Adı:
Çirkinliğin Tarihi
Baskı tarihi:
Kasım 2009
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051112466
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Bu kitap, Güzelliğin Tarihi'nin devamı niteliğinde. Ne de olsa güzellik ve çirkinlik birbirlerini imleyen kavramlar. Çirkinlikle güzelliğin tersini ifade ederiz. Demek ki yapmamız gereken birinin doğasını anlamak için diğerini tanımlamak. Ne var ki, yüzyıllara yayılan birçok çirkinlik tezahürü, sanılanın aksine oldukça zengin ve şaşırtıcıdır. Çirkinliğin Tarihi de işte bu örnekleri sunuyor bize. Hem de kalemini bilgece oynatan mahir bir yazarın eliyle...

"Derinden hissedilerek tutkuyla savunulmuş fikirler... Eco'nun yazımında, sayfa üstünde dans edip akılda titreşmek gibi benzersiz bir yetenek var."
-Daily Telegraph-

"Zekâsının ve bilgeliğinin berraklığı, mutlak derinliği düşünüldüğünde, günümüzde Eco'ya rakip yok."
-Harper & Queen-

"Eco, günümüzün en etkili düşünürlerinden biri."
-Los Angeles Times-
(Tanıtım Bülteninden)
456 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Neredeyse yüzyılda filozoflar ve sanatçılar güzel hakkında düşüncelerini kalem almış olsalar da, Çirkinin Estetiği'nin yazarı Karl Rosenkranz dışında bu konu üzerinde ciddi bir metin yazmış olan yoktur. Zaten güzel ile iliskisinden dolayı cirkin vardır. Guzel ne ise cirkin de tersidir. Güzel tanimlanmadan cirkin, çirkin tanımlanmadan güzel olmaz. Eco bu kitabında ilk kitapta farklı filozoflardan alarak tanımlamaya çalıştığı Güzelliğin devamı niteliğinde olan çirkinliği tanımlıyor ve tarihi anlam değişimlerine yer veriyor.
Güzellik nedir? Hoşa giden, çekici, uyumlu, etkileyici, mükemmel, görkemli, takdire şayan, haz verici... Kuşkusuz insanlık yüzyıllar boyunca güzellik üzerine kafa yordu, tezler üretti, ona ulaşmaya, “o” olmaya çalıştı. Peki ya çirkinlik? Onu, sadece güzelliğin karşıtı diye tanımlayıp geçmek haksızlık olmaz mı? Çirkinlikten de haz alınamaz mı? Kitap, Güzelliğin Tarihi’nin devamı niteliğinde. “Ne de olsa” deniyor tanıtım yazısında, “güzellik ve çirkinlik birbirlerini imleyen kavramlar... Demek ki yapmamız gereken birinin doğasını anlamak için diğerini tanımlamak. Ne var ki, yüzyıllara yayılan birçok çirkinlik tezahürü, sanılanın aksine oldukça zengin ve şaşırtıcıdır.

Çirkin veya çirkinlik kavramları ile sanatın bir araya gelmesi ilk bakışta mümkün gözükmemektedir. Lakin sanat tarihinin önemli bir kısmını ele alan "Çirkinliğin Tarihi" isimli bu muazzam inceleme ile sanat ontolojisinin çirkinliği içerik veya biçim açısından mümkün kıldığı görülmektedir. Bu çalışmanın mimarı olan Umberto Eco 2016 yılında yaşama gözlerini yumduğunda hem araştırmacıları hem de sıradan okuyucuyu etkileyecek sayısız eserin altına ismini yazmıştı. Bu önemli düşünür ve bilim insanın ardında bıraktığı pek çok kıymetli eser arasında "Çirkinliğin Tarihi" ise özel bir yere sahiptir. Estetik felsefesi veya sanat ontolojisi ile ilgilenen araştırmacıların özellikle başucu kitabı konumundaki eser, sanat eserlerini estetik kategorilere ayırma çabasında çirkini ve çirkinliği ele alarak önemli bir görevi üstlenmektedir. Ayrıca sadece araştırmacılar değil özellikle de sanatsal üretim gerçekleştirmekte olan veya olacaklar için de bir kılavuz niteliği taşımaktadır. Nitekim bir sanat eserini estetik bir objektivasyon olarak ele aldığımızda eserin iki temel katmandan oluştuğu ifade edilebilir. Bunlardan ilki elbette sanat eserini alımlayanlar için biçimdir. İzleyici ilk olarak biçimle karşılaşmaktadır. Tek başına biçimden söz etmek ise bir sanat eserinin var oluşu için mümkün değildir. Biçim bir taşıyıcı olarak içerik katmanına alımlayıcının ulaşması için içerikle bağlantılı olarak üretilmektedir. Böylelikle biçim ve içerik olarak izleyicinin karşısına çıkan sanat eseri izleyicide Deleuze’ün tanımıyla fiziki dünyadaki duygulara benzeyen ama ondan var oluş açısından farklılaşan duygulama neden olmaktadır. Diğer tarafta ise sanat üretimi gerçekleştiren kişi için ise sıralama farklıdır. İzleyici ilk olarak biçimle karşılaşsa da üretici için ilk olan içeriktir. Estetik felsefesinde; manevi katman, tin, duygu, anlam, gibi ifade bulan içerik olmaksızın tek başına üretilen içeriksiz biçimler sanatsal varoluş açısından sorunlu görülmektedir. Sanatçı içeriği bir biçimle duyumsanabilir kıldığında ise yukarıda da bahsedildiği üzere izleyici için süreç tersine dönmekte ve biçim izleyiciyi karşılamaktadır. Bu süreçte gerek sanatçı gerekse, izleyici açısından bahsedilen katmanlar sayesinde estetik kategoriler ortaya çıkmaktadır. Estetik kategoriler çeşitli kaynaklarda farklı farklı çeşitlendirilmektedir. En temel düzeyde ise "Güzel, çirkin, trajik, komik ve yüce" olarak belirlenebilir. Bir sanatçının içeriğini oluşturması ve bunu bir biçimle aktarması ve izleyicinin biçimle karşılaşarak içeriğe ulaşması çirkinin sanatta var olmasına olanak tanımıştır. Bu durumun sanatsal sonuçları Eco tarafından detaylı bir şekilde incelenmiştir. Estetik bir objenin var oluşunun iki katmanlı olması, "sanatta her şey güzeldir" anlayışını da derinden etkilemektedir ve bu söylemin kapsam ve sınırlılıklarını değiştirmiştir. Sadece güzel olan şeyler mi sanatın konusu olur? Çirkinlik sanatta bir ifade bulabilir mi? İçerik olarak çirkin olan bir şey sanat eserine nasıl dönüştürülür? Biçimsel çirkinlik bir sanat eserinde neden yer alır, gibi sorulara yanıtlar aranmıştır. Aranan bu yanıtlar ise aslında sanat tarihi içinde cevaplanmış ve uygulanmıştır. Eserin daha iyi anlaşılması için biçimsel güzellik ve içeriksel güzelliğin birbirlerinden ayrılması son derece önemlidir. Bir sanat eseri için estetik bir obje olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Karşınızdaki kitap tam bir sanat tarihi kitabi ve biçimsel güzelliğin tartışmasız son derece önemli olduğu belirtilmelidir. Örneğin, çirkin bir kadın bile resmedilirken bu çirkinliğin ustaca aktarılması gerekmektedir. Bu durum çirkin kadını güzelleştirerek çizmek değildir. Çizilecek çirkinliğin sanatsal olarak başarılı bir biçimle ifade edilmesi veya sunulmasıdır. İçerik ise illa güzel olmak zorunda değildir. Eco'nun detaylı araştırması bu durumu ve istisnaları ile çirkinliği okuyucuya özenle sunmaktadır. Umberto Eco "Çirkinliğin Tarihi" isimli geniş çaplı araştırmasında estetik felsefesinin modern söyleminden çok daha öncelere dayanan bir süreçten başlayarak çirkinin veya çirkinliğin ne olduğunu, sanatta nasıl ifade bulduğunu, dönemlerine göre sanat eserleri ile göstermektedir. Antik Yunan'dan başlayarak günümüze kadar neyin çirkin olduğu ve bunların sanatta kendilerine nasıl yer bulabildiğinin hikâyesini okuyucuya sunan eser, pek çok düşünür ve yazarın bu konuyla ilgili pek de bilinmeyen düşüncelerini barındırmaktadır. Özenle hazırlanan metinlerinin yanısıra belli sayıda kullanılan görseller de bu farklı eserin değerini yükseltmektedir. Bu açıdan okuyucuyu son derece farklı bir sanatsal yolculuk beklemekte. "Çirkinliğin Tarihi" günümüzde resim veya heykel sanatı ile ilgilenen veya bu sanatları uygulayanların ufuklarını ve sanata bakış açılarını değiştirmekle kalmayacak, sinema tiyatro ve hatta yazın alanında da pek çok kişinin günümüz fenomenlerini yorumlamalarını kolaylaştıracaktır. Ayrıca neyin çirkin olduğunun sanatçı tarafından belirlenmesi sürecinin ideolojik oluşu konusunda eser okuyucuya ipuçları sunacaktır. Özellikle sanatçıların bakış açıları belirleme noktasında güzellik ile ilgili fikirleri kadar çirkinin de son derece önemli olduğu da eserde ortaya konulmaktadır. Güzellik gibi çirkinlik de her dönem insanların bilinçlerine bağlı olarak değişmektedir. Sanat alanında bir çirkinliğin gösterilmesi ise çirkin olarak sunulan içerik veya örneğin cehennem veya şeytan tasvirleri gibi korkutucu ama sanatsal olarak başarılı işlenmiş imgelerin zihinlerde sabitlenmesi ile ilgilidir. Bu yüzden tüm estetik kategorilerdeki eserler gibi çirkinliğin gösterildiği eserler de insanları ve toplumları belli konularda duygusal açıdan etkilemek ve bu etkiyi kalıcı kılmak amacı ile yapılmıştır. Eco eserinde bu durumu dönemsel farklılıklar ve benzerlikler ile ortaya koymaktadır. Buradan yola çıkarak siyasal tarih ve insanlık tarihi okumaları beraberinde "Çirkinliğin Tarihi" isimli eserin okunması insanın bir toplumsal varlık olarak geçmişten günümüze nasıl bir süreç yaşadığını da anlamayı kolaylaştıracak farklı bir bakış açısı sunacaktır. Tüm bunlarla beraber "Çirkinliği Tarihi" isimli eser, sinema alanında çalışan veya çalışacak, okur ve uygulamacılar için özellikle modern dönemde var olan fenomenlerin çirkinlik ya da çirkin olarak tanımlanması, ayrıştırılması ve bu fenomenlerin neden çirkin olarak sanatsal bir ifade bulduğu ya da çirkinin neden başka şekillerde normalleştirildiğinin anlaşılması ve ideolojik yaklaşımların ortaya koyulması açısından, bir başlangıç kitabı olarak tanımlanabilmektedir.

Iyi Okumalar
Muhtemelen Yunan Efsanelerindeki tek gözlü devler iki gözü olanlara büyük hayranlıkla bakardı. Bizse her ikisini de hatta üç gözlü yaratıkları da hayranlıkla garipseriz... Biz Etopyalıları garipser ve çirkin buluruz ama onların en güzeli en siyah olanıdır
V. James
Bir kara kurbağasına güzelliğin, gerçek güzelliğin, takalon'un ne olduğunu sorun. Size kahverengi sırtını ve kırmızı karnını, geniş düz boğazını ve küçük başından pörtlemiş iki yuvarlak gözleriyle güzelliğin dişisinden oluştuğunu söyleyecektir. Gineli bir zenciye soru; onun için güzellik siyah, yağlı bir cilt, içe gömük gözler ve düz bir burundur.
Şeytana sorun: Size güzelliğin bir çift pençe, dört boynuz ve bir kuyruk olduğunu söyleyecektir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çirkinliğin Tarihi
Baskı tarihi:
Kasım 2009
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051112466
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Bu kitap, Güzelliğin Tarihi'nin devamı niteliğinde. Ne de olsa güzellik ve çirkinlik birbirlerini imleyen kavramlar. Çirkinlikle güzelliğin tersini ifade ederiz. Demek ki yapmamız gereken birinin doğasını anlamak için diğerini tanımlamak. Ne var ki, yüzyıllara yayılan birçok çirkinlik tezahürü, sanılanın aksine oldukça zengin ve şaşırtıcıdır. Çirkinliğin Tarihi de işte bu örnekleri sunuyor bize. Hem de kalemini bilgece oynatan mahir bir yazarın eliyle...

"Derinden hissedilerek tutkuyla savunulmuş fikirler... Eco'nun yazımında, sayfa üstünde dans edip akılda titreşmek gibi benzersiz bir yetenek var."
-Daily Telegraph-

"Zekâsının ve bilgeliğinin berraklığı, mutlak derinliği düşünüldüğünde, günümüzde Eco'ya rakip yok."
-Harper & Queen-

"Eco, günümüzün en etkili düşünürlerinden biri."
-Los Angeles Times-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 35 okur

  • Eylem Evrim Denizel
  • Dileda Arslan Takipçisi
  • Saudade
  • Siyansosyal
  • Mir'ât-ı Cünûn
  • Ece Kurtuluş
  • irem ışık
  • Marina H.
  • Tolga O
  • Aydın rzayev

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (3)
9
%22.2 (2)
8
%22.2 (2)
7
%0
6
%22.2 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0