Geri Bildirim

Ciddi Olmanın ÖnemiOscar Wilde

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.861
Gösterim
Adı:
Ciddi Olmanın Önemi
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
168
ISBN:
9755334696
Kitabın türü:
Çeviri:
Murat Erşen
Yayınevi:
İmge Kitabevi Yayınları
Oscar Wilde’ın mizah duygusunu, yaratıcı gücünü ve toplumsal gerçekliğin güçlü eleşti-risini mükemmel biçimde kaynaştırdığı Ciddi Olmanın Önemi, bir başyapıt olarak değerlendirilmektedir. Wilde, bu eserini "saçmanın kusursuz mantığı"yla kaleme almıştır. Hikâyedeki entrikanın kendisi bile saçmadır ve birinci perdenin sonunda, saçmalık açık ifadesini bulur. Viktorya İngilteresinin toplumsal iki-yüzlülüğü, geleneksel toplumda bürünülen maskeler; aristokrat sınıfın ahlak anlayışı ve görenekleri, sahte kimlikler, gizli ilişkiler ve yapay bir nezaket anlayışı etrafında gelişen komik olaylar dizisi aracılığıyla eleştirilir.rnrnYazarın kendi sözleriyle Ciddi Olmanın Önemi, "ciddi insanlar için uçarı bir komedi"dir. Cecily Cardew ve Gwendolen Fairfax, birbirlerinden habersiz Ernest’e âık olmuşlardır. Ancak Ernest, Cecily’nin vasisi Jack Worthing’in kırdaki evinden Londra’ya yaptığı düzenli ziyaretlere meşruluk kazandırmak için yarattığı, başı beladan kurtulmayan bir erkek kardeş, iflah olmaz bir boşgezer, hayali bir karakterden başkası değildir. Üstelik Jack, kendisini Gwendolen’a Ernest olarak tanıtmış ve genç kadının gönlünü bu adla kazanmıştır. Jack’in arkadaşı ve Gwendolen’ın kuzeni Algernon ise, Jack’in kırdaki evine yaptığı gizli ziyarette Cecily’nin ilgisini çekebilmek için kendisini Ernest olarak tanıtma yolunu seçmiştir. Dörtlü, bir hafta sonu tesadüfen Jack’in kırdaki evinde bir araya gelir ve gelişmeler, hayatlarını kökten değiştirecek bir gerçeği açığa çıkarır.
Okumuş olduğum en iyi oyunlardan biri olmakla birlikte üzerinde epey düşündüğüm oyunlardan birisidir. Yazıldığı dönemi ele alırsak özellikle üst sınıf halkın iki yüzlü oluşu, gereksiz sohbetlerini , saçmalıklarını eleştirdiği önemli oyunlardan birisidir.Üst sınıf toplumun acınası gerçekliğini kendileri gibi saçma karakter ve olaylar kullanarak sade bir dille bu oyunda yansıtmış. Son derece başarılı. Konuların çok saçma, karakterlerinde çok yapmacık olması okurken biraz sıksa da aslında düşününce ne kadar da ustaca yazılmış olduğunu çok iyi anlayacaksınız...
Çok eğlenerek okudum. Bana Şinasi'nin 'Şair Evlenmesi' ni birazda Shakespeare anımsattı. Tiyatro olduğu için sanırım. Kitabın Konusu kısaca şöyle;

Hikayemiz ya da tiyatromuz Jack'in kır hayatından arada sırada kaçmak için Ernest isimli kurmaca bir kardeşi oluşturmasıyla başlar. Ve bu isimle sevdiği kadınla nişanlanır. Jack genç, güzel bir kızın vasisidir. Ve bunu dostu Algernon'dan saklamıştır. Bunu öğrenen Algernon, Jack'den gizli olarak bu kızı görmeye gider. Kendini Jack'in kardeşi Ernest olarak tanıtır. Bir süre sonra da bu kızla nişanlanır. Devamında dörtlünün aynı yerde karşılaşması ve olayların komik gerçekliği anlatılır.
Aslında pek "okunacak" bir şey değil bu, daha çok tiyatroya gidip izlemeniz gereken bir oyun/eser.

Oscar Wilde özel hayatıyla zamanının sansasyonel adamı olarak kendisine büyük bir ün edinmiş olsa da aynı zamanda büyük bir edebiyatçı ve entelektüel olarak da her daim değerlidir. Özellikle politik duruşu, lafını esirgemeyen ve çoğu zaman sarkastik tavrıyla birleşince ortaya acı-tatlı bir iş çıkmış.

Bu oyunda yer alan E(a)rnest -siteye kaydolurken aldığım ismin babası olur kendisi- hayatı bir tarafıyla ciddiye alan, bir tarafıyla ciddiye alamayan, bir nevi arada kalmış bir adam. Kır hayatının ciddiyeti, sürekli çalışmaya dayalı döngüsü ve hayatın güzelliklerini pas geçen yaşam tarzı kahramanımızın kendisine Ernest adında hayali bir karakter yaratması ve bu sahte karakterle bambaşka bir dünyaya dalmasına sebep verir. Her şey bir ciddiyetsizlik ve şakadan ibaret gibi başlasa da ileride bu hayali karakteri de ciddiye alan ve hatta işi bu sahte kimlik ile tanıştığı bir kadınla sözlenmeye kadar götüren Ernest, bir yandan da taşralı bir kızla sözlüdür. Bir yanda aristokrat sözlüsü, diğer yanda taşralı sözlüsü ile işler sarpa sarar. Sonunda foyası ortaya çıkınca "ciddi ciddi komik" olaylar dökülüverir ortaya.

Dönemin siyasi otoritesi (Victorian dönem) kadın erkek ilişkilerine bile karışarak "flört ettiğiniz insanla evlenmeniz ciddiyettendir" benzeri flört karşıtı ve faşist söylemlerde bulunmuş, Oscar Wilde gibi özgür fikirli bir yazar da buna tepkisini bir oyun boyunca bu flört etme, ciddiyetsizlik, aristokrat, seçkin, ciddiyet gibi kavramlarla baştan aşağı ve olabilecek tüm şekillerde dalga geçerek göstermiştir.

Dediğim gibi, okumaktan ziyade oyununu bulup izlemek çok daha iyi bir seçenektir. Denk gelirseniz mutlaka tiyatroda görün. Zaman zaman çok gülecek, zaman zaman kendinizi çok "ciddi" bir vaziyette yakalayacaksınız.
Oyunun saf, yani metnin ham halini okumak maalesef beni epey yordu. Gerek sayfa üzerinde, gerekse sahnede eğer “çeviri” yani türkçe olarak okunacaksa ciddi bir uyarlamadan geçmesi gerekiyor.

Zira zaman da, bahsi geçen coğrafya ve kültür de bizim buralardan epey uzak. Bu yüzden, türkçe okunduğunda karakterlerin arasındaki diyaloglar anlam bütünlüğünü koruyamıyor.

Hoş bir kurgu, hoş bir mesajı içerse de, yukarıda bahsi geçen sebeplerden dolayı metin nüktedanlığını kaybettiğinde, “bayağı” esprilere mahkum oluyor. Monologlar da etkisini yitiriyor elbette. Belki anadilinde okumak daha tatmin edici olacaktır.
Kötü bir kitap demek pek doğru olmaz, ki bir kitaba kötü demek ne haddimize. Onca emeğe karşın.. Eğlenceli bir kitap lakin sonlara doğru artık olayı bir nebze de olsa anlayınca sanırım kitap biraz durağanlaşmaya başladı. Bu yüzden biraz sıkıldım ve okumayı yarım bıraktım.
-Akıllılıktan ölesiye tiksiniyorum. Bugünlerde herkes akıllı. Gittiğin her yerde akıllı insanlarla karşılaşıyorsun. Bu genel bir belaya dönüştü. Allah'tan dileğim bizi bir miktar aptal bıraksın.
-Aptallarımız var.
-Onlarla tanışmak ziyadesiyle hoşuma giderdi. Nelerden bahsediyorlar acaba?
-Aptallar mı? Ah! Akıllı insanlardan elbette.
-Ne aptallar!
Gerçek nadiren saftır ve asla basit değildir. Yoksa çağdaş yaşam çok usandırıcı ve çağdaş edebiyat da tamamen imkansız olurdu.
+ Bu dünya benim için yeterince iyi. -Evet ama sen dünya için yeterince iyi misin?
Hafıza, bizimle ilgili her şeyi içinde taşıdığımız bir günlüktür.
- Algernon son derece seçilmeye layık bir genç adam; bu, neredeyse besbelli diyebilirim. Hiçbir şeyi yok, ama her şeyi varmış gibi görünüyor. İnsan daha ne isteyebilir ki?
İnsanlar benimle ne zaman havadan konuşsalar , onların aslında hep başka bir şey demek istediğini hissederim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ciddi Olmanın Önemi
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
168
ISBN:
9755334696
Kitabın türü:
Çeviri:
Murat Erşen
Yayınevi:
İmge Kitabevi Yayınları
Oscar Wilde’ın mizah duygusunu, yaratıcı gücünü ve toplumsal gerçekliğin güçlü eleşti-risini mükemmel biçimde kaynaştırdığı Ciddi Olmanın Önemi, bir başyapıt olarak değerlendirilmektedir. Wilde, bu eserini "saçmanın kusursuz mantığı"yla kaleme almıştır. Hikâyedeki entrikanın kendisi bile saçmadır ve birinci perdenin sonunda, saçmalık açık ifadesini bulur. Viktorya İngilteresinin toplumsal iki-yüzlülüğü, geleneksel toplumda bürünülen maskeler; aristokrat sınıfın ahlak anlayışı ve görenekleri, sahte kimlikler, gizli ilişkiler ve yapay bir nezaket anlayışı etrafında gelişen komik olaylar dizisi aracılığıyla eleştirilir.rnrnYazarın kendi sözleriyle Ciddi Olmanın Önemi, "ciddi insanlar için uçarı bir komedi"dir. Cecily Cardew ve Gwendolen Fairfax, birbirlerinden habersiz Ernest’e âık olmuşlardır. Ancak Ernest, Cecily’nin vasisi Jack Worthing’in kırdaki evinden Londra’ya yaptığı düzenli ziyaretlere meşruluk kazandırmak için yarattığı, başı beladan kurtulmayan bir erkek kardeş, iflah olmaz bir boşgezer, hayali bir karakterden başkası değildir. Üstelik Jack, kendisini Gwendolen’a Ernest olarak tanıtmış ve genç kadının gönlünü bu adla kazanmıştır. Jack’in arkadaşı ve Gwendolen’ın kuzeni Algernon ise, Jack’in kırdaki evine yaptığı gizli ziyarette Cecily’nin ilgisini çekebilmek için kendisini Ernest olarak tanıtma yolunu seçmiştir. Dörtlü, bir hafta sonu tesadüfen Jack’in kırdaki evinde bir araya gelir ve gelişmeler, hayatlarını kökten değiştirecek bir gerçeği açığa çıkarır.

Kitabı okuyanlar 34 okur

  • Deep Down
  • Hale Nur
  • Gökay Sarı
  • Şerife Koçak
  • filiz venus
  • Ali.
  • Mutlu Gözler :)
  • Yasemin Ak
  • Ferda Çalışır
  • Rabia KAHRİMAN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%41.7
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%8.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.5
Erkek
%37.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (4)
9
%8.3 (1)
8
%25 (3)
7
%16.7 (2)
6
%8.3 (1)
5
%0
4
%8.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0