Çılgınlığın Ötesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.410
Gösterim
Adı:
Çılgınlığın Ötesi
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754056075
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Rose Madder
Çeviri:
Gönül Suveren
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Çılgınlığın Ötesi
Çılgınlığın Ötesi
Çılgınlığın Ötesi
Korunmasız bir kadın için böylesi dehşetli bir dünyada yaşamanın zorluğunu bilenleriniz vardır mutlaka. Siz de Rose gibi kötülük timsali bir kocaya sahipseniz çıkış yollarınız tek bir noktada birleşecektir. Kaçışta!..
Ne var ki Rose diğer kader arkadaşlarından farklı olarak, peşine düşen kocasının artık aklının sınırlarını çoktan aştığını ve çılgınlığın ötesine geçtiğini biliyordu. Her solukta tehlikeli bir dönmedolaba binmiş gibi yaşamla ölüm, hayalle gerçek arasında dönüp duruyordu...
Dehşetin soğuk parmaklarına dokunmaktan çekinmiyorsanız, haydi!
(Arka Kapak)
512 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Dehşetin bambaşka bir boyutu...Bu sefer King en gerçekçi olabilecek ve her zaman yaşadığınız veya yaşayabileceğiniz bir konuyu işliyor bu kitabında.

Tam ondört yıl boyunca bir kabusun içinde yaşamış Rose ve tam ondört yıl bu kabusu ona yaşatmaktan hunharca zevk almış olan kocası Norman.Bir gün yatağında gördüğü kan lekesi sonucunda beyninde adeta bir ampul yanan Rose,kocasının kartını alarak tam 1200 km öteye bir otobüs bileti alır ve yeni hayatına başlamak için ufka adeta yelken açar.”Ya da açtığını sanar.”
Norman psikopatlığının yanı sıra herkes tarafından sevilen ve saygı duyulan bir polistir ve Rose’un izini bulup kendi yaratmış olduğu Kabuslar ülkesine geri döndürmek için elinden gelenin fazlasını yapacaktır.

Konudan ziyade Stephen King kitaplarında karakterleri ele almayı daha çok seviyorum.

Rose tam bir zavallı ve kocasının adeta kuklası.Kitabı okurken çok sinir oluyorsunuz bazı yerlerinde.Kaç kere sinirlenip kitabı kapattığımı hatırlamıyorum.Ama,Rose kitap ilerledikçe öyle bir değişti ki ve King bu değişimi bize öyle bir aktarıyordu ki...Rose’a resmen kitabın sonunda sarılıp ağlamak istedim.Ona sürekli destek olmak,kitabın sonundaki gelmiş olduğu konuma ve o güçlü duruşunu bir kere daha takdir etmek istedim.

Norman...O kadar şey söyleyebilirim ki bu konu için.”Kadına şiddet uygulayan ve onları hor gören erkekler her zaman aciz varlıklardır”
Norman’ın kendi başına kaldığı zaman ki verdiği iç mücadele ve sürekli kendisi ile hesaplaşması çok güzel idrak ettiriliyordu bizlere.Her gün içinde karanlık gibi büyüyen ve onu ele geçiren o kötücül güç,psikopatlık beni fazlası ile ürküttü kitapta.Norman’ı insan olarak dahi göremedim kitapta ; tam bir acuze varlıktı.
“Üzülme Rose yenisini yaparız.” diyerek karısını dövdükten sonra Rose’la alay eden ve karısı düşük yaparken kaybettiği bebeğine iribaş muamelesi yapan şerefsiz bir karakter.

Ve en sevdiğim karakter = GERT.Bu karakteri unutamayacağım sanırım.Adalet duygusu ve kocaman bir kalbi olan dev bir siyahi olan bu kadın bana o kadar çok şey öğretti ki kitap boyunca.”Erkekler bizim düşmanlarımız değiller ama bize vururlarsa onlara hadlerini bildiririz” diyen muhteşem bir kadın Gert.Kadınları asla ezdirmeyen onlara kendilerini korumayı öğreten bir kadın.King bu kitapta hepimizin içini rahatlatacak olan kocaman bir 70 sayfa vererek o kadar iyi yapmış ki o 70 sayfa en beğenerek ve en severek okuduğum kısımdı.300.sayfalarda bu kadına hayran kalacaksınız. :)

“Kadının en büyük düşmanı kadındır” algısını muhteşem bir şekilde yıkan ve kadın dayanışmasını bir kez daha bana hissettirerek gözlerimi yaşartan bir kitap oldu.

Rose’un yaşadığı çaresizliği bu kitabı okurken adeta bende yaşadım.”Norman senin tüm hayatın,Norman’a itaat et” diyen iç sesine karşı koyan Rose’a da hayran olmamak elimde değildi.

Kitap akıcıydı,karakter psikolojilerini güzel hissettiriyordu ve en önemlisi içerdiği sosyal mesajlardı tabiki.Kitapta sevmediğim nokta ise bazı noktalarda kopukluk olması ve akıcılığını kaybetmesiydi.

Cesaretini yeniden kazanmak isteyen tüm insanların okumasını düşündüğüm bir kitap,tavsiye ederim kesinlikle :)
464 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Dikkat inceleme az biraz spoiler içerebilir!...
Çılgınlığın Ötesinde'nin türünü alışılagelmiş King kitaplarından izler taşısa da, tam olarak korku olarak adlandıramayacağım. Daha çok gerilim diyebilirim.
Tamam kitabın yarısından sonra dünya dışı, ürkütücü olaylar olacağı belli olsa da öyle uyutmayan türden bir gerilim, korku yaşamadım.
Manyak, psikopat, delilik derecesinde sapkın bir koca ve onun her eziyetine, işkencesine boyun eğen karısı...
Adam polis ve işkence izlerini çok güzel kamufle ediyor, kadın kimsesiz ve eve hapsolmuş, dış dünyayla iletişimi kesmiş bir zavallı. Kadın bir gün dayaktan, işkenceden sonraki sabah çarşafta gördüğü bir kan damlası ile yaşadığı uyuşukluktan sıyrılıp adamı terk eder. Polis olan manyak koca elbette bunu kadının yanına bırakmayacaktır. Ama nasıl?
Benim kitaplarda en sevmediğim gereksiz ayrıntılardır. Tamam bu yazarın gelişmiş hayal gücünü simgeler ama beni de fazlasıyla bunaltır. King kitaplarında bu sıkça olur. Diğerlerine nispeten azdı ama bu kitapta da yine ayrıntılı anlatım söz konusuydu. Benim için yazarın hâlâ zirvedeki kitabı "Sadist".
Bu kitabını da korku değil de gerilim niyetine okursanız, daha çok beğenirsiniz diye düşünüyorum.
464 syf.
·6 günde·7/10 puan
Polis kocası tarafından on dört yıl boyunca akıl almaz fiziksel şiddete maruz kalan bir eşin sonunda evden ayrılmaya karar vermesi ve sonrasında yaşadığı olayları anlatan biraz da fantastik öğeler içeren bir kitap diyebilirim.Evden ayrıldıktan sonra antikacıdan aldığı bir tablo sayesinde hayatı değişen ve neredeyse bu tablo ile bütünleşen bir kadın ve sürekli onunla “yakından konuşmak isteyen” psikopat polis kocası…Yani kısaca konusu, gündelik hayatta çok sık karşılaşılan aile içi şiddetin artık çılgınlığa dönüştüğü boyut.Kitabın ben de bıraktığı tada gelecek olursak, öyle aman aman da bir tat bırakmadı diyebilirim.Özellikle bazı düşsel ve fantastik öğeler gereğinden fazla uzatılmış, bu yüzden de okurun kitaba olan ilgisini azaltmıştır.Tekrarlamalar, uzatılan betimlemeler, ayrıntılar kitabın dilini ağırlaştırmış ve konu bütünlüğünün dağılmasına sebep olmuştur.Daha sade bir anlatımı tercih ederdim doğrusu.
511 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Bir insanın ruhunda yara açmak çok kolaydır aslında ve insanlardan ne kadar çok etkileniyorsak bir o kadar da biz etkiliyoruz çevremizi. Psikolojik destek almış kişiler seanslar sonunda çıkan sonuçlara bazen şaşırırlar, hiç beklemedikleri, gömebildikleri kadar derine gömdükleri hatırların ne gibi sonuçlar doğurabileceğini öğrenen insanların genel tepkisidir bu. Fakat Çılgınlığın Ötesi'nde derine atılmış veya baskılanmış bir durumdan bahsetmiyoruz. Gerçek anlamda bir delilik bir başka deliliğe nasıl yol açar onu görüyoruz.

Kadına şiddet teması işlemesi zor bir konudur. Aynı zamanda bu duruma benzer diğer hassas konular da öyle. Gerektirdiği cesareti göstererek yazarsanız dikkatli davranmanız gerekir, fakat elinizdeki roman cesur olmazsa samimi de olmaz. Stephen King'in kaleminin cesaretini zaten okuyan bilir. Tüm insanlığın büyük bir problemi olan bu konuya bir de kaleminin mükemmelliği ve gelişmiş kurgusunu ekleyince gayet tadında bir roman çıkarmış ortaya üstad.

Kitabın tanıtımında da kullanılan "deliliğin sınırlarında gezmek" tanımı aslında tam da yerinde bir tabir. Ha delirdi ha delirecek gibi incecik bir çizgi üzerinde bir kurgu kurmak kadar hissettirmek de önemli. Bu konuda da King'in karakter detaylandırma yeteneğinin garantisi altındayız. Üçüncü kişi anlatımı kullanış yönü biraz farklı King'in. Bazı bölümlerde sanki sözü geçen karakterin omzundaki meleğin ve şeytanın sesini duyar gibi hissediyorsunuz. Tamamen kişinin iç dünyası üzerinden şekillenen bir hikayede bu bahsettiğim unsur baştacı oluyor tabi ki.

Daha kısa olabilir miydi diye düşündüğüm oldu. Fakat bir süre daha üzerinde düşününce psikolojik tahlillerin kısa tutulması sonucu roman bende bu etkiyi bırakır mıydı şeklinde bir sorgulamaya da düştüm. O yüzden daha fazla sorgulamadım, Stephen King'in beni hiçbir zaman yanıltmayan başarısının Çılgınlığın Ötesi'nde de devam ettiğine kanaat getirdim. Akıcı bir dil, dozu yerinde gerilim, detaylı karakterler... Bunlar ve benzeri unsurları görmek istiyorsanız herhangi bir Stephen King kitabı alıp okumanızı tavsiye ederim.
464 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Rose, o dört yıldır evli olduğu polis kocası Norman tarafından şiddet görmektedir.. Bir gün evden kaçar ve olaylar da böylece başlar..

Karakterlerin hepsi de iyiydi.. Ama en beğendiğim şişman siyahi kadın gert idi.. Fiziksel güçlerini öne çıkarıp kadını döven bir erkek karşısında,,, güçlü duran, ezilmeyen ve gerektiğinde karşılık verebilen bir kadın..

Rose'un değişimini görmek güzeldi.. Ama kitapta arada kopukluklar vardı, daha doğrusu biraz fantastik gibi olan olaylar..

Bu kitap korku gibi değil de, gerilim türünde idi sanki..
464 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10 puan
Bir insan nasıl olur da bu kadar cani olabiliyor, bir kadının canını umursamazcasına yakıyor, karısını kanlar içinde bırakmaya gönlü razı geliyor? Karısının Hayatının pencerelerini tamamen monteleyen bir adam ve bir gün bile korkudan altına kaçırmadan yaşayamayan bir kadın. Bu yaşam ona her şeyden zor geliyor, insan kendi çocuğuna nasıl kıyar ? Ama birinin bu hayatı düzeltmesi gerekirken bir gün kocasının kartını alan Rose, o adamdan uzakta neresi olursa olsun, kaderin ondan uzaklaştırmasını umduğu bir yola yelken açıyor. Seçimleri son derece kısıtlı olmasına rağmen hep başarılı olmasını umdum. Bakalım daha sonralar ne olacak...
512 syf.
·2 günde
Spoi içerir.Rosie karakterine üzülmemde sonrasında onun adına çok sevindim.Rosie,polis eşinin zulmüne ve işkencesine dayanamayarak kar ve kendine yeni bir hayat kurar.Bütün bir kitap boyunca hem Rosie hemde arkadaşının akli dengelerinin yerinde olmadığını düşündürse de yazarımız;akıcı,sürükleyici ve merak dolu bir kitaba imza atmış.Keyifli okumalar.
464 syf.
·6/10 puan
Ben kitaplardaki açıklanamayan olaylardan hiç hoşlanmıyorum. Bana mantıklı bir açıklaması olması lazım. Mesela kitapta kadının kendini bir resimdeki kadınla özdeşleşmesi resmin içine girmesi vs. kadının kafasındaki iç savaş, yanılsamalar vs. şeklinde açıklansaydı benim için çok güzel bir kitap olurdu ama bu şekilde olmasını çok sevmedim.

http://hayalimdekikutuphane.blogspot.com.tr/...si-stephen-king.html
464 syf.
·33 günde·Puan vermedi
Her zamanki gibi gerilimi gayet başarılı bir şekilde hissettiren Stephen King, doğaüstü olayları da kurguya yerleştirmiş. Ancak bu kitabını okurken yoruldum ve özellikle olağanüstülüklerin olduğu bölümlerde dikkatim dağıldı. Bazı tasvirlerdeki ayrıntı ve tekrarın da romanı ağırlaştırdığını ve akıcılığı zorlaştırdığını düşünüyorum.
464 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Geç bir saat oldu, az önce Stranger Things dizisinin 6.bölümünü izledim. Hiç Stephan King romanı okumadınız mı? diye sordu karakterlerden biri. Ben 3 tane okudum sanırım: üçüncüsü Çılgınlığın Ötesi. Bu arada Çılgınlığın Ötesi benim ilk 2020 kitabım, fena bir başlangıç olmadı sanki.
Bu kitaba burada okuduğum aşırı beğenmiş bir kişinin yorumu üzerine kütüphaneden alarak başladım. Kitabın ilk sayfaları vahşet dolu. Dayanamazsanız elenirsiniz. Fakat sonra romanı asıl başlatan bir olay oluyor. Rose, ana karakterimiz, 14 yıllık ona işkence eden kocasını terk ediyor. Terk etmeye karar verdiği sahne de evden çıkıp yürüdüğü kısım da çok iyiydi. Ayrıntıları, kadının duygu değişiminlerini hissettim, King'in karakteri okuyucuya ulaşıyor. Yürü be kızım hadi, yapabilirsin diye destekledim. Tabii olaylar bir süre değişik ilerliyor, aksiyon bekliyorsunuz. Bu kısımda işkenceci polis koca Norman'ın Rose'u arama adımlarını, dedektif çalışma prensibine şahit oluyoruz. Beni en etkileyen; insanlar içinden geçen yön diye hep daha çok kullandıkları elinin tarafını seçer kısmı oldu. Haklı O kısımda sıkıldım ama asıl beni kitaptan koparan o aksiyonlu ve doğaüstü olayların başladığı kısımdı. Bu kadar da olmaz abolşiiiit diye diye bitirdim kitabı, Allah'tan yazarımız olaylar olduktan sular durulduktan sonra olanlardan da bahsetmiş de 'e sonra ne oldu?' moduna girmedim.
Okumayı düşünenler için şunu diyebilirim ki, tam bir King romanı. Duygusal çözümlemeler, ara ara güzel tespitler var-paylaştığım alıntılara göz atabilirsiniz- fakat bir yandan da fazla doğaüstü, inandırıcılıktan uzak olaylar da var. Uzun bir kitap fakat benim 15 günde okumamın final haftamda olmamla alakalı bir durumdu. Neler olacak diye başlayıp gerçek hayata dönelim diyerek son 150 sayfayı soluksuz okuyorsunuz. İyi okumalaar
464 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitapta korku ve gerilim unsurları tam anlamıyla kendini hissettiriyor.Başlangıç kısmında bir kadının hasta ruhlu bir eşle uzun süren birlikteliklerinden kısa bir şekilde bahsediliyor ve sonrasında gelişen kimi yerde olağanüstü olaylarla konu ilerliyor.

Olağanüstü kısımlar hakkında biraz fikrimi söylemem gerekirse, konuya tamamiyle etki ettiği için okurken veya okuduktan sonra insanda keşke bu kısımlar bir şekilde ortak bir noktada bağlansa hissi yaratıyor. Bu olağanüstü olan kısımları bir kenara koyarsak kitaptaki karakterlerin çok iyi bir şekilde anlatıldığını söylemek gerek. Özellikle ruh hastası eşinin ne kadar sınırları olmayan bir manyak olduğunu kitabı okudukça anlıyorsunuz.
464 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitapta ciddi anlamda rahatsız hissedeceğiniz bir kadının fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalarak bu durumdan kurtulmak istemesiyle başlayan her sayfası gerilim dolu olan sürükleyici bir anlatım yer alıyor. Polis kocası tarafından on dört yıl boyunca akıl almaz fiziksel şiddete maruz kalan bir eşin sonunda evden ayrılmaya karar vermesi ve sonrasında yaşadığı olayları anlatan biraz da fantastik durumlar mevcut.Aslında gündelik hayatta çok sık karşılaşılan aile içi şiddetin artık çılgınlığa dönüştüğü roman bunu acımasızca gözler önüne seriyor.Kişinin içinde yaşadığı betimlemeler ve fantastik olaylara bazı kısımlarda çok fazla yer verilmiş, daha kısa olabilirmiş ancak buna rağmen sürükleyici bir psikolojik gerilim romanı.
"Ve bazen şans insana gülerdi. Bazen mi? Kahretsin! Çoğu zaman. Buradan «Fırsatlar Ülkesi» diye boşuna söz etmiyorlardı."
Stephen King
Sayfa 38 - Altın Kitaplar Yayınevi
Eğer cehennemdeyse onu takip edeceğim. Neden olmasın? Zaten sonunda kendimizi orada bulacağız... Ve herhalde birlikte olacağız.
Stephen King
Sayfa 322 - Altın kitaplar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çılgınlığın Ötesi
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
464
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754056075
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Rose Madder
Çeviri:
Gönül Suveren
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Çılgınlığın Ötesi
Çılgınlığın Ötesi
Çılgınlığın Ötesi
Korunmasız bir kadın için böylesi dehşetli bir dünyada yaşamanın zorluğunu bilenleriniz vardır mutlaka. Siz de Rose gibi kötülük timsali bir kocaya sahipseniz çıkış yollarınız tek bir noktada birleşecektir. Kaçışta!..
Ne var ki Rose diğer kader arkadaşlarından farklı olarak, peşine düşen kocasının artık aklının sınırlarını çoktan aştığını ve çılgınlığın ötesine geçtiğini biliyordu. Her solukta tehlikeli bir dönmedolaba binmiş gibi yaşamla ölüm, hayalle gerçek arasında dönüp duruyordu...
Dehşetin soğuk parmaklarına dokunmaktan çekinmiyorsanız, haydi!
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 407 okur

  • Özlem Akgünlü
  • Mehmet Çelik
  • Aylin Çalış
  • adem aras
  • Mor ve Ötesi
  • Elif Kaya
  • Merrosa
  • Gani Turgut
  • Yusuf Aras
  • Dicle Tolunay

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%2.2
13-17 Yaş
%4.3
18-24 Yaş
%15.2
25-34 Yaş
%32.6
35-44 Yaş
%30.4
45-54 Yaş
%13
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%50
Erkek
%50

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.2 (63)
9
%10.4 (21)
8
%12.4 (25)
7
%8.4 (17)
6
%5.9 (12)
5
%0.5 (1)
4
%1 (2)
3
%0
2
%0
1
%0