Livaneli Kitaplığı

Çingeneler

Osman Cemal Kaygılı
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·296 syf.··
2025 15. kitabı
Merhaba arkadaşlar! Bugün size #çingeneler adlı eserin incelemesi ile geldim. İstanbul’un eski devirlerinde, zamanın akışının bazen saz tellerinde, bazen gölgelerin arasında kaybolduğu bir
1000Kitap
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · İnkılâp Kitabevi · 2025551 okunma
8/10
·296 syf.··
2025 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2025 10:31
Osman Cemal Kaygılı, Çingeneler kitabında bizi bir İstanbul masalına davet ediyor. Ama bu, bildiğimiz o görkemli İstanbul değil. Daha çok, kenar mahallelerdeki tozlu sokaklarda, tef sesleriyle dans eden, kendi dünyasında yaşayan ama hep biraz dışarıda bırakılmış bir halkın masalı... Çingenelerin hayatına dair ne bir süsleme var kitapta ne de bir önyargı. Kaygılı gözlemlemiş, oturmuş, dinlemiş ve bize aktarmış. Sanki onların içinden biriymiş gibi, bir mahalle sakini edasıyla anlatmış yaşantılarını. Ne yüceltmiş ne de yerip küçümsemiş. Fal bakmalarını, düğünlerini, çalgılarını, çengilerini, yaşayış biçimlerini öyle sade ve doğal bir dille yazmış ki, okurken hepsi gözünüzde canlanıyor. Çingene kültürüne ilgi duyanlar için, ya da eski İstanbul’un bir köşesinde kalmış hayatları merak edenler için çok güzel bir kitap. Ben okurken düşündüm: Biz insanlar ötekileştirmeyi ne kadar da seviyoruz. Bunu ne hakla yapıyoruz, gerçekten bilmiyorum. İzlerken, okurken üzülüyoruz da, yaşarken kimse kimsenin hikâyesini dinlemiyor. Peşin hükümlerle yaşıyoruz. Bu kitap biraz da bunları düşündürdü bana. Okuyun, tavsiyemdir.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · İnkılâp Kitabevi · 2025551 okunma
8/10
·296 syf.··
2025 21. kitabı
ÇİNGENELER Osman Cemal KAYGILI 𝘼𝙗𝙚 𝙙𝙚𝙡𝙞𝙠𝙖𝙣𝙡ı, 𝙨𝙚𝙣 𝙣𝙚 𝙗𝙞ç𝙞𝙢 𝙡𝙖𝙠ı𝙧𝙙ı 𝙚𝙙𝙚𝙧𝙨𝙞𝙣! 𝙈𝙪𝙯𝙞𝙠𝙖 𝙛𝙞𝙡𝙖𝙣 𝙞ç 𝙗𝙞𝙡𝙢𝙚𝙯 𝙤 𝙗𝙚! 𝙎𝙚𝙣 𝙞𝙨𝙩𝙚𝙧𝙨𝙚𝙣 𝙢𝙪𝙯𝙞𝙠𝙖𝙮ı, ç𝙖𝙡𝙜ı𝙮ı, 𝙖𝙡𝙖𝙨ı𝙣 𝙤𝙣𝙡𝙖𝙧ı 𝙗𝙚𝙣𝙙𝙚𝙣 𝙝𝙖𝙗𝙚𝙧𝙞! 𝘽𝙚𝙣𝙞𝙢 𝙨𝙚𝙨𝙞𝙢 𝙤𝙣𝙙𝙖𝙣 𝙙𝙖𝙝𝙖
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · İnkılâp Kitabevi · 2025551 okunma
Puan vermedi
Çingeneler // Osman Cemal Kaygılı . Biraz da İstanbul’un kenar mahallelerine uzanalım. Güngören, Tozkoparan, Kâğıhane Deresi gibi. 1942’de Cumhuriyet Halk Partisi #roman yarışmasında derece alan #çingeneler , gerçek bir şaheser. İstanbul’da yaşayan Çingenelerin yaşamı, kültürü, müzikleri ve daha pek çok şeylere değinir Kaygılı. Eğlencenin ortasında hiç yoktan giriştikleri gürültü ve patırtılı kavgaları bir anda okuru şok etmeyi başarır. Farklı kesimlerde farklı yaşam şekli sürdüklerine, onların kimisinin yerleşik, kimisinin göçebe olduklarını öğrendiğim eser geleneksel bir Çingene adetlerini anlatır. Aynı topraklarda yaşadığımız ve haklarında birçok şeyi bilmediğimiz bir topluluk onlar. Her şey “Karmen” çalmasıyla başlar ve İrfan Bey’in hayatı bambaşka bir yola evrilir. Ve artık her gece oradadır bizim kahraman. Farklı kültürün misafiri olan İrfan Bey için sorgulama zamanıdır; hem de her şeyi. Toplumsal yaşamın irdelendiği, farklı dilleri ve inanışları, dostlukları, kavgaları, müzikleri, eğlenceleri, düşmanlıkları ile bambaşka bir panoramadan baktıran eser; pencereyi açtırarak değişik bir atmosfer solutur okuruna.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · İnkılâp Kitabevi · 2025551 okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
İyi akşamlar arkadaşlar,yine ben geldim ve yine harika bir kitapla geldim. Kitap bizim söyleşimizle Çingeneler kendi dedikleriyle Roman'ların yaşamlarını harika bir kurguyla anlatmış. Kitap yazar #osmancemalkaygılı'nın #Çingeneler kitabı. Bu yazardan okuduğum ilk kitap ama son olmayacak diyebilirim . Neyse şimdi konusuna geçeyim. Hayatta sadece müzik, eğlence ile ilgilenen başka hiç bir işi olmayan İrfan Bey ve arkadaşı bir gece müzik dinleyip sohbet ederken karşıda bulunan Çingene çadırlarından bir kadının çıktığını bu kadının yüzündeki hüznünü görürler ve kadının kendi dilleriyle bir şeyler söylediğini duyarlar. Bu olaydan sonra İrfan bu çadırların olduğu yere sürekli olarak gitmeye başlar ve onların yaşamlarını, müziklerini araştırmaya başlar ama bir anda kendini onların arasında bulur. Bundan sonra onun hayatı bambaşka bir yönde devam eder ve sonrasını arkadaşının eline geçen günlükten öğreniyoruz. Maalesef emeksiz elde edilen paranın bir insana neler yaptığını bu kitap bana bir kez daha anlattı. Atalarımızın dediği gibi Emeksiz Ekmek Olmaz. Açıkçası bu kitabı okuyana kadar Roman'ların hayatlarının bu kadarını bilmiyordum, iyiki okudum . Bana bu harika kitabı tavsiye eden
kitapfisiltisi sevtap
kitapfisiltisi sevtap
canıma çok teşekkür ederim, inşallah bir çok güzel kitapları birlikte okuruz. @inkilapkitabevi
kitapfisiltisi sevtap
kitapfisiltisi sevtap
#osmancemalkaygılı #çingeneler #inkılapkitabevi #neokudum #okudumbitti #benokudumsendeoku #vuslatınkitapkurtları #instabook #instakitapyorumu #kitaplaryolda #tavsiyekitap #kitaplaryolda
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · İnkılâp Kitabevi · 2025551 okunma
7/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 78. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2025 13:59
Merhabalar dostlarım Ilk kez okuduğum bir yazarın Çingeneler kitabı ile geldim bugün . Inkilap kitabevinin Livaneli kitapligindan çıkmış bu yeni baskının kapağına bayıldım öncelikle. Fakat daha farkli bir kitap beklemiştim ben .Çingeneler çok renkli insanlardır biliyorsunuz ,o renkliligi yeterince yansıtmamiş bence yazar .. Evet bu bir roman ama olay örgüsü yok aslında. Daha çok diyaloglardan oluşan bir roman. Rom denen Çingenelerin (roman) kökenleri Kuzey Hindistan olarak düşünülüyor. Yaklaşık 1000 yil once göç etmişler ve dunyanin her yerine yayılmışlar. Gunumuzde yerleşik hayata geçenler olsa da hala çoğu göçebe hayat sürmektedir. Kitapta anlatilana göre İstanbulun üçte ikisi Roman nerdeyse .Bu kitap etnik bir grup olan Çingenelerin yaşantısını, dilini, kültürünü anlatan bir inceleme kitabı. Konusuna gelirsek ,miras yedi İrfan ve arkadaşı Hayri Topçular da ki çadırların karşısında kurbağa sesleri dinleyerek istirahatteyken çadırdan guzel bir ezgi duyar .Irfan kendine eski bir Türk Carmeni bestelemeyi amaçlar.Onlarla olabilfigine yakin olmaya çalışır. Tabi bu sirada züppe, baba parası yiyen bir adam olduğunu için Sulukule ,Kumkapi ,Topcular ,Ayvansaray,Balat,Galata eglence hayati da aktarılır. Yalın bir dille ,anlaşılır sekilde yazılmış eser .Yazara hak ettigi değerin verilmediği düşüncesindeyim. Diğer kitaplarını da okumak istiyorum ben . Ha bu arada ben Çingenelerin "anı yaşama" "felsefeleri seviyorum. Kitapla kalın dostlar...
Çingeneler
Çingeneler
Osman Cemal Kaygılı
Osman Cemal Kaygılı
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · İnkılâp Kitabevi · 2025551 okunma
8/10
·296 syf.··
2025 20. kitabı
Çingeneler "Çingenenin zurnasından peşrev olmaz,ne çıkarsa bahtına !" Daha önce çingeneler ile ilgili bir kitap okumamıştım. Bu kitabı okurken irfanla birlikte çingenelerin istanbuldaki yaşantısına konuk olacaksınız. Kitap üç bölümden oluşuyor . İlk bölümde irfanı çingeneler ile tanışması ikinci bölümde arkadaşının tesadüfen bulduğu irfanın hatıra defterinde yazanlar üçüncü bölümde ise hayatının kötü yıllarını okuyacaksınız . İrfan bey bir gece Topçularda arkadaşı ile otururken duyduğu bir ninniden çok etkilenir ve bu ninni hayatını değiştirir. Ninniyi söyleyen Nazlı nın peşinden İstanbul'daki çingeneleri,çingene musikisini araştırmaya başlar. Sürekli onlarla vakit geçirir. Çingeneler ile ilgili bir sürü bilgi öğrenir . İnsanın hayatının nereden, nereye gelebileceğini okuyacaksınız. Hayatta neydim değil ne oldum diyeceksin . Farklı kültürleri merak edenler için güzel bir kitap.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · İnkılâp Kitabevi · 2025551 okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 88. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2025 22:36
"ÇİNGENELER" "Çingene, insanın tabiata en yakın kalan güzel bir cinsidir. Zannedilir ki, bu tunç yüzlü ve fağfur dişli kır sakinleri, beşeri şekle istihale etmiş bir takım yeşil
Edebiyat
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · İnkılâp Kitabevi · 2025551 okunma
8/10
·320 syf.··
2025 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2025 14:08
Büyük bir merakla aldığım fakat umduğum gibi çıkmayan bir kitap. Bol bol ikili konuşmaların olduğu, zaman zaman anlatıcının kim olduğu karıştığı günlük mü? Hikaye mi? Anlamakta zorlandığım bir eser. Konu olarak keman eğitimi almış bir genç çingene müziklerini notaya aktarmak ve bunlardan bir operet yapma niyetindedir. Romen halkları ziyaret eder, oradaki yaşantıyı anlatmak ister. Bunu yer yer çok güzel yapmış ama konu işlenişini ve anlatımını sevmedim. Öyle bir anlatmış ki sanırsınız istanbulun üçte ikisi romen. Yer yer sıkıldım gereksiz diologlar var. Tasvir hiç yok denebilir. Bu kadar malzeme bolluğu varken (çadır kültürü, yemek, kıyafet, müzik kültürü, evlilik, düğün, eğlence kültürü) hiç biri yeteri kadar anlatılmamış.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2025 01:41
Kitap akıcıydı beğendim, hiç tanımadığınız ama birlikte yaşadığımız insanlar. Çoğu bir yere bağlı olmayan, gökyüzünü görmezse tat alamayan özgür ruhlu, neşeli insanlar. Kitap onları gözlemlemek için toplulukla yakından ilişki kuran bir gençten bahsediyor. Ayrıca merakımızın bazen sonumuz olacağından. Bir çok geçim kaynakları şuan yok olsa da, el işçilikleri hâlâ devam ediyor. Masalsı bir anlatımdı.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma

Yazar Hakkında

Osman Cemal KaygılıYazar · 12 kitap
Osman Cemal Kaygılı, Türk yazardır. Roman, hikâye, oyun, sözlük ve araştırma-inceleme türlerinde eserler yazmıştır. Yaşadığı dönemde edebiyat dünyasının dışında kalmış Kumkapı, Kasımpaşa, Samatya, Hasköy gibi semtleri; bu semtlerdeki sosyal hayatı; çingeneler, tulumbacılar, hovardalar, akşamcılar, külhanbeyleri gibi tipleri; meyhâneler, kahvehâneler, gazinolar gibi eğlence yerlerini, eserlerine malzeme olarak seçmiştir. Ahmet Mithat’la başlayan Hüseyin Rahmi ve Ahmet Rasim’le süren geleneğin son halkası olarak değerlendirilir. 1932’de tefrika edilen "Argo Lügatı" adlı eseri, Türkçenin ilk argo sözlüklerindendir. 1890 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası mahallenin bakkalı Mustafa Efendi, annesi Ülfet Hanım’dır. Orta öğrenimini Eğrikapı Merkez Rüştiyesi'nde tamamladıktan sonra Menşei Kuttab-ı Askeriye'yi (Askeri Kâtip Yetiştirme Okulu) bitirerek Erkan-ı Harbiye-i Umumiye dairesinde (1906), Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği kaleminde çalıştı (1909).İkinci Meşrutiyet’in ilânından sonra İttihat ve Terakki Fatih Kulübü’ne üye oldu. İlk yazısı Baha Tevfik'in Eşek adlı güldürü dergisinde yayımlandı. Yazarın bu dergide birkaç mizahî yazısı daha yayımlanır. Şebâb dergisinde e de mizahî manzumeler ve yazılar yazmaya başlasa da asker olduğundan bu yıllarda yazarlığı meslek edinemedi. 1912’de Tepebaşı Tiyatrosu’nda bir gösteride taşkınlık yapmasından ve Mahmut Şevket Paşa suikastına adının karışmasından sonra birçok muhalif aydınla birlikte Sinop'a sürgün edildi. Sinop’ta üç yıl kaldı. Döndüğünde Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği’ndeki görevine devam etti. I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla seferberlik ilan edilince bir süre kâtiplik göreviyle gezici tümenlerde bulundu. Hastalığı nedeniyle emekliye ayrıldı (1918). Geçimini sağlamak için pazarcılık, vapurlarda biletçilik gibi çok çeşitli işler yaptı. Geçimi için tiyatrculuk da yapan Osman Cemal’in ortaoyununda kavuklu, pişekar ve zenne rollerinde bulunduğu, karagöz oynattığı, çok sayıda taklit yapabildiği bilinmektedir. 1920 yılından itibaren devrin gazete ve dergilerinde yazılar yayımlamaya başladı. Sürgündeyken yazdığı ilk hikâyesi Çuvalcı Şeyhinin Halefi Alay dergisinde yayımlandı. 1921’de Güleryüz dergisinde O.C. imzasıyla hikâye ve mizahî şiirler yayımladı. 1922 yılında Aydede dergisinde yazmaya başladı. Asıl ünü Akbaba dergisinde yakaladı. Bazı yazılarında "Anber" takma ismini kullandı. 1923’te de ilk hikâye kitabı Altın Babası yayımlandı. Bunu diğer hikâye kitapları izledi. Semih Lütfi’nin çıkardığı Zümrüd-i Anka’da (1923), daha sonra yayın hayatına giren Yıldız’da (1924), Papağan adlı mizah dergisinde (1924-1926) hikâye ve mizahî yazılar yazdı. 1928’den itibaren gazetelerde daha çok fıkra yazarı olarak tanındı. Sabah, İkdam, Payitaht, Alemdar, Akşam, Cumhuriyet, Yenigün, Son Saat, Vakit, Son Posta, Kurun, Haber, Açıksöz, Son Telgraf düzenli olarak yazdığı gazetelerdendir. Cumhuriyetten sonra İstanbul İmam Hatip Okulu'nda, Çemberlitaş Ortaokulu'nda, Fener Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. 1926 yılında Leman Hanım’la evlenen yazarın bir oğlu oldu. Oğlunu üç yaşında iken kaybetmek onu derinden etkiledi. 1928 yılında Kaygılı soyadını aldı. Oğlunun ardından annesini, 1934’te eşi Leman Hanım’ı kaybetti. 1935’te ikinci eşi Sabriye Hanım ile evlendi. 1931’d Yeni Gün gazetesinde İstanbul’un Köşe Bucağı başlığıyla gezi yazıları yayımladı. 1932’de Haber gazetesinde "Argo Lügatı" adlı eseri tefrika olarak yayımlanmıştır. Bu eser, Türkçenin ilk argo sözlüklerindendir. 1935'te Tulunbacı Edebiyatı adıyla tefrika edilen halkbilim çalışmasını 1937'de kitap olarak yayımladı. Midesinde kanser, ciğerlerinde verem tespit edilen yazar 9 Ocak 1945'te hayatını kaybetti.