Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.372
Gösterim
Adı:
Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750740701
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Sanat Yayınları
Baskılar:
Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi
Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi
Geçen gün hastanede tomografi çektirdiğim zaman kanser olabilir dediklerinde bizim hanım ve hemşirenin yüzü sapsarı olmuş gibiydi, ama ben hiç oralı olmadım.
Bu kadar sakin olmama kendim de şaşırdım.
Uzun mu uzun yıllar süren ömrüm böylece bitiyor demek ki,
diye bir parça rahatladım hatta. Kısacası, bu dünyaya çivi çakma gibi bir niyetim yok ama yaşadığım müddetçe karşı cinsin cazibesine kapılmadan da edemiyorum.
Bu duygum öleceğim dakikaya kadar sürecek herhalde.

Tokyolu aile reisi Utsugi seksenine merdiven dayamıştır.
Yaşlılık yıllarındaki ihtiyarın, etrafında pervane olan eşini, çocuklarını, bakıcılarını görecek gözü yoktur.
Saplantı haline getirdiği gelini Satsuko’nunsa bir dediğini
iki etmez. Yaşlanan bedenine, yakasını bırakmayan sağlık sorunlarına ve her gün daha da yaklaşan ölüme rağmen
aksatmadan tuttuğu güncesinde ihtiraslarını, duygularını hüzünlü bir ironiyle kaydeder.

Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi, Tanizaki’nin yaşlılık yıllarını duru ve mizah dolu bir kalemle ele aldığı bir varoluş trajikomedisi.

“Modern Japon edebiyatının bu büyük ustasıyla okurlar mutlaka tanışmalı.”
Anthony Burgess
160 syf.
·1 günde·5/10 puan
Okuduğum ilk Tanizaki kitabıydı, sanırım yapabileceğim en iyi seçim değildi. Yine de yazara bir şans daha vermeyi düşünüyorum.

Çevirisi oldukça iyiydi, edebi dili fazla düz olsa da beni rahatsız etmedi, aksine oldukça akıcıydı. Kitabı yarıda bırakmayı düşündüm ancak yer yer merak unsuruna kapıldım ve bir yerden sonra yarım bırakmamak için bitirdim. Tekrar okumayı düşünmüyorum, başkalarına önereceğim bir kitap değil. Ama yazar hakkında çok fazla övgü duyduğum için yanlış kitabı okuduğumu düşünmek istiyorum. Bundan sonraki kitapta kesin kararımı vereceğim.
160 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Tanizaki ile birlikte Japon edebiyatını siz de sevebilirsiniz. Yazar geleneksel toplumlarda ahlâka mugayir görülebilecek bir olayı bile o kadar güzel anlatmış ki muhafazakâr bir insan bile bu kitabı neşe ile okuyabilir. Ayrıca kitap kısa olmasına rağmen ve anlatılan olay net olmasına rağmen yazarın diğer başka kitaplarında da uyguladığı günce sistemini burada da ustalıkla kullanarak okuyucuyu şaşırtabiliyor.. Herkese tavsiye ederim bitirdiğime üzüldüğüm başka bir kitaptı yine..
160 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Tanizaki demek benim için, Japon erotizmi demek.Japonların gerçekten çok farklı bir bakış açısı var, dünyaya ve erotizme.Genelleme yapmış gibi oldum ama...Bunu Mişima'da da Kawabata'da da sezdim.Ama Japon erotizmi deyince aklıma ilk gelen isim yine de Tanizaki.Naomi, Anahtar, Nazlı Kar'dan sonra bunu söyleyebiliyorum.
Tutucu, geleneksel, törenlere ve ritüellere bağlı Japon toplumunda ( bahsettiğim yazarlar üzerinden gördüğüm) yaşanan cinsel özgürlük çok şaşırtıcı.Utsugi Tokusuke, 70'li yaşlarını süren, pek çok hastalıktan muzdarip ancak içinde taşıdığı cinsel istek azalmamış bir karakter.İlgisinin odağı ise gelini Satsuko.Aşkın, cinselliğin yaşı yok bir kez daha gördüm ki...Gelinine olan ilgisi herkes tarafından biliniyor ve göz yumuluyor.Seviyorum Tanizaki'nin dünyasını.
160 syf.
·Beğendi·6/10 puan
'' Libido'', Sigmund Freud tarafından ortaya atılan, insanın ana sorun kaynağı olarak görünen, bastırılmış duyguları insan benliğinde ateşleyen terimdir. Türkçede, insana yaşama gücünü veren enerji olarak kullanılır. Freud, diğer uzmanların insana yaşama gücünü veren enerji demesine rağmen libidonun zararlı olduğunu kanıtlamıştır. Libido düşürücü de buradan icat olmuştur.!!
Libido, yaratıcı hayatı teşvik edebilir. İnsanlık için doğal yol seksle gerçekleşmesidir. Bununla birlikte derin bilinçaltı seviyelerinde iki seviye birleşebilir bunun sonucunda seksüel çekim ve seksüel dürtü için evrimsel koşullarda sonuçlar verebilir. Bu koşulların kullanımı libidonun karşıt anlamlı sözcüğü olan destrudo'yu oluşturur (İnsanın içindeki ölüm, yıkım, kendi kendini yıkım/yok etme içgüdüsü). Freud, insan yaşamını iki temel dinamik arasındaki savaşın oynandığı tiyatro olarak görmüş: yaşama içgüdüsü (eros) ve ölüm içgüdüsü (thanatos). Freud, daha çok yaşam içgüdüsü ile uğraşmıştır.falan filan.... kaynak vikipedi aslında.ama arama çubuğuna libido yazdığınız zaman Can Yaman fotoları çıkıyor ne alaka anlamadım :)
Aslında tam Müge Anlı ' lık bir kitap :) En az 5 bölüm çıkardı burdan.Neler neler...
Utsugi nin bilinç altını akıttığı günlüğü okuyoruz aslında.Libido, şehvet, fetişist ( umarım doğru yazmışımdır) dolu dünyasını.Adamın 77 yaşında olmasının dışında bir sıkıntı yok =) böyle yazdığıma bakmayın; her sayfası bunlarla dolu değil, ölüme bakış açısını, yaşlanınca aileye bakışınıda, psikoloji kitaplarındaki paragraflar gibi güzel güzel anlatmış bence.
Cuniçuri San ın okuduğum ikinci kitabı oldu.ilkinin ismi 'Anahtar'dı oda günlük şeklindeydi.ikisinde de bir Erotizm ambiyansı var Japon edebiyatına özgü bir durum bu galiba. Ama bence ölçüsü çok yerinde.Tam sınırda !
77 yaşındaki Utsigi'nin gelinine olan aşırı ilgisinden, aşırı ilginin önce bağımlılığa sonra aşka, daha sonrasındaysa bir hayata katlanış sebebine dönüşmesiyle ilgili tuttuğu günlüğü okuyoruz.Amma libidosu yükseldikçe tansiyonuda yükseliyor sevgili Utsigi'mizin :)
Arkadaşlıkları bitiren, sevgilileri ayıran, evlileri boşatan, nişanlılara yüzük attıran, kocca imparatorlukları batıran libido! Utsigu babamızada küçük sürprizler yapıyor :(
Japon edebiyatına minnak bir ilginiz varsa keyifle okuyabilirsiniz.....
160 syf.
·2 günde·7/10 puan
Bir yaşama bağlılık kitabı diyebiliriz. 77 yaşında olan bir hastanın bana göre sırf günlüğüne bir şeyler yazmak için ölüme inat yaşaması. Sık sık ölümü düşünmesi hatta kendi mezarını bile seçip tasarlaması aslında ölümden ne kadar çok korktuğunun belirtisi olarak görüyorum.

Her gün acaba bugün ne karaladı diye merak uyandıracak derecede iyi bir kitap!

İyi ki bu dünyadan Tanizaki geçmiş!
168 syf.
·2 günde·2/10 puan
Bugün ben ne okudum dediğim bir kitabın yorumuyla geldim. .
1949 İmparatorluk Ödülü almış #çılgınbirihtiyarıngüncesi
kitabını hiç mi hiç beğenmedim. Kitabın başında isimlerden dolayı adapte olmakta zorlandım zaten sonra okudukça 'ben ne okuyorum ya?' diye sordum kendime Yaşlı Utsugi'nin gelinine karşı duyduğu aşkı, cinsel hazzı, fantezilerini okurken zorlandım, kitabın sonunu zor getirdim Japon Edebiyatına giriş yapayım dedim ama benim için tam bir zaman kaybıydı Maalesef tavsiye etmiyorum, bunun için de kitap tanıtım yazısını bırakıyorum fikir sahibi olabilmeniz için. .
Bizi içine alacak, farklı diyarlara götürecek nice kitaplara Utsugi, 77 yaşında, kendini emekliye ayırmış bir işadamıdır. Bedeni dayanılmaz acılar içindedir, ama eski bir dansçı olan gelinine de dayanılmaz bir istek duymaktadır. Utsugi’nin güncesinde, yalnızca yaşama uğraşı veren ‘çılgın bir ihtiyar’ın erotik fantezilerini değil, sevdalı bir adamın delikanlıca azgınlıklarını da okuyacaksınız. Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi, yaşama coşkusu ile cinsel tutkunun birbirini körüklediği bir yapıt. Çağdaş Japon edebiyatının en çarpıcı yazarlarından Cuniçiro Tanizaki, 1949’da ülkesinin en saygın edebiyat ödülü olan ‘İmparatorluk Ödülü’ne değer görülmüştü. Tüm yaşamı boyunca, geleneksel Japon güzellik ideallerini korumaya çalıştı. Klasik Japon edebiyatının çağdaş bir temsilcisi sayılabilecek Tanizaki’nin bu olgunluk dönemi romanında, eski ile yeni arasındaki çatışmanın yaşamdaki yansımalarını da bulacaksınız."
160 syf.
·10/10 puan
• Tanizaki’nin okuduğum ikinci kitabı olan Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi, yazarın olgunluk dönemi eserlerinden. Öyle ki, yaşama tutunmaya çalıştığı yaşlılık yıllarını ve varoluş çabasını, kendine has, duru ve mizahi bir şekilde anlatıyor.
• Konusu ise şöyle; emekli bir iş adamı olan Utsugi seksenine yaklaşmaktadır ve bedenindeki ağrılarla yaşamaya çalışmaktadır. Eşinin, çocuklarının ve hizmetçilerinin daha doğrusu etrafındaki kimsenin kendisini anlamadığını, yalnızca eski bir dansçı olan gelini Satsuko’nun kendisini anladığını düşünür. Oğlu ise Satsuko’dan duygusal olarak uzaklaşmıştır, ancak işi nedeniyle kendisinin yokluğunda evi iyi idare etmesi ve oğullarının bundan olumsuz etkileneceği düşüncesiyle evliliğini bitirmek istememektedir. Satsuko ile neredeyse hiç ilgilenmez. Bu nedenle Satsuko sürekli gezerek ve alışveriş yaparak zaman geçirir. Utsugi, Satsuko’nun bir aşığı olduğunu farkeder. Zamanla gelinini takıntı haline getirir, elbette Satsuko’da bunun farkındadır. Ve Utsugi, Satsuko’nun bir dediğini iki edemeyecek hale gelir.
• Bol Japon kültürü, bol mizah, bol bilgelik ve biraz da cinsellik barındıran bu hoş Tanizaki klasiğini tabii ki gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum ve Japon edebiyatı okumalarıma devam ediyorum.
160 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitabın edebi dili vasattı ama romanımızın kahramanı Bay Utsugi'nin dili gayet başarılıydı özellikle ateşli gelini Satsuko'nun bacaklarında, boynunda ve de ayak parmaklarını emerken!
Fetişlerini ve cinsel dürtülerini gelini Satsuko ile tuhaf bir şekilde gidermeye çalışıyor çılgın ihtiyarımız. Tam bir anasının gözü olan gelini Satsuko da, kayınbabası'nın bu zaafını kendi açısından pek mantıklı bir şekilde kullanarak, çokta ucuza okşatmıyor kendisini.
Açıkçası yazarın Anahtar isimli eseri daha erotik ve daha edebiydi. O yüzden bu okuduğum kitap öbür eserin gölgesinde kaldı biraz. Yinede severek okudum diyebilirim.
İnsan Olun Biraz
İnsan Olun Biraz Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi'ni inceledi.
@Vndtt·11 Eyl 2020·Okumadı
Aşkın yaşı yoktur, bu malumunuz. İnsan her yaşta aşık olabilir ve karşılık bulabilir. Ancak şehvetin yaşının var olduğu kabul edilir genellikler ve belli bir yaştan sonra insanların cinsel duygulardan uzaklaşmaya başladığı varsayılır. Japonya’nın en büyük yazarlarından biri olan Cuniçiro Tanizaki bu yaygın görüşü hırpalayan bir roman yazmış ve bu roman daha önce İnsan Olun Biraz’da sizinle bir “Kiyoto” isimli romanını paylaştığımız Yasunari Kavabata’nın da bir romanında paylaştığı izlek çevresinde yazılan bir romandır. Aynı konu üzerine Gabriel Garcia Marquez de “Benim Hüzünlü Orospularım” isminde bir roman yayınlamıştı. Tanizaki’nin yazdığı bu romanda 77 yaşında,artık işini gücünü bitirmiş ve ölümünü bekleyen bir yaşlı adamın hikayesi anlatılmaktadır. 77 yaşındaki Tokusuke aynı evde eşi, bakıcısı, oğlu, torunu ve de biricik gelini Satsuko ile birlikte yaşamakta ve Satsuko’ya karşı çok ciddi bir cinsel istek durmaktadır. Bedensel olarak bu isteğinin icraata dökecek halde olmasa da içten içe ona karşı derin bir tutku hissetmektedir. Satsuko da ev ahalisi de bu durumun az çok farkındadır. Tokusuke yazdığı güncede neredeyse her gün için Satsuko’dan ve onun anlatılmaz güzelliğinden bahseder. Satsuko’ya hediyeler almakatan büyük bir zevk alan yaşlı adam 3 milyon verip güzel gelinine kedi gözü bir yüzük bile alır. Bunun karşılığında da gelininden bir öpücük kopramayı başarır ancak bu öpücük yüksek tansiyona neden olur. Tanizaki bu romanı kaleme aldığında 75 yaşındadır, yani Tokusuke’den sadece iki yaş küçük. bu romandan sonra da sadece dört sene daha hayatta kalır. Romanda bahsettiği Tokusuke’nin fiziksel özellikleri ise Tanizaki ile ciddi benzerlik gösterir.


Roman elbette sadece yaşlı bir adamın gelinine duyduğu şehvet üzeine değildir. Tıpkı Yukio Mişima ve Yasunari Kavabata gibi Tanizaki de geleneksel Japon değerlerine ve güzelliklerine bağlılığını anlatır romanında. Tokusuke romanda Tokyo’yu sevmediğinden bahseder, yazar Tanizaki de Tokyo’yu eşini ve çocuklarını terk edip Osaka’ya yerleşmiş bir adamdır. Mişima, Yasunari ve Tanizaki’nin aynı dönemler yaşamış yazarlar olması bize o dönem Japon edebiyatının temel izlekleri üzerine detaylı bilgiler vermektedir. Ama diğer iki yazarın aksine Tanizaik eceliyle ölmüş ve 1949 yılında Japonya’nın en büyük ödülü sayılan İmparatorluk Ödülünü kazanmıştır. Kitabı okurken gülümsemekten kendinizi alamyacağınız bölümler olsa da yine de sizi düşünmeye sevk edecek bir roman olduğunu söyleyebilirim. Ölümünden sonra gelininin ayak izlerini başucundaki taşa yontacak ve böylelikle bu dünyadan ayrıldığında onun ayakları altında yatmayı isteyecek kadar gelinine düşkün olan çılgın br ihtiyarın güncesinde size de hitap eden noktalar bulacaksınız.
168 syf.
·6/10 puan
Tanizaki eserleri Can Yayınları ve Jaguar Kitaptan hızla çevrilmeye devam ediyor. Özellikle Japon edebiyatından yetkin eserlerle tanışabiliyor olmak güzel bir duygu.

Tanizaki, bu defa seksenine merdiven dayamış Utsugi adlı kahramanı üzerinden ele alıyor ‘yaşlılığı, ölümü, cinselliği ve fetişizmi’

Eserini ‘günce’ şeklinde ortaya koymuş Tanizaki. Bizler Utsugi’nin günlüğünü okurken hem onun ölüm korkusuna hem cinsel anlamdaki fantezilerine hem de yaşlılığın getirmiş olduğu rahatsızlıklara tanık oluyoruz.

Edebi anlamda bir şölen yaşayacağınızı söyleyemem. Tanizaki’nin ustalık dönemi eserlerinden olmasına rağmen zayıf kalan eserleri sınıfına da sokulabilir maalesef.
Buyurun.
160 syf.
·2/10 puan
Kitap ismi ile uyum içinde olan okunmasa da bir şey kaybetmeyeceginiz hatta zamandan tasarruf edebileceğiniz yazılmasa da olur diyebileceğimiz bir eser :(
168 syf.
·3 günde·3/10 puan
Birçok ödüle ve japon edebiyatında önemli bir yere sahip olduğunu duyduğum Tanizaki ile bu kitapla tanışmış olmak beni üzdü ve yazarın bir başka kitabını alacaksam eğer daha iyi araştırmam gerektiği düşüncesine yönlendirdi.

Kitapta Japon kültürünün, yaşatısının ve Tokyo'nun zaman içindeki değişimi güzelce anlatılmış olsa da kitabın konusu beni rahatsız etti. İçinde bulunduğu ruh haline "çılgın" sıfatı verilebilir mi bilmiyorum ancak arka kapaktaki “mizah dolu bir kalem" kısmına katılmadığımı belirtmek isterim.
Benim zevkime uygun, eşit çekicilik ve güzellikte iki kadın var diyelim. A: iyiliksever, dürüst ve sempatik; B: kötü bir insan, zeki bir yalancı. Şimdi hangisinin bana daha çekici geleceğini sorsanız, eminim şu günlerde B’yi yeğlerim.
Şimdi yetmiş yedi yaşındayım; bu tür ilişkiler kurabilecek durumda olmadığım halde, neden pantolonlu güzel kızlardan çok, kadın giysileri içindeki yakışıklı erkekler ilgimi çekiyor anlayamıyorum.
günlerde her gün kendi ölümümü düşünüyorum. Bu düşünceler benim için çok yeni sayılmaz. Yirmi yaşımdan bu yana sık sık ölümü düşünürüm, ama bugünlerde daha da sıklaştı. Günde iki-üç kez, “Belki de bugün ölürüm,” diye kuruyorum. Korktuğum falan yok; eskiden korkardım ölümden, şimdiyse bir ölçüde keyif bile alıyorum. Son dakikalarımın nasıl geçeceğini, ölümümden sonra neler olacağını düşlüyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750740701
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Sanat Yayınları
Baskılar:
Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi
Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi
Geçen gün hastanede tomografi çektirdiğim zaman kanser olabilir dediklerinde bizim hanım ve hemşirenin yüzü sapsarı olmuş gibiydi, ama ben hiç oralı olmadım.
Bu kadar sakin olmama kendim de şaşırdım.
Uzun mu uzun yıllar süren ömrüm böylece bitiyor demek ki,
diye bir parça rahatladım hatta. Kısacası, bu dünyaya çivi çakma gibi bir niyetim yok ama yaşadığım müddetçe karşı cinsin cazibesine kapılmadan da edemiyorum.
Bu duygum öleceğim dakikaya kadar sürecek herhalde.

Tokyolu aile reisi Utsugi seksenine merdiven dayamıştır.
Yaşlılık yıllarındaki ihtiyarın, etrafında pervane olan eşini, çocuklarını, bakıcılarını görecek gözü yoktur.
Saplantı haline getirdiği gelini Satsuko’nunsa bir dediğini
iki etmez. Yaşlanan bedenine, yakasını bırakmayan sağlık sorunlarına ve her gün daha da yaklaşan ölüme rağmen
aksatmadan tuttuğu güncesinde ihtiraslarını, duygularını hüzünlü bir ironiyle kaydeder.

Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi, Tanizaki’nin yaşlılık yıllarını duru ve mizah dolu bir kalemle ele aldığı bir varoluş trajikomedisi.

“Modern Japon edebiyatının bu büyük ustasıyla okurlar mutlaka tanışmalı.”
Anthony Burgess

Kitabı okuyanlar 106 okur

  • Sinem
  • Lix F
  • Burcu Demir
  • Selin Bak
  • Selahattin Bilen
  • Zehra yılmaz
  • EMİNE KORKMAZ
  • Berkanhyt
  • Sena Başak Özer
  • Ertan YAVUZ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%2.1 (1)
8
%6.4 (3)
7
%8.5 (4)
6
%8.5 (4)
5
%2.1 (1)
4
%2.1 (1)
3
%2.1 (1)
2
%6.4 (3)
1
%4.3 (2)