Adı:
Cennete Otostop
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753522984
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Hepsinin birbirinden farklı, birbirinden ilginç hikâyesi vardı. Kimisi papazken, kimisi ünlü bir müzisyenken, kimisi bir misyonerken, kimisi de uyuşturucu kaçakçısıyken İslamla tanışmış ve kendilerine yeni bir hayat kurmuşlardı. Bu röportajlar esnasında mühtedilerin gözyaşlarına, sevinçlerine ve heyecanlarına da şahitlik ettim. Onlardan yaşadıkları zorlukları, hayal kırıklıklarını, geleceğe dair umutlarını dinledim. İtiraf etmeliyim ki, mühtedilerle yüz yüze röportajlar yaparken dinlediklerimden ben de çok etkilendim.rnBazı hikâyeler günlerce aklımdan çıkmadı; yolda yürürken, kitap okurken veya başımı yastığa koyduğumda, sonradan Müslüman olan bu insanların anlattıklarını, başlarına gelenleri hatırlıyordum. Hepsi gerçek ve yaşanmış olan hidayet öykülerini dinleyip de etkilenmemek elde değildi. Sizin de hidayet öykülerini okurken birçok farklı duyguyu bir arada yaşayacağınızı; kimi zaman şaşıracağınızı, kimi zaman mutlu olacağınızı, kimi zaman da gözyaşlarınıza engel olamayacağınızı tahmin ediyorum.
Hepsi gerçek ve yaşanmış olan hidayet öykülerini dinleyip öykülerini okurken bir çok farklı duyguyu bir arada yaşayacağınızı; kimi zaman şaşıracağınızı, kimi zaman mutlu olacağınızı, kimi zaman da gözyaşlarınıza engel olamayacağınızı tahmin ediyorum.
İçerisinde 19 hidayet yaşanmışlığını barındıran bu kitap; okudukça düşündüren yer yer duygulandıran arada gözleri de yaşartan, gayet anlaşılır ve sade dille yazılmış oldukça akıcı bir eser. Bakıyoruz ki bu insanlar müslüman değildi, genel olarak Kuran i Kerim okunmasından,ezan sesinden çok etkilenmişler ve islamiyetle şereflenmeleri nasip olmuş. Yazar onlarin içinde yeşeren güzellikleri okuyucuya açık bir şekilde aktarmış.Onlar sonradan kavuştular bu güzelliğe ama bizden daha iyi yaşıyorlar.Belki bizim kadar bilgileri yok ama öğrendiklerini anında hayatlarına geçirip yaşamaya gayret ediyorlar..Bir bölümde müslüman olan genç namaz kılıyor ama abdest alınması gerektiğini sonradan öğreniyor onun içindeki aşk direkt namaza, huzura çıkması için acele ettiriyor genci..
islamiyet incelik dini..Çok beğendiğim bir kısmı alıntı yapacak olursam ki şöyle:

Müslüman olduktan sonra isminizi değiştirdiniz mi?
-Evet, değiştirdim.
Yeni isminizi öğrenebilir miyiz?
- Yeni ismimi açıklamak istemiyorum.
Niçin?
-Çünkü yeni ismime şimdilik layık olmadığımı düşünüyorum.Ne zaman layık olduğunu hissedersem, o zaman yeni ismimi açıklayacağım. Şu kadarını söyleyebilirim ki, bütün müslümanların çok sevdikleri bir Müslüman kadının ismini aldım.

Bu insanlar çamurun içinden çıkıp, çiçek bahçesine adım atmışlar.Bizler ise bu bahçenin tam ortasında olduğumuz halde çamura gitmek için debeleniyoruz.Özellikle ateizm, deizm, feminizm gibi kavramların ülkemiz de vücut bulmaya başladığı bu günler de bu kitapta böyle güzel yaşanmışlıklarla karşılaşınca yüreğim sızladı. Bu neyin inadı, neyin kafası, kimden, neyden kaçış.. kim neye inanıyorum ya da inanmıyorum derse desin herkesin öz vicdanındaki tek gerçek vardır O da yüce Yaratıcının, hak din İslâmiyetin varlığıdır.Buna herkes kendi vicdanini sorgulayarak kanaât getirebilir. Yoksa bu örnektekiler gibi misyoneri, ateisti, uyusturucu kaçakçısı,papazı, hindusu ve daha da fazla yüzlerce gayrimüslim insan bir vesile ile İslamiyetin nuru ile nasil şereflenebilirdi? Rabbim bizlere hidayet nasip etsin. Hem müslümanlara hem müslüman olmayanlara hem de müslüman olup yolunu şaşıranlara.. Bizleri istikâmet üzeri kılsın son olarakta şu niyazda bulanmak istiyorum;

يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْب۪ي عَلَى د۪ينِكَ

"Ey kalpleri çeviren Allahım! Kalbimi dinin üzerine sabit kıl"
Benim gibi kalbi taşlaşmış birinin bile her hikayeden sonra kirpiklerinin ıslandığını hissetmesini sağlayan sayın yazara çok teşekkürler. Belki uzun zamandır böyle bir kitaba ihtiyacım vardı bilinmez ama kalp reçetemi temize çekme şansı verdi bu kitap öyle rahatlatıcı öyle sevimli gelmeye başladı ki her kitapta 3 beş sözü karalayan ben kitabın akışını kesmemek için bu karalamalardan vazgeçtim. Belki de bu karalamaları bahane edip tekrar okumak için yaptım. Bilmiyorum ama uzun zamandan sonra hayran kaldım diye bileceğim bi kitapla buluşmak mükemmel bir duyguydu.
Müslüman bir ailede doğanlar İslam'ı iyi biliyorlar; ama yaşamıyorlar. Sonradan İslam'a girenler ise İslam'ı pek fazla bilmiyorlar; fakat İslam'ı yaşamak için büyük çaba sarf ediyorlar. Müslümanlar olarak ilim ve takvayı bir araya getirebilirsek sanırım halimiz şu an ki durumumuzdan çok daha iyi olacak." Müslüman bir ülkede Müslüman olarak doğduğuna şükrediyor insan
Sonradan Müslüman olanların hikayesi... Siyonistlerin dünya medyasını elde tuttukları bir gerçek. Bu medya gücü ile İslam'ı ve müslümanları kötü göstermek için büyük çaba harcadıkları da aşikar. Bu kitapta İslamiyeti bir vesileyle tanıyıp, medyadan dolayı şüpheyle yaklaşıp ve medyadan farklı gördüklerinden araştırıp Müslüman olan kişilerin hayat hikayelerini bulacaksınız. Kitabın ismi de büyük ihtimal Tobias Schmeider'in Frankfurt'un kuzeyinde yaşayan ailesini ziyaret etmek için yol kenarında çektiği bir otostopun ardından hayatının değiştiği için almış olabilir.
Birbirinden farklı yaşam ve inançları olan insanların islamla tanışmaları.. ve benim tüm bu hidayet öykülerinden çıkardığım en önemli sonuç; Müslümanız diyoruz ve müslüman olmanın gerektirdiği bir çok şeyi yapmıyoruz. Bu da müslüman olmayan birçok kimsenin İslamiyete önyargı ile yaklaşmasına yol açıyor..
Bunun ehemmiyetinin farkında mıyız?
Birbirinden farklı hikayeleri anlatan bu kitap baştan sona çok akıcı bir şekilde ele alınmış.Bir oturuşta bitecek tarzda olan kitaplardan ,şahsen bende o şekilde okuyup bitirdim.Hikayeleri okudukça o insanları keşfetmiş oluyoruz ve onlardaki azimli arayışı görüyoruz.Bana çok şey katan bir kitap... İslam konusunda daha azimli olmaya çalışmak istiyorum
Kitabın ismi çok ilgimi çektiği için almıştım. Ve yazarı da böylece tanımış oldum. İnsanların hidayete erdikten sonra İslamı yaymak anlatmak için yaptıkları çalışmalar inanılmaz etkiledi beni. Kitap bölüm bölüm yaşanmış hikayelerden oluşuyor. Her birinin insana katacağı değer ve tecrübeler var. Tavsiye ederim.
Mart ayının son kitabının yorumunu bırakmaya geldim.‍️ Kitabın adını ve yazarı daha önce hiç duymadım. Muhtemelen ilgi alanım dışında olduğundandır. Kitabı, düşüncelerni ve hayata bakış açısını çoğu zaman takdir ettiğim bir arkadaşımdan hediye aldım. Röportaj halinde yazılan bir kitap. Hristiyan, yahudi, budist, ateist vs.yani kısacası müslüman olmayan insanların kendi yaşamlarını sorgulamaları ve aramalarını, bu süreçte yaşadıkları zorlukları, mücadeleleri ve en önemlisi islamiyet için neler yaptıklarını ve yapabileceklerini anlatan bir kitap. Hepsinin birbirinden farklı, birbirinden ilginç hikayesi vardı. Kimisi papazken, kimi uyuşturucu kaçakçısıyken İslam'la tanışmış ve kendilerine yeni bir hayat kurmuşlar. İslamiyeti seçen insanların hayatını okurken etkilendim evet ama daha çok hüzünlendirdi beni, üzdü ve utandırdı. Utandırdı çünkü doğuştan içinde olduğumuz İslam'ı hakkıyla yaşamaya gayret dahi etmemekle ne denli nankör olduğumu veya olduğumuzu fark ettirdi. İslamiyeti seçtikleri için bedeller ödemek zorunda kalmışlar ve pes etmemişler. Bazen, bir an önce bitsin diye sabredemediğimiz ezan sesi, hepimizin evinde bulunan günlerce hatta aylarca el sürülmeyen Kur’an-ı Kerim için insanların ibretlik hayat hikayelerini okurken pasifliğimden utandım. İslamiyeti yaşamalarına engel olanların içinde bu kadar mücadele etmeleri ve islamiyeti her gün anlatarak yaymaya çalışmalarını gıpta ettim. Ve ben ne kadar müslümanım diye kendimi sorgulattı.
Nedenini bilmediğim bir şekilde pek bir beklentim olmadan başlayarak, daha ilk hidayet öyküsünde bile nasıl yanıldığımı farkettim ve zevkle okuyarak bir saate yakın bir zamanda bitirdim. Okuduğum son Adem Özköse kitabı olup aynı zamanda en beğendiğim de oldu. Tabiri caizse, iman arttırıyor.
Lisedeyken bir hocamız ' Demokrasi bize gökten indi; batı ise dişiyle tırnağıyla kazandı. Bu yüzden bütün bu sancılar' demişti.
Kitabı okudukça bu söz aklıma geldi. Insanlar 'gerçek huzur' u bulabilmek icin senelerce arayış içinde olmuşlar, kilometrelerce yol gitmişler; ailelerinden, arkadaşlarından geçmişler. Biz ise doğuştan sahip olduğumuz, aramadan bize lütfedilen 'hidayet'e yeterince şükredememenin 'sancı' ları içinde kıvraniyoruz.
Bu kitabı her okuduğumda aynı şeyi tekrarlıyorum, ünlü bir sanatçının söylediği şu sözleri "Ben Islam'ı müslümanlardan ögrenseydim,müslüman olmazdım ". Gerçekten dünya üzerinde öyle itici insanlar veya kendine hoca diyen yaratıklar var ki... kendi dinimden soğutacaklar üsluplarıyla. Yahu insanlar özgürdür, dinde zorlama yok, kimsenin gırtlağına dayanmayın etmeyin yahu! Eğer biri size birşey sorarsa Hakk'ı söyleyin, kendi görüşünüzü eklemeyin, onlara Batıl olmayanı gösterin yeter. Bu kitapta Allah'ın kalplerini Islam'a ısındırdığı insanların hikayesi var. Hepsi gerçek. Bana, belkide doğuştan Müslüman olmama rağmen, kendimi sorgulatan yegane kitaplardan biri, bu tarzda kitapları okuyup insanlarin müslüman olmak için nasıl acılar çektiğini gördükçe insanın daha da bir sarilasi geliyor dinine. Çok güzel, bir çırpıda bitebilecek bir kitap, Müslüman Hrıstiyan veya dinsiz farketmez,herkez okusun, çünkü bu kitap kendine alim diyenlerin değil Islam'ı kazananların, onun için bedel ödeyenlerin kitabı.
Keyifli okumalar :)
"...İslam'dan utanıyormuş gibi davranıyorlar. Oysa bizler müslüman olduğumuz için büyük bir özgüvene sahip olmalıyız..."
Adem Özköse
Sayfa 34 - İtalyan Elisa
"Müslğman bir ailede doğanlar İslam'ı iyi biliyorlar;ama yaşamıyorlar. Sonradan İslam'a girenler ise İslam'ı pek fazla bilmiyorlar;fakat İslam 'ı yaşamak için büyük çaba sarf ediyorlar. Müslümanlar olarak ilim ve takvayı bir araya getirebilirsek sanırım halimiz şu anki durumumuzdan çok daha iyi olacak"
(Ermeni Genç Cabir)
"... medya İslam'ı kadınları ezen bir cehalet ve terör dini olarak gösteriyordu."
Adem Özköse
Sayfa 28 - Pınar Yayınları
“Bir müslüman hem İslam’a inanıp hem de nasıl bu kadar lüks yaşayabilir? Nasıl kapitalizme bu kadar ayak uydurabilir?
Bunu aklım bir türlü almıyor.”
Babama da Hıristiyanlığı terk ettiğimi ve İslam'a girdiğimi söyledim. Babam öyle sinirlendi ki duvardaki tüfeği alarak bana doğrulttu ve beni öldürmek istedi. Hatta tüfeği bana dogrulttuğu sırada tüfek ateş aldı; fakat annem son anda babamın elindeki tüfeği iterek,tüfekten çıkan kurşunun bana isabet etmesini engelledi. Bu olaydan sonra evden kaçtım. Babam tanınan bir papaz olduğu için İslam'a girmem onu çok üzüyordu ve bana karşı çok kızgındı. Yedi yıl boyunca anneme ve babama Müslüman olmaları için mektuplar yazdim. Ayrıca geceleri namaz kılıp anne ve babamın İslam'a girmeleri için Allah'a dua ettim. Bu yedi senenin sonunda bir zamanlar papaz olan babam, annem ve akrabalarımın tamamına yakını Müslüman oldu. Babam şu an imamlık yapıyor ve benimle birlikte kursta hafızlık yapan öğrencilerle ilgileniyor.
“İnsanların namaz kılmadıkları, örtünmedikleri, yalan konuştukları ve sözlerinde durmadıkları halde Müslüman olduklarını söylemeleri beni çok şaşırtıyor.”
Adem Özköse
Sayfa 34 - Pınar Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cennete Otostop
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
191
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753522984
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınları
Hepsinin birbirinden farklı, birbirinden ilginç hikâyesi vardı. Kimisi papazken, kimisi ünlü bir müzisyenken, kimisi bir misyonerken, kimisi de uyuşturucu kaçakçısıyken İslamla tanışmış ve kendilerine yeni bir hayat kurmuşlardı. Bu röportajlar esnasında mühtedilerin gözyaşlarına, sevinçlerine ve heyecanlarına da şahitlik ettim. Onlardan yaşadıkları zorlukları, hayal kırıklıklarını, geleceğe dair umutlarını dinledim. İtiraf etmeliyim ki, mühtedilerle yüz yüze röportajlar yaparken dinlediklerimden ben de çok etkilendim.rnBazı hikâyeler günlerce aklımdan çıkmadı; yolda yürürken, kitap okurken veya başımı yastığa koyduğumda, sonradan Müslüman olan bu insanların anlattıklarını, başlarına gelenleri hatırlıyordum. Hepsi gerçek ve yaşanmış olan hidayet öykülerini dinleyip de etkilenmemek elde değildi. Sizin de hidayet öykülerini okurken birçok farklı duyguyu bir arada yaşayacağınızı; kimi zaman şaşıracağınızı, kimi zaman mutlu olacağınızı, kimi zaman da gözyaşlarınıza engel olamayacağınızı tahmin ediyorum.

Kitabı okuyanlar 309 okur

  • Yasemin KARA
  • No name
  • Elif Karaca
  • Sedef GÖK
  • İsmail Yenitürk
  • Fatih Kadiroğlu
  • Rüveyda Bengisu
  • Zaviye Sohbetleri
  • Büşranur Alıcı
  • ömer faruk ünal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%12.5
14-17 Yaş
%16.1
18-24 Yaş
%48.2
25-34 Yaş
%19.6
35-44 Yaş
%1.8
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%78.5
Erkek
%21.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%59.5 (50)
9
%13.1 (11)
8
%10.7 (9)
7
%11.9 (10)
6
%1.2 (1)
5
%1.2 (1)
4
%0
3
%1.2 (1)
2
%0
1
%1.2 (1)