Cennetin Ağırlığı

10,0/10  (2 Oy) · 
5 okunma  · 
2 beğeni  · 
214 gösterim
Frank ve Ellie Benton tek çocukları Benny'yi ani bir hastalık sonucu, yedi yaşındayken kaybederler. Oğullarının ölümüyle sahip oldukları mükemmel yaşamları paramparça olur. Michigan – Ann Arbor'daki evleri ölümün acısıyla dolar, yaşanılmaz hale gelir ve evlilikleri çöker. Ancak Hindistan'dan gelen bir iş teklifi onlara yeniden başlama fırsatı tanır.Gerçekçi ve canlı anlatımla yazılmış olan Cennetin Ağırlığı, bir ailenin yaşamını ve baskılarla boğuşan bir ülkeyi sıra dışı bir bakıştan aktarıyor. Kültürel çatışmalar ve ayrılıklar, unutulmayan kayıplarımızın ardından nasıl şifa bulduğumuz, iyi niyetlerimizin nasıl kötüye dönüşebildiği, sevdikleri için yeni bir dünya yaratmak isteyen bir insanın ne kadar ileri gidebileceği çok çarpıcı bir dille anlatılıyor.Amerika ve Hindistan arasındaki sosyal, kültürel, dinsel ayırımlar, farklılıklar kişilerin yaşam biçimlerinde yansıtılıyor.
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    318
  • ISBN:
    9786056057120
  • Yayınevi:
    Şenocak Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 4 Alıntı

BÖLÜM OTUZ YEDİ
"Ne düşünüyorsun?" diye sordu karısına.
Ellie gülümsedi, başını okyanustan çevirip, ona baktı. Güneş gözlerinde ürperiyordu. 'Geçenlerde okuduğum Shaw'dan bir alıntıyı. Şöyle diyor: 'Mutlu bir aile erken yaşanan cennetten başka bir şey değildir.'

Cennetin Ağırlığı, Thrity Umrigar (Sayfa 316 - Şenocak Yayınları)Cennetin Ağırlığı, Thrity Umrigar (Sayfa 316 - Şenocak Yayınları)

BÖLÜM OTUZ YEDİ
"Frank sırt üstü uzandı ve gökyüzüne baktı. Batmakta olan güneşin renklerini, kendisine saygısı olan bir ressam tuvaline sürmeye utanırdı. Pastel boyaların değişen, akan renklerine baktı. 'İşte sana bir başka deyiş: 'Gökyüzü, tersyüz olmuş okyanustur.'

Cennetin Ağırlığı, Thrity Umrigar (Sayfa 317 - Şenocak Yayınları)Cennetin Ağırlığı, Thrity Umrigar (Sayfa 317 - Şenocak Yayınları)

BÖLÜM ON SEKİZ
''Artık yapabileceğini biliyordu; son birkaç aydır dünyaya ardından baktığı hissizlik perdesini artık istiyordu. Frank gibi büzüşüp kalmayacak kabuğunda yaşayan bir salyangoz olmayacaktı. Daha da önemlisi, ölmüş oğluna acısını armağan ettiğine, hayatı yaşamayarak onun anısını onurlandırdığına inanmayacaktı. Bu tatlı masala inanan ne çok hastası olmuştu-Boşandıktan sonra onlarca yıl başkasıyla çıkmayan kadınlar, anneleri ölüm yatağında istediği için bir daha dondurma yemeyen kadınlar, kocaları terk ettikten sonra bekar kalmayı erdem haline getiren kadınlar. Sanki acının çaresi acıymış gibi. Hayır, ölüyü onurlandırmanın en iyi yolu yaşamaktır.''

Cennetin Ağırlığı, Thrity Umrigar (Sayfa 186 - Şenocak Yayınları)Cennetin Ağırlığı, Thrity Umrigar (Sayfa 186 - Şenocak Yayınları)

BÖLÜM OTUZ ALTI
"Birden, büyükanne Benton'un o sarhoş anlarından birinde söylediği şeyi anımsadı. Nefesi cin kokan yaşlı kadın, on bir yaşındaki şaşkın çocuğa eğilerek şöyle demişti: 'Dünya üzerindeki en tehlikeli şeyin ne olduğunu biliyor musun, tatlım? Atom bombası değil. Gerçekten özgür olan insan en tehlikeli şeydir. İşte onlara karşı dikkatli olmalısın."

Cennetin Ağırlığı, Thrity Umrigar (Sayfa 315 - Şenocak Yayınları)Cennetin Ağırlığı, Thrity Umrigar (Sayfa 315 - Şenocak Yayınları)