Adı:
Çilekteki Nefret
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
318
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944260107
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlya Yayınevi
Ben, hikâyeyi kendime göre anlatıyorum. Sonuçta insan kendisini kayırmaz mı? Ne yaşamış ya da nasıl hatalar yapmış olursa olsun, insan hep kendini olayların içinden sıyırmaya çalışır. Sütten çıkmış ak kaşık misali.

Bugüne kadar katıldığımız tüm topluluklarda nefret kazandı Nazmiye, hem de bunu büyük bir keyifle yaptı. İnsanlar bana ilgi gösterdikçe o da kendinden nefret ettirmek için çabaladı. Ancak bu şekilde kendisini kabul ettirdiğini ve unutulmaz olduğunu düşündü.
(Tanıtım Yazısından)
Yazarın diğer kitaplarından sonra bu kitabı okumak ilk sayfalardan itibaren beni şaşırttı. Ceyda Kılınç yazımında evrim geçirmiş gibi geldi ve bunu görmek güzeldi. Elimden bırakamadım gece başladığım kitabı sabredemeden gün ışıklarıyla bitirdim. Kitabın etkisinden kurtulamıyorum ve arkadaşlarıma da okutmak istediğim bir kitap :) Kurgu, anlatım çok iyiydi :) Gelişen yazarlar umut veriyor :)
Ceyda KILINÇ'ın "AYMASEV"den sonra okuduğum 2. kitabı. Anlatımını yenilemiş olması daha iyi okumamı sağladı. Hikaye örgüsü içinde kendimi öyle bir kaptırmışım ki sonunu okuduğumda şoka uğradım resmen. Hiç beklemediğim tahmin bile etmediğim bir sonuçtu...
Kitabın sonunu o kadar çok merak ediyordum ki gece uyanıp telefon ışığıyla okuduğumu biliyorum , öyle sürükleyici öyle harikaaa Ceyda hanımın kitaplarında sonunu hiç tahmin etmediğim şeyler oldukça heyecanlandım ️
bu kitabı okumanın türk dizisi izlemekten bir farkı varmı bilmiyorum , okumayı sevmesem yok derdim ama okuyacak başka kitaplar olduğunu bildiğimden okumakla zaman kaybı yaşarsınız .
Kitap 2 kız kardeş arasındaki nefreti konu alıyor. Tüm kitap bir hastanede ve birinin olayları anlatmasıyla oluşturulmuş. Bu çok hoşuma gotti açıkçası. Güzel bi anlatım olmuş. Kitabin son 2 3 sayfasında olaylar birdenbire farklı bir hal alıyor. Sürpriz son da diyebiliriz buna. Kıskançlığın insanı nasıl yiyip bitirdiğini anlatan bir kitap. Kitap güzeldi ama sanki biraz daha derinlik veya psikolojik çözümleme gerektiriyor gibiydi. Anlatımdan ötürü de bunlar yansitilamamis gibime geldi.
Bazen isteklerimizin sonunu düşünmeden hareket ederiz. Bir çocuğun yaşadığı yere adaptasyonunu tam olarak sağlayamamasından doğan ana sorunların farklı şekillerde yüzeye çıkmasını görüyoruz kitapta. Kitap sıradan bir gençlik romanıyken yazar psikolojik olarak çelişkileri ve çatışmaları ele alması yönünden yapıt gözümüze daha bir albenili geliyor. Başarılı kitaplardan. En azındna sıradanlıktan sıyrılmış bir eser.
Tek kelimeyle söyleyebilirim ki kitap mütişti.Gerçekten kitabi cok begendim.Sürükleyici bir kitap olduğunu söyleyebilirim.Ben kitabi 1 gunde bitirdim sizede tavsiye ederim.Kitabin konusundan bahsedicek olursak da söyle iki tane kızımız var hatırladığım kadarıyla bunlar teyze kızları olması lazım emin değilim.Hikayede bu iki kizin birbirlerine olan kiskancligi anlatiyor diyebiliriz.Kitap şaşırticı bir sekilde çok garip bitiyor belkide çoğunuzun tahmin etmeyeceği bir sonla bitiyo.Açıkcasi bana çok supriz oldu...
Bölüm başlarının genellikle aynı olması kitabı okurken sıkılmalara yol açsa da genel itibariyle güzel bir kitap kategorisinde yer alabilir. Olayın sadece hastanede geçmesi kitaba sıradanlık katıyor fakat sonunun bu denli harika olması insanı tüm o sıkılmaları unutturuyor.
Bir nefret ve bunun sonucunda parçalanan hayatlar, kendini unutan ,kendisini başka birisi sanan Nazmiye !Kitabı normal seyri içinde okurken hiç bu kadar çarpıcı bir sonla karşılaşacağımı düşünememiştim
Güzel kurgulanmış sürükleyici bir kitap. Acaba ne olacak diye diye elimden bırakamadım. Birde kitapta o döneme ait filmlerinden ve okumuş olduğum bazı kitaplardan birkaçının adı geçince o kısımlar ayrıca hoşuma gitti.
Türk sineması tadında akıcı bir roman. Ancak kitabın sonunu okuyunca şaşkınlığımdan fırlatıp atasım gelmişti içimden.. :)
Akıcı dili ve şaşırtıcı kurgusu ile kitap beni kendine bağlamayı başardı.Ancak sonunu tahmin ettim...
...."Babacığım, gala gecesi bu, çok önemli lütfen beni yalnız bırakma," dedim yalvarırcasına. "Bakarız," dedi. Sesi soğuk ya da mesafeli değildi; sadece kırgındı ve bu beni daha da çok yaraladı. Kalbim ağrıyordu. Hatalarımın bedelini sessizce ödüyordum işte.
Ben sarışınların aptal olduğunu düşünümüyorum, ya siz?
Ben de düşünmüyorum, bence aptal olan erkekler.
Ceyda Kılınç
Sayfa 75 - undefined
zaten kimse bir işe, sonunda kendisinin ve sevdiklerinin zarar görebileceğini düşünerek başlamaz.
Seviyorum seni
Seviyorum seni
Ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
Ağzıma dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
Neyin nesi belirsiz
Telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi...
Ceyda Kılınç
Sayfa 215 - Atlantis Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çilekteki Nefret
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
318
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944260107
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlya Yayınevi
Ben, hikâyeyi kendime göre anlatıyorum. Sonuçta insan kendisini kayırmaz mı? Ne yaşamış ya da nasıl hatalar yapmış olursa olsun, insan hep kendini olayların içinden sıyırmaya çalışır. Sütten çıkmış ak kaşık misali.

Bugüne kadar katıldığımız tüm topluluklarda nefret kazandı Nazmiye, hem de bunu büyük bir keyifle yaptı. İnsanlar bana ilgi gösterdikçe o da kendinden nefret ettirmek için çabaladı. Ancak bu şekilde kendisini kabul ettirdiğini ve unutulmaz olduğunu düşündü.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 160 okur

  • Gözde kübra
  • Fatoş Yurttaş
  • Büşra
  • simge demir
  • Ceren
  • Meraaa
  • ~Meral~
  • Haticekoc1
  • Esranur Habibe Özdemir
  • Kübra özdemir

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.6
14-17 Yaş
%7.7
18-24 Yaş
%53.8
25-34 Yaş
%25.6
35-44 Yaş
%7.7
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%90.8
Erkek
%9.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.5 (12)
9
%20.4 (10)
8
%26.5 (13)
7
%14.3 (7)
6
%6.1 (3)
5
%6.1 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%2 (1)