Adı:
Çocukluğumu Ararken
Baskı tarihi:
Mart 2002
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753313568
Kitabın türü:
Orijinal adı:
When We Were Orphans
Çeviri:
Nilden Beyazıt Tunç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
Baskılar:
Öksüzlüğümüz
Çocukluğumu Ararken
1930'ların İngiltere'si... Amaçsız, hiçbir şey üretmeyen, davetten davete koşarak heyecan arayan sosyete ünlüleri ve onlara uyum sağlama çabası içindeki, ülkenin en ünlü dedektifi Christhopher Banks...
Çözdüğü cinayetlerle büyük ün kazanan Christopher Banks'in çocukluğunda yaşadığı travma, hayatına gölge düşürmektedir. Şanghay'da, bütün gününü Japon arkadaşı Akira ile "dedektifçilik" oynayarak geçiren kaygısız bir çocukken, babasıyla annesi arka arkaya ortadan kaybolmuştur. Dokuz yaşında yapayalnız kalan Christhopter, duygularını kimseye belli etmemeye çalışarak kendisinden beklenenleri yapar. Okulu bitirir, ünlü bir dedektif olur ve toplum içinde kendine bir yer edinir, ama anne babasını bulma takıntısı içinde giderek büyümektedir. Dünya yeni bir savaşa doğru giderken, çocukluğunun şehrine dönüp bu esrarengiz olayı olayı çözmeye karar verir. Bunu yapması halinde medeniyeti yaklaşmakta olan felaketten kurtarabileceğine inanmaktadır. Ancak çocukluk hayallerinin yetişkin Banks'e egemen olması, olaylara bakışını çarpıtmıştır. Banks'in zihnini bulandıran hayallerle gerçek birbirine karışacak ve okuyucu, onun hafızasının labirentlerinde gerçeğin kırıntılarını kovalarken, zman zaman "dedektifçilik" oynamak durumunda kalacaktır.
"Pek çok iyi yazar var, ama iyi romancıya ender rastlanıyor. Ishiguro o ender olanlardan."
New York Times
372 syf.
·8/10
Öksüzlüğümüz, diğer Ishiguro kitaplarındaki gibi geçmişe takılmış bellek üslubuyla ilerliyor. Kahramanı dedektif olmasına rağmen kitap tür olarak tam bir polisiye değil. Polisiye unsurlar daha çok okuyucuya iz sürdürüp, karakterin yaşadıklarına daha yakından baktırmak için dahil edilmiş. Bazı yerlerde, çok uzun cümlelere ve günlük hayatta kullanılmayan, anlamını bilmediğim kelimelere takıldığımdan çeviri konusunda çok başarılı bulduğumu söyleyemeyeceğim.
372 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Ishiguro'nun Günden Kalanlar'dan sonra okuduğum romanının çatısı çocukken ebeveynini kaybetmiş bir dedektifin üç paralel hikayesi üzerine kurulu. Dedektif Christopher Banks'in evlatlığı olan Jennifer'la hikayesi, sevdiği kadın olan Sarah'la hikayesi ve anne babasıyla hikayesi. Ama merkezde anne ve babasıyla hikayesi var. Çocukken kaybettiği anne ve babasını arayışı Christopher'ın bir bir baba ve sevgili olarak yapması gerekenlerin önüne set çeker. Öyle ki Sarah'la yaptıkları kaçma planı anne ve babasını bulma ihtimali tezahür edince kaybolur. Aslında onun yaptığı bir tercihten çok kaderin omuzlarına yüklediği görevdir. Hayatını yaşamak yerine kaybettiği ebeveynini bulmak onun için bir varoluş meselesidir öyle ya onlar kaybolduktan sonra dedektif olmuştur. Dolayısıyla bu arayışın sevgilisinin ve evlatlığının önüne geçmesi gayet doğaldır. Romanın sonunda annesini Hong Kong'da bir bakımevinde bulur ama artık çok geçtir. Annesi hiçbir şey hatırlamaya ak kadar hasta ve ölüme yakındır, sevgilisi Sarah yıllar önce başkasıyla evlenmiş ve ölmüştür, evlatlığı Jennifer ise ilk gençliğini geride bırakmış, bir kırıklığının yarasını taşıyan bir kadındır.
Öksüzlüğümüz gönüllü olarak değil zorunlu olarak yaşanan bir hayatın romanıdır.
372 syf.
·7/10
Okunmasını -bazı diğer (aslında burada doğrusu 'boş' tabirini kullanmak istiyorum fakat bunu ne hiçbir yazar ne de kitap hakeder) sıkıcı (ve burada da roman harici türleri kastetmiyorum) kitaplar yerine- tavsiye ediyorum. Kitap, Milletler Cemiyeti'nin 2# büyük savaşı önlemeye çalışırken bir dedektifin afyon ticareti yüzünden çocukluğunda anne ve babasının karşı çıkmaya çalışması sırasında yaşadığı eski anilardan annesinin peşine düşüşünü anlatıyor.
372 syf.
·9/10
2017 Nobel ödülü sahibi Isiguoro’nun bu romanı da çok hoşuma gitti. Kederli bir yapısı olan roman durağan yapısına rağmen sizi etkisi altına alıyor ve ruhunuzun frekanslarıyla oynuyor.
372 syf.
·6 günde·5/10
Yazar neyi ne şekilde anlatmak isterse istesin, okurken sıkıldım. O dünyanın içine giremedim bir türlü. Yarım bırakıp bırakmama konusunda hep ikilem de kaldım ama yine de bitirdim. Sanırım bu kitapta sevdiğim tek şey Akira.
"Ne şahane günlerdi" dedim. "Tabii o zaman bilmiyorduk, bilmiyorduk nasıl şahane olduklarını. Çocukken bilemiyor insan galiba."
Hani biz çocukken dünya ne güzel görünüyordu filan diyorduk ya. O da hayli büyük bir saçmalık aslında. Büyüklerin bizi inandırdığı bir şey. İnsan çocukluğu hakkında fazla da nostaljik olmamalı...
Belki hayatlarını böyle meselelerle sınırlandırmaksızın yaşayıp giden kimi insanlar vardır. Fakat bizim gibiler, bizim kaderimiz dünyanın karşısına öksüz olarak çıkmak, yok olup gitmiş annelerimizin ve babalarımızın gölgelerini senelerce kovalamaktır.
Sen kelimenin tam anlamıyla aptalın tekisin. Niye biliyormusun? Söyleyeyim sana. Bildiğinden çok daha fazlasını biliyormuş gibi yapıyorsun. Noksanlarını kabul edemiyecek kadar kibirlisin. İşte benim aptal tanımım da bu. Tam bir aptal!...
Geç kalmadan, geç olmadan... Ah, bilmiyorum. Bildiğim tek şey şu:bunca zaman yıllar boyunca, ancak ama ancak yeterince çabalarsam hak edeceğim bir tür zaferin, madalyanın peşinden koştum. Ama, artık istediğim o değil. Şimdi başka bir şey istiyorum;sıcak korunaklı bir şey, sığınabileceğim bir şey, her ne yapmış, kime dönüşmüş olursam olayım geri dönebileceğim bir şey...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çocukluğumu Ararken
Baskı tarihi:
Mart 2002
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753313568
Kitabın türü:
Orijinal adı:
When We Were Orphans
Çeviri:
Nilden Beyazıt Tunç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
Baskılar:
Öksüzlüğümüz
Çocukluğumu Ararken
1930'ların İngiltere'si... Amaçsız, hiçbir şey üretmeyen, davetten davete koşarak heyecan arayan sosyete ünlüleri ve onlara uyum sağlama çabası içindeki, ülkenin en ünlü dedektifi Christhopher Banks...
Çözdüğü cinayetlerle büyük ün kazanan Christopher Banks'in çocukluğunda yaşadığı travma, hayatına gölge düşürmektedir. Şanghay'da, bütün gününü Japon arkadaşı Akira ile "dedektifçilik" oynayarak geçiren kaygısız bir çocukken, babasıyla annesi arka arkaya ortadan kaybolmuştur. Dokuz yaşında yapayalnız kalan Christhopter, duygularını kimseye belli etmemeye çalışarak kendisinden beklenenleri yapar. Okulu bitirir, ünlü bir dedektif olur ve toplum içinde kendine bir yer edinir, ama anne babasını bulma takıntısı içinde giderek büyümektedir. Dünya yeni bir savaşa doğru giderken, çocukluğunun şehrine dönüp bu esrarengiz olayı olayı çözmeye karar verir. Bunu yapması halinde medeniyeti yaklaşmakta olan felaketten kurtarabileceğine inanmaktadır. Ancak çocukluk hayallerinin yetişkin Banks'e egemen olması, olaylara bakışını çarpıtmıştır. Banks'in zihnini bulandıran hayallerle gerçek birbirine karışacak ve okuyucu, onun hafızasının labirentlerinde gerçeğin kırıntılarını kovalarken, zman zaman "dedektifçilik" oynamak durumunda kalacaktır.
"Pek çok iyi yazar var, ama iyi romancıya ender rastlanıyor. Ishiguro o ender olanlardan."
New York Times

Kitabı okuyanlar 61 okur

  • Regina Phalange
  • ipek şeniz üstün
  • Elanur Sarı
  • Onur AĞADEDEOĞLU
  • cicoretti
  • Seda Yaşar
  • Hamit
  • Kadir Bayburtlu
  • Ayşe Nur KURNAZ
  • İbrahim

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.7 (1)
9
%0
8
%0
7
%14.8 (4)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0