Çocuk Yasası

8,3/10  (19 Oy) · 
38 okunma  · 
18 beğeni  · 
536 gösterim
Londra’da yaşayan, Yüksek Divan Aile Hukuku Dairesi’nin en başarılı ve ünlü hâkimlerinden Fiona Maye, özel hayatındaki kriz karşısında çaresizdir: Kocası Jack onu genç bir kadın için terk etmektedir. Fiona tam bu sırada kendini Adam Henry davasının hâkimi olarak bulur. On yedi yaşında bir lösemi hastası olan Adam, tedavisi için elzem olan kan naklini günah olduğu gerekçesiyle reddetmektedir. Onun kişisel haklarına saygı göstermekle bu hakları çiğneyerek hayatını kurtarmak arasında kalan Fiona, bir sonuca varabilmek için Adam’la görüşmeye karar verir. Bu görüşme ikisinin de hayatını değiştirecektir.
“Çocuk Yasası”, inançlarla kanunların kırılganlığına ve insanlar arasındaki mesafelere dair, içe işleyen, unutulmayacak bir roman. Roza Hakmen’in Türkçesiyle.
“Hayatımın en sıradışı, güçlü ve dokunaklı okuma deneyimlerinden biri... Bütünüyle çarpıcı, hassas dengeler üstüne kurulmuş, kusursuz işlenmiş ve çok güzel yazılmış bir roman.” Alberto Manguel
“Yaşayan en iyi yazarlardan biri olan Ian McEwan’dan önemli bir roman daha.” Washington Post
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2016
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9789750836527
  • Çeviri:
    Roza Hakmen
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Handan Aksu 
10 Nis 09:04 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Pazar günü bana eşlik etmesi için elime aldım ve ne kadar iyi bir seçim yaptığımı kitabı kapattığımda anladım. Gerçekten insanın içine işleyen bir konusu var. Bir çocuğun dini inançları uğruna ölmek istemesi ne kadar mantıklı olabilir. Bir an o anne ve babanın yerine koyuyorsunuz kendinizi. Tek düşündüğüm her düşüncenin aşırı olanı zarar veriyor. Çok doğru bile olsa sorgusuz sualsiz inanmak her zaman kötü sonuçlara neden oluyor. İnan tabi ki ama düşünerek inan, sorgulayarak inan. Bu ara yeni yazarlar keşfetme günlerim. Ve her tanıdığım yeni yazarla çok güzel duygularla ayrılıyoruz. İyi ki kitaplar ve yazarlar var...

Leva 
24 Ara 2016 · Beğendi · 10/10 puan

Sıradan gibiyken sonlara doğru müthiş bir tempo kazanan, temeli ve gücü yerinde mükemmel bir romandı. Şaşırtıcı bir değişimle kahraman sayısı bir iken ikiye çıkıp finalinde gerçekten hakkını veren bir son. Merakla bu ingiliz yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım. Uzun ve ağır romanlardan sıkılanlara ilaç gibi gelecek adeta film tadında bir kitap. Keyifli okumalar.

Azam 
03 Eyl 14:59 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yazar, reşit olmayan bir çocuğun inançlarından dolayı nakil yerine ölümü tercih etmesi ve ailesininde bunu desteklemesini konu alıyor. Bir kez daha gördüm ki sorgulamadan inanmak bize hiçbir şey kazandırmıyor. İnanırken araştırmak ve sorgulamakta gerekiyor. Konusu bildik olsa da kurgusu farklı olan bu kitabı okumanızı öneririm. Keyifle okuyun.

Kerim Aydın 
 01 Mar 22:30 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

kurgu olarak harikaydı. çok özgün bir konu işlenmiş okurken sürekli acaba ne sonuç çıkacak diye merak içinde bırakan bir kitaptı. Bazı hukuksal ve bilimsel terimler kullanılmış ve anlama zorluğu çıkaran kısımlar olmasına rağmen konunun ilginçliği ve cazibesine kapılarak bir solukta okunabilen şaheser. özellikle 2016 yılında klasik roman tadında bir kitap okumak benim gibi klasik severler için eminim harika bir deneyim olacaktır.
Eksiklik olarak belirtmek yanlış olur zira yazarın dehası karşısında benim burada şu yanlış bu eksik olmuş demem abesle iştigal eder. Ancak ben daha çok Adam ile Fiona arasında diyaloglar bekliyordum. Fiona'nın hayatına olan etkisini çok fazla hissedemedim ama Fiona'nın Adam'a olan etkisini iliklerime kadar hissettim. Onu takip etmesi, yalvarması, yanında kalması için ısrar etmesi beni oldukça duygulandırdı.
Ayrıca Fiona'nın eşiyle olan kısımları da beğendim. Sanki onlar orada tartışırken siz de onların yanında bulunan üçüncü bir kişiymişsiniz gibi geriliyordunuz. Sürekli bir tedirginlik hali oluyordu, yeri geliyor kızıyor, yeri geliyor şefkat duygusu besliyordunuz.
Herkesin okumasını tavsiye ederim. Denildiği üzere konu olarak çok ilgi çekici, harika bir deneyim olacağından eminim.

Gülşah Şahin 
07 Haz 02:56 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çok çok beğendiğim bir kitap oldu. Okurken o kadar çok cümlede içim burkuldu ki... yok mu sanki çevremizde o karı-kocaya benzeyen, o çocuğa ve ailelere benzeyen.
Ve en zoruda karar vermekdi sanırım. Hakim olamazmışım ben dedim okurken.
Fazla detay yazmak istemiyorum okumak isteyeniniz olabilir.
Okumadıysanız bir şans verşn yazara ve kitaba.

Sharlot 
21 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 7/10 puan

Yazarin 3 kitabini okudum.bu en guzeliydi.okumasi daha kolaydi. Hakimin yasadigi celiskiler,yasalarla ahlaki degerlerin arasinda kalmasi guzel anlatilmis.

Söylenti Dergi 
02 Tem 13:31 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Her eserinde okuyucularına farklı bir bakış açısı kazandıran Ian McEwan, Çocuk Yasası ile bizi aile hukuku ve çocuk hakları konusunda farkındalık kazanmaya davet ediyor.

“Bir mahkeme bir çocuğun… yetiştirilmesiyle ilgili… herhangi bir hususta karar verirken öncelikle çocuğun refahını dikkate alacaktır.”
Çocuk Yasası, madde 1(a) (1989)

Londra’da yaşayan Yüksek Divan Aile Hukuku Dairesi’nin başarılı ve aldığı kararlarla ünlü hakimi Fiona Maye, evliliğinde altından kalkamadığı büyük bir kriz yaşamaktadır. Eşi Jack, onu kendisinden daha genç bir kadın için terk etme hazırlığındadır. Bu aşılması zor kriz yeterince zor değilmiş gibi bir de oldukça farklı bir davada karar vermesi gerekmektedir. Hem de bir an önce!

Adam Henry, on yedi yaşında lösemi hastasıdır. On sekizini doldurmasına sadece birkaç ay kalmıştır. Kullandığı ilaçlar kan değerlerini düşürdüğü için acilen kan nakli yapılması gerekmektedir. Ancak bunun önünde çok önemli bir engel vardır: Adam, kan naklini günah kabul eden Yehova’nın Şahitleri’ne mensuptur. Hastane ve aile arasındaki anlaşmazlığa Fiona’nın vereceği karar son noktayı koyacaktır.
Kitap başlangıçta Fiona ve eşinin yaşadığı sorunları ve Fiona’nın eski davalarını bize anlatıyor. Birbirine yapışık ikizlerin ayrılıp ayrılmamasına karar vermesi, kitabın asıl karakteri olan Adam Henry’nin bile önüne geçebilecek kadar trajik. Çünkü, ikizlerden biri diğerine yaşam destek ünitesi gibi destek olmaktadır. Bu durum sağlıklı olan ikizi oldukça güçsüz bırakır. Bu şekilde kalırlarsa ikisi de çok fazla yaşayamayacaktır ancak ayrılırlarsa en azından bir tanesinin şansı olabilecektir.

“Dünyaya düzgün biçimlenmiş uzuvlarının hepsi yerli yerinde gelmek, acımasız değil sevgi dolu bir anne babanın evladı olmak, coğrafi ya da toplumsal tesadüfler sayesinde savaştan ya da yoksulluktan kurtulmuş olmak tamamen şansa bağlıydı. Dolayısıyla rahat rahat erdemli olabilmek de.”

Yazar, çocukların kendi bedenleri hakkında karar verme özgürlüklerine ve hasta haklarına oldukça dikkat çekiyor. On yedi yaşındaki Adam Henry’nin davası görülürken bir bireyin on sekizini doldurmadan çocuk sayıldığı kabul görse de kimsenin bir günde reşit olmayacağı kavramı üzerinden savunmalar yapılır. Yani aslında Adam Henry, zihinsel olarak çoktan yetişkin yani on sekiz olmuştur ve kararına saygı duyulmalıdır.

Üzerinde durulan bir başka önemsenmesi gereken konu ise dinlerin hayatımızla ilgili aldığımız kararlardaki önemi. Adam ve ailesi kan vermeyerek inandıkları dinin gereğini yerine getirdiklerini düşünmektedirler. Ancak bu ne derece doğrudur, tek sebebi din midir yoksa ait olunan toplumsal çevrenin baskısı ile mi bu karar verilir ayrı bir tartışma konusu.

“Peki Tanrı neredeydi?”
“Her şeyin arkasında, itaat ettiğim talimatlar onun talimatlarıydı. Ama önemli olan, yaşadığım bu harika maceraydı, ne kadar güzel bir ölüm olacağı, ne kadar sevileceğimdi.”

Kitap, bizi aslında üç ana başlıkta düşünmeye davet ediyor: din/inanışlar, hasta hakları ve çocukların özgürlükleri. Fiona Mayer de hayatının en karmaşık zamanlarında sağlıklı bir karar vermek için Adam ile tanışmak isteyecek ve bu görüşme iki taraf için de farkındalık dolu bir ilk izlenim yaratacaktır.

Yazarın tüm bunların haricinde bir kadının ülkenin en başarılı hukukçusu da olsa, kariyeri, parası da olsa hatta Londra’da yaşıyor da olsa ait olduğu sosyal çevrenin aldığı kararlarda ne derece etkili olduğunu işlemesi oldukça önemli. Boşanma sonrasında arkadaşlarının davranışlarının oldukça değişeceğini düşünen Fiona, sadece “Yalnız ne yaparım?” korkusuyla bile ihaneti sindirmeyi düşünecek ve evliliğine devam edip etmeme kararları arasında git geller yaşayacaktır.

Akıcı dili zaman zaman hukuki terimlerle gölgelense de her sayfasında ayrı bir farkındalık yüklü bir kitap Çocuk Yasası. Ancak her konudan biraz biraz işlenmesi yerine keşke karar aşamasındaki konuşmalar daha da derinleştirilseydi diye düşünmeden edemedim.

Yazar: Fulya Çetinsöz
Söylenti Dergi: https://www.soylentidergi.com/cocuk-yasasi-ian-mcewan/

siyal 
 22 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 3 günde

Yine harika bir kitaptı... değişen yaşam ve ruh halleri... iç hesaplaşmalar... modern zamanların gelgitleri... Fiona'yla geçip giden zamanın bir ilişkiye neler kaybettirdiğine ve neler kattığına tanık oluyoruz...

Kitaptan 14 Alıntı

Oğlan olsun kız olsun, bir insan için en alçaltıcı şey, iyi bir eğitimden ve düzgün bir işte çalışma onurundan mahrum edilmekti.

Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 16 - YKY)Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 16 - YKY)

Dünyaya düzgün biçimlenmiş uzuvlarının hepsi yerli yerinde gelmek, acımasız değil sevgi dolu bir anne babanın evladı olmak, coğrafi ya da toplumsal tesadüfler sayesinde savaştan ya da yoksulluktan kurtulmuş olmak tamamen şansa bağlıydı. Dolayısıyla rahat rahat erdemli olabilmek de.

Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 29 - YKY)Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 29 - YKY)

Adam onu arayıp bulmuştu, istediği şey herkesin istediği, doğaötesinin değil serbest fikirli insanların verebileceği şeydi. Anlam.

Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 146)Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 146)
Kerim Aydın 
28 Şub 12:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Jack zor bir soruya verilecek en iyi cevabın bir başka soru olduğunu biliyordu.

Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 21)Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 21)
Gözde Uysal 
02 Ağu 02:59 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Acaba Flaubert ve Tolstoy'un romanlarındaki gibi küçümsenmekten ve dışlanmaktan değil de, kendisine acınmasından mı korkuyordu?

Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 46)Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 46)
Gözde Uysal 
01 Ağu 23:40 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Fiona,'' Çünkü öyleyse hemen bavulunu hazırlayıp gitmeni rica edeceğim.'' dedi.
Önceden düşünülmemiş, kendine zarar verecek bir hamle, onun atına karşılık kendi kalesi, çılgınlık, geri dönüşü de yok. Kalırsa utanç, giderse uçurum.

Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 22)Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 22)
Gözde Uysal 
03 Ağu 18:18 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Evet, ama aslında anoreksi dine biraz benziyor."
Fiona fikrine katılmazmış gibi görünce hazırlıksız açıklamaya koyuldu. "Yani ıstırap çekmeyi istemek, acıya ve fedakarlığa bayılmak, herkesin seni seyrettiğini, önemsediğini, bütün evrenin seninle ilgili olduğunu zannetmek. Seninle ve kilonla."

Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 114)Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 114)
Sharlot 
19 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

Dünyaya düzgün biçimlenmiş uzuvlarının hepsi yerli yerinde gelmek, acımasız değil sevgi dolu bir anne babanın evladı olmak, coğrafi ya da toplumsal tesadüfler sayesinde savaştan ya da yoksulluktan kurtulmuş olmak tamamen şansa bağlıydı.

Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 29)Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 29)
Kerim Aydın 
 01 Mar 22:18 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Dinler, Fiona'nınki de dahil ahlaki sistemler, çok uzak mesafeden görülen sıkışık bir dağ sırasındaki zirveler gibiydi; biri diğerinden gözle görünür biçimde daha yüksek, daha önemli veya daha doğru değildi. Yargılanacak ne vardı?

Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 82)Çocuk Yasası, Ian McEwan (Sayfa 82)
2 /