Çırak (Rizzoli & Isles Serisi 2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
16705
Gösterim
Adı:
Çırak
Alt başlık:
Rizzoli & Isles Serisi 2
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053480303
Orijinal adı:
The Apprentice
Çeviri:
Cumhur Mısırlıoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Baskılar:
Çırak
Çırak
Çırak
Çırak
Çırak
Boston dedektifi Jane Rizzoli, Cerrahın elinden yeni kurtulmuş, kâbuslarının sona erdiğini düşünmeye başlamıştır ki, yeni ortaya çıkan bir seri katilin peşine düşmek zorunda kalır. Ancak bu yeni katilin yöntemlerinin Cerrahınkilere olan benzerliği ürkütücüdür. Davayla ilgili herkesten daha çok şey bilen gizemli bir FBI ajanının ortaya çıkışı Rizzoli'nin işini kolaylaştırmaktan çok daha da zorlaştıracaktır. Uzun yıllardır birlikte çalıştığı ortağının yardımı olmadan tek başına savaşmak zorunda olan dedektif, korkularıyla ve kâbuslarıyla yüzleşip Cerraha ve "çırağına" meydan okumaya hazırlanmaktadır.

"Bu kitabın kapağını açmadan önce ışıkları yakmayı, dolapların içini kontrol etmeyi ve kapıları kilitlemeyi unutmayın."
-People-

"Ustaca ve ürkütücü... Gerilimi ensenizde hissedeceksiniz."
-The Washington Post Book World-

"Tam anlamıyla korkunç... Kitabı okuyacağım diye uykularımdan oldum ve uzun süre kendime gelemedim. Gerilim hiç bitmiyor, Gerritsen'in karakterleri bir neşter gibi derine iniyor."
-Beşinci Tüp'ün Yazarı Michael Palmer-

"Gerritsen'in romanlarında bağımlılık yaratan bir şeyler var... Gözlerinizi sayfadan ayıramıyorsunuz; akıp gidiyor. Vakit gece yarısını geçip sabaha dönmesine, içinizin ürpermesine, tüylerinizin diken diken olmasına aldırmadan okuyorsunuz..."
(Tanıtım Bülteninden)
432 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
- Çırak, Rizzoli & Isles serisinin ikinci kitabı. Seriye ismini veren karakterlerden biri olan ve ilk kitapta görmediğimiz Dr. Isles karakteri de bu kitapla birlikte sahneye çıkıyor. Serinin ilk kitabı olan Cerrah, yüksek gerilimi ve heyecanıyla beni oldukça etkilemişti. Çırak'a başlarken "Ya beğenmezsem" şeklinde bir düşüncem olmadı zira bana göre Tess Gerritsen hiçbir kitabında ortalamanın altına düşmeyecek bir yazar. Çırak beklediğim gibi bir kitaptı tıbbi terimler, dehşet verici olaylar ve çok sevdiğim bir karakter olan Jane Rizzoli. İlk kitapta tanıştığım karakterlere Çırak'la birlikte iyiden iyiye yakınlık duymaya başladım.

- İlk kitapta, işlediği cinayetlerle tüm şehri dehşete düşüren ve "Cerrah" olarak bilinen katilin elinden kurtulan Dedektif Rizzoli olayların ağırlığını üstünden atamamışken Boston'da yeni bir cinayetler zinciri meydana gelmiştir. Evlerinde öldürülen erkekler, kaçırılan ve sonrasında vücutları parçalanmış halde bulunan kadınlar... Şehir yeni bir seri katille karşı karşıyadır ve bu yeni katil cinayetlerini bir taklitçi gibi Cerrah'ın yöntemlerine bağlı kalarak işlemektedir.

- Çırak beklentilerimi karşılayan, sürükleyen, heyecanlı ve gerilim dolu bir kitaptı. Tess Gerritsen aldığı tıp eğitimini ve yazarlık yeteneğini bir araya getirerek harika bir kitap daha ortaya çıkarmış. Yazarın ve serinin diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.
432 syf.
·10/10
Azılı bir katil olan adli tıp doktorunun korkunç hikayelerini anlatan kitap serisinin bir üyesi. Konusu güzel ürpertici gerçekçi bir dille yazılmış. Olayın içine girip gerçekten yaşanıyor hissediyorsunuz.
  • Cerrah
    8.9/10 (1.970 Oy)1.856 beğeni6.408 okunma737 alıntı30.242 gösterim
  • Günahkâr
    8.6/10 (770 Oy)777 beğeni3.301 okunma426 alıntı11.735 gösterim
  • İkiz Bedenler
    8.8/10 (725 Oy)725 beğeni2.964 okunma297 alıntı9.849 gösterim
  • Kurtlar İmparatorluğu
    8.4/10 (1.174 Oy)1.056 beğeni4.729 okunma451 alıntı12.001 gösterim
  • Taş Meclisi
    7.9/10 (1.082 Oy)952 beğeni4.482 okunma427 alıntı9.621 gösterim
  • Leyleklerin Uçuşu
    8.6/10 (1.557 Oy)1.394 beğeni5.333 okunma547 alıntı15.989 gösterim
  • Siyah Kan
    8.8/10 (1.892 Oy)1.673 beğeni6.287 okunma880 alıntı26.457 gösterim
  • Siliniş
    8.8/10 (693 Oy)695 beğeni2.553 okunma194 alıntı11.240 gösterim
  • Şeytanı Uyandırma
    8.3/10 (1.087 Oy)1.059 beğeni4.329 okunma469 alıntı18.424 gösterim
  • Kızıl Nehirler
    8.7/10 (2.142 Oy)1.977 beğeni7.675 okunma569 alıntı29.588 gösterim
384 syf.
·9 günde
Gece saat 23:39... Muhtemelen bu inceleme ile bir günü daha geride bırakacağız ve muhtemelen siz okuduğunuzda bir hafta, bir ay, bir yıl ve çok daha fazlası geçmiş olacak. Bu arada saat 23:40...

İnsanlar neden bir seri katile ilgi duyar? Neden farklı bir ölüm arzusu olan ve kurbanın çığlıklarıyla mastürbasyon yapan, haz duyan biriyle konuşmak ister? Düşünüyor musun hâlâ? Cevabı basit aslında. İnsan, kendi özünü, asıl olan kendini gördüğünde hayranlık duyar da ondan. Olmak istediği ama olamadığı(duygular, paronaya, korku vs) için, suçluluk duyduğu biri olduğu için. Her insan doğuştan sadist ve biraz mazoşisttir. Sadist birine hayran duymakta mazoşistliğin bizzahiti belgesidir. Seri bir katille birlikte olmak, onunla konuşmak ya da onu izlemek bir nevi onun yaptıklarını arzulamaktır... Her neyse kitaba dönelim.


Kitap kapağıyla başlayalım.

Cerrah kitabında da değindiğim gibi bir tıbbi polisiye gerilim kitabından öncelik kapaktır. Burada kapağı bozan canlı silütler olmuş. Yazar isminin üstünde bulunan iki canlı resim. Her ne olursa olsun ciddiyeti bozduğu için yüzümü ekşitmeme sebebiyet verdi diyebilirim. Cerrah'a nazaran bu kapak tasarımı vasat geldi bana. Tamam; belki katilimizin fantezisi ne uygun seçilmiş ama bir şey eksik gibi geldi bana.

Kitapta daha önce birçok savaşa katılmış ve her türlü insandışı davranışları, bir insanın başka bir insana neler yapabileceğini görmüş buz gibi karakter olan Dean'ı sevdiğimi açıkça söyleyebilirim. Eminim soğukkanlı ve davranışlarıyla bir etki bırakacaktır. Kendi ağzından bir söz:

"Kolay kolay anlatamayacağımız şeyler gördük biz. İnsanoğlunun kendini neden hayvandan üstün tuttuğunu anlatmakta zorlanmamıza sebep olan şeyler."

Aklıma telefonu kulübesi filminden bir replik geldi:" Vietnam'da bize el bombası sallayan çocuklara Naplm bombası atardık." Afganistan, Irak, Vietnam... Bu dünyanın cehennemini gördüler. Bir diğer deyişle insanın başka bir insana neler yapabileceğini...

Katilimiz Ted Bundy gibi öldürdüğü kadınlarla cinsel ilişkiye girmeyi seven ve çeşitli fantezilerle kurguladığı öldürme şekliyle tanınıyor. Cerrah'ta da Rizzoli'yi elinden kaçırmış olduğu öfkeyle kendisi üzerinde çeşitli fanteziler ve istem dahilinde arzularıyla peşinden gidecektir...

Rizzoli'nin karakter yapısını bu kitapta da beğendim. Cerrah'ta tek odak nokta onun üzerinde olduğu için diğer karakterler ön plana çıkamıyordu. Bu yüzden Dean ile ikili diyalogları düşündürücü ve zevkliydi.

Kitaptan birkaç şey dikkatimi çekti.

"Dünya, gerçek bir katille tanışmaya can atan bir sürü beyinsizle dolu."

Bu tespite mest oldum açıkçası. Şimdi düşünelim: Ted Bundy, Ed Glein, Richard Chase, Jeffrey Dahmer, Ed Kemper gibi dünyaca ünlü seri katillerin cinayetlerinden sonrasını. Ted Bundy onlarca kadını öldürdükten sonra ne olmuştu? Kendisine yüzlerce kadından evlilik teklifi gelmemiş miydi? Hatta bunlardan biri kendisini yargılayan jüri üyelerinden biri değil miydi? Peki Dahmer? Peki ya diğerleri?

Yukarı bakmakta, tekrar okumakta fayda var.

Kıssadan hisse tıbbi terimleri hoşuma gidiyor, ki Cerrah kitabını bu yüzden okumuştum. Polisiye severseniz okuyun, öte yandan orta düzeyli ve vasat bir kitap gibi geldi bana. 3 kitap arasında hâlâ Cerrah kitabı ideal diyebilirim.

Keyifli okumalar.
432 syf.
·10/10
Üniversite 1. Sınıftayken okumuştum bu kitabı. Tess Gerritsen’ın okuduğum ikinci kitabıydı. O zamanlar yeni bir şehir yeni bir ortam biraz kasvetli zamanlarımdı. Tek başına kalıyordum o zamanlar. Cerrah kitabını lise 3’te okumuştum beni çok etkilemişti uzun süre etkisinde kalmıştım. Bu kitap beni daha çok etkiledi sanırım o zamanlar tek başıma kalıyor olmamın da bir payı vardır bu denli korkmamda. Işıklar açık uyuyordum sürekli kitaptaki olayları düşünüyordum ve dahası rüyalarımda görüyordum :) Kafayı tırlatmıştım herhalde. Rizzoli kadın dedektifin yerine kendimi koyuyordum. Kitabın kapağındaki bir söz beni çok etkilemişti “ Okumaya başlamadan önce ışıklarınızın açık kapı ve pencerelerin kapalı olduğundan emin olun.” Ben okurken hiç emin olamadım bundan. Kesinlikle tavsiye ederim bu tür kitapları sevenlere :)
432 syf.
·10 günde·Beğendi·6/10
Kitap serinin ikinci kitabı.
Cerrah yeniden dönüyor, hem de yalnız değil Çırak'ı ile birlikte..
Akıl almaz cinayet fantezileri ve akıl almaz cinayetler onlarla birlikte geliyorr..
Bir kadının ilk neresi dikkatinizi çeker ?
Cerrah için bir kadının boynu...
Cerrah dedektif Rizzoli'yi elde edemediği için tekrar hapisten kaçıp peşine düşüyor.
Tabi Çırak'ı ile birlikte..
Tabi onların peşinde de birileri var;
Boston dedektifi Jane Rizzoli ve FBI ajanı Gabriel Dean..
Cerrah avcı konumundayken av oluyor..
Cinayetlerden adım adım Cerrah ve Çırak takip ediliyor.Ama hiçbir iz yok..
Kanlı bir cinayet ve kaçırılan bir kadın dışında...
432 syf.
·Beğendi
Cerrah'tan sonra başarılı bir devam kitabı olmuş. Gerilimi ve gizemi dozunda. Akıcı ve çok sürükleyici. Burada çevirmenin de önemi oldukça büyük.
432 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Birkaç yıl önce tanıştım Tes’in Kitaplarıyla. Fakat bilmeden Rizzoli-Isles serisinin tam ortasından başladım:)) serinin ilk kitabı olan Cerrah’a ulaşmam biraz zor oldu(Arkadaşım sağolsun Cerrah ve Çırak kitaplarını bana hediye aldı). Çırak serinin ikinci kitabı ve Cerrah’taki gerilim-korku-aksiyon bu kitapta zirveye çıkıyor.
Tess, asıl mesleğinin de verdiği avantajla tıbbi bölümleri anlatırken (özellikle otopsi) insanın gözünde canlanıyor sahneler. Etkilenmemek mümkün değil.
Yine heyecanla okudum.
Tavsiye ederim okumanızı...
432 syf.
·3 günde·8/10
İyi akşamlar değerli 1000Kitap Ailesinin üyeleri…

Tess Gerritsen’den yine sürükleyici, etkileyici, gerilimi bol, heyecan dolu bir polisiye-gerilim roman daha. “Cerrah” adlı eserden sonra Rizzoli & Isles serisinin ikinci kitabı “Çırak”. Yazar yine coşkulu, aksiyon ve gerilim dolu bir roman yazmış. Yazarın üslubu çok güzel. Karakterler de betimlemelerle çok güzel anlatılmış; gerçekçiliği hissettiriyor. Bu tarzda (Polisiye – Gerilim ) yazan en iyi yazarlardan biri diye düşünmekteyim. Okuyucuyu sıkmıyor, etkilemesini çok iyi biliyor ve kalemi de muhteşem. Üstüne üstük bir adli tıp antropoloğu olması ve cesetler üzerindeki detaylı bilgisi de yazarın bence artı yönü. Kesinlikle mesleğinin tadı var.

Kitapla ilgili yorumlarıma gelince… Elbet bir Cerrah değil ama onu da pek aratmıyor. Gayet heyecanlıydı. Kısa bir sürede okudum. Kesinlikle sırayla okumalısınız. Çünkü ilk kitaptaki karakterlere ve konulara çok atıfta bulunuluyor. Bu kitaptan başlarsanız boşlukta kalabilirsiniz. Kurgusu başarılıydı; en sonu hariç. Başkarakter olan Rizzoli ilk kitaptaki gibi geride kalmamış bu sefer tam oturmuş romanın ana karakterine. En son bölüm hariç çok beğendim.

Konu olarak fazla detaya girmeyeceğim romanın tadını bozmak istemiyorum. Cerrah yani Warren Hoyt Rizzoli’yi rahat bırakmayacak. En sonuna değinmek istiyorum. Biraz basit bir son oldu. Yine de soluksuz okunacak bir roman. Çok can alıcı yerde bitti. Üçüncü kitabı al ve okumaya başla dercesine. Bu arada üçüncü kitap da “ Günahkar “.

Polisiye-Gerilim sevenler Tess Gerritsen’le tanışmalı. Beğeneceklerini umuyorum. Tavsiye ediyorum elbette. Çok anlamlı bir alıntı ile bitiriyorum.
“ Güzelin de çirkinin de aynı şekilde, bakterilerin ve böceklerin etkisiyle çürüyüp aynı et yığınına dönüştüğünü görmek rahatsız ediciydi. ”

İyi okumalar 1000Kitap Ailesi…
432 syf.
·2 günde·9/10
Batman tarzıyla başlayacak olursak Cerrah Returns dediğimiz kitapta bu sefer çoğu Tess Gerritsen'in çoğu kitabında olduğu gibi ismini tam yansıtan kitapta Cerrah'ın çırağı kötü adam ve Cerrah dediğimiz Warren Hoyt hala parmaklıklar ardında sayılsa da kaçmıştır.

İleri ki kitaplarında evlenip çocuğunun babası olacak Fbı Ajanı Ajan Gabriel Dean ile tanıştığı bu kitapta şimdi ekip iki bir seri katil ve çırağı ile savaşmak zorundadır.
432 syf.
·5 günde·10/10
Harika bir Tess Gerritsen kitabı daha. Her sayfasından inanılmaz keyif aldım. İnanılmaz kolay okunabilen kitaplardan. Yazarın dili gerçekten oldukça yalın ve açıklayıcı. Bazı noktalarda oldukça terimsel bir üslup kullanmış ama başka türlüsü de söz konusu olamazdı. Okuduğumuz kitabı cinayet kitabı diye adlandırıp geçmek bu kitaba haksızlık. Almasını biliyorsak içerisinde birçok ders barındırdığını söyleyebilirim. Ayrıca yazarın karakterin duygu ve düşüncelerini bire bir hissedebilmemiz konusunda oldukça becerikli bir kalemi var. Bunu seviyorum.
340 syf.
·8/10
10 sene önce
Ortaokul yıllarımda bu tarz kitaplar yatagımın başucuydu hiç unutmuyorum bir gece yatagımın kenarına düzensizce koydugum kitapların bir süre sonra yere düşmesiyle okudugum bu gerilim dolu kitabi usulca kapatıp korkuyla uyumaya çalışmamı tabi bunda kendimi Rizzoli’nin yerine koymamın büyük payı vardı film tadında sanat eseri
432 syf.
·15 günde·10/10
Rozelli ve Isles serisininin ilk kitabı olan Cerrah 'ı okumaya başladığımda, beni nelerin beklediğini bilmiyordum. Kitabımı bitirdiğim de #50257705 Cerrah'ın duygularının bir bölümünü almiştım kaleme. İlk kitabında Cerrah'ı büyük bir titizlikte saklamayı başaran Tess Gerritsen 'a hayran kaldığımı itiraf etmek zorundayım. Sadece iyi saklamıyor, hislerini sonuna kadar yaşatıyor, ve, siz o lezzeti damaklarınızda hissediyorsunuz.

-
DİKKAT!
////Burada şunu belirtmem gerekiyor ki, "SPOILER" vermeyi sevmememe rağmen, iki kitabı da eşitleyerek yaptığım bu incelemede iki kitabınında "SPOİLER" vermeden anlatmamım bir yolu yoktu maalesef, en azından benim incelememde.///

Wanner Hoyt, sıradan bir adam. Nazik, kibar görünümlü ve saygılı; lakabıyla anılıyor: Cerrah. Catherine Cordell'e fazlasıyla abayı yakmış anlaşılan. Sanırım onu bu seferlik başka bir güne bırakarak....

Cerrah'ı ilk kitabın sonunda yakalatıyor Tess Gerritsen onun kim olduğunu söylemiyor. "Kandan hoşlanan bir manyak" demek istiyorum. (Şuan öyle duygu alıyor ki beni, tıpkı ilk incelemede Cerrah'ın duygularını aldiığı zevki dile getirecek oluyorum ve sonra kendimi frenlemek zorunda hissediyorum. Bu başka bir inceleme olmalı. Tam iki kitabın butün bir incelemesini yapmak zorunda olduğum gereksimi gibi. Ve şimdi tam da burada müziğimi açarak dansa hazırlanıyorum. Avuçlarımı tamamlayan hayalden bir kadın; ah! Pardon kalem... :) ))

Dedektif Rizzoli, davanın kilit ismidir, korkusuz bir dedekyif isterim ama, maalesef öyle bir duyguyu çöpe atmak olmaz sanırım. Cesareti ve azmi ile taht kurmuştu, tabii saçmaladiğı da olmuştu (tıpkı şuan benim yaprığım gibi). Söz konusu Dedektif Moore'dan dolayı olabilir mi ? Elbette olur. Dedektif Moore, Rizolli'nin ortağıdır elbette ama ona bir şeyler beslemeyeceğini kim saklayabilir ki içimizde, Rizzoli başka.

Bütüm her şeyin başlangıcı Savannah'dan başlamaktadır. Cerrah birkaç işini Savannah'da hallettikten sonra...

Catherine Cordell! İlk kitabın kilit ismiydi. Cerrah ortağı olan Adrew Çapra, yarım bıraktıkları işini tamamlayacaklardı ki. Çapra nalları dikmişti. Savannah'da Cordell'e tecavuz ettiklerinde, hazzın devam için uzun soluklu bir güne bıraktılar ama, nasıl olduysa Cordell oradan kurtulmakla kalmadı ve Çapra'yı mıhladı. Verdikleri ilaçlar sebebiyle de Cordell olan biteni tamamıyla hatirlamiyordu. Ve oda da ikinci bir kişi daha vardı ki, Çapra'nın ordağı Hoyt'du. Ve ne yüzünü görmüş ne de sesini duymuştu. Sanavvah'dan ayrılan ve iki yıl sonra Boston'da yeni bir hayata başlayan Catherine, doktorluk hayatına kaldığı yerden devam etti. Ta ki, Catherine Cordell ilk mesajı alana kadar. Ve bu ilk mesajlar kuşkusuz başka kurbanlar olacaktı.

Rizzoli ve Moore işe el attılar. Büyük ve sınırsız bir aksiyon vardı Cerrah olan serinin ilk kitabında. Müthiş koşuşturmanın sonunda, Catherine yakalanmaktan kaçamadı, Rizzoli de Cerrah'ın peşini bırakmadı. Rizzoli, Cerrah'ı içeri tıkmayı başardı. Bir film sahnesini andıran boğuşma, Cerrah'ın Rizzoli ile bağlanma olayları ve sebepleri. Catherine ve Dedektif Moore evlenirken, Rizzoli Thomas Moore'nin mutlu gidişini seyretti, ardından öylece-sessiz bakarak...

Tess'in Birinci kitabında (Cerrah), Cerrah'ı içeri tıkan Rizzoli, Cerrah'ın bir sene sonunda serinin ikinci kitabin da ( Çırak) Souza-Baranowski cezaevi'den firar eder Cerrah Catherine'yı bir kenara koymuştu. Rizzoli'den alacağı hazzın peşine düşmüştü. Cerrah'ın (Wanner Hoyt) Rizzoli ile bir ömür bağlanacağı bir iz bırakır, Cerrah. (Buradan kasıt, işini bitirene kadardır.) Ve geçen bir senelik zaman diliminde Rizzoli hiçte memnun değildir hayatından. Cerrah'ı içeriye tıksa bile Cerrah yaşıyordur; şok dalgası bir telefon ile gelir, Rizzoli bizim deyimimizle, "karalara bürünür. " Dedektif Rizzoli bu, pes eder mi?...

Böylelikle macera yeniden hız kesmeden devam eder. Ortaya bir de FBI karışınca, hikayenin tadı da bir o kadar gizemler, kaçamak bilgiler, sırlarla dolu bir "Dominatör" ortaya çıkarır

Dominatör, tam bir hayalet. Sperm bilgisi dahi yoktur. Kitabin ilerleyen kısımlarında, "Dominatör"ün eski, tecrübeli bir asker olduğu ortaya çıkar, CAI' de onun bilgileri sır gibi ksaklanır. Yetistirilen asker, artık kendi halkını, tıpkı Cerrah'ın yapmış olduğu birkac fark teknikle uygular. İlk var, zengin ve evli güzel kadınlardır. İkincisi eski bir tekniği uygular; Kosava'da Afganistan'da; gittiği ve aldığı her görevi kendine has üslubu ilen halleder. Boston'da üç evli çiftin evine uyku saatlerinde sokulur ve işkencesine, kocasının karşısında, eşine yapacakları yapar. Cerrah neşter kullanırlen, Dominatör (lakabı bu), Rambo bıçağını yeğler ve fincan kucağında olan adamin kafasını soldan sağa doğru her bir kurbanına uyguldığı teknikle uygular.


***İş sadece burada bitiyor zannetmeyin. ***

Kitabın sonlarına doğru işin içine senatör'de dahil olur. Nasıl mı? Tess ile tanışmalısın!

Rizzoli senatör'ün yanına Washington'a gider, ve dönüş yolunda onu bir süpriz bekler.. sanırım yeterince birinci kitaptan ikinci kitaba kadar olan yolculuğunuzda Spoiler kazası yaptığımız yeterli olmalı, ne dersiniz?


Serinin üçüncü ve dörtdüncü kitaplarında ( Günahkâr , İkiz Bedenler ) bizi neyin beklediğinin nüanslarını çaktırmadan, sessizce/sezdirerek veriyor, boşlukları başka cümlelerle doldurarak.

Buradan sonra işlerin daha fazla karışacağı, Cerrah'ın son durumunun, Rizzoli'nin ne hale geldiğini, (burada bir spoiler daha var ki vermiyorum) adını hiç telaffuz etmediğim Dr. O'Donnell'ın bu işin içine nasıl girdiğini ve başina neler gelebileceğini bir sonra ki kitabında veyahutta dôrdüncü ve son olan kitabı İkiz Bedenler 'e gidecek mi? Bu da bende ki var olan merak konusu. Belki de; Dr. O'Donnell'in de kokusunu hafızalarına kazıyacak bir bir, sonrasında? Kalan son iki kitabı okumadan nereden bilebilirim ki? :)

~ ~ ~ ~

Sevgili yazar Tess Gerritsen bu tür bir kurguyu, bilgiyi nereden işledi, hafizasının öbür uçlarına uzanan yolculukta, neyi ne kadar araştırıpta konuyu-hikayeyi bu tür bir piskopatlıkta yazdiğını merak ettiğimde, kendinle sesli ve içli sorulara bıraktığım bu noktada, kitabın içerisinde yer alan ve de yukarıda da ufak yer verdiğim savaş piskolojisindeki, kirli-kanduygusu içerisinde yer alan, bir savaşın ölüm bilancosundan çok, kadin ve çocukların (burada yer alan sadece kadinlar) savaş esnasında aldıkları yaranın, şehir hayatında bir piskollojik olarak yansıtmayı cok iyi becerdiği bir sanatsal zeka ile işlediğini dile getirmeliyim.

Kitabın diğer mantığını anlamanın yolunu sectiğimizde serinin ilk kitabında ve de ikinci kitabında da biraz yer verildiğini ele almak gerekirse;
Günümüz yaşantısına, problemlerine uyarlandığında ise, karşımıza çıkan sonuç, kaçınılmaz bir gerçeği ele almakta. Taciz ve tecavüze uğrayanların seslerinin çıkmadığı, sessiz kaldıkları ve de herhangi bir hastaneye başvurmadan, karanlığa gömüldüklerinin bir gerçek olduğunu beş veya on kişide belkinde bir kişinin kontrol olduğu ve şikayette bulunduğu ortaya çıkıyor. Bununda kendinde saklanması için sebepleri var; kadınların. Sanki kendileri bir suçlu gibi arz ederek/edilerek görülen meçhul kişileride, zannederim yine bizler bu potaya koyuyoruz ister istemez. Sanki tecavüze üğrayanlar onlar değillerde, yapan onlarmış bir görünümde ortaya çıkıyor ister istemez. Acı ama gerçek olan olayın tam içerisinde yer alıyor. Hatta kitapta şöyle bir cümle de yer alıyor."Bir kadın tecavüze uğradığında, erkekler kaçacak yer alıyor; ortada bulaşıcı hastalık varmış gibi. Ya da tiksinti ile bakıyor." Bunun gibi bir cümleydi. Cümlenin aslının ne önemi var ki? Sonuç olarak saptanan örnek bu ve bunun gibi cümleler...


Saygılar sunar,
Zamanınızı çalmak bir zevkti ;)

Kokunu duyabiliyorum!
"Yaşamımızdaki en heyecan verici şeyler hep beklemediğimiz zamanlarda olduğu için, bu özel anların tadını çıkarmayı öğrenmeli, çoğunlukla tekdüze geçen zamanı süsleyen bu ender heyecanların kıymetini bilmeliyiz."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çırak
Alt başlık:
Rizzoli & Isles Serisi 2
Baskı tarihi:
Kasım 2012
Sayfa sayısı:
432
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053480303
Orijinal adı:
The Apprentice
Çeviri:
Cumhur Mısırlıoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Martı Yayınları
Baskılar:
Çırak
Çırak
Çırak
Çırak
Çırak
Boston dedektifi Jane Rizzoli, Cerrahın elinden yeni kurtulmuş, kâbuslarının sona erdiğini düşünmeye başlamıştır ki, yeni ortaya çıkan bir seri katilin peşine düşmek zorunda kalır. Ancak bu yeni katilin yöntemlerinin Cerrahınkilere olan benzerliği ürkütücüdür. Davayla ilgili herkesten daha çok şey bilen gizemli bir FBI ajanının ortaya çıkışı Rizzoli'nin işini kolaylaştırmaktan çok daha da zorlaştıracaktır. Uzun yıllardır birlikte çalıştığı ortağının yardımı olmadan tek başına savaşmak zorunda olan dedektif, korkularıyla ve kâbuslarıyla yüzleşip Cerraha ve "çırağına" meydan okumaya hazırlanmaktadır.

"Bu kitabın kapağını açmadan önce ışıkları yakmayı, dolapların içini kontrol etmeyi ve kapıları kilitlemeyi unutmayın."
-People-

"Ustaca ve ürkütücü... Gerilimi ensenizde hissedeceksiniz."
-The Washington Post Book World-

"Tam anlamıyla korkunç... Kitabı okuyacağım diye uykularımdan oldum ve uzun süre kendime gelemedim. Gerilim hiç bitmiyor, Gerritsen'in karakterleri bir neşter gibi derine iniyor."
-Beşinci Tüp'ün Yazarı Michael Palmer-

"Gerritsen'in romanlarında bağımlılık yaratan bir şeyler var... Gözlerinizi sayfadan ayıramıyorsunuz; akıp gidiyor. Vakit gece yarısını geçip sabaha dönmesine, içinizin ürpermesine, tüylerinizin diken diken olmasına aldırmadan okuyorsunuz..."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 4.718 okur

  • Damla kızıltaş
  • Sahra türk
  • Rabia Urfalıoğlu
  • Ramazan Karasu
  • Emre Yol
  • Zeynep güngör
  • Dalga Dalga
  • Büşra Gültaç
  • Arzu yıldrım
  • Aynur Keskin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4
14-17 Yaş
%5.7
18-24 Yaş
%28.9
25-34 Yaş
%26.7
35-44 Yaş
%23.5
45-54 Yaş
%8.8
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77
Erkek
%23

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.2 (376)
9
%18.6 (231)
8
%16.9 (210)
7
%9.6 (119)
6
%3.3 (41)
5
%1.2 (15)
4
%0.4 (5)
3
%0
2
%0.2 (2)
1
%0.1 (1)

Kitabın sıralamaları