Çocuk Eğitiminde 33 HataSait Çamlıca

·
Okunma
·
Beğeni
·
740
Gösterim
Adı:
Çocuk Eğitiminde 33 Hata
Baskı tarihi:
Aralık 2010
Sayfa sayısı:
144
ISBN:
9789944257787
Kitabın türü:
Yayınevi:
Akis Kitap
Meyvenin tadını, o meyvenin yetiştiği daldan, dalın bağlı olduğu ağaçtan, ağacın tohumundan, tohumun ekildiği topraktan ve
toprağın bulunduğu ortamın havasından ayrı düşünürseniz,

"Bu meyve niçin bu kadar acı?"

sorusunun cevabını bulamazsınız.
... ve suçu hep meyveye yüklersiniz!
(Tanıtım Yazısından)
Kitap yetişkinlere/ebeveynlere çocukları yetiştirirken şunları 'yapın ,bunları yapın' demek yerine önce kendi davranışlarını ve bakış açılarını değiştirmelerini söylemekte. Sanırım insan değişirse dünya değişir mantığından hareket ederek bunları yazmış. Bence mantıklıda. Çünkü kuru kuru çocuklarınızı şu şekilde eğitin demek bir işe yaramaz; kişiler kendilerini iyi yetiştirirse çocukların gelecekleri daha güzel olur.
Sevgi, ekmek gibi, su gibi, oksijen gibi bir ihtiyaçtır insan için. Sevgisizlik, açlıktan ve susuzluktan daha fazla acı çektirir insana. Yaşadığımız yüzyılın teknolojik gelişmeleri yüzünden insanoğlu, insana muhtaç olmadığını düşünmeye başlamışsa da sevgisizliğin bedelini ağır ödeyerek "sevgi" gerçeğini konuşmaya başladı. Sevgisizlik hapishaneleri çoğalttı, sokak çocuklarını arttırdı. Sevgisizlik öldürücüdür...
Bu dünyada bana bir "melek" gösterin deseler, bir çocuğun yüzüne bakın derim. O saf, o masum, o günahsız yüz melekten başka neye benzetilebilir ki? Çocukları gülerken dikkatle seyrettiniz mi hiç? Tüm bedenleriyle güler çocuklar. Ağlarken de bütün bedenleriyle ağlarlar. Yerleri tekmeleyerek, kendisini yerden yere atarak ağlayan ve gülen çocuklar henüz "ikiyüzlülüğün" ne demek olduğunu bilmiyorlar. Günahsız melekler nereden öğreniyor "ikiyüzlü" olmayı...
Birbirini tamamlamak için yaratılmış iki cinsi, birbirine eşitleme söylemi ile yarıştıran batı, yaptığı hatayı haklı göstermek için erkeğe saldırıyor. Allah karşısında erkek ile eşit yaratılmış olan kadını, ‘Erkeği günaha sürükleyen, insanlığın cennetten kovulmasına sebep olan varlık’ olarak yıllarca aşağılayan batı, bu sefer kadını erkekleştirerek, kadını cinsel bir obje olarak kullanarak ‘Kadın hakları’ kılıfıyla kadına kadınlığını unutturdu.
Horoz taklidi yapan tavuklara döndürdü kadınları batı uygarlığı. ‘Modern kadın’ tabiri ile çağdaş gösterilmeye çalışılan kadın, ne tavuk kalabildi, ne de horoz olarak kabul gördü.

Kadın ve Erkek eşit olamaz, olmamalı…
‘Hayvan Okulu’ adlı hikaye, kadın – erkek eşitliği söyleminin, yaratılışa ne kadar ters bir söylem olduğunu göstermek açısından önemlidir.
Bir gün ormandaki hayvanlar bir araya gelerek okul açmaya karar verirler.
Bir tavşan, bir kuş, bir sincap, bir balık ve yılanbalığı yönetim kurulunu oluşturdu. Tavşan, müfredatta koşmanın bulunmasını istemektedir. Kuş, uçmanın dâhil olmasını, balık, yüzmenin dâhil olmasını ve sincap, ağaca tırmanmanın mutlaka zorunlu dersler arasında olması gerektiğini söylemektedir.

Bütün bunları bir araya getirip, bir müfredat programı yaptılar. Ve bütün hayvanların bu dersleri görmesini istediler. Tavşan, koşu dersinde A alıyor olmasına rağmen, ağaç tırmanmak onun için çok ciddi bir sorundu. Sürekli kafa üstü düşüyordu. Bir süre sonra beyni hasar gördü ve artık eskisi gibi koşamadı. Artık koşuda A almak yerine, C alıyordu. Ve tabii, ağaç tırmanmada ise her zaman zayıf alıyordu. Kuş, uçmada çok başarılıydı, ama sıra toprak kazmaya geldiği zaman, o kadar başarılı değildi. Sürekli gagasını ve kanatlarını kırıyordu. Bir süre sonra, toprak kazma notu hâlâ F olmasına rağmen, uçma notu C’ ye düşmüştü. O da ağaca tırmanmakta çok zorlanıyordu.

Sonuçta, sınıf birincisi olan hayvan her şeyi yarım yapabilen, geri zekâlı yılan balığı oldu. Ancak eğitimciler çok mutluydu çünkü herkes bütün dersleri görüyordu.

Bu meşhur hikaye ‘Bu eğitime ‘Eşit eğitim hakkı’ dediler’ diye bitiyor. Kadın erkek eşitliğini, kuş sürünecek, tavşan uçacak mantığıyla sağlamaya çalışmak, tavuklara horoz, horozlara tavuk görevi vermek kadar komik ve yanlıştır.
Övgü neye hedeflenmekteyse onu çoğaltmaktadır. Birini yaptığı işle ilgili överseniz, daha çok iş yapacaktır. Davranışı konusunda överseniz, davranışı daha iyi olacaktır. Ancak sadece kişi olarak överseniz, sadece egoizmini ve kendini beğenmişliğini arttırırsınız. ''Şımarık çocuk'' gereksiz ve abartılı övgülerle yetişir, ''pısırık çocuk'' gereksiz ve abartılı azarlamalarla yetişir. Hayatın her alanında olduğu gibi burada da asıl olan ''denge''dir ..
Evinizi sıcak tutun.Sevgi ateşini asla söndürmeyin. Sevginize ve ilginize doymayan çocuklar, kendilerini yalnız hissetmeye başlar. Yalnızlık, insanın bu dünyada kaldırabileceği en zor yüklerden bir tanesidir.Evinizi sıcak tutun. Çünkü insan sıcağa koşar. Yüreğinizde ki sıcaklıkla çocuklarınızı evinizde eğitin.
''İnsan denen Meçhul'' isimli kitabıyla Nobel Edebiyat ödülü kazanan Alexis Carrel, kitabının sonlarında diyor ki; ''Modern dünya en büyük haksızlığı kadınlara yapmıştır. İnsanlık yaşadığı sorunlardan ve felaketlerden kurtulmak istiyorsa, kadınları asıl görevleri olan anneliğe döndürmek zorundadır.''
''Zamane gençliği çok bozuk'' cümlesi yanlış!
''Zamane anne babaları, zamane çocuklarını, zamane eğitim kurallarına göre yetiştirmeyi bilmiyorlar'' doğru olan bu !

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çocuk Eğitiminde 33 Hata
Baskı tarihi:
Aralık 2010
Sayfa sayısı:
144
ISBN:
9789944257787
Kitabın türü:
Yayınevi:
Akis Kitap
Meyvenin tadını, o meyvenin yetiştiği daldan, dalın bağlı olduğu ağaçtan, ağacın tohumundan, tohumun ekildiği topraktan ve
toprağın bulunduğu ortamın havasından ayrı düşünürseniz,

"Bu meyve niçin bu kadar acı?"

sorusunun cevabını bulamazsınız.
... ve suçu hep meyveye yüklersiniz!
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • Çağla Çuluk
  • Mesut Altınok
  • Zehra Meryem
  • Firdevs
  • Samet KURT
  • Afra
  • sami
  • Sadık Serdar Varkol
  • ravza çelebi
  • Katre-i Matem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%60 (3)
9
%0
8
%20 (1)
7
%20 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0