Cengiz Han'a Küsen Bulut

8,6/10  (300 Oy) · 
850 okunma  · 
262 beğeni  · 
4.947 gösterim
Ünlü yazar Aytmatov'un bu son romanı, aslında "Gün Olur Asra Bedel" adlı romanın içinde yer alması gereken ve onu tamamlayan uzunca bir bölümdür. Fakat, on yıl kadar önce kaleme alınan o eserde, KGB'yi en çarpıcı örneklerle en ağır bir şekilde suçlayan bu bölüme izin verilmemiş, ya da Aytmatov bunu, "Dişi Kurdun Rüyaları" adlı daha sindirici romanını yazdıktan, bugünkü ortama ulaşıldıktan sonra ayrı bir roman halinde yayınlama fırsatını beklemiştir.Bugün heykelleri yıkılmakta olan Dzerjinski'nin kurduğu KGB için iktidar, daha doğrusu bu örgüt, hiç söndürülmeden yanması gereken bir sobadır. Bu sobanın yakıtı yalnız insandır. Yaş, kuru ayrımı yapılmadan insanlar yakılacaktır ki soba sönmesin...Bu romanında Aytmatov, "Gün Olur Asra Bedel"in kahramanlarından biri olan öğretmen Kuttubayev'in nasıl öldüğünü anlatıyor. Oysa, sözünü ettiğimiz büyük romanda resmi makamlar onun kalp sektesinden öldüğünü bildirmişlerdi.Kuttubayev'i suçlayan askerî savcı (KGB) en önemli delil olarak onun, Cengiz Han'la ilgili bir efsaneyi kaleme almış olmasını gösteriyor. Bu efsane, Avrupa'yı fethe giden Cengiz Han'ın Sarı - Özek'ten geçerken iki sevgiliyi idam ettirmesi olayıdır. Bu, hem çok güzel bir aşk hikâyesi hem de "diktatör karşısında bireylerin durumu" gibi evrensel bir konunun işlenmesidir. Anlatan Aytmatov olunca, orada, masal ve efsane aracılığıyla geçmişimizi, günümüzü hatta geleceğimizi apaçık görebiliyoruz.
  • Baskı Tarihi:
    1990
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9789754370540
  • Çeviri:
    Refik Özdek
  • Yayınevi:
    Ötüken Neşriyat
  • Kitabın Türü:
Mehmet Y. 
 10 Oca 2017 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Buradaki 1000. kitabım.
Beni anlatan bir roman varsa işte o Cengiz Han'a Küsen Bulut'tur. Çünkü ben de coğrafya öğretmeni Abutalip Kuttubayev'im; onun kadar mazlum onun kadar kırgınım...

Cengiz Han'a Küsen Bulut, Gün Olur Asra Bedel'in uzantısıdır. Orada akıbetini bilemediğimiz öğretmen Abutalip Kuttubayev'in hikayesini Cengiz Han'a Küsen Bulut'ta görüyoruz. Ben Cengiz Han'a Küsen Bulut'u yıllar önce okumuştum. Bir de geçen yaz tekrar okudum; ikincisi çok daha manidardı.

Ayrıca bu sitede okuduğumu beyan ettiğim 1000. kitap olmasını özellikle ayarladım.

Büyük Aytmatov, totaliter sistemleri haklı olarak yerin dibine sokarken ustalığını konuşturmuştur. Şahane bir sistem eleştirisidir. Gün Olur Asra Bedel'den sonra mutlaka okunmalı çünkü bir insan hakları beyannamesi adeta...

- İpucu içerir -

Mesleğinde terfi etmek için kendine vazife arayan KGB ajanı 'akdoğan bakışlı' Tansıkbayev aradığı kurbanı Sarı Özek'te bulur. Öğretmen Kuttubayev'i uydurduğu bir terör örgütüne üye olmakla suçlar ve tutuklar. Çünkü totaliter sistemlerde devlet bir sobadır, o ateş sürekli yanmalıdır ve odunlar da insandır. Kuttubayev, Kırgız halk destan ve masallarını derlemektedir. Orada geçen efsanelerden biri de Batı seferi sırasında Cengiz Han'ın üstünden hiç ayrılmayan ama diktatör Han'ın verdiği insanlık dışı bir ceza sonucu onu terk eden bulut efsanesidir.

Ben Abutalip Öğretmen ...Ben Küsen Bulutum...Yüreği sevgiyle ,umutla fokur fokur kaynayip yağmur olup taşan bir bulutum...En güzel yerinde yarım bırakılmış bir hikayenin kahramaniyim.Fakat yeryüzü bu sevgiyi çok gördü sineme ...Canımdan çok sevdiğim çocuklarım ve eşimden acımasızca ayırdı yollarımızı .Sizi benden ayıran bu yollar meğer ne cileliymis...Meğer ne acıymış sizin yokluğunuzz...Nasılda cetin geçti kislarimiz,yüreğimizi kasıp kavurarak...Nasıl da yağdı yağmurlar ,fırtınalar kopartarak içimizde ...Nasıl da sessiz haykirislarla içimizi yaktı göz yaşlarımız.. Meğer yollar ne cileliymis..Yollar dikenliymis ...Yollar acimasizmis...Zalimler dört bir yanda iktidarlari ,hevesleri uğruna mazlumları ,masumlari avlama derdindeymis...Dedim ya ben Küsen Bulutum...Havanın aydınlık ve tebessüm etmesine fırsat verilmeyen,mesleği elinden alınmış ,sevdikleri elinden alınmış Küsen Bulutum...
Meğer birlikte geciremedigimiz onca vaktin hüznü acitiyormus yüreğimizi ...Meğer o güzel hatiralarimizin geri gelemeyecegi düşüncesi herc u merc ediyormuş bizi ...Meğer hayat ne kirliymis...Meğer bu kirliliği sinemizden dökülüp giden gözyaşları temizleyememis .Hayatın pervasızca hızla akıp gitmesi ,bizleri yok saymasi nasıl da canımızi acıtıyormus.Vuslata doğru ümitle yağmur olup gözyaşlarımı yüreğime akitirken ,meğer gozyaslarimiz mesafeyi yakinlastirmaya yetmemiş .Meğer yollar ittifak etmiş..Meğer kaderimizde keder varmış...Meğer ayrılık varmış...Dedim ya Ben Küsen Bulutum..Yüreğimde dolup taşan sevginin yeryüzünü sarıp sarmalayıp ,ayrık otlarini temizlemesine izin verilmeyen ,suları kurutulmuş ,hafizalardan silinip gitmiş Küsen Bulutum....


Not: Kitap beni perişan etti...O küsen bulutun kirginligini yüreğimde nasıl da hissettim .Bu şekilde hislerimi sizinle paylaşarak inceleme yapmak istedim .:((

Keyifli okumalar ....

insan_okur 
05 Kas 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Bu roman, "Gün Olur Asra Bedel" adlı romanın içinde yer alması gereken ve onu tamamlayan uzunca bir bölümmüş.Bu eserde, KGB'yi (Eski Rus İstihbarat Örgütü) en çarpıcı örneklerle en ağır bir şekilde suçlayan bu bölüme izin verilmediği için veya Aytmatov bunu ayrı bir roman halinde yayınlamak için hürriyet günlerini beklemiştir. İlerleyen yıllarda Cengiz Han'a Küsen Bulut adı altında kitaplaştırılmış olan bu eser Cengiz Han hakkında bir efsaneyi de barındırıyor. Gelecek kuşaklara aktarmak için efsaneleri öğrenmeye kafa yoran, bunları bir kitap altında toplamaya çalışan, bu nedenle KGB'nin dikkatini çeken eski savaş esiri, öğretmen Abutalip Kuttubayev'in tutuklandıktan sonra tren vagonundaki çektiği işkenceyi anlatılırken, araya serpiştirilen kendi derlediği ve başını derde sokan efsaneyi oluşturuyor. Eser kısa fakat çok sürükleyici bir roman. Yazarın ve çevirenin üslubu da okunmasını zevkli hale getirmiş. Konu akıcılığı ve yazarın gözümüzün önünde olayları canlandırması zaten muhteşem. Okumaya başlayanların bir gecede bitireceği bir roman. Gün Olur Asra Bedel'i tam anlamıyla okumuş olmak istiyorsanız bu kitabı da okumanızı tavsiye ederim.

Yasin YALÇIN 
30 Nis 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir.. gider gelirdi... Gün Olur Asra Bedel romanında Sarı-Özek bozkırında yaşamış ve Boranlı'da öğretmenlik yapmış Abutalip Kuttubayev'in yarım kalan hikayesi anlatılıyor bu kitapta. Mustafa Kutlu'nun Uzun Hikaye'sinin çekilmiş filminde, karısı, öğretmen Ali'nin eve daktilo getirdiğini görünce şöyle diyordu. "Bilmez misin, yazıp çizenlerden hoşlanmaz bu adamlar." Kenan İmirzalioğlu ise "Merak etme, zaten L harfi basmıyormuş. Sosyalist yazamazmışız." diye içini rahatlatıyordu karısının. Yazıp çizmek... Yani okumak, yani düşünmek, yani hayal etmek. Yani biz edebiyat severlerin yaşama tutunma, yaşamı sevme sebebi. Peki kim bu yazılıp çizilmesinden hoşlanmayan adamlar? Uzun Hikaye'de bu adamlar sosyalizm karşıtı devlet görevlileriydi. Bu kitapta ise bizzat sosyalistler. Yani gücü ve ideolojinin fanatik takipçilerinin ellerine teslim ettiği iktidarı ellerinde bulunduran düzen adamları. İstedikleri yegâne şey düzeni ayakta tutmak. Düzeni ayakta tutmak için yapılabilecek en iyi şey ise Aytmatov'un da dediği gibi düzene karşı olacak birilerini bulmak, böylece düzen için savaşabilmek.

Abutalip Kuttubayev sosyalizm karşıtı olmaktan, savaş zamanında davasına ihanet etmekten, daha doğrusu yazıp çizmekten tutuklanır. Oysa onun tek amacı çocuklarının asimile olmaması için eskilerin masallarını, efsanelerini anlatmaktı. Gün Olur Asra Bedel'de mankurt efsanesini anlatan Kuttubayev'in burada da Cengiz Han'a Küsen Bulut efsanesi anlatılmakta. Kitap hem Stalin'i hem de Cengiz Han'ı anlatarak diktatörü ve onların temsil ettiği ideolojileri sorguluyor. Ama yazar, Stalin'e ve sosyalizme nefret kusarken Cengiz Han'a sadece soğuklukla yaklaşıyor ve bulutu ona küstürerek zaferlerini bitirmekten başka hiçbir şey yapmıyor. Sanırım bu yazarın doğduğu yer olan Kırgızistan'da ve o coğrafyada Cengiz Han'a duyulan büyük saygı ve sevgiden kaynaklı olsa gerek.

Tutuklama sebebi kadar sorgu süreci de saçma ve akıl dışı yöntemlerden oluşuyor. Askeri savcı Tansıkbayev terfi etmek ve sadece daha iyi, daha yeni bir ev alıp oraya misafirlerini davet edebilmek amacıyla Kuttubayev'in daha da çok üstüne gidiyor, üzerine uğraştığı "dava"yı büyük bir olaymış gibi lanse etmeye çalışıyor. Bunun için de Kuttubayev psikolojik işkenceye tabi tutuluyor. Karanlıklara aydınlık olan ışığı bile işkence aleti olarak kullanabilen bir kurum KGB.

Bütün kitaplarını efsanelerle süsleyen ve böylece gelecek kuşağa halkının hikayelerini aktaran Aytmatov bu kitapta da aynısını yapıyor ama kitap ince bir kitap olduğundan adeta anlatılan efsane asıl hikayenin önüne geçiyor. Ve Cengiz Han ile ilgili bölümü sanki bunu Aytmatov değil de gerçekten Abutalip Kuttubayev yazmış gibi hissettim ben. Daha önceki efsanelerden aldığım tadı alamadım nedense.
Gün Olur Asra Bedel'i okumadan bunu okumanızı tavsiye etmem. Çünkü kitapta az da olsa Gün Olur Asra Bedel karakterleri olan Yedigey'den, Kazangap'tan ve Zarife'den bahsediliyor. Cengiz Aytmatov'un en az beğendiğim kitabı bu oldu. Yine de öğretici ve dolu doluydu. Keyifli okumalar...

Aytmatov'un bu romanında ,Gün Olur Asra Bedel 'in kahramanlarından Öğretmen Kuttubayev'in nasıl öldüğü anlatılıyor.Cengiz Han ile ilgili bir efsaneyi kaleme almış.
Abutalib Kuttubayev, Savaşte esir olmuş, kurtulmuş ama kendi memleketinde düşencelerinden dolayı mahkum olmuş bir öğretmen.
Tansıkbayev, Stalin ve rejimine yaranmak ve kendi mevkisini arttırmak için suçlayacağı kişiler yarayan bir sorgu yargıcı.
insanların başka insanları kullanarak bir yerlere gelme isteği.
Eser kısa fakat sürükleyici bir roman. Yazarın ve çevirenin üslubu da okunmayı güzel hale getirmektedir.
Gün Olur Asra Bedel 'i okuduysanız onun tamamlayıcısı kitabi da okumak isteyeceksiniz.

"Bu yerlerde trenler doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir, gider gelirdi..."

Ah Aytmatov ah ,yine kederi şiir gibi sunmuştun bu hikayende satır satır bize. Hüzün yağmurları yağdırmıştın üzerimize, her düşen damla yüreğimizi hem yıkadı hem dağladı!
Ah o tren ah o istasyon ve işte o an... O saniyelerle sınırlı o an... O iki çocuk , Zarife...
Gün Olur Asra Bedel'in devamı olan bu incecik kitabı okuduktan sonra siz de Cengiz Han'a küsen bulut gibi, yön değiştirip, küseceksiniz bu adaletsiz , güce hakim olma uğruna canları harcayan dünyaya!!!

mustafa tamer akder 
29 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Öncelikle yarının belirsiz olduğu bu dünya da ruh ve beden ayrılır da bilinmeyen forma geçersem. Buradan Aysel ne eder eder bir şekilde bir şekilde Cengiz amcayı okumadan gittin diye başımın etini yer diye korkudan kindle da Cengiz amcanın kitapları bakarken adı çok ilginç geldiği için direk başladım. :D Aysel uyardığında ise çok geçti. :D Gün Olur Asra Bedel kitabını okuduktan sonra başlarsanız daha bütünleşeceği kanısındayım. İlk başta güzel bir giriş yapsa da kitap bir boşluk hissi oluyor.
Genel olarak kitabın dili biraz ağır geldi. İşlediği konu insanın yaşama hürriyetini yükselme hırsı için çok rahat çiğnendiğini ve ana kahramanın çaresizliği kitabını okurken duygusal olarak çok yoruyor. Kurgusu bakımından çok güzel. İki ayrı hikayeyi çok güzel birbirine bağlamış Cengiz amca.
Özel olarak ise Cengiz han efsanesini çok beğendim. Megolamanlığının getirilerini çok güzel özetlemiş efsane. Bazen sırf bir sözün veya yasağın sonradan geri dönülemeyecek durumlara sokmasını ve istemesen bile yapmak gerektiğini anlatıyor bence efsane. Ana karakterin başına gelen olay ise yukarıda belirttiğim gibi hırsın kurbanı olmak ve belli bir süre sonra ise artık tamamen kabullenmek. Bu kitap hakkında çok şey söyleyebilirim ama zevkkaçıran bilgi vermeye çekindiğim için burada kesiyorum. Cengiz amcayla yakın bir zamanda tanışmama vesile olan(Kesinlikle 2-3 yıl içerisinde tanışacaktım. Belki biraz daha çek olma olasılığı var. :D) Aysel'e teşekkürler ederim. Gerçi tavsiyesini dinlemediğim için birazcık ters kitapla tanıştım ama pişman değilim. :D

Büşra Betül Özbakış 
27 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 1 günde

Gelecek kuşaklara aktarmak için efsaneleri öğrenmeye kafa yoran, bunları bir kitap altında toplamaya çalışan, bu nedenle KGB'nin dikkatini çeken eski savaş esiri, öğretmen Abutalip Kuttubayev'in tutuklandıktan sonra tren vagonundaki çektiği işkenceyi anlatılırken, araya serpiştirilen kendi derlediği ve başını derde sokan efsaneyi oluşturuyor. Eser kısa fakat çok sürükleyici bir roman. Yazarın ve çevirenin üslubu da okunmasını zevkli hale getirmiş. Konu akıcılığı ve yazarın gözümüzün önünde olayları canlandırması zaten muhteşem.

salih 
30 May 2017 · Kitabı okudu

Cengiz Aytmatov en beğendim bikaç yazardan biri lise yıllarım onun kitaplarını okuyarak geçti, uzun zamandır da okumuyordum. Bu kitabı en güzellerinden aslında gün olur asra bedel'in bir bölümü ama ağır kgb eleştiri olduğundan o kitaptan ayrılmış. Kitapta rahatsız edici bir otorite bir güç var. İlki kitabın adında da anlaşıldığı üzere cengiz han, ikincisi de Rus gizli örgütü kgb. biri insanları kendine daha çok bağlamak, daha çok saygı duymak için en ufak bir saygısızlığı ölümle cezalandırırken; diğeri ise düzene karşı geleni ya da bir başka diyişle kendi saflarında olmayanı kafalarına göre sorgulayıp öldürtebiliyor. Hikaye içinde hikaye Aytmatov'un en sevdiğim olayı bu. Bir-iki saatte bitebilecek bir kitap, o iki saat de daha verimli geçirilemez zaten.

Kitaptan 109 Alıntı

Mine Yıldızhan 
25 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Devlet bir sobadır ve yakıtı da yalnız insandır. Yakacak insan olmazsa soba söner. Sönen yanmayan bir sobanın da hiçbir yararı yoktur. Ama öte yandan bu insanlar da devlet olmadan yaşayamazlar. Sobayı tutuşturan yakan onlardır. Sobayı yanar tutmakla görevli olanlar da ona yakıt temin etmelidirler. Her şey buna bağlı!

Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz AytmatovCengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov
Murat Sezgin 
25 Oca 2017 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Hayatın anlamı mutlu olmak idi, başarı işe mutluluğun başlangıcıydı.

Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 21 - Ötüken Neşriyat)Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 21 - Ötüken Neşriyat)
Mehmet Aldemir 
18 Ara 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Biz rüyaları gerçeğe dönüştürmek için doğduk.

Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 12 - Ötüken Neşriyat)Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 12 - Ötüken Neşriyat)
Songül 
 03 Kas 2016 · Kitabı okudu

Hey benim tahtımın keskin dişli bekçileri!
Beni hiç terketmeyen boz yeleli kurtlarım hey!
Yine sizinleyim... Hep vardınız,
Han tahtıma beni siz çıkardınız.
İşte yine seferdeyiz, Batı'yı fethe gidiyorum,
Bu fetih yolunda, bugün, burada size,
Bir kere daha yürekten 'Sağ ol' diyorum.

Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz AytmatovCengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov
Hatice Biçer 
23 Mar 2017 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Devlet bir sobadır ve yakıtı da yalnız insandır. Yakılacak insan olmazsa soba söner. Sönen, yanmayan sobanın da hiçbir yararı yoktur. Ama öte yandan bu insanlar da devlet olmadan yaşayamazlar: sobayı tutuşturan, yakan onlardır.

Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 23)Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 23)
Sevda 
16 Oca 10:36 · Kitabı okudu · 10/10 puan

İşte bu ben :D
-Çok rica ediyorum nöbetçi, beni dinle! Beni uyutacak bir şey ver, yoksa öleceğim, gerçekten öleceğim! ... Uyuyamıyorum!

Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 96)Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 96)
Mâsiva 
22 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Evet,kötülük yapma ve yayma konusunda insanla yarışabilecek yaratık yoktu.

Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 94)Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 94)
Günay Kut Berber 
27 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsan insana nasıl bu kadar acımasız olur, bu kadar nefret duyar?

Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 7 - Ötüken Neşriyat)Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cengiz Aytmatov (Sayfa 7 - Ötüken Neşriyat)
11 /