Adı:
Çevrimdışı Aşk
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050946161
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Çevrimdışı Aşk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dex Plus Yayınları
KOCAN KADAR KONUŞ SERİSİNİN YAZARI

ŞEBNEM BURCUOĞLU’NDAN %100 ORGANİK BİR AŞK MASALI

Merhaba sevgili okur,

Ben Kumru, baharı bekleyen Kumru. Gerçi ben baharı değil, sonuna kadar hak ettiğim o terfi yi bekliyorum ama merak etmeyin, kendisi kapıda.

Size zirveye çok yakın bir yerden sesleniyorum. Önümde duran Beyaz Yakalılar Diyarı haritasını net bir şekilde okuyabiliyorum. Bir tarafında CEO ve CFO sıradağları görünüyor, ki kendileri çok yüksek ve diktir, doğru ekipmana ve gerektiğinde fazla ağırlık olarak aşağı atabileceğiniz birkaç elemana ihtiyacınız vardır. Diğer tarafta on beş yıldır terfi edemeyip demirbaşa dönüşenler düzlüğü bulunuyor. Şu tam ortadaki karaltı, masum stajyerlerin çırpındığı fotokopi bataklığı. En uçta ise, her şeyi bırakıp bir sahil kasabasına yerleşerek salatalık domates yetiştirenler yarımadası mevcut. “Organik de organik” diye delirenlerin sürgüne gönderildiği bir yer burası. Canlarım ya, asıl bunlar baharı bekliyor. Ben tabii ki buraya asla ayak basmayacağım. Son derece kurumsalım. Bekle beni zirve, bayrağımı dikeceğim en tepeye!

“…Organik yaşamdan söz edip de Ege’de küçük bir sahil kasabasına yerleşme olayına değinmezsem olmaz. Tamam çok şahane, geride kalanlara ‘Allah kurtarsın gençler’ deyip her şeyden kaçmak istiyorsun da sen kurumsal olarak formatlanmışsın bir kere. O konuda ne yapacaksın? Elektrik kesilecek, cep telefonun çekmeyecek, oralarda kışın in cin top oynayacak, börtü, böcek, solucan,örümcek... Hiç düşündün mü işin bu tarafını? Sen Ege’yi istiyorsun da Ege de seni istiyor mu bakalım?...”



(Tanıtım Bülteninden)
Bu kadına bayıldığımı söylemeliyim öncelikle. Türkiye'nin tam da ihtiyaç duyduğu yazar olduğunu düşünüyorum. Hafif, sade, eğlenceli ve bunlara rağmen söylemek istediği bir şeyler olan biri. Hiç bir kitabını kaçırmıyorum dolayısıyla. Ancak bu kitabından her zamanki keyfi alamadım. Yine zekice esprili olmasına, hoş bir romantiklik içermesine bayıldım ama belli bir görüşte bu kadar ısrar etmesinden hoşlanmadım.
Şehir hayatı kötü, kaka; köy hayatı mükemmel anlayışı nedir arkadaş.
https://expectokitabum.blogspot.com.tr/...ebnem-burcuoglu.html
Her ne kadar Kırçiçeği Tepesi okuyorum sandıysamda çok keyif alarak okudum.
Eğlenceli bir kitaptı yorucu ve kalın bir kitabın üzerine iyi geldi.
Bitti !!!
Ünlü bir şirketin yönetim kurulundan Datça’ya uzanan bir hikaye. Ve hikayenin baş kahramanı Kumru. Babaannesinden kalan miras sonucu Datça’ya giden Kumru, İstanbul’daki aktif, sosyal medyaya bağlı hayatından kopabilecek mi ? Hayat Kumruyu nereye sürükleyecek.
Çok güzel eğlenceli bir kitaptı. Şebnem Burcuoğlu’nun kötü kitabına rastlamadım zaten. Çok beğendim güzel bir soluk olabilir sizlere de. İyi geceler 10/10 ️
Son derece eğlenceli bir kitap. Yazarın bundan önce ki kitaplarını okumuş çok keyif almıştım. O yüzden bu kitabı da okumak istedim. Kelimelerin ardı ardına su gibi aktığı, gülümseten bazı bölümlerde kahkahalar attıran bir kitap. Ben severek okudum, umarım sizde benim kadar keyf alırsınız...
Dört dörtlük beyaz yakalı bir prens. Birlikte olacağın insanı seçerken dikkat etmen gereken tek şey adamın özgeçmişidir der annem. Aynı türden değilsek iş yürümezmiş. Tur ne ya? Ha tabii bir dünyalı olarak saturnluyle mutlu bir izdivaç yapma olasılığım sıfir tabii. Hakli kadın.her neyse elde var sıfır. Kendi çapimda beğendiğim kimi annemin karsisina çıkarsam, hepsine kusur buldu. Kiminin ingilizcesi yetersizdi, kimi az kazanıyordu. Is görüşmesinden pek de farkı olmayan bu hamlelerim sonucu armudun sapi üzümün çöpü derken en başta dediğim gibi medeni hal testinde avakodoyu seçmekten başka seçeneğim kalmadi.
Kimin lafını dinlememiz gerektiğine karar vermeye çalışırken kendi iç sesimizi hepten duyamaz olduk.
Şebnem Burcuoğlu
Sayfa 59 - Dex plus yayınları
Buranın ismi seyir tepesiymiş. (Yıldızlara bakabilecegin çok güzel nokta)
Dağın tepesine koltuk taşıyan zihniyet gerçekten bir alkışı hak ediyor. Koltuğun bir tarafına o, bir tarafına ben oturuyorum. Aşağıda ışıl ışıl bir manzara var. .."kallisto isimli prenses, aynı zamanda güzel ve yetenekli bir avcıymış. Zeus, bu vahşi güzelliği görür gormez tutulmuş ve kallustoyla beraber olmuş. Bunu öğrenen zeusun karısı hera, kıskançlık krizine girip kallustoyu bir ayıya dönüştürerek konuyu kökünden halletigini düşünmüş. Kallisto ayıya dönüştükten sonra zeus tan bir çocuk dünyaya getirmiş ve tabii ki bu yavru ayıymış. Adını arkas koymuş. Yıllar sonra kallisto ve arkasi avcılar vurmuş. Buna çok üzülen zeus,ana-ogulu yıldızlara dönüştürüp gökyüzün e fırlatmış. Işte o gündür bugündür kallisto büyük ayı, arkas küçük ayı takımyıldızı olarak bilinir... diyorum ya içimde bir yerde masallara inanıyorum diye. Mehmet hem içinden hem de dışından inanıyor. Sanki görmüş yaşamış gibi anlatıyor bunları.
"İnsanlar sevmeyi bilmiyor, demişti bir keresinde babam. Kalplerindeki sevgiyi orantısız bir şekilde ona buna dağıttıkça daha çok sevdiklerini ve sevildiklerini düşünüyorlar ama yanlış. Nasıl ki bir kitap okurken öykünün içine girebilmen için odaklanman gerekir, sevgi de öyledir. Birini tüm hücrelerinle sevebilmen için kalbinin o kişiye odaklanması gerekir. Doğru kişiyi bulduğun zaman sevgini bölmeden, sadece onunla paylaşmalısın. Ancak o zaman seversin ve sevilirsin. "
Homeros, bir gün bir zeytin ağacının gölgesinde uykuya dalmış. Rüyasında ağaca sormuş, senin sahibin kim? Diye. Zeytin ağacı, dallarını eğip Homeros' un kulağına fısıldamış. Herkese aitim ve kimseye ait değilim. Siz gelmeden önce buradaydım, siz gittikten sonra da burada olacağım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çevrimdışı Aşk
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050946161
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Çevrimdışı Aşk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dex Plus Yayınları
KOCAN KADAR KONUŞ SERİSİNİN YAZARI

ŞEBNEM BURCUOĞLU’NDAN %100 ORGANİK BİR AŞK MASALI

Merhaba sevgili okur,

Ben Kumru, baharı bekleyen Kumru. Gerçi ben baharı değil, sonuna kadar hak ettiğim o terfi yi bekliyorum ama merak etmeyin, kendisi kapıda.

Size zirveye çok yakın bir yerden sesleniyorum. Önümde duran Beyaz Yakalılar Diyarı haritasını net bir şekilde okuyabiliyorum. Bir tarafında CEO ve CFO sıradağları görünüyor, ki kendileri çok yüksek ve diktir, doğru ekipmana ve gerektiğinde fazla ağırlık olarak aşağı atabileceğiniz birkaç elemana ihtiyacınız vardır. Diğer tarafta on beş yıldır terfi edemeyip demirbaşa dönüşenler düzlüğü bulunuyor. Şu tam ortadaki karaltı, masum stajyerlerin çırpındığı fotokopi bataklığı. En uçta ise, her şeyi bırakıp bir sahil kasabasına yerleşerek salatalık domates yetiştirenler yarımadası mevcut. “Organik de organik” diye delirenlerin sürgüne gönderildiği bir yer burası. Canlarım ya, asıl bunlar baharı bekliyor. Ben tabii ki buraya asla ayak basmayacağım. Son derece kurumsalım. Bekle beni zirve, bayrağımı dikeceğim en tepeye!

“…Organik yaşamdan söz edip de Ege’de küçük bir sahil kasabasına yerleşme olayına değinmezsem olmaz. Tamam çok şahane, geride kalanlara ‘Allah kurtarsın gençler’ deyip her şeyden kaçmak istiyorsun da sen kurumsal olarak formatlanmışsın bir kere. O konuda ne yapacaksın? Elektrik kesilecek, cep telefonun çekmeyecek, oralarda kışın in cin top oynayacak, börtü, böcek, solucan,örümcek... Hiç düşündün mü işin bu tarafını? Sen Ege’yi istiyorsun da Ege de seni istiyor mu bakalım?...”



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • sude aydemir
  • Hüseyin Kassp
  • Saniye Kaya
  • Feyzan Keçeci
  • Deniz Araz
  • Gurbet Kuşu
  • Tuğçe Çelebi
  • Serenay Düzenli
  • Ayşe...
  • küçükdünya

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.6 (3)
9
%11.8 (2)
8
%23.5 (4)
7
%17.6 (3)
6
%5.9 (1)
5
%17.6 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%5.9 (1)