Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar

7,9/10  (22 Oy) · 
67 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.017 gösterim
Ne zaman ki biz, bizi kaybettik, çocuklarımızı da kaybettik...
Bizim zamanımızda çocuk suçları olarak okul koridorlarında koşmak, istiklal marşı okunurken düzgün durmamak, el kaldırmadan öğretmenle konuşmak geliyordu.
Ya da bayramda, bayram namazına geç kalmak, şeker toplarken birkaç şekere birden el uzatmak, arabaların arkasından koşmak, çocuk suçları olarak konuşuluyordu. Ne oldu bize ki artık çocuk suçları olarak annesini kesmek, babasını silahla tehdit etmek, sokakta araba yakmak, öğretmenini köşe başında şişlemek, güvenlik kamerasına el sallayarak hırsızlık yapmak kayıtlara geçer oldu?
O çocuklar mı başkaydı, bu çocuklar mı başka?
O anne babalar mı başkaydı, bu anne babalar mı başka?
O günkü terbiye metotları mı başkaydı, bugünkü terbiye metotları mı başka?
Biz nerede hata yapıyoruz?
Yapıyoruz ki yanı başımızda büyüyen o masum yüzlü sevimli çocuklar, bir süre sonra dünyamızı zehir edecek hale geliyorlar.
İşte bu kitapta, bu soruların cevaplarını bulabilmek için bir mum yakılıyor.
Çocuk terbiyesinde doğru zannedilen yanlışlarla yüzleşiliyor.
Belki de herkes kendisi ile yüzleşiyor...
Çünkü kendimizi kaybettiğimiz yerde, çocuklarımızı da kaybettik, biliyoruz...
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2011
  • Sayfa Sayısı:
    204
  • ISBN:
    9789752694767
  • Yayınevi:
    Nesil Yayinlari
  • Kitabın Türü:
Afra 
08 May 13:35 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Adem Güneş’in bu eseri tüm ebeveynlerin karşılaştıkları problemlere ışık tutuyor.Kitabın bölümlerinden altını en çok çizdiğim kısım kreş meselesi oldu. Günümüz yaşam standartlarını göz önüne serdiğimizde bir çok anne çalışıyor, çalışmak zorunda kalabiliyor. Kimininki maddi yetersizlik; kimi psikolojik, ev kadınlığını aşağılık bir mesele gördüğünden ya da para kazanıp daha rahat harcama düşüncesi ile v.b bir çok nedenle sabah erkenden çıkıp gece geç saatlerde eve gelebiliyor. Kitapta bu meseleye şöyle değinilmiş; ‘’Bir yandan "maddî yetersizlikler" bahanesi, bir yandan modern hayatın pembe düşleri, maalesef anneleri çalışma hayatına itmektedir. Hâlbuki bir annenin en mutlu olduğu an, bebeğine annelik yaptığı andır. Hiçbir anne, bebeğini kucağında sallarken aldığı huzuru başka bir yerde bulamaz. Hem anne hem de çocuk açısından bakıldığında (ilk dört yaşta) annenin çocuğunu bırakıp çalışmasını tavsiye etmiyoruz.’’

Ağzı sütten yeni kesilmiş onlarca çocuk sabah uykusu mahmurluğuyla ağlaya sızlaya kreşlere bırakılabiliniyor. Bu arada günümüzde öyle yaygınlaşmış ki kültür diyorlar bunun adına, ihtiyaç diyorlar, çocuğun sosyalliğe- arkadaşlığa ihtiyacı var diyorlar, bu nedenle artık anneler evde dahi olsa küçücük çocukları kreşlere yollayabiliyorlar.Adem bey’in bu konu hakkında ki görüşleri de şu şekilde; ‘’Çocuklar, özellikle ilk dört yaş döneminde, anneye "muhtaç"tır. Bu öylesine bir muhtaçlıktır ki çocuğun her gözünü açtığında annesini görebilmesi, korku ile ürktüğü her an annesinin sesini duyabilmesi ve teselli alabilmesi, acıktığında, susadığında annesini karşısında bulabilmesi hayatî önem taşımaktadır. Çocuk bu "güven" içinde, ve sevgi zenginliği içinde hayata adım atmalıdır.’’

‘’(...)yapılan araştırmalar gösteriyor ki çocukların ilk dört yılda anneye olan muhtaçlıkları kesintiye uğrarsa ileriki yıllarda "güven" sorunu oluşmaktadır. Annesinden kopuk olarak büyümüş çocuklar hayata güven duymakta zorlanmakta, etrafına yeterince güven duyamamaktadır. Bu öylesine bir güvensizliktir ki evlendiğinde eşine karşı güveni zayıf, iş yerinde arkadaşına karşı güvensizdir. Ayrıca böylesi çocuklar yetişkinlik döneminde bir yandan annelerinden tamamlayamadıkları sevgiyi etraflarından devamlı aramakta, öte yandan kendilerinden sevgi bekleyen kişilere karşı da yeterince sevgi verememektedirler. Sanki sevgi kanalları kapanmış gibi hem sevgiye aç hem de sevgi cimrisi olmaktalar.’’

Ayçagül Akar 
05 Kas 2015 · Kitabı okudu · 189 günde · 6/10 puan

Çocuklarımıza yaklaşımlarımızı ele alan, doğru zannederek sergilediğimiz bazı tutum ve davranışların yanlışlığı üzerinde duran, farkındalık uyaran bir kitap. Buna rağmen yazara katılmadığım noktalar da vardı. Cinselliği çağrıştırdığı için kız çocuklara kırmızı ve pembe renk kıyafetler giydirilmemesi gerektiği söylemi beni çok kızdırmıştı. Küçücük kızlara kıyafetinin rengi ne olursa olsun o gözle bakan sapkın insanların toplumda yeri olmamalı bence.

EMİNE ÖZDEMİR 
20 Oca 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Çocuk eğitimi konusunda doğru bilinen ama yazara göre doğru olmayan konuları yazmış. Örneğin özgüven konusu gibi.

Enes Küçük 
 12 Şub 00:59 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Bakıcı problemlerinden tuvalet eğitimine, Tanrı'yı anlatabilmekten hiperaktifliğe kadar birçok konuya kısa ve öz olarak değinilmiş, her ebeveynin okuması gereken bir kitap... Bir anne/baba olarak "doğru olanı bilmek" en büyük hakkınızdır. Ama her zaman mı doğruyu bilirsiniz? Kitabı okuyan anne-babaların yaptıkları binlerce ufak hatayı görebileceği bir ders kitabı.
Beni en çok "Anne Babaların Hazırlıksız Yakalandığı Soru: Allah Nerede?" ve "Çocuğunuzu Allah ile Korkutmayın" bölümlerinde etkilemişti. Her ne kadar sevgili Adem Güneş bu konuya dikkat çekse de bu hatalar her seferinde yapılıyor.
Unutmamalı ki, tek bir sözcüğü yanlış söyleyerek ikinci bir Hitler de yaratabilirsiniz.
Çocuklarınızla hem arkadaş hem anne/baba olabilmeniz dileğiyle...
Ve daha iyi bir yeni nesil için umutla...

ozlem kara 
03 Nis 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

çocuklar mı başkaydı, bu çocuklar mı başka?
O anne babalar mı başkaydı, bu anne babalar mı başka?
O günkü terbiye metotları mı başkaydı, bugünkü terbiye metotları mı başka?
Biz nerede hata yapıyoruz?
Yapıyoruz ki yanı başımızda büyüyen o masum yüzlü sevimli çocuklar, bir süre sonra dünyamızı zehir edecek hale geliyorlar.
İşte bu kitapta, bu soruların cevaplarını bulabilmek için bir mum yakılıyor.
Çocuk terbiyesinde doğru zannedilen yanlışlarla yüzleşiliyor.
Belki de herkes kendisi ile yüzleşiyor…
Çünkü kendimizi kaybettiğimiz yerde, çocuklarımızı da kaybettik, biliyoruz…

Ceylan Mumoğlu 
20 May 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kitabı okuduktan sonra kendinize ve çocuğunuza farklı açıdan bakacak, tek kendi çocuğunuzu değil, çevrenizdeki diğer çocukları da anlayacaksınız.

Kitaptan 13 Alıntı

Afra 
08 May 01:18 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

...anne babanın çocuk terbiyesinde aslî görevi, çocuğunun fıtratını değiştirmek ve onu akıllı uslu, sessiz sakin bir çocuk yapmak için mücadele etmek değil, aksine çocuğunun özelliklerini keşfedip o özelliklerine göre onu yetiştirmek ve onun kendisi gibi olma yolunu açmaktır.

Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem GüneşÇocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem Güneş
Afra 
07 May 02:50 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Hangimizin iç dünyasına bir göz atsak karşımıza sevgiye muhtaç minicik bir çocuk çıkmaz ki! Başı okşandığında tebessüm etmeye hazır, karşılıksız sevgiye delice susamış, büyüklüğün büyüklüğüne inat, "Hadi" denildiğinde annesinin sıcacık koynuna girmeye hazır, kocaman kocaman minicik adamlar, minicik kadınlar...

Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem GüneşÇocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem Güneş
Afra 
08 May 01:27 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Terbiyedeki asıl maksat, koltuğun bir köşesine oturmuş, büyük adamlar gibi sessiz sedasız bekleyen çocuk yetiştirmek değil, aksine çocuğun kendi ruhu ile özgürce; ama belirli kurallar dâhilinde kendini sergilemesine yardımcı olmaktır.

Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem GüneşÇocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem Güneş
Afra 
08 May 12:15 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Hayatı ben merkezci olarak algılayan çocukların ne zaman, ne yapacağı ve kimin başına hangi belayı açacağı bilinmez"

Böylesi bir çocuk için hayatın anlamı, zevktir.
Hayatın anlamı, özgürlüktür.
Hayatın anlamı, "ben"dir.
Ona göre, "problem çözmek ve başkalarının derdi ile dertlenmek bir ahmaklıktır."

Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem GüneşÇocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem Güneş
Afra 
08 May 00:56 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Hollandalı bir Profesör
"Çocuklarımıza kendi ayakları üzerinde durup kimseye muhtaç olmadan yaşamaları gerektiğini öğretirken ne yazık ki büyük bir hata yaptık. Bir şeyi hesap edemedik; günümüz insanı artık kendine çok güveniyor ve her şeyi yapmaya cesaret duyabiliyor. Hiç çekinmiyor. Korkmuyor. Artık insanlar kendilerinin dışında kimseye güvenmiyorlar. Maalesef bu mantıkla, hastalıklı ruha sahip insanlar meydana getirdik. Hayat bir mücadeleden ibarettir, mantığına sahip bireyleri yetiştirdik. Bu yüzden insanlar, hayatta kalabilme tedirginliği yaşadıkları için artık birbirleriyle savaşmaktan çekinmiyorlar. Benim kliniğime gelen hastalarımın birçoğu, kendi ayakları üzerinde durma mücadelesi verirken yorulup pes eden veya yıkılan kişilerden oluşuyor. İlk bakışta, kendine güvenen insan modeli kulağa çok hoş geliyor; ama pratik tecrübelerimle gördüm ki kendine güvenmek insanı yoruyor ve bu yorgun yaşantı bir yerde akıl sağlığını tehlikeye atıyor. Ben, sağlıklı insanı, 'kendi ayakları üzerinde durabilen değil, başkaları ile yardımlaşarak ayakta durmaya çalışan insan' olarak tarif ediyorum..."

Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem GüneşÇocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem Güneş
Afra 
07 May 02:21 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Psikolojik karakter, annenin sevinçleri, öfkesi ve üzüntülerine bağlı olarak "genetik karakterin" üzerine inşa edilen ikinci bir karakterdir.

Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem GüneşÇocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem Güneş
Afra 
07 May 02:30 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bir anne, okuduğu Kur'an'ın sadece kendisine değil, karnında taşıdığı yavrusuna da okuduğunu bilmeli. Aldığı abdestin, kıldığı namazın verdiği huzur ve sakinliğin, sadece kendisine değil, minik yavrusuna da tesir ettiğini asla unutmamalı. Annenin yaşayacağı, korku, öfke, hırs, günah, yapacağı gıybet, söyleyeceği yalan, kısacası vicdanını sızlatan her bir durum, çocuğuna da inceden inceye zehir gibi sızar. Anne bunu bilerek hareket etmelidir. Bu itibarla bakıldığında, çocuk terbiyesinin daha anne karnında başladığına şahit oluyoruz. Özetlersek bir anne, çocuğunun nasıl bir karaktere sahip olmasını istiyorsa kendisi de hamilelik döneminde o karakterin izlerini taşımalıdır.

Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem GüneşÇocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem Güneş
Afra 
07 May 22:41 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Meşhur Psikiyatr Alice Miller, Yetenekli Çocuğun Dramı isimli eserinde, çocukluk yıllarında anne babalarından yeterli sevgiyi alamamış kişilerin, bir ömür boyu o doyamadıkları sevgiyi başkalarında arayacağından bahseder; ama bu sevgi arayışı boşunadır. Çünkü çocukluk yıllarında anne babalarından bir türlü doyasıya sevgi alamayan bu kişilerin karşılarına asla sevgi ihtiyacını karşılayabilecek birileri çıkmayacaktır. Çünkü o sevgi özeldir. O sevgi, "zaman" itibarıyla özeldir. Karşılıksız verilmiş olması itibarıyla özeldir. İhtiyaç duyulduğu an verilebilmesi itibarıyla özeldir...

Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem GüneşÇocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar, Adem Güneş
2 /