Cinsel Şiddeti Anlamak (Tutuklu Tecavüzcü Erkekler Üzerine Bir İnceleme)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1111
Gösterim
Adı:
Cinsel Şiddeti Anlamak
Alt başlık:
Tutuklu Tecavüzcü Erkekler Üzerine Bir İnceleme
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420655
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Understanding Sexual Violence
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Tecavüz, kadınların en çok korktuğu saldırıların başında geliyor. Bu korku, kadınların hayatlarını derinden etkiliyor, kısıtlıyor. Nedense tecavüz, hep "kadınların sorunu" olarak ele alınıyor. Saldırganlarsa "normal dışı", hasta, sapık erkekler, toplumsal normların dışında kalan kişiler olarak görülüyor.

Oysa yazar Diana Scully'nin tutuklu tecavüzcüler üzerine yaptığı araştırma, cinsel şiddetin, kökeni erkek egemen kültürde yatan yaygın bir sorun olduğu sonucuna varıyor. Kısacası cinsel şiddetin sona erdirilmesi için kendini değiştirmesi gereken kadınlar değil, erkeklerdir. Tecavüz, erkeklerin sorunudur.
(Tanıtım Bülteninden)
216 syf.
·10/10
Bu konuda okunabilecek en iyi kitaplardan bi tanesi. kadın erkek ayırmadan herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. empati yapmak zor olabilir ama gerekli. hiçbir mazereti, bahanesi olmayan bir konu. erkekler yaptıklarından sorumlu olmalı ve kadınların haksız görüldüğü; erkeği destekleyen yasalardan, söylemlerden vazgeçilmeli. "hayır" aslında evet değildir. kadınlar başında ya da sonunda hiçbir zaman bundan zevk almazlar. tecavüz önemsiz değildir ve haklı kılınamaz.
216 syf.
Kitap teşekkür ve son söz hariç 7 bölümden oluşuyor. Araştırmanın nasıl hangi koşullarda yapıldığı, zorlukları tecavüz sorunu, tutuklu tecavüzcülerin profili, cinsel şiddetin haklı kılınması, cinsel şiddeti mazur göstermek, tecavüz, düşük riskli yüksek ödüllü bir suç, tecavüz erkeklerin sorunu değil midir başlıkları altında cinsel şiddet konusunda başka araştırmalarla da desteklenen detaylı bilgiler yer alıyor ve bu sorun tartışılıyor.

Nedense tecavüz, hep kadınların sorunu olarak ele alınıyor. Saldırganlarsa normal dışı, hasta, sapık erkekler, toplumsal normların dışında kalan kişiler olarak görülüyor. Ama yapılan deneyler ve araştırmalar bunun tam tersini söylüyor...

Eğer çocuklukta yaşanan cinsel taciz, yetişkinlikte ensest, çocuk ta­cizi ve cinsel şiddet gibi davranışlara sebep oluyorsa, bu suçların büyük bir bölümü neden kadınlardan çok erkekler tarafından işlen­mektedir? Erkekler neden, kendilerini kurbanlaştıranlar çoğu kez erkekler olsa da kurban olarak öncelikle kızları ya da kadınları seçmektedirler? Ve son olarak, taciz edilen, tecavüze uğrayan ya da erkekler tarafından kötü muameleye tabi tutulan kızların ve kadınların çoğu neden kendilerine eziyet eden bu kişilere cinsel şiddet eylem­leriyle karşılık vermezler?

Cinsel şiddet kadının değil, toplumun ve toplumsal cinsiyet rollerinin kaçınılmaz olarak doğurduğu bir durumdur. Tecavüzün hiçbir mazereti, bahanesi olamaz...

SEVGİ DE ÖZGÜR, SAYGI DA MECBURSUNUZ!!!
216 syf.
Tutuklu tecavüzcüler ile 10 yıl boyunca bu proje üzerinde çalışan Diana Scully'in bu çalışmadaki emeği,sabrı üzerine edecek kelam bulamamakla birlikte,okuduğum en etkileyici kitaplardan birisi olduğunu düşünüyorum. Herşeyden önce,muhatap olduğu insanların tecavüzcü oluşu ve çoğunun tecavüz ettiği kurbanlarını öldürdüğünü ve kurbanlarının sayısının 1'den fazla olduğunu düşünmek bu çalışmanın nasıl bir emek ve sabır gerektirdiğinin en temel kanıtıdır diye düşünüyorum. Kitabı okudukça,aslında gündeliğimizde,haberlerde veya 'reality show'lar da tecavüz,tecavüzcüler ve kurbanlarla ilgili duyduğumuz cümlelerin aslında dünyanın her köşesinde ve yaşamın her alanında -gerek akademide gerek günlük hayatta-kadınlara karşı düşmanlığın nasıl derin bir dili ve kültürel temeli olduğunu farketmek beni gerçekten sarstı -hem de sürekli maruz kalmamıza rağmen!
Yine kitabı okudukça sürekli yüreğimi sızlatan birşey daha oldu ki,bu sızı Dicle Koğacıoğlu'nu düşünmekten kendimi alamamaktır. Kendisi toplumsal cinsiyet ve namus cinayetleri üzerine bir çalışma yaparken, ''çok acı var,dayanamıyorum!'' diyerek intihar etmişti. Yine bu kitap özeline dönerek son olarak söylemek istediğim, gerek 'kadın sorunu' olarak görülen tecavüzün,aslında bir erkek sorunu olduğu ve tecavüz eden erkeklerin ''hasta ve cinsel-psikopatlar'' diyerek yalıtılmış bir sınıfı değil her gün yolda karşılaştığımız,aynı dolmuşu ve bazen aynı evi paylaştığımız erkekler oluşunu ortaya koymak gerekse tecavüze yönelik geliştirilen sosyo-kültürel kadını aşağılayan bahanelerin ayyuka çıkarılması ve tecavüzün herhangi bir bahanesi olmayacağının anlatımı açısından çok başarılı bir kitap. (Ayrıca Şirin Tekeli ve Laleper Aytek'e bu çeviriden ötürü binlerce teşekkür!)
Tecavüz sırasında kimin hatalı olduğu konusu “iyi kızlara tecavüz edilmez” inancından da etkilenmektedir. Öyle ki, kurbanın, toplumsal cinsiyet rolü beklentilerine ters düşen herhangi bir hareketi, tecavüz eylemini hazırlayan bir faktör olarak görülmekte.
(...)kadının aile içinde ya da dışında çok az ya da hiçbir toplumsal, siyasal ya da ekonomik gücünün olmadığı erkek-egemen ataerkil toplumlarda görülür (O’Kelly ve Carney 1986)
Cinsel zorlamanın sadece erkekler tarafından uygulanan bir biçimi olarak görülür. Bir başka deyişle tecavüz, “kadınlara hadlerini bildirmeye” yönelik bir şiddet eylemi ve toplumsal denetim mekanizmasıdır. Kadın bedenine zorla sahip çıkılmasını haklı kılmak için, kadının erkeğin mülkü sayan ve erkeğe göre aşağı bir konuma yerleştiren yasal, toplumsal ve dinsel tanımlar ve cinselliği bir mal değiş tokuşuna indirgeyen görüşlerden destek alınmıştır.
Bir kadını davet ettiğinizde ona kibarca davranırsınız, ama sonra size “ben namuslu bir kızım” der, o zaman zorlamanız gerekir. Bütün erkekler aynı şeyi yapar. “Hayır”, dedi, ama bu kibarlık olsun diye söylenmiş bir “hayır” dı, aslında naz yapıyordu. Bütün kadınlar “hayır” derken aslında “evet” derler; “hayır”, kibarlık olsun, sonradan kendilerini sorumlu hissetmesinler diye söylenmiş bir laftır.
Kadınların göreli ekonomik güçleri arttıkça, yaşadıkları sürece erkekler tarafından dövülme olasılığı düşmektedir.
(...)pornografi ile kadınlara yönelik şiddet arasında en azından dolaylı bir ilişki bulunduğu açıktır. Bir toplumda kadınlara yönelik düşmanca ve saldırgan davranışları besleyen şiddete dayalı, kadın onurunu yaralayıcı pornografi türü kültürel destekler ne kadar çoksa, kadına yönelik saldırgan davranışlar da o kadar artacaktır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cinsel Şiddeti Anlamak
Alt başlık:
Tutuklu Tecavüzcü Erkekler Üzerine Bir İnceleme
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420655
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Understanding Sexual Violence
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Tecavüz, kadınların en çok korktuğu saldırıların başında geliyor. Bu korku, kadınların hayatlarını derinden etkiliyor, kısıtlıyor. Nedense tecavüz, hep "kadınların sorunu" olarak ele alınıyor. Saldırganlarsa "normal dışı", hasta, sapık erkekler, toplumsal normların dışında kalan kişiler olarak görülüyor.

Oysa yazar Diana Scully'nin tutuklu tecavüzcüler üzerine yaptığı araştırma, cinsel şiddetin, kökeni erkek egemen kültürde yatan yaygın bir sorun olduğu sonucuna varıyor. Kısacası cinsel şiddetin sona erdirilmesi için kendini değiştirmesi gereken kadınlar değil, erkeklerdir. Tecavüz, erkeklerin sorunudur.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 37 okur

  • Ögeday
  • Saint-Simon
  • Fethi Tanboğa
  • Hildegard
  • Blueflu
  • Mehtap Gülnur ALTINIŞIK
  • Earthling
  • Beril Altın
  • sinem çeşit
  • R.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.4 (4)
9
%27.3 (3)
8
%27.3 (3)
7
%9.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0