Chatterton

8,0/10  (1 Oy) · 
3 okunma  · 
0 beğeni  · 
472 gösterim
1770 yılında henüz 18 yaşındayken kendini öldüren esrarengiz İngiliz şairi Thomas Chatterton. Chatterton'ın gerçekliğinin ardına düşen bir başka genç İngiliz şairi Charles Wychwoods. Wychwoods'un bir antikacıya satmak için getirdiği kitaplarla, gözüne ilişen yağlıboya portreyi takas etmesiyle başlayan üç farklı yüzyılda geçen olaylar...

Edebiyat ödülü rekortmeni bir romancı, eleştirmen, yayıncı ve araştırmacı olan Peter Ackroyd'dan çok farklı yönlere ulaşabilen dokundurmalarıyla keskin bir mizah usturası. Dahiyane tiplemeleriyle bir toplumsal kimlik çözümlemesinin romanı.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2006
  • Sayfa Sayısı:
    270
  • ISBN:
    9789753634298
  • Orijinal Adı:
    Chatterton
  • Çeviri:
    Füsun Elioğlu
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
güzin tanyeri 
22 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu ilginç kitapta yer alan "eserin gerçeği/ sahtesi/ esinlenilmişi" konusuna kitap kahramanı Charles ve ona çok benzeyen oğlu Edward da dahil bence. Ve şu paragraf beni kalbimden vurdu: "Önemli olan inançtı. Kağıtlar taklit, resim sahte olsun varsın; o zaman Charles'ta, şimdi de Vivien'da uyandırdığı duygular, herhangi bir gerçekten daha önemliydi." Sanat eserinin -sahte bile olsa- ondan etkilenende yarattığı duyguların gerçekliğine, düş gücünün ölmezliğine bağlanan bu çözüm ne kadar da hoş. (Bu ifade bana, artık hayatta olmadığını bildiğim hâlde dedeme çok benzeyen birini gördüğümde yaşadığım sevincin ve heyecanın gerçekliğini hatırlattı.)

bastianikalesindekipisi 
 25 Tem 21:32 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Tarihsel gerçeklikle kurgunun, resim sanatıyla edebiyatın harmanlandığı, İngiliz Edebiyatına bol göndermeler yapan bir roman Chatterton. Ancak bazı karakterlerin hâl ve hareketleri, anlamlandıramadığım cümleleri oyuncuların çok büyük oynadığı bir tiyatro oyunu izliyormuşum izlenimi yarattı bende. Bu yazarın üslubu mu yoksa çeviri kaynaklı çözemedim. Yazarın okuma listemdeki bir diğer kitabı olan ve farklı bir çevirmenin elinden çıkan Doktor Dee'nin Evi'ni okuduktan sonra bu konudaki fikrimin daha net olacağını düşünüyorum. Kitapta konuşma çizgilerinin ya da tırnak işaretlerinin eksikliği diyalog sırasında yapılan eylemlerle birleşince aynı cümleleri birden fazla okumayı zorunlu kıldı. Çevirilerde beni en çok rahatsız eden, başka dilde olan kelimelerin dipnot bile kullanılmadan olduğu gibi bırakılması bu kitapta da karşıma çıktı ancak Fransızca ve Latince söz öbeklerinin anlamı değiştirmediğini düşündüğümden görmezden geldim.
YKY kitabın ilk baskısını 1995'te, ikinci baskısını 2006'da yapmış. Üçüncü baskısını -şayet yaparsa- daha özenli yapacağını umuyorum. Sözünü ettiğim durumlar sizi rahatsız etmiyorsa kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Okuduktan sonra üzerinde saatlerce konuşabileceğiniz kitaplar arasında yer alacaktır.

Kitaptan 1 Alıntı

güzin tanyeri 
20 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

"Ve neden bazı insanlar yapıtlarını başkalarına göstermekten utansalar dahi yaşamları boyunca yazar ya da şair olmak için çabalarlar? Neden denemeyi sürdürürler? Neden yazarlar, yazarlar da yazdıkları her öyküyü ya da şiiri yazar yazmaz ortalıktan kaldırırlar? Onların düşü nereden gelir? ... Ben nereden geldiğini söyleyeyim. Bu bir güzellik düşü, bütünlük düşü. Tüm mutsuzlukları, tüm hastalıkları alıp götüren bir düş. Ve bu düş bir gerçek, çünkü onu ben de gördüm."

Chatterton, Peter Ackroyd (Sayfa 177 - YKY)Chatterton, Peter Ackroyd (Sayfa 177 - YKY)