevski tadı aldım. Bu ve benzeri tatları alanlar yorumda paylaşırsa sevinirim. Soğuk savaş dönemi, hesaplaşma dönemidir. Neyin hesaplaşması? Karşı görüşlerin, devlet sistemini eleştirenlerin ve onu yok etmek isteyenlere karşı açılan bir savaş. Biliyorsunuz ki, dışarıda da korku salan bir ordu vardır. İçeride ki ajanlarımız ünlü KGB ajanlarıdır. Bunun üzerine 1950’ler de nelerin yaşandığını detaylı bilirseniz, kitabı okumanız ve sindirmeniz o derece kolaylaşacaktır. Kapalı bir ülkedir Sovyet Rusya.. Komünizm ile yönetilmektedir ve halk bu sisteme inandırılmış, karşı gelenlere bizzat cezalar kesilmiş.. Park cezasından bahsetmiyoruz, toplu halde duvar dibinde kurşuna dizilme cezasıdır. İftiraların atıldığı ve bu iftiralar gerçek olmasa dahi karşılık bulduğu dönemlerdir. Yan bakmak bile Stalin’e karşı gelmek gibi bir eyleme dönüşmüştür. Bilirsiniz işte.. Kraldan çok kralcı olmak, yaranmacı olmaktır. Bunun sonucu para ve mevkidir. Oradan konuyu Cengiz Han’a bağlayalım.. Kudretli hükümdarların olduğu dönemlerde çok farklı değildir. Her zaman kulağa birileri bir şeyler fısıldar. Bu hiçbir zaman diliminde değişmez. Romanda şunu görüyoruz ki bu dönemde yapılan kadın tarifi, bizim şuan hoşuma gitmeyecektir. Özellikle savaş seferi tarifi yapılırken, kadının ayak bağı olduğunu betimleyen yazılar silsilesi bölümü.. Çünkü erkeklerin hakimiyeti her dönemde hissedilmiştir. Unutmayın, ilk insanlar dahil olay şu şekildedir; Erkek avlar, kadın bakar. Bu kadar basit. Neyse ki modern Dünya’da sıkıntılar olmasına rağmen, Kadının yeri çok daha güzel… Bu dönem işlenirken biraz, hoşunuza gitmeyecektir, belirtmek isterim. 1950 ler de geçen hikayemize döndüğümüzde ise Kuttubayev’in fazla seçeneği yoktur. Eğer o zindanlara düşmüşseniz; melek olsanız dahi yalan beyanlar verip, olmayan şeyleri itiraf etmeniz gerekmektedir. Ne yaparsanız yapın, sonu belli olan bir durumdur. İşin acı tarafı gerçek hayatta yaşanmış olaylar olduğundan içiniz acı ve keder dolacaktır. Gerçekler'in yerini yalanların aldığına insanlardır.. Bu hücrelerde kimin, kimi satacağı belli değildir, çünkü; acıya katlanmak hiçte kolay değildir....

İncelemeyi toplamam gerekirse; Sovyet Rusya’nın o dönemleri fazla seçenek sunmuyor. İtaat edecek, devlet için ve en önemlisi Stalin için çalışacaksın. Onu baş tacı edecek, anandan, babandan, çocuğundan önce tutacaksın.. İyi bir Yoldaş olacaksın.. Yoksa vatan haini bir yoldaş olarak sonunu hazırlayacaksın….!!

Bu eser, Gün Olur Asra Bedel’in kahramanlarından Kuttubayev’i anlatır. Aslında bu roman, o dönem itibari ile asıl romandan çıkartılır ve ileri ki yıllarda yani tehlikenin geçtiği yıllarda ayrı olarak yayınlanır.

Etkinlik için tekrardan teşekkür eder, Aytmatov okumayanlara hızlıca okumalarını tavsiye ederim..

Herkese iyi okumalar….
  • Cemile
    8.1/10 (3.200 Oy)2.739 beğeni11,9bin okunma7,6bin alıntı37bin gösterim
  • Gün Olur Asra Bedel
    8.6/10 (5bin Oy)5,3bin beğeni20,5bin okunma17bin alıntı96,4bin gösterim
  • Deli Kurt
    8.9/10 (2.185 Oy)2.207 beğeni7,2bin okunma5,3bin alıntı25,3bin gösterim
  • Elveda Gülsarı
    8.5/10 (1.430 Oy)1.411 beğeni5,3bin okunma4.320 alıntı21,5bin gösterim
  • Bozkurtlar
    9.3/10 (2.479 Oy)2.608 beğeni6,9bin okunma5,6bin alıntı31,1bin gösterim
  • Ruh Adam
    8.9/10 (4.137 Oy)4.194 beğeni12,5bin okunma22,8bin alıntı91,7bin gösterim
  • Osmancık
    8.4/10 (1.903 Oy)1.871 beğeni8,5bin okunma3.919 alıntı31,7bin gösterim
  • Toprak Ana
    8.9/10 (6,8bin Oy)6,4bin beğeni24,5bin okunma19,3bin alıntı84,2bin gösterim
  • Huzur
    8.5/10 (1.776 Oy)2.148 beğeni6,9bin okunma22,8bin alıntı78,8bin gösterim
  • Beyaz Zambaklar Ülkesi
    8.8/10 (11,5bin Oy)11,3bin beğeni39,1bin okunma33,8bin alıntı245,4bin gösterim
112 syf.
·10 günde·Beğendi·8/10
Çok etkili güzel bir konu. Yazarın en beğendiğim kitabı bu oldu.Okurken, içimde gizlenmiş duygusal gerçeklik bulunduğu yerden çıktı ve meydan okudu; çaresiz kaldım.
112 syf.
·2 günde·9/10
Gün Olur Asra Bedel kitabından sonra okunması gereken ama benim önceden okuduğum kitaptır. Neyse, seri değil devam niteliği taşıdığı için kafa karışıklığı olacağını sanmıyorum. Kırgız yazar Aytmatov'un sanırım okuduğum dört kitabının arasında en beğendiğim kitabı olduğunu söyleyebilirim. Totaliter rejimi gerim gerim gerip yırttığı bu hüzünlü siyasi dram romanında Kırgızların Yaşar Kemal'i yada Livanelisi olduğunu bariz bir şekilde anladım. Zaten üçü iyi dostlardı.

Hırslı bir Sovyet ajanı olan Tansıkbayev'in makam ve mevki için uydurma bir kurban arayışıyla başlayan romanın büyük Hükümdar Cengiz HAN'a ne zaman bağlanacağını merak ederek süpürdüm sayfaları. Tam zamanında ve ustaca çıkılan giriş bölümünden her iki olayın da mekanı olan Sarı Özek'te Cengiz Han'a Küsen Bulut efsanesine yine ustaca bir gelişme bölümüne girişinin hazzını yaşadım. Bu haz Cengiz HAN'ın rejiminde de, tüm dikta rejimlerde de insanların Devlet denilen sobaya nasıl yakıt olduklarını yüzüme yüzüme çarpmasıyla inanılmaz bir rahatsızlığa dönüştü ilerleyen sayfalarda. Çarpıcı bir sistem eleştirisi olan romanın yazarının (Aytmatov) Sovyet Kırgız olmasından dolayı ünlü Rus sistem sorgulayıcı yazarlarla en az birkaç geni paylaştığını tahmin ettiğime keyifle şahit oldum.

"Minik ellerinizle yakaladığınız o büyük kelebekleri öldürebilirsiniz. Her şey cüsse değil, yeterki küstürmeyin çocuğu, öldürmeyin kendinizi."

Kitabı bitirince bu güzel şarkı sözü pelesenk oldu dilime. Ve mazlumun ahı indirir Şah'ı, Han'ı atasözleri. Küstürmeyin size Gök Tanrı tarafından, kader tarafından bahşedilmiş, lütfedilmiş küçük bir bulutu bile. Hiçbir şeyi ve kimseyi küstürmeyin. Sistemsel bir eleştiri olsa da kitap, bireysel olarak bir kamyon ders dolu. Alabilene, anlayabilene. Her şey cüsse değil, yeter ki küstürmeyin çocuğu, öldürmeyin kendinizi.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Cengiz Aytmatov, bu kitabında, esas olarak daha önce yazdığı ''Gün Olur Asra Bedel'' isimli kitabında bulunan fakat dönemin Sovyet yetkililer tarafından yayınlanmasına izin verilmeyen bölüm olan Abutalip Kuttubayev'in hikayesini anlatıyor.

Kitapta, Kuttubayev'in, Sarı-Özek ovasındaki Boranlı tren istasyonundan Sovyet gizli servis elemanları tarafından alınıp götürüldükten sonra,başına gelen acı olaylar anlatılmaktadır. Yazar, aynı zamanda da bu topraklarda yüz yıllar önce, Cengiz Han zamanında yaşandığı varsayılan efsanevi bir olayı anlatarak, bu olayla, Kuttubayev'in yaşadığı dönem olan Stalin devrinde yaşananlar arasında bir bağ kurmaktadır. Çünkü her ikisinde de devletin veya liderin selameti için bu suçsuz insanlar zarar görmektedir. Ama tüm bunların da sonlanacağı bir yer mutlaka vardır.

Okumak isteyenlere tavsiyem, önce ''Gün Olur Asra Bedel '' i okuyup, sonrasında bu kitabı okumalarıdır. Aksi takdirde kitabın içerdiği anlam tam olarak algılanmayabilinir diye düşünüyorum.
Ben kitabı beğenerek okudum ve okunmasını da kesinlikle tavsiye ediyorum.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Bu kitap Gün Olur Asra Bedel kitabının devamı demeyeyim ama eksik kalan bir kısmının tamamlanması gerçekten. Gün Olur Asra Bedel kitabındaki Abutalip Kuttubayev isimli karakterin başına gelenler, nedenler, niçinler açıklanmış ve çok da güzel olmuş. Cengiz Aytmatov aklımızda kalan soru işaretlerine son vermiş. Ama şöyle de bir şey var ki akıl almaz zulüm sisteminin küçük çarklarından birini okuduk. Bu kadar zalim bu kadar acımasız bu kadar bencil nasıl olunur görmüş olduk. İnsan amaçları doğrultusunda ne derece abartıp masum bir insanın hayatını mahveder, bir insanın sırtına basarak nasıl yükselmeye çalışır... Çok hüzünlü bir son olmuş Abutalip için.

Cengiz Aytmatov yine mükemmel bir dil kullanmış. Açık, anlaşılır, sade. Hiç yormayan bir kitap. Döneminin zamanını çok güzel anlatmış. İnsanın bir nefeste okuyup bitiresi geliyor.

Son olarak bir de kitaba adını veren bir Cengiz Han'a Küsen Bulut efsanesi var ki, mutlaka okunmalı.

Kitap insana çok güzel mesajlar veriyor. Gün Olur Asra Bedel'i okuyan şanslıların Cengiz Han'a Küsen Bulut'u da okuyarak eseri taçlandırmalarını tavsiye ediyorum. Ama kesinlikle önce Gün Olur Asra Bedel okunmalı, yoksa bu kitap tek başına eksik kalıp okuyucuda anlamsız sorulara sebep olacaktır.
112 syf.
·9/10
Gün olur asra bedel kitabının bir bölümü sonradan basılmak zorunda kalmış bir hikaye. Sovyetlerin komünizmini gözler önüne seren bir eser. Yazarın betimlemeleri gayet güçlü ve okunmaya değer..
112 syf.
·2 günde
Gün Olur Asra Bedel’in Sovyet hükümeti tarafından yasaklanan bölümleri, rejim yıkıldıktan sonra Cengizhan’a Küsen Bulut olarak yayımlanmış.
Sosyalist devlet yönetiminin ne kadar insanlıktan uzak, bireyin varlığını önemsemeyen, yaralayıcı bir sistem olduğunu gözler önüne seriyor. Duygu yok, insan ihtiyaçları, merhamet yok sadece devletin çıkarları önemli.
Abutalip Kuttubayev’in tutukluluk sırasında yaşadıkları, Cengiz Han zamanı halk yönetimi, Sarı Özek’te geride kalanların hayatı. Öyle etkileyici satırlar ki. Gün Olur Asra Bedel’in devamında mutlaka okunmalı
Youtube kanalım : https://www.youtube.com/user/ayseum
112 syf.
Cengiz Aytmatov
Doğum: 1928
Ölüm: 2008
12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan'daki Talas eyaletinin Şeker köyünde doğdu. Babası Torekul Aytmatov, Sovyet Kırgızistan'ında seçkin devlet adamı idi, ancak 1937'de tutuklandı ve 1938'de kurşuna dizildi. Tatar kızı olan annesi Nagima Hamziyevna Abdulvaliyeva tiyatro aktrisiydi. Adı, Cengiz Han'dan esinlenerek konulmuştur.

☆Kitap Arka Kapak Yazısı☆
Gün Olur Asra Bedel içerisinde yer alabilecek ancak Sovyet Rusya'nın dağılmasından sonra yayınlanabilen Stalinizmin ve totaliterliğin güçlü bir eleştirisi… 


“Devletin çıkarlarından daha önemli ne olabilirdi? Bazıları insan hayatının önemli olduğunu sanıyorlardı... Ne laf ya! Devlet bir sobadır ve yakıtı da yalnız insandır. Yakılacak insan olmazsa soba söner. Sönen, yanmayan sobanın da hiçbir yararı yoktur. Ama öte yandan bu insanlar devlet olmadan yaşayamazlar: Sobayı tutuşturan, yakan onlardır. Sobayı yanar tutmakla görevli olanlar da ona yakıt temin etmeliydiler. Her şey buna bağlı.”

İşlemediği bir suçtan dolayı ailesinden ve hayattan koparılan Kuttubayev, kendi halinde tek derdi ailesinin yanında olmak ve geçimini sağlamak olan eski savaş esiridir.


Tansıkbayev ise devlete karşı bir tepki sezdiği için Kuttubayev’i suçlayan ve kendisinin bu suçlama sonunda rütbesinin artacağını düşünen bir sorgu yargıcıdır.


Ben yazarla bu Kitapla tanışmış oldum.Tanışmama vesile olan fikirlerine güvenip saygı duyduğum @Optipesimist 'a Çok Teşekkür ederim.
Kitap öyküsü itibari ile gerçeklere değinmiş ve etkiledi şahsen beni.
Okumanızı şiddetle tavsiye edeceğim bir Kitap.
Keyifli Okumalar
112 syf.
·1 günde·9/10
Bu roman, "Gün Olur Asra Bedel" adlı romanın içinde yer alması gereken ve onu tamamlayan uzunca bir bölümmüş.Bu eserde, KGB'yi (Eski Rus İstihbarat Örgütü) en çarpıcı örneklerle en ağır bir şekilde suçlayan bu bölüme izin verilmediği için veya Aytmatov bunu ayrı bir roman halinde yayınlamak için hürriyet günlerini beklemiştir. İlerleyen yıllarda Cengiz Han'a Küsen Bulut adı altında kitaplaştırılmış olan bu eser Cengiz Han hakkında bir efsaneyi de barındırıyor. Gelecek kuşaklara aktarmak için efsaneleri öğrenmeye kafa yoran, bunları bir kitap altında toplamaya çalışan, bu nedenle KGB'nin dikkatini çeken eski savaş esiri, öğretmen Abutalip Kuttubayev'in tutuklandıktan sonra tren vagonundaki çektiği işkenceyi anlatılırken, araya serpiştirilen kendi derlediği ve başını derde sokan efsaneyi oluşturuyor. Eser kısa fakat çok sürükleyici bir roman. Yazarın ve çevirenin üslubu da okunmasını zevkli hale getirmiş. Konu akıcılığı ve yazarın gözümüzün önünde olayları canlandırması zaten muhteşem. Okumaya başlayanların bir gecede bitireceği bir roman. Gün Olur Asra Bedel'i tam anlamıyla okumuş olmak istiyorsanız bu kitabı da okumanızı tavsiye ederim.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Gün Olur Asra Bedel liseden beri kitaplığımda olmasına rağmen okumamıştım ve içinden bir bölümün dönemin baskısı nedeniyle çıkarılmış olduğunu bilmiyordum. Gördüğüm kadarıyla burada da Gün Olur Asra Bedel'i okumadan bu kitabı okuyan arkadaşlar var bence önce Gün Olur Asra Bedel'i okumalısınız. Ben olayları daha iyi idrak edebilmek için hemen arkasından Cengiz Han'a Küsen Bulut'u okudum ve gerçekten de içimdeki bir eksiklik tamamlanmış oldu.
Yazar dünyanın acımasızlığını daha doğrusu insanın acımasızlığını, çıkarları uğruna hiç tanımadığı bir insana duyabileceği düşmanlığı gözler önüne seriyor.
Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Han'ın imparatorluk döneminde geçen insanı hüzünlendiren bir efsane. Zaten bir solukta bitip tadı insanın damağında kalan bir kitap. Okuyacak olanlar için çok bahsedip de büyüsünü bozmamak lazım. Tavsiye ederim, Bol Okumalı Günler :)))
Devlet bir sobadır ve yakıtı da yalnız insandır. Yakacak insan olmazsa soba söner. Sönen yanmayan bir sobanın da hiçbir yararı yoktur. Ama öte yandan bu insanlar da devlet olmadan yaşayamazlar. Sobayı tutuşturan yakan onlardır. Sobayı yanar tutmakla görevli olanlar da ona yakıt temin etmelidirler. Her şey buna bağlı!
Niçin böyle davranır bunlar? Görünüşe bakılırsa onlar da insan! İnsan insana nasıl bu ka­dar acımasız olur, bu kadar nefret duyar?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cengiz Han'a Küsen Bulut
Baskı tarihi:
Ekim 2019
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754370546
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Cengiz Han
Cengiz Han
Cengiz Han
Cengiz Han
Ünlü yazar Aytmatov'un bu son romanı, aslında "Gün Olur Asra Bedel" adlı romanın içinde yer alması gereken ve onu tamamlayan uzunca bir bölümdür. Fakat, on yıl kadar önce kaleme alınan o eserde, KGB'yi en çarpıcı örneklerle en ağır bir şekilde suçlayan bu bölüme izin verilmemiş, ya da Aytmatov bunu, "Dişi Kurdun Rüyaları" adlı daha sindirici romanını yazdıktan, bugünkü ortama ulaşıldıktan sonra ayrı bir roman halinde yayınlama fırsatını beklemiştir.Bugün heykelleri yıkılmakta olan Dzerjinski'nin kurduğu KGB için iktidar, daha doğrusu bu örgüt, hiç söndürülmeden yanması gereken bir sobadır. Bu sobanın yakıtı yalnız insandır. Yaş, kuru ayrımı yapılmadan insanlar yakılacaktır ki soba sönmesin...Bu romanında Aytmatov, "Gün Olur Asra Bedel"in kahramanlarından biri olan öğretmen Kuttubayev'in nasıl öldüğünü anlatıyor. Oysa, sözünü ettiğimiz büyük romanda resmi makamlar onun kalp sektesinden öldüğünü bildirmişlerdi.Kuttubayev'i suçlayan askerî savcı (KGB) en önemli delil olarak onun, Cengiz Han'la ilgili bir efsaneyi kaleme almış olmasını gösteriyor. Bu efsane, Avrupa'yı fethe giden Cengiz Han'ın Sarı - Özek'ten geçerken iki sevgiliyi idam ettirmesi olayıdır. Bu, hem çok güzel bir aşk hikâyesi hem de "diktatör karşısında bireylerin durumu" gibi evrensel bir konunun işlenmesidir. Anlatan Aytmatov olunca, orada, masal ve efsane aracılığıyla geçmişimizi, günümüzü hatta geleceğimizi apaçık görebiliyoruz.

Kitabı okuyanlar 6,4bin okur

  • Berna
  • Mustafa okur
  • Muhammed Furkan Yağcı
  • Ömer Kaan Özçelik
  • Büşra Bozbıyık
  • Carpe diem
  • Semanur
  • Emine Keskin
  • Deniz M. Bakır
  • Ramazan Karaca

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%4
13-17 Yaş
%7.5
18-24 Yaş
%21.5
25-34 Yaş
%34.8
35-44 Yaş
%19.8
45-54 Yaş
%7.7
55-64 Yaş
%2.8
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.5
Erkek
%42.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.5 (538)
9
%23.3 (441)
8
%21.8 (413)
7
%9.5 (179)
6
%3.1 (58)
5
%1.3 (24)
4
%0.4 (8)
3
%0.3 (6)
2
%0.1 (2)
1
%0.4 (7)

Kitabın sıralamaları