Cezayir Bağımsızlık Savaşının AnatomisiFrantz Fanon

·
Okunma
·
Beğeni
·
245
Gösterim
Adı:
Cezayir Bağımsızlık Savaşının Anatomisi
Baskı tarihi:
Mayıs 2009
Sayfa sayısı:
156
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753522823
Kitabın türü:
Çeviri:
Kamil Çileçöp
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınevi
Osmanlı Devleti'nin zayıflayıp dağılma sürecine girmesiyle beraber, İslâm coğrafyasının trajik parçalanma ve savaşlar tarihi başlamış oldu. Çağdaş medeni(!) Batı dünyasının, daha önceleri siyah Afrika kıtasında ve kızılderili Amerika kıtasında sahnelediği işgal ve vahşet senaryoları, şimdi bu coğrafyanın vazgeçilmezidir artık. Stratejik, tarihi özellikleri ve yer altı zenginlikleriyle azgın Batı'nın iştahını kabartan İslâm coğrafyası'nda işgaller dönemi, 1800'lerin başlarında önce Mısır'ın sonra da Cezayir'in Fransızlar tarafından gasp edilmesiyle başlamıştır.
Cezayir Bağımsızlık Savaşı'nın Anatomisi adlı bu eserinde Frantz Fanon, İslâm coğrafyasında işgalci vahşi Batı'ya karşı ortaya konulan bağımsızlık savaşlarında son derece önemli bir yeri olan, acıklı ve bir o kadar da destansı Cezayir Kurtuluş Savaşı'nı, felaket yıllarıyla, diriliş ve direnişiyle, bir milyona yakın şehidiyle ulaşılan zaferi çarpıcı örneklerle tahlil eder. FLN hareketinin, liderlerinin, halkı nasıl da organize edip canlandırdığını, sömürgeciliğe, işbirlikçiliğe karşı nasıl da ayaklandırdıklarını ve bağımsızlığa taşıdıklarını gözler önüne serer.

Bu kitap hangi dinden, hangi bölgeden, hangi milletten olursa olsun 21. yüzyıl insanlarına şunu haykırmaktadır:

Bugün İslâm coğrafyasında, Irak'ta, Filistin'de, Afganistan'da, vs.'deki Batı sömürgeciliğinin kan dökücü ve fesatçı aktörleri, bu coğrafyanın iman ve diriliş-direniş potansiyeli karşısında, dün Anadolu'da, Pakistan'da, Libya'da, Sudan'da, Bosna'da, Lübnan'da olduğu gibi bugün de mutlaka mağlup olacaktır! ...

Tanıtım Yazısı'ndan
Devrimci insanların ruhunu doyuracak bir kitap. Bağımsızlıkları bir şekilde ellerinden alınan, sömürülen Cezayir halkının mücadelesi, dirilişi.. Bu uğurda uğraş verirken kazanılanlar, kaybedilenler.. Gerçi demokrasi getirme peşinde olan bir millet ama mücadeleci ruhları güzel. Tavsiye ederim.
Cezayir halkı şuna karar verir ki, bağımsızlığa kavuşuncaya kadar, bedeninde ve şuurunda açılan yaraların mesuliyetinden fransız sömürgeciliği asla kurtulamayacaktır. (Syf.113)

İlk defa yabancı bir ülkenin bağımsizlık için neler yaptığını görmek için gerçekten okunası bir kitap. Ayrıca La Battaglia Di Algeri filmini de izleyip kitabın içinde anlatılari görmenizi sağlar.
Tam bir sosyoloji ve psikoloji. Insanların inandiklari bir amac uğruna nelerden vazgeçebilecegini, toolumsal alanda da bireysel alanda da ne kadar değişebilecegini anlatan cok guzel bir kitap. Fransızların baski altinda yaptığı işleri, günümüzdeki iki yüzlülüğünü görmek, çabadan vazgecilmediginde neler başarilabilcegini çok güzel anlatmış. Kesinlikle okuyun
Avrupalı bir doktor, bir günde tam 30 bin frankı nasıl kazandığını şöyle anlatır: "aynı serumu farklı büyüklükteki şırıngalara doldurur ve hastaya, 'hangisinden yapayım istiyorsun; 500 franklık mı, 1000'lik mi, yoksa 1500 franklık mı?' derim. Tabii her seferinde hasta, en pahalı olan iğneyi seçer.
Afrikalı bir diplomatın Birleşmiş Milletler'deki bir toplantıda söylediği sözler hatıra geliyor. Sömürge toplumlarının olgunlaşmadığı ve kendilerini idare etmekten aciz olduğu şeklindeki klasik mazerete verdiği cevapta, "kendilerini kötü idare etme hakkının" az gelişmiş ülkelere tanınmasını ister!
Sömürgecilik tarihinin karşısına Cezayir halkı bugün millî kurtuluş tarihini çıkarır.

Kökleri sağlam bir devrim, hakiki devrim, insanı değiştirdiği ve cemiyeti yenilediği için, kesinlikle çok ileridir.

Yeni bir insanlık keşfeden ve kuran bu oksijen, Cezayir Devrimi'dir.
İktidar sahipleri, yerli toplum içine Batının nüfuz etmesinde baş mimar olarak gördükleri Cezayir kadınına olan inançlarını kaydedilen her başarıdan sonra kuvvetlendirirler. Atılan her çarşaf bugüne kadar yasaklanmış ufukları sömürgecilere açar ve onlara çıplaklaştırılan Cezayir kadınının tenini parça parça gösterir. Gün ışığına çıkarılan her yüzden sonra, işgalcinin şirretliği, dolayısıyla umutları daha da artar. Çarşafını çıkaran her yeni Cezayirli kadın, işgalciye, savunma mekanizmasının yıkılma, açık düşme ve dağılma yolunda olan bir Cezayir toplumunu haber verir. Düşen her peçe, ananevi kıyafet hayık'ın kıskacından kurtulan her vücud, işgalcinin sabırsız ve cüretkar bakışlarına açılan her yüz, Cezayir'in kendini inkar etmeye başladığını ve sömürgecinin iğfalini kabul ettiğini ifade eder.
Kapkaranlık bir dünyada büyüyen, hem öksüz hem yetim bir çocukluk. Bu mu Fransız demokrasisinin bırakacağı bütün mesaj?
Gazete haberleri ve fotoğraflarında, sinema filmlerinde toplumlar önce görüntüleriyle tanınır. Görülür ki kravatsız medeniyetler, önüne peştemal örten medeniyetler ve şapkasız medeniyetler vardır. Belli bir kültür seviyesine bağlılık, ekseriyetle insanlarının giyim gelenekleriyle ifade edilir. Mesela, Arap dünyasında kadının giydiği çarşaf, turist tarafından hemen fark edilir. Bir Müslümanın domuz eti yemediği veya Ramazan ayı boyunca gündüzleri cinsi münasebette bulunmadığı uzun zaman bilinmeyebilir. Ama kadının çarşafı öyle bir yer eder ki, tek başına Arap toplumunun mahiyetini tayin etmeye yeter.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cezayir Bağımsızlık Savaşının Anatomisi
Baskı tarihi:
Mayıs 2009
Sayfa sayısı:
156
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753522823
Kitabın türü:
Çeviri:
Kamil Çileçöp
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayınevi
Osmanlı Devleti'nin zayıflayıp dağılma sürecine girmesiyle beraber, İslâm coğrafyasının trajik parçalanma ve savaşlar tarihi başlamış oldu. Çağdaş medeni(!) Batı dünyasının, daha önceleri siyah Afrika kıtasında ve kızılderili Amerika kıtasında sahnelediği işgal ve vahşet senaryoları, şimdi bu coğrafyanın vazgeçilmezidir artık. Stratejik, tarihi özellikleri ve yer altı zenginlikleriyle azgın Batı'nın iştahını kabartan İslâm coğrafyası'nda işgaller dönemi, 1800'lerin başlarında önce Mısır'ın sonra da Cezayir'in Fransızlar tarafından gasp edilmesiyle başlamıştır.
Cezayir Bağımsızlık Savaşı'nın Anatomisi adlı bu eserinde Frantz Fanon, İslâm coğrafyasında işgalci vahşi Batı'ya karşı ortaya konulan bağımsızlık savaşlarında son derece önemli bir yeri olan, acıklı ve bir o kadar da destansı Cezayir Kurtuluş Savaşı'nı, felaket yıllarıyla, diriliş ve direnişiyle, bir milyona yakın şehidiyle ulaşılan zaferi çarpıcı örneklerle tahlil eder. FLN hareketinin, liderlerinin, halkı nasıl da organize edip canlandırdığını, sömürgeciliğe, işbirlikçiliğe karşı nasıl da ayaklandırdıklarını ve bağımsızlığa taşıdıklarını gözler önüne serer.

Bu kitap hangi dinden, hangi bölgeden, hangi milletten olursa olsun 21. yüzyıl insanlarına şunu haykırmaktadır:

Bugün İslâm coğrafyasında, Irak'ta, Filistin'de, Afganistan'da, vs.'deki Batı sömürgeciliğinin kan dökücü ve fesatçı aktörleri, bu coğrafyanın iman ve diriliş-direniş potansiyeli karşısında, dün Anadolu'da, Pakistan'da, Libya'da, Sudan'da, Bosna'da, Lübnan'da olduğu gibi bugün de mutlaka mağlup olacaktır! ...

Tanıtım Yazısı'ndan

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • şeyda
  • Yusuf Ş
  • Mehmet Ergün
  • SihirliFlut
  • Yaşarken Dirilenler
  • Derya (Bahir) Deniz
  • Dengbej
  • Ahmet
  • Büşra
  • Deli Konuşuyor

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%80 (4)
8
%20 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0