Çınaraltı Yazıları

8,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
78 gösterim
Ziya Gökalp'ın fikirleri ve ortaya koyduğu eserler, sa­dece yaşadığı devirde değil, ölümünden sonra da Türk kültür ve medeniyetinden beslenen milliyetçi mefkûreye sahip bir neslin yetişmesine katkı sağlamıştır. Çınaraltı Yazıları, Ziya Gökalp'ın vefatından önceki son yazılarıdır ve 8 Mayıs 1924 tarihinden itibaren Cumhuri­yet gazetesinde yayınlanmıştır. “Çınaraltı” başlığı altında yayımlanan bu yazılar o günlerde büyük ilgi ile karşılan­mıştır. Damadı Ali Nüzhet Göksel, Ziya Gökalp'ın Çınaraltı başlığını çok sevdiğini belirterek, eğer ömrü yetseydi bu yazılarını Çınaraltı adıyla bir kitapta toplamak istediğini belirtmektedir. Ziya Gökalp'ın kültürel milliyetçiliği ön plana çıkarmak istediği anlaşılan yazılarını, biz de bu isteğe uygun olarak Çınaraltı Yazıları başlığı altında okuyucularımıza sunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran siyasî aktörlerin ortaya koyduğu ve temellendirmeye çalıştığı Cumhuriyet ideolojisini siyasî, kültürel, içtimaî ve felsefî anlamda geliştiren, şekillendi­ren en önemli kaynaklardan birisi olan Ziya Gökalp'ın bu makalelerinde dile getirdiği pek çok düşüncenin bugün de tam anlamıyla bir yol açıcı olduğu görülmek­tedir..

Kitaptan 7 Alıntı

Yusuf 
18 Haz 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Türk milletinde toplumsal vicdan çok kuvvetlidir. Bu konuda diğer doğu milletlerine benzemezler. Diğer doğu milletlerinde, henüz aşiret ve feodalizm düzeni kalkmamıştır. Bu sebeple, onlarda yalnız cemaat vicdanı kuvvetlidir.

Çınaraltı Yazıları, Ziya GökalpÇınaraltı Yazıları, Ziya Gökalp
Yusuf 
19 Haz 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Mantıklı bir ümitsizlik içinde yaşamaktansa, sebepsiz bir ümit içinde yaşamak daha hayırlı değil midir?

Çınaraltı Yazıları, Ziya GökalpÇınaraltı Yazıları, Ziya Gökalp
Yusuf 
19 Haz 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Ferdin ümitsizliği korkunçtur; fakat cemiyetin ümitsizliği belki ondan yüzbin kere daha korkunçtur.

Çınaraltı Yazıları, Ziya GökalpÇınaraltı Yazıları, Ziya Gökalp
Yusuf 
18 Haz 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Farzedelim, gazete ortadan kalkmış olsun.. Bütün diğer medeniyet kurumları yerlerinde dururken, yalnız gazetenin yok olması bizi ondokuzuncu asırdan uzaklaştırarak Orta çağa doğru atacaktır.

Çınaraltı Yazıları, Ziya GökalpÇınaraltı Yazıları, Ziya Gökalp
Yusuf 
19 Haz 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bu memleket bilhassa ümitle kurtulacaktır. Türklerin en büyük kuvvet kaynakları ruhlarındaki ümittir. O halde, filozoflarımızın görevi bu ruhsal gücün canlı kalabilesi için, Türkler için bir ümit felsefesi yaratmaktır. Bilginlerin görevi bu millete bir ümit kanunu keşfetmektir. Şairlerin görevi ümit edebiyatı meydana getirmektir. Bestekarların görevi bir ümit şarkısı bestelemektir.

Çınaraltı Yazıları, Ziya GökalpÇınaraltı Yazıları, Ziya Gökalp
Yusuf 
18 Haz 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Doktor Piyer Jane diyor ki, bana bir hasta getirdikleri zaman, hastanın ailesi içinde onu bu hâle getiren asıl büyük hastayı ararım. Hastalığı ortaya çıkaran etken, bu büyük hastanın baskılarıdır.

Çınaraltı Yazıları, Ziya GökalpÇınaraltı Yazıları, Ziya Gökalp
Yusuf 
 18 Haz 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Demek ki, bu asrı karakterize eden en belli başlı medeniyet kurumu gazetedir. Alfred Fouillee’nin bu sözleri yirminci asır için de doğrudur.

Çınaraltı Yazıları, Ziya GökalpÇınaraltı Yazıları, Ziya Gökalp