Çıkmazdaki Kadın

·
Okunma
·
Beğeni
·
485
Gösterim
Adı:
Çıkmazdaki Kadın
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kerasus Yayınevi
Baskılar:
Çıkmazdaki Kadın
Çıkmazdaki Kadın
Henüz tanışmıştık "Sana hayatımı anlatsam romanımı yazarsın." demişti. Yazar olduğumu bilmiyordu. Öylesine söylemişti o sözü "İstersen yazarım romanını" dediğimde, "Hadi canım , ciddi olamazsın! Gerçekten mi?" demişti. Önce inanmamıştı söylediklerime ilginç bir hikayesi olduğunu da önce bir arkadaşımdan duymuştum. Doğrusu hikayesini merak etmiştim. "Hadi anlat bana hikayeni" dedim ve işte bu kitabı oluşturduk. Önce çekindi kendini anlatmaya sonrada paylaşmak istedi hikayesini. Çok heyecanlıydı O anlattı ben dinledim. Ben yazdım o dinledi. Tam bir buçuk yıl sürdü çalışmamız. Sonunda "Çıkmazdaki Kadın"ı sizlere anlatmaya çalıştık. Tamamen özüne bağlı kalarak çarpıtmadan,abartmadan olduğu gibi..

Bir kadının gerçek yaşam öyküsü..

Hayat kimisine göre tozpembe kimisine görede siyahtan ibarettir. Kimi yaşamak için hiçbirşey yapmayıp sadece nefes alır, kimide sadece nefes almak için bile mücadele eder durmadan, yılmadan..

İşte bu kitapta çıkmazda olan bir kadının herşeye rağmen hayata tutunabilmek ve nefes alabilmek için nasıl mücadele verdiği konu ediliyor.

Kim olduğunu yazmayacağım size kitabı okuduğunuzda zaten tanıyacaksınız onu. İçimizden biri aramızda yaşıyor. Kiminin komşusu, arkadaşı; kiminin ablası, annesi, kimininde eşi, belikide kendisi..
196 syf.
·Puan vermedi
Kitap farklı bir dille yazılmış. Cümleler net. Acaba yazar burada ne demek istemiş diye düşünmüyorsunuz. Olay olduğu gibi anlatılıyor. Bu sebeple çok kolay ilerliyor. Kitapta bir kadının istemediği halde sorumsuz kocasına yıllarca ne zorluklarla katlandığı anlatılıyor. Yaşanmış bir hayat hikayesi.

Neden kadınlar istemedikleri halde evliliklerini devam ettirir. Bunları bu evliliğe mahkum eden nedir. Neden bu kitaptaki İkbal 25 yıl kendini çıkmazda hisseder.

Erkek egemenliğinin fazlaca hüküm sürdüğü bu ülkede İkbal gibi nice kadınlar vardır. Yakın çevremizde hatta ailemizde de böyle kadınlara rastlamak mümkündür. Yok diyorsanız eğer o kadınlar bunu gizlemeyi iyi başarıyor.

Birinci unsur babalar; genç kızına öğütlediği en önemli şeydir. Gelinliğinle çıkıyorsun kefeninle girersin bu eve.

Ardından anneler; ailede hiç boşanan yok. Aklından bile geçirme der. Öyle ya konu komşunun yüzüne nasıl bakacaktır. Falancının kızı boşandı derler. Ailenin yüzü yere düşer.

Sonra toplum baskısı; Dul kadın hafif kadındır. Kolayca elde edilebilir gözüyle bakılır.

Ve kadının boşanamama sebepleri ise; çocuk babasız büyüyemez, ailem arkamda durmaz, dul olmak zor.

Toplumumuzun belkide en büyük kanayan yarası bu durumdur. Erkek nasılsa benden boşanamaz diyerek kadının üstündeki her türlü hakkı kendinde görür.

Artık ülkemiz değişmeye başladı. Kızlarınızı okutun kampanyaları bugün meyvesini vermeye başladı. Artık kadınların ekonomik özgürlüklerini var ve istemediği evliliklere mahkum değiller.

Boşanma oranlarının artışı elbette iyi bir durum değildir. Çözüm boşanma yerine erkekleri eğitebilme olsa keşke. Eşine köle değilde insan gibi davranmayı öğrenebilse, saygı sevgi nedir bilse, şiddeti dayağı, hor görmeyi hayatından çıkartsa ülkemiz çok daha mutlu olacaktır. Tüm erkeklerin birer iyi eş ve baba olmaları dileğiyle.
196 syf.
·3 günde·10/10
Yazardan imzalı kitabım ilk başta çok sıkıldım bu kitabı kesin okumam dedim 20 sayfa falan sonra bu aradığım kitap dedim her defasında müslüman kadınların acı çekmesine kahroluyorum din ayrımı yapmak istemem ama çoğunlukla Müslümanlarda oluyo ve buna çok üzülüyorum ama bu kitap tamamen farklı sözüm ona okumuş ama cahilliğinin bedelini ağır ödeyen bir kadının hikayesi tabi bu ağır şartlar ona ders olmuş çocukları için aylak bi kocaya katlanmak zorunda kalmış sona gelene kadar bu ton küfretsem de sonunda derin bi nefes alıp ohhh be dedim kesinlikle okumaya değer anne olmak nedir bu kitapta bir erkeğin ağzından çok güzel anlatılmış
Yazarımıza çok çok teşekkür ederim zahmetlere girip imzalı kitabını yollamış kendisinden ve vesile olan dua ablama da çok çok teşekkür ederim Allah ikinizden de razı olsun her ne kadar kitaplar kargonun sorumsuzluğu nedeniyle kaybolmuş olsa da sonunda elime ulaştı :)
196 syf.
·17 günde·10/10
Öncelikle kitabı bize özenle gönderen yazar/şair Şükrü Uyar'a teşekkür ederim. Ve kitaba ulaşmamızı sağlayan 1K kullanıcısı @DUA hanıma da teşekkürlerimi sunarım.
Kitabi okudukça incelediğim için biraz zaman aldı.


Ilk inc.1)
16. Sayfadayım ama kitapta bir şey eksik.. ddiririrndip diye geçiyor olaylar. Konuşmalar yok başlangıç bile beni gerdi bakalım ilerisi nasıl olur... Şiirleri daha başarılı gibi

2. İnc.)

Kitabın son 40 sayfasına gelirken Konya' ya gitmek zorunda kaldığımız için kitabımı evde bırakmak zorunda kaldım. 23 Aralıkta ehliyet sınavım var elime alırsam ehliyet kitabını alırım diye düşündüm. Lakin kitap ilk yazdığım inceleme gibi değil. Yazar olayın seyrini tekdüzelikten çıkarıp "Ya yapma böyle" bile dedim içimden. Kitapta başta hissettiğim eksiklikte buydu asıl olayların doldurup diye geçilmediğini ve tekdüzelikten çıkması o eksikliği gayet güzel tamamladı.
Kahramana yeri geldi çok kızdım belki ama hep empati kurdum. Lakin hiç sindiremedim Harun için yapacağı deliliği sevdiği adam için yapsaydı keşke dedim ama ışte kader bu hepimiz doğru karar verdiğimizi sanıp yanlışa sürükleniyoruz . Bakalim ilerleyen sayfalarda neler bekliyor bizi

3. Inc.) Kitap beni oldukça etkiledi açıkçası böyle bir durumu beklemiyordum. Heyecanla okudum. Kitabı okumanızı tavsiye ederim.
196 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Incelemeye başlamadan önce yapılan etkinlik sayesinde bana bu kitabın ulaşmasını sağlayan Dua Hanım'a teşekkür ediyorum. Kitabı bana özenerek imzalayıp gönderen Şükrü Uyar'a da ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.:)
Kitabımız yaşanmış bir hayat hikayesi. Okurken bunlar gerçekten olmuş mu, böyle şeylerin olması mümkün mü? demekten kendimi alamadım. Karakterlerden Ikbal'in daha küçük yaşta verdiği kararları ve azmi beni kendine hayran bıraksa da daha sonra insanları kendi gibi görüp yaptığı yanlışlar beni çok üzdü. Bir insan bir insana kaç kere güvenebilir, kendisine yapılanları ne kadar süre düzelsin diye bekleyebilir? Ikbal bir kadının çaresizliğinin en net göstergesi. Diğer bir karakter Harun (kendisi en sinir olduğum karakter) bu kadar da olmaz dedirten tarzda itici, kaba, bencil daha doğrusu bir erkekte bulunmaması gereken bütün özellikleri üstüne toplamış kişilik. Kitabı okurken olaylara üzüldüm daha sonra bir de bunların gerçek olduğunu hatırladıkça daha çok üzülüp sinirlendim. Çünkü İkbal ilk başta vereceği kararları erteleyip yıllar sonra verdi.
Bir kadının bir erkek yüzünden hayatının nasıl karartıldığını akıcı ve sade bir dille ele almış yazar. Kitapta sıkıldığım tek yer dönemin siyasi hayatının anlatıldığı bir kaç sayfaydı. Onun dışında kitabı genel olarak beğendim. :)
196 syf.
·Puan vermedi
Yazar Şükrü Uyar'ın " Çıkmazdaki Kadın" kitabını ilk elime aldığımda gerçek, yaşanmış bir hikaye olduğunu biliyordum. Okurken etkileneceğimi düşünerek elime aldım zaten.Fakat bu kadar etkisinde kalacağımı da tahmin etmemiştim. Her yaşanmış hikaye, her acı öykü, kurgudan ibaret olan bir romandan daha çok etkiler, daha çok iz bırakır okuyucu üzerinde. Çıkmazdaki kadın da işte böyle bir roman. Çok tanıdık, çok bildik bir öykü... Çünkü kahramanı içimizden biri. Belki de her gün çevremizde gördüğümüz, yanımızdan geçen belki de yakınımızda oturan biri. Belki de çok sık görüştüğümüz birisi. İşte o kadar tanıdık İkbal'in hikayesi. Okudukça üzülüyor hüzünleniyorsunuz. Artık çıksın bu çıkmazdan istiyorsunuz. Yer yer kızıyorsunuz bile. Ama okudukça İkbal'i seviyor, içinde yaşadığı karmaşayı anlıyorsunuz. Bu yüzden ona kızmaktan vazgeçip üzülmeye başlıyor, sonra da takdir ediyorsunuz.
Şükrü uyar hiç bir şekilde kurgulamamış hikayeyi, kendinden hiç bir şey katmadan olduğu gibi vermiş. İkbal'in alın yazısına yani kaderine bir sözcük dahi ekleyememiş. Çünkü bu kaderin onun yazısı olduğunu, ne kadar kendince bir şeyler katmaya çalışsa da bu yazgıyı değiştiremeyeceğini bildiği için, oldukça akıcı bir dille olduğu gibi yansıtmış bize de. Oldukça güzel dikkat çekici ve etkileyici bir roman. okumanızı tavsiye ederim.
En azindan çıkmazda olan bütün kadınlara belki bir yol gösterir umuduyla..
196 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Zaten evliliğe karşı bir insandım bu kitap sayesinde evliliğe daha da karşı oldum. Severek okuduğum kitaplar bölümünde kendine yer edinmiş bir kitap oldu. Kitabın dili çok güzel. İçeriği Çok hoş ve akıcı. Nedenini bilmiyorum ama kendimi Harun'a yakın hissettim. Aslında onun da kendince haklı sebepleri vardı. Her ne kadar İkbal istemediği bir hayatı yaşıyor olduğunu dile getirse de Harun da istemediği bir hayatı yaşıyordu. Sadece Harun yanlış bir yolda yanlış adımlarla ilerlemekten kendimi alıkoyamıyordu. İkbal de çok hataları vardı. İnsanlar farklıdır. Bazı iyi bazı kötü bazısı hem iyi hem kötü o yüzden her insanı kendimiz gibi sanmamamız gerekiyor.
196 syf.
·7/10
Kitabı okurken "Böyle şeyler gerçekten de yaşanıyor muymuş?" dememek elde değildi.Bazı yerlerde belirli karaktere duyulan kin,bu kitabı okumaktan vazgeçirmedi.Verilen emeğe değmiş bir kitap :)
196 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Ve kitabım bitti….
Gerçek yaşam hikayeleri beni çok etkiliyor ve en sevdiklerimde gerçek hikayeler…
Yazarımız, hayatı çıkmazlarla dolu bir kadının hikâyesini kaleme almış.
Okurken çok tanıdık geliyor, çünkü tanıdığımız-tanımadığımız birçok kadın aynı durumda maalesef :(
İkbal’ın de hayatı taaaa çocukluğundan başlayarak acılarla ilerliyor. Sonrasında yaşadıklarına cidden çok sinirlendim çünkü bunları engelleme, hayatını değiştirme şansı varken yapmaması olacak şey değil.
Onun yaşadıklarını okurken ve gerçek olduğunu da bilmek kahrediyor. Orda olup onu sarsmak ve kendine gel demek istedim. Çevresinde bir tane aklı başında ona güç verecek biri olsaydı belki oda daha güçlü olur ve doğru kararlar verebilirdi…
Mesleği olan, para kazanan, ayakları üzerinde durabilen kadınların bu eziyetlere neden taviz verdiklerini hiçbir zaman anlayamayacağım. Bana çok ters bir şey.
Çıkmazda olan, karar vermeye korkan diğer kadınlara yol gösterir belki İkbalin hikayesi….
Şükrü Uyar kalemine-yüreğine sağlık…
196 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Çıkmazdaki Kadın romanı Şükrü UYAR'ın ilk biyografik romanı. Bir kadının gerçek yaşam öyküsü ele alınmış kitapta. Baş karakterler İkbal, Ahmet, Harun üçlüsü. Roman aslında İkbal'in hayatını ele alıyor. İkbal okumak istiyor ancak ailesi itiraz ediyor onun bu isteğine. Sadece il dışında olan abisi onu bu konuda destekliyor. Abisinin yardımıyla İkbal yanlarına taşınıyor ve okuyup yengesinin binbir oyunlarına rağmen hemşire olmayı başarıyor.Sonrasında ataması yapılıyor ve Manisa'da ilk görev yerinde çalışmaya başlıyor bir hastanede. Sonra Ahmet ile tanışıyor; Ahmet ile arkadaş oluyor ancak ailesi Ahmet'in işsizliğini öne sürerek engel oluyor onların beraberliklerine.Ayrılıyorlar ve İkbal ailesini geçemiyor. Sonra mı?Sonra İkbal'in başına Harun adında bir hastane personeli musallat oluyor.Ve asıl hikaye işte o zaman başlıyor.Keyifle okuyacağınız bir roman. Yazarın kalemine sağlık.
Bazen olaylar karşısında ev halkına sinirlenir ve onun bu siniri tepkiye neden olurdu, ancak onu kimseler anlamaya çalışmazdı.
Vefasız dost için yanma bu kadar;
Nankörlük beşerin hamurunda var.
Gördüğün yarayı, sen yine de sar;
Kullar bilmese de Mevla bilir ya...
Şükrü Uyar
Sayfa 132 - Kerasus yayınları
Aslında Ikbal'inki cahillikten başka bir şey değil di. Karşısındaki adamın bu kadar tehlikeli olduģunu düsünmemişti. Herkesi kendisi gibi iyi niyetli sanıyordu.
O an ağlamak kadar güzel bir şey olamazdı onun için.Gözlerindeki yaşlar sanki içindeki tüm zehri söküp atıyor, ağrılarını dindiriyordu.
Otobüs hareket edip terminalden çıkmaya başladığında İkbal sanki bir parçasını geride bırakır gibiydi. Kısa zamanda edindiği arkadaşlıkları ve çok sevdiği aşkını arkasında bırakıp gidiyordu. Daha dört ay önce ne korkularla ve endişelerle geldiği bu kentten şimdi de gözleri ıslak, bir daha dönmemek üzere ayrılıyordu...
Şükrü Uyar
Sayfa 34 - Kerasus Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çıkmazdaki Kadın
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kerasus Yayınevi
Baskılar:
Çıkmazdaki Kadın
Çıkmazdaki Kadın
Henüz tanışmıştık "Sana hayatımı anlatsam romanımı yazarsın." demişti. Yazar olduğumu bilmiyordu. Öylesine söylemişti o sözü "İstersen yazarım romanını" dediğimde, "Hadi canım , ciddi olamazsın! Gerçekten mi?" demişti. Önce inanmamıştı söylediklerime ilginç bir hikayesi olduğunu da önce bir arkadaşımdan duymuştum. Doğrusu hikayesini merak etmiştim. "Hadi anlat bana hikayeni" dedim ve işte bu kitabı oluşturduk. Önce çekindi kendini anlatmaya sonrada paylaşmak istedi hikayesini. Çok heyecanlıydı O anlattı ben dinledim. Ben yazdım o dinledi. Tam bir buçuk yıl sürdü çalışmamız. Sonunda "Çıkmazdaki Kadın"ı sizlere anlatmaya çalıştık. Tamamen özüne bağlı kalarak çarpıtmadan,abartmadan olduğu gibi..

Bir kadının gerçek yaşam öyküsü..

Hayat kimisine göre tozpembe kimisine görede siyahtan ibarettir. Kimi yaşamak için hiçbirşey yapmayıp sadece nefes alır, kimide sadece nefes almak için bile mücadele eder durmadan, yılmadan..

İşte bu kitapta çıkmazda olan bir kadının herşeye rağmen hayata tutunabilmek ve nefes alabilmek için nasıl mücadele verdiği konu ediliyor.

Kim olduğunu yazmayacağım size kitabı okuduğunuzda zaten tanıyacaksınız onu. İçimizden biri aramızda yaşıyor. Kiminin komşusu, arkadaşı; kiminin ablası, annesi, kimininde eşi, belikide kendisi..

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • °°° Vaveyla °°°

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0