Çocuklar için Evrim

·
Okunma
·
Beğeni
·
107
Gösterim
Adı:
Çocuklar için Evrim
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
172
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059331739
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Asi Kitap
Bu kitap; gençlerimiz evrensel insan olmaları, evrensel değerlere ve özgür düşünceye sahip çıkmaları, doğmadan, çağdışı öğretilerden uzak durmaları, yaşamlarının hiçbir evresinde beyinlerinin hurafelerle köreltilmesine meydan vermemeleri ve genç beyinlerin bilgi yollarını açarak (verilmeyen) evrim eğitimine destek olmak amacıyla yazıldı.
Bu kitap; ülkemizde evrim konusunun eğitim müfredatından çıkarıldığı günlerde, ilk aşamada verilmesi gereken evrim öğretisini size kolaylıkla kazandıracak. Karanlıklar dünyasına değil, aydınlıklar dünyasına yönelmenizi sağlayacak.
Unutmayın, evrim kısa yaşayıp uzun süreli düşünenlerin bilimidir. Siz de onlardan biriyseniz, kemerlerinizi bağlayıp arkanıza yaslanın. Çünkü 542 milyon yıl öncesine uzanacak yolculuğumuz başlıyor!
172 syf.
Ali hoca bu kitabı, Evrim konusunun ders kitaplarından çıkarılması üzerine yazmış. Haliyle önsöz ve sonsözde, çıkarılmadan sorumlu olan yaratılışçılık ve akıllı tasarim teorilerini(!) savunanlara yönelik haklı eleştirilerde de bulunmuş. Bunlardan birisi, hadi yaratılışçıligi kabul ettik diye varsayalım, ama hangi yaratılış öyküsünü kabul edip anlatacaksiniz şeklindedir. Çünkü her kavmin her yörenin birbirinden farklı yaratılış hikayeleri mevcuttur. Benimki doğru deyip bu işin içinden siyrilanamayacagini söylemiş. Bunun dışında insanın evrimine yönelik, ara formların neden olmadığı ya da yeterince neden olmadığı şeklindeki itirazlara verdiği cevapta da, insanın zeki bir canlı olmasi ve yardimlasmasi üst seviyede olan bir canlı olmasi nedeniyle fosil saglanabilecek yerlerde olmemesine, haliyle insana kadar tüm basamaklara ait fosillerin saglanamayacagini söylemiş. Ancak zaten evimde kanıt olarak salt ara geçiş formu aramanın artık günümüzde salt saldırı mahiyetinde olduğu da açık bir durumdur. Çünkü genetik bilimi başta olmak üzere birçok farklı bilimsel alanda evrimin varlığının kanıtlandigi ve dünya çapında da bilimsel camialarda evrimin varlığının tartışılmadigi biliniyor. Evrim teorisi de şu an evrimi en iyi açıklayan ve 150 yıldır süregelen farklı bilimsel alanlarda yapilagelen çalışmalarda yanlislanamayan, aksine ortaya çıkan verilerle desteklenen bir kuram olma özelliğini devam ettiriyor.

Kitabın dili oldukça açık ve anlaşılır. Bununla birlikte yazar, evrimsel süreci adeta film/belgesel gibi anlatmış. Hatta bu anlatima çok yakın bir de belgesel mevcut, onu da yorum kısmına bulabilirsem bırakırım. Gerçekten bu kitabın okullarda okutulmasinin oldukça faydali olacağını düşünüyorum. Bunu okuyan çocuklar ve gençler hiç sıkılmayacaklar, konuya meraklari artacak ve kendileri de konuyu araştıracaklardir.

Ali hocanın birkaç videosunu izlemiştim. Oralarda Türkiye'de evrimi anlatmak için "evrim", "Darwin" ve "maymun" demezseniz evrimi anlatabilirsiniz diyerek esprili bir izahı vardı. Bunun devamında da meşhur "maymundan mi geldik" safsatasina karşı da "Hayır baliktan geldik deyin ve kimse buna itiraz etmiyor" diyerek yine insanı güldüren bir yanıtı vardı. Evet, hala merak edenler varsa, maymundan gelmedik, maymunlarla ortak atalarimiz var. Bu ortak atalarımız da ne insan ne maymundur. Daha genel düşünecek olursak da aslında bütün canlılarla ortak bir atadan geliyoruz. Bence bu muhteşem bir durum!

Kitapta dünyanın oldukça fazla felaket neticesinde şekillendiğini anlayabiliyoruz. Bunların sonucunda mevcut türlerin büyük çoğunluğunun yok olduğu ve "o anki" koşullara en uygun canlıların hayatta kaldığı ve soylarini devam ettirdiğini görüyoruz. Örnek olarak dinozorlarin yaşadığı uzun zaman diliminde, ilk memeli denilen canlının, dinozorlarin tehditi neticesinde oldukça küçük yapıda ve yerin altında yaşadığını, yine dinozorlarin tehditi nedeniyle gece dışarı çıktığını okuyoruz. Dinozorlarin dünyaya göktaşınin düşmesi üzerine yok olmaları ve akabinde oluşan "o anki" şartlarda bu canlının o ortama uygun olması nedeniyle hayatta kalabildildigi ve memelilerin devrinin başladığını görüyoruz.

İlk canlının denizlerde oluştuğunu görüyoruz. Çünkü "o anki" şartlarda yeryüzü henüz yaşama uygun durumda değildi. İlk balık türlerinden kimilerinin "o anki" şartlara uygun olarak zırhlı olduklarını ve "değişen" şartlarda bu zirhlarini attıklarını görüyor ve bizde de birçok kemik yapının bu zirhtan geldiğini okuyoruz.

Doğa baştan itibaren bir mükemmel bir plan ile hareket etmiyor. Haliyle hatalar da oluşturuyor. Geçmişte işlevi olan ama artık canlılarda işlevi olmayan uzuvlar vb de. Bunlara da kitapta kısaca yer verilmiş. Eskiden tek kıtaya sahip dünyada kıtaların zamanla ayrıldığını ve ayrılan kıtalarda birbirinden farklı şartların oluştuğunu ve haliyle buralardaki canlıların da farklı evrimsel gelişim gösterdiğini görüyoruz. Bununla birlikte birçok jeologun öngörüsüne göre gelecekte kıtaların tekrar birleşecekmis. İlginç olurdu ama tabiki bu olsa da hiçbirimiz hayatta olamayacağız. Bu noktada yazarın vurguladığı şekilde evrimsel düşünme kısa hayatların uzun dönemleri anlamaya çalışması etkinliği olduğunu anlayabiliyoruz. Bu durum insanın kendi içinde bulunduğu küçük alandan sıyrılıp büyük alanları gorebilmesini veya dusunebilmesini; haliyle de geniş bir pencereye, farklı açilara sahip olmasını sağlıyor.

Kitapta ABD'deki bir müzede veya bir bilimsel yerde, dünyanın geçirdiği büyük yok oluslarin ve bunların sonucunda yok olanların temsil edildiği kısımların olduğu ve bir kısmın da boş olduğu geçiyor. Bu kısım insanın yok oluşuna ayrılmış çünkü. Oldukça etkileyici. Dünyanın, evrenin yani her şeyin bizim için yaratildigini veya oluştuğunu düşünüyoruz ancak biz yok olsak da dünyanın ve hayatın devam edebileceğini hiç aklımıza getirmiyoruz. Belki de bunun sebebi, ya bizimsin ya kara toprağın mantığında olmamız ve dünyayı adım adım kendi elimizle yok oluşa doğru götürmemizdendir, kim bilir.


Keyifli okumalar..
172 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bu kitap, özellikle gençlerimizin evrensel insan olmaları, evrensel değerlere ve özgür düşünceye sahip çıkmaları; dinin değişmez basit düşünce yapısından, çağdışı öğretilerden uzak durmaları; yaşamlarının hiçbir evresinde beyinlerinin hurafelerle köreltilmesine meydan vermemeleri ve ayrıca genç beyinlerin bilgi yollarını açarak (verilmeyen) evrim eğitimine destek olmak amacıyla yazılmıştır. Aklını dinin değişmez basit düşünce yapısına ipotek etmiş çok sayıda büyüğün dahi anlamak da zorlanacağı veya cennette göğsü yeni tomurcuklanmış küçük çocuklarla şaraplar eşliğinde sevişmek için ibadetini yapan belirli bir dinci kitlenin anlamak istemeyeceği Evrim gerçeğini çocuklarımıza anlatmak her ahlaklı ve vicdanlı insanın görevi olmalıdır. Evrim gerçeğini anlayan kişi ahlaklı olur, vicdanlı olur ve ölümsüz olur. Dincilere önerim öte dünya yalanı ile ölümsüz olmak uğruna, dünyayı cehenneme çevirmek yerine, evrim gerçeğini anlayarak dünyada ölümsüz olabilirsiniz. Lütfen büyüklerde okusun.
Dinazorlar yaklaşık 200 milyon yıl egemenliklerini karada, denizlerde ve havada sürdürmüşler ve bundan 65 milyon yıl önce yeryüzüne düşen bir göktaşı felaketiyle soyla­rı tükenmiştir.
Eğitimdeki en önemli öğreti, özellikle gençlere değişebilme yetisi kazandırmadır. En önemli amacı; karşılaşılan yeni durumlara doğayı tahrip etmeden, ahlak kurallarını ve evrensel yasaları çiğnemeden, başka birinin emeğini sömürmeden, en başarılı şe­kilde uyum sağlayan ve kendini yeni koşullar içinde geliştirebilen insan ve toplum oluşturabilmektir.
En önemlisi yaşamın bir "ol" sözcüğünden çok daha zahmetli bir süreçle başlayıp geliştiğini; bu nedenle her canlının yaşamış olduğu kendine özgü evrimsel süreçteki zorluk ve bariyerleri başarıyla aşıp günümüze kadar nasıl ulaştığını anlayarak, onların görkemli öyküsü ne ve bu nedenle her canlıya büyük bir saygı ve sevgi duymayı öğretir.
Kıtaların parçalanması sonucu oluşan coğrafi yalitım biyoçeşitliliği arttırdı. Halbuki kutsal kitaplar daha önce kıtalarin sabit olduğunu, dağların kıtalar hareket etmesin diye yaratıldğinı dile getiriyordu.
Doğa yaptığı sınavda tek bir ölçütü hesaba alır; koşullara en iyi uyumu yapabiliyor mu ve gelecek ku­şaklara yeterince döl verebilecek mi? Doğa acımaz, sevmez; asla taviz vermez. Hiçbir beklentisi yoktur. Halbuki akıllı tasarımcılardan öğrendiğimiz kadarıyla. Tanrı'nın bizden bitmez tükenmez beklentileri vardır. Bu beklentileri yerine getirenler ile getirmeyenler ara­sında sağlık, başarı, sosyal uyum ve biyolojik bir fark var mı? Bunun için bulunduğumuz coğrafyaya bakıl­ması kuşkusuz yeterli olacaktır...

Akıllı tasarımcılar eldeki yapıların ve işlevlerin mü­kemmelliğinden dem vurarak, onları her defasında ballandıra ballandıra anlatıp, bunun ancak akıllı bir tasarımcı tarafından gerçekleştirilebileceğini savu­nur. Açıklanamayan, henüz araştırılmasına bile başlanmamış konu ve yapıları gündeme getirerek Tan­rısal bir tasarımın izlerini aramaya çalışır. Anlamadığı ve araştırmadığı her şeyi Tanrı hanesine yazar.

Ancak, hayranlık verecek bütün bu yapı ve işlev­Ierin gündeme getirilmesi iki nedenle anlamsızdır. Çünkü biz onları yeterince araştırmadık; araştırma için yeterince zaman ve kaynak ayırmadık. Eğer yapabilseydik, hepsinin nereden başlayıp nasıl evrimleştigini adım adım aciklayabilirdik...
...365 milyon yıl önce solungaç yarıklarını yitirmiş, derisi mukuslu , se­mender benzeri hayvanlar karaya çıkışı başlattı. Su­dan çıkan bu ilk balık /chthyostega' dır.

Karaya çıktıktan sonra, Güneş ışınlarından korun­mak için deri keratinleşmeye başlar. Yere basan narin yüzgeç ışınlarının ucunda tırnaklar oluşur. Bu tırnaklar daha sonra pençelere dönüşür.

340 milyon yıl önce Casinerio denen bir türde iç döllenme (çiftleşme) meydana gelmesi nedeniyle, bu tür tam karasal türlerin atası olarak kabul edilir.

280 milyon yıl önce çene kasları güçlenip iyi bir kesme ve parçalama organına dönüştüğü için bes­lenme kalitesi yükselir. Bu sebeple daha çok otçul beslenme görülür.

Daha sonra sadece et yiyen güçlü bir yırtıcı olan Varanops evrimleşir. Bize gelen hattın üzerinde bulu­nan bu tür, bir zamanların korkulan Protosaurus'unu avlar.
Primotlar ağaç yaşamına tam uyum sağlamış; kav­rayıcı ayaklar ve ön üyeler geliştirmişlerdi. Afrika'nın büyük bir bölümü rift vadisinin oluşumu ile savan or­tamına dönüşünce bu maymunlarda önemli evrim­sel değişimler ortaya çıktı. Ağaçta yaşayan bazı tür­ler bu değişime ayak uyduramayarak ortadan kalktı. Becerikli primatların bir kısmı steplere inince ilk olarak arka ayakları üzerinde dikelerek yırtıcıları gözlemeye; daha sonra da bu iki ayak üzerinde kısa mesafelerde yürümeye başladılar. Böylece bundan 4.2 milyon yıl önce Ardipithecus olarak adlandırılan bir maymun insansı özellikler göstermeye başladı.

Tam da burada belirtmek lazım; insanlar maymundan meydana gelme değildir. Ancak günümüz­de yaşayan maymunlarla ortak atalarımız vardır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çocuklar için Evrim
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
172
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059331739
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Asi Kitap
Bu kitap; gençlerimiz evrensel insan olmaları, evrensel değerlere ve özgür düşünceye sahip çıkmaları, doğmadan, çağdışı öğretilerden uzak durmaları, yaşamlarının hiçbir evresinde beyinlerinin hurafelerle köreltilmesine meydan vermemeleri ve genç beyinlerin bilgi yollarını açarak (verilmeyen) evrim eğitimine destek olmak amacıyla yazıldı.
Bu kitap; ülkemizde evrim konusunun eğitim müfredatından çıkarıldığı günlerde, ilk aşamada verilmesi gereken evrim öğretisini size kolaylıkla kazandıracak. Karanlıklar dünyasına değil, aydınlıklar dünyasına yönelmenizi sağlayacak.
Unutmayın, evrim kısa yaşayıp uzun süreli düşünenlerin bilimidir. Siz de onlardan biriyseniz, kemerlerinizi bağlayıp arkanıza yaslanın. Çünkü 542 milyon yıl öncesine uzanacak yolculuğumuz başlıyor!

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Enes Koyun
  • Kaan
  • caner akcan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları