Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri

8,7/10  (3 Oy) · 
5 okunma  · 
2 beğeni  · 
453 gösterim
Charlotte, Emily, Anne ve Branwell... Bronte kardeşler rüzgârın
korkutucu bir uğultu ile estiği, soğuğun ve hastalığın kol gezdiği uzak bir köyde, birbirlerine hikâyeler anlatarak, her hikâyede yaşadıkları ıssızlıktan bir adım uzaklaşarak hayata tutunurlar. Yıllar sonra, edebiyata olan tutkuları artarak devam eden kardeşlerden Charlotte, dünya edebiyatına gelmiş geçmiş en güçlü kadın karakterlerden birini; Jane Eyre'i, armağan edecektir.

Sade ve dış dünyaya kapalı bir hayat yaşamış olsa da Charlotte Bronte, gizli kalmış olan tutkulu yanını yazını aracılığıyla yansıtır. Bir yanı ise yazdığı gibi bir aşk yaşamayı hayal etmektedir. Nihayet bir gün ateşli bir talipten gelen bir evlilik teklifi, evin sakin ve sessiz havasını karıştırır. Bunun üzerine Charlotte günlüğüne döner ve kendiyle bir hesaplaşmaya girişir. Romanlarının arka planını oluşturan gizli aşkları, her biri yetenekli bir sanatçı olan kardeşler arasında yaşananlar, hayaller ve hayal kırıklıkları böylece kâğıda dökülür.

Jane Austen'ın Kayıp Anilan'nın yazarı Syrie James, bu kez Charlotte Bronte'nin Gizli Günîükteri'yle titiz bir araştırma sonucu elde edilmiş tarihi gerçekleri kurguyla ustaca birleştiren, son sayfaya dek merak uyandırıcı olmayı başaran bir romana imza atıyor. "Aşkın kazları hakkında yazmışımdır. Uzun zamandır, kalbimin kimseye göstermediğim bir köşesinde, bir erkekle yakın bir ilişkinin hayalini kurmuşumdur, her Jane'in kendi Rochester'ını hak ettiğine inanırım; hak etmez mi?"
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2013
  • Sayfa Sayısı:
    490
  • ISBN:
    9786051416694
  • Çeviri:
    Figen Bingül
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Kübra 
 02 Şub 18:36 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çok severek, karşılaştığım ve satın aldığım için çok şanslı hissederek, çoğu zaman da burnumun direği sızlaya sızlaya ve buruk bir mutlulukla okuduğum bir kitaptı. Buruktu çünkü yaşanan acılar kurgu değil gerçekti. Charlotte Bronte ünlü klasiklerden Jane Eyre'ın yazarı. Kısa denebilecek bir ömre, çok güzel anılar biriktirmiş, bizlere de güzel kitaplar bırakmış bir İngiliz yazardır. Onun hayatını araştıran, günlüklerini okuyan Syrie James bunları derleyip romanlaştırmış ve bizlere mükemmel bir kitap yazmış...

1800'lü yıllarda ne çok insan hastalıklardan ölmüş! Kalp hissetmeyi bırakmaz. İnsan acıya da alışmıyor. Okuduğum her ölümle yapma be, gitme be, sen de ölme bee derken kıvrıştım. Elim yüzüm üzüntüden buruştu... Ah... Derin bir iç çekmeden ne yazılabilir ki...

Kitap Charlotte Bronte'nin Gizlik Günlükleri adından anlaşılacağı üzerine onun hayatını ve hayatındakileri anlatıyor. Uğultulu Tepeler'in yazarı Emily Bronte, Agnes Grey'in yazarı Anne Bronte, Charlotte Bronte'nin kız kardeşleri. Bir de erkek kardeşleri Branwell var. Birbirlerini çok seven ve uyum içinde yaşayan kız kardeşler uzun bir süre erkek kardeşlerinin bazı tercihlerinden çok sıkıntı yaşasalar da bu sıkıntı anlarında birbirlerine destek olarak yazma kararı almış ve tarihe adlarını zarifçe yazdırmışlar. Şehre uzak yemyeşil bir köyde papaz babaları ile mütevazı bir hayat yaşamışlar. Ama meselenin ne yokluk ne uzaklık olduğunun birer canlı kanıtı olmak ister gibi hayatları boyunca okumuş, diller öğrenmiş ve başlarını dik tutmuşlardır. Küçükken ölen iki kız kardeşleri de yaşasalardı onlar gibi yaşayışlarıyla saygı uyandıracak kızlar olurdu, buna eminim.

Köyde gönderilecek bir okul olmadığı için babaları onları birkaç yatılı okula göndermiş. Bu okullarda bazen öyle kötü karakterli öğretmenleri vardı ki okuduklarımla vicdanıma cam kırıkları battı. Ve onların olanlar karşısında çocuk yüreklerinin aldığı asil tavır beni inanılmaz şaşırttı. Düşünmeden edemedim, bu çocuklar neden bu kadar olgun?

Çocukluktan beri hep hikayeler uyduran, kendi krallıklarını kuran, bunları kendilerine özgü yazılarla hatıralaştıran bu yazarlar, yazarlığın öyle pat diye olmadığını, uzun bir zamanın antremanıyla bu ünvanın hak edildiğinin birer örneği olmuşlar.

Bu yoldaşlardan Emily Bronte hem hırçın, hem ağır, hem olgun, hem katı ama kesinlikle iyi bir yol arkadaşı imiş. Katı mizacı bazen kalp kırsa da yerinde kurduğu bazı olgun cümleler onun aynı zamanda ne kadar asil de bir insan olduğunu göstermiştir. Jane Eyre yazıldığında o kadar büyük bir başarıya ulaşmıştır ki Charlotte Bronte mütevazı mizacıyla kardeşleri üzülmesin diye sevincini bastırmaya çalışmıştır. Fakat Uğultulu Tepeler ve Agnes Grey'in bu kadar başarılı olmaması gerçeği karşısında Emily de Anne de kendilerine üzülmek yerine kardeşlerine sevinmeyi seçmişlerdir.

Hastalıklar... Ne zor hayatlar yaşanmış... İnsan düşünmeden edemiyor, hayat yaşam denen şey başladığından beri hep zormuş. Değişen, bir şeyler kolaylaşırken başka şeylerin zorlaşması olmuş. Şu an birçok insan yalnızlığın pençesinde kıvranırken o zamanlarda da pek yalnızlık yokmuş. Kalabalık aileler, büyük YUVAlar varmış. Belki yemek az, ama kalpler sıcakmış. Şimdi en kötü makarna yer, aç kalmaz insan ama soğuk algınlığından ölen neredeyse yoktur. Ah diyorum neyi nasıl aktaracağımı bilemeden. İstiyorum ki bu kitap daha fazla okunsun. Ama yaşanan her olay öyle etkileyiciydi ki sürprizbozan verme endişesiyle sadece kıyıya kıyıya vuruyorum. Biri beni denize atabilir mi?

Ölümler o kadar çokmuş ki... Ordan burdan açan çiçekler gibiymiş... Ama kötü kokan, çirkin çiçekler... Bu ölümlerle, bazen yaşanan büyük mutluluklarla kendimi bu tecrübeleri edinmiş gibi hissettim. Kitap okumanın en büyük artısı da bu zaten. Sıyrıksız tecrübe sahibi oluyoruz.

Gelelim aşka, biraz da güzel kokan çiçekler açsın. Şöyle her taraf yemyeşil, toz pembe çiçekler dört bir yanda, ruhumuz ince bir heyecanla uçalım değil mi? Charlotte'a öyle bir aşk geliyor ki bu süprizi bozsam mı bozmasam mı bilemedim :) Ama aşk üzerine biraz konuşabilir miyim?: Aşık oldunuz diyelim. Bunun bir ömür boyu sürecek bir birlikteliğe dönüşmesi için neler yaparsınız? Karşınızdaki insanı bedeninden sıyırıp, ruhuyla ne kadar değerlendirirsiniz? Aşk sadece bir duygu işi değil, aynı zamanda bir karar işidir. Bir umuda tutunup, sonu meçhul bir bekleyişi kaçımız göze alabiliriz? Kaçımız bu kadar mangal yürekliyiz? Malum insanlar vazgeçmeye o kadar meyilli ki aşklar da birçok arkadaşlık gibi zamana hapsedilerek yalan olmuş gidiyor. Gerçekten ''aşkım'' sözcüğünü derin bir saygı ve sevgiyle kullanan kaç kişi var? Vefasız insanlar neden aşktan bu kadar kolay bahsediyorlar? Neden bu sözcüğü sokağa düşürüyorlar? Kaçımız Bay Nicholls gibi olabiliriz? Okuyun da adam görün... Böyle birinin gerçek olması, böyle bir sevmenin yaşanmış olması hayatta iyi insanların olduğuna inancımı bir kez artırıyor ve inanıyorum güzel günler gelecek... Bay Nicholls'ın derin aşkı beni o kadar etkiledi ki şu şiir aklıma geldi:

''Bekliyorum, yıllar geçti aradan
Herkes geldi, geçti, gitti buradan
Sensiz geçen tüm günlerim sıradan
Ve beklemek güzel şey, beklenen sen olunca''

Vay be... Ekmek Teknesi diye bir dizi vardı bilirsiniz, orada Herodot Cevdet'in anlattıklarıyla aşka gelen bir karakter vardı ''Alllllllahh'' derdi :) Şu an derin bir Allllllah çekesim geldi :)

Çok güze bir kitaptı, Jane Eyre'ı okuduktan sonra mutlaka ama mutlaka bu kitabı da okumalısınız. Sevgiyle kalın...

Aslıhan 
12 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Cancağzım Charlotte!
Kitap karakterlerini sevmek, normal.
Yazarları sevmek, normal.
İkisiyle kol kola girip beş çayı içmek, eh, Charlotte ile tanışınca mecbur! Ne yazık ki ömrü kısa olan Charlotte Bronte ve yazdığı her kitapta kalbe dokunan karakterler ve kendi karakterinde hayatından, nefeslerinden izler bulmak mümkün. Profesör, Jane Eyre ve Vilette ve hala dilimize çevrilmeyen Shirley. Yetenekli Bronté kardeşlerinin hepsinin ömrü kısa, ne yazık ki. Ama belki de bu kiminin eserlerini daha bir paha biçilemez yapmıştır. Ama bunun Charlotte için geçerli olduğunu düşünmüyorum. Aralarında en uzun yaşayan kardeş olan Charlotte yazdığı her kitapta bir adım öteye gitmeyi başaran, dilini belki de birçoklarına ilham kaynağı olacak şekilde kullanmış.
Evet.
Gizli Günlükleri okurken tam olarak böyle düşünüyorsunuz. İlk olarak hemen bir 'Charlotte? Orada mısın?!' ardından 'Ah, yazar sana çok özenmiiiiş!' nidasıyla devam ediyorsunuz. Belki de bu denli kalbe dokunmasının nedeni budur. Eğer ilk olarak sevgili yazarımızın kitabını okur ve ardından buna geçiş yaparsanız arkadaş listenizde önemli değişikliklere gidebilirsiniz. Hazır olun!
Aşk var mı aşk diye yakınan olur belki.
Evet, kalbinizden taşacak bir aşk var, ama sırf onun için okumak Charlotte'a haksızlık olur azizim!

Kitaptan 7 Alıntı

Kübra 
30 Oca 19:52 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"....Çirkin! Bence şimdiye dek icat edilmiş en kırıcı sözcük!"

Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 51)Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 51)
Kübra 
31 Oca 21:27 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kız kardeşlik bağı hafife alınacak bir bağ değildir ve kardeşim benim için hayatın ta kendisi kadar değerliydi.

Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 329)Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 329)
Kübra 
03 Şub 14:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

O, kendisini pek az kişiye bağlayan, ama duyguları samimi ve derin biriydi; bir yeraltı deresi gibi, dar bir kanalda güçlü akan.

Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 380 - (Charlotte Bronte))Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 380 - (Charlotte Bronte))
Kübra 
30 Oca 19:49 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Aşkı küçümsüyorsunuz," dedi Branwell kahvesini yudumlarken, "çünkü hiç hissetmemişsiniz."

Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 47)Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 47)
Kübra 
30 Oca 19:51 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Günlük, umarım kendini beğenmiş olma günahından acı çekmem; "güzelliğin bakanın gözünde olduğu" çok doğru.

Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 51)Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 51)
Kübra 
30 Oca 19:43 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

...kalbime ağırlık vermeye devam eden ızdırabı hafifletmek çabasıyla gizli gizli hem düzyazı hem şiir yazmıştım.

Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 31 - Everest)Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 31 - Everest)
Kübra 
30 Oca 19:46 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"...Bir keresinde bana, yazı ya da çizi olsun bir şekilde kalemi kağıda değdirmeden geçen tek bir gün yaşamanın, ruhuna tam bir işkence olduğunu söylemiştin."

Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 32)Charlotte Bronte'nin Gizli Günlükleri, Syrie James (Sayfa 32)