Çocukluğun Soğuk Geceleri

8,0/10  (160 Oy) · 
553 okunma  · 
139 beğeni  · 
2.471 gösterim
Tezer Özlü'nün bu ilk romanı, yaşamın yalnızca başlangıcını oluşturmakla kalmayan, sürekli dönülen, belki de hiç çıkılamayan çocukluğu yansıtıyor. Yetişkinlerin, tıpkı çocukluğa olduğu gibi, farklılığa da aman vermeyen dünyasına karşı yazar anıların çıplak gerçekliğine sığınıyor.

Tezer Özlü, Türk edebiyatının nostaljik prensesi.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2015
  • Sayfa Sayısı:
    65
  • ISBN:
    9789753632607
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Elif Kimya S. 
20 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 5/10 puan

Tezer Özlü nün okuduğum ilk kitabı.Sürekli çevremde adını ve alıntılarını duyuyordum ama bir türlü okuma fırsatı bulamadım. Sağolsun doğum günümde kuzenim birkaç kitabını hediye olarak almış. Fakat Tezer Özlü yü yanlış kitapla tanımaya çalıştığımı düşünüyorum. Kitabın ilk bölümünde yaşadığı evi, okulunu, çocukluğunu ve gençlik dönemini anlatıyor. Kitapta belli bir düzen, olay ve kurgu sırası yok. Bu da kitaba yoğunlaşmakta zorluk yaşatıyor. Kitabın hastane bölümleri ama etkileyici bir şekilde anlatılmış. Kendi isteği dışında uyutulup tedavi edilmesi hatta elektroşok verildiği anlarda düşündükleri içimi acıttı. Ama sözleri cümleleri iyi bir kalemi olduğunu gösteriyor. Sanırım onunla tanışmak için sadece ilk tercihim bu kitap olmamalıydı. Yazarın anlatımı Pavese ve Svevo'nun etkisinde kaldığını gösteriyor ve tabi ki Kafka nın da. Onlar da psikolojinin derinliklerinde yüzen düşünürlerdir. Tezer Özlü yolculuğum devam edecek mutlaka.

Muzaffer Akar 
09 Mar 18:38 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

“ Çocukluğumun soğuk geceleri” Bu kitap ismi bile ne çok şey anlatıyor, bayılıyorum böyle kitap başlıklarına. Yazarın çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadıkları anlatılmış ve anlatılırken de kimseden çekinilmemiş, mahrem anılar saklanmamış. Hangimiz cesaret edebiliriz ki ilk cinsel deneyimlerimizi anlatmaya. Tezer Özlü anladığım kadarıyla Manik Depresif bir kişilikmiş, mani döneminde evlilikler kaçmalar yaşanmış, depresif dönemde kendini edebiyata vermiş. Edebiyatın gücü ve gördüğü yardımlar sayesinde bu hastalığı hafifletmiş. 42 yaşında gencecikken, daha çok şey yazacakken kadınların belası meme kanserinden yaşamını yitirmiş.

Yazarların çoğunun psikolojik sorunlar bunalımlı yıllar yaşadığı bir gerçek, bu duruma büyük müzik ve bilim dehalarında da rastlıyoruz. Benim fikrim de bu tip insanlar olmasaydı insanlığın bu kadar gelişemeyeceği yönünde.

“Hiç Kimseyi yalan söylediğini anlayacak kadar tanımak istemiyorum” diyen Tezer Özlü bir deha değil ama kesinlikle farklı uçlarda ve hisleri çok kuvvetli bir insan. Kitap incelendiğinde; o keyfine yazmamış belli ki onun için yazmak, yaşamak için bir zorunluluk olmuş.

Cümleler çarpıcı ve şiirsel bir anlatım var, özellikle son iki sayfayı tekrar tekrar okudum şiir okur gibi. Azıcık müstehcen çok samimi, yaşamak için itiraflar...

Bir yazarı beğendiğim zaman tüm kitaplarını okumaya çalışırım bu yazar da onlardan.

Murat Sezgin 
27 Nis 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Tezer Özlü bu ilk romanında kendi hayatını tüm çıplaklığla yazıya dökmüş. Akıl hastanesinde geçirdiği günleri tasvir etme yeteneği olağan dışı. Sürekli uç yaşamayı yeğlemek, özgür olmayı ve kendi istediğini yapmak -"karşı çıkmak istediğim kurallar var" diyerek- çabasında geçirilmiş soğuk bir hayat. Olaylar arasında bir bütünlük ve zaman kavramı yok. Bunu bilerek mi yapmış yoksa o an aklına ne geliyorsa mı yazmış buna okuyunca siz karar verin. Keyifli okumalar.

mısra 
01 May 2016 · Kitabı okudu

Tezer Özlü kitabında yaşamından kesitlere ve bunlarla ilgili duygularına, gözlemlerine, eleştirilerine, düşüncelerine yer vermiş.

Çocukluğu, birbirini sevmeyen, sorumlulukları nedeniyle birbirine bağlı anne ve baba, karyolasını paylaştığı kız kardeşi, kendisinden ve kız kardeşinden fazla haklara sahip bir ağabey, odasını paylaştığı babaannesi ile birlikte, koşulları iyi sayılamayacak bir evde geçiyor.

Kurallar, öğretilenler, kilise okulunun havası, başkalarının gelecekte hayatına yön verme çabası onda öfke ve sıkıntı yaratıyor, yaşamından hoşnutsuzluk duymasına yol açıyor. Bunları aşmak, yaşamını kendi istediği gibi yaşamak istiyor.

Erkeklerle olan ilişkileri de inişli çıkışlı. Klinikte tedavi görürken uğradığı şiddet ve çektiği acılar dayanılmaz. İyileşmesinde en büyük etken tedavi değil, bir daha oraya dönme korkusu.

Kitabı bir süre önce okumuştum ancak yeterince zaman ayırmadığımdan olsa gerek bir kez daha okuma gereği duydum. Yazarın duygularını hissettim, kendimden izler buldum. Acele etmeden, ön yargısız okunmalı.

“Birkaç saat sonra buradan ayrılacağım. Büyük kente döneceğim. Uzun süre yalnız güneşin doğuşunu, batışını, bulutların rüzgarla birlikte koşuşunu, yağmurlu, yağmurdan sonra çok ender görülen gökkuşağını ve gökkuşağının mora bürüdüğü denizleri, dilediğimce seyretmek isterdim. Oysa koşullandırılmış bir büyük kentliyim. Doğadan ayrılıp, beton alanların, asfalt yolların kıyısındaki taş yapılara, apartmanlara döneceğim.."

ipek 
04 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

yazar şiirsel bir anlatımla içimize işlemiş bizi derinlere sürükleyerek neler yaşadığını bizlere en iyi şekilde hissettirmeyi başarmış...

Mehmet Admış 
18 Nis 20:21 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Neredeyse hepimizin vardır böyle bir arkadaşı; "Hayatımı yazsam roman olur, oğlum!" diyen.. Sanırım Tezer Özlü de onlardan olacak ki, burada da hayatını anlatmış okurlara..

Kitap, Tezer Özlü'nün ilk romanı diye geçiyor. Bana sorarsanız, roman denmez bu kitaba. Sanki dört adet durum hikayesi okudum. Belli bir olay, yer ve zaman yok. Hayatının belli kesimlerini, gerçekten de güzel bir edebi dille yazmış. Bunun için kitabın türüne, hikaye(öykü) diyeceğim ben...

Özlü, bu eserinde çocukluğunu, gittiği okulu, ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yatırılması, oradayken kendisinde hakim olan duyguları, doktor ve hemşirelerin ve hatta hasta bakıcıların bile kendilerine ne kadar vurdumduymaz ve zalimce davrandıklarını, evlendiği eşlerine karşı olan hislerini çarpıcı bir dille biz okurlarına yansıtmış.

Kitabın yazın dili, 'Eski Bahçe~Eski Sevgi' adlı kitabına göre daha kolay, sade ve anlaşılır. Bana sorarsanız, Tezer Özlü'nün dilini anlamak için bu kitabından başlamak daha doğru olur.

Kitap, okunası bir kitap. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar...

KeMâL 
20 Mar 10:10 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Tezer Özlü ile ilk tanışmam. Nasıl bir duygu oluşturdu bende; inanın anlamadım bende. Çok çok doğal, samimi şiirsel bir dil. Bu şiirsel dile uygun müthiş betimlemeler, benzetmeler. Kendine özgü bir tarzı olduğuna eminim bu anlatımından dolayı, bu da bize kaleminin kuvvetli olduğunu gösteriyor.

Kitaba geçersek; kitap dört bölümden oluşuyor. Çocukluk anılarından başlıyor kitap ama belli bir sıraya göre ilerlemeyen bir düzeni var. Sonra bir anda hastanede bulabiliyorsunuz kendinizi.

Şimdi biraz daha derine inersek yazarın bipolar bozukluğu var ( manik depresyon ) hastası ve edebiyat ve yazı sayesinde hayata tutunduğunu öğreniyorum. Bu bakımdan bakarsam roman eh anlatılanlar biraz normal diyeceğim ama bunu bilmeden okumak bence farklı kararlar aldırabilir eser hakkında.

Kanımca eser kesinlikle bir roman değil, anılardan oluşan otobiyografik bir eser. Yazarın melankolik, karamsar bir anlatımı var. Cinsellik konusuna gelelim hazır aklımdayken. Ben böylesine açık seçik, kuralsız, değer yargısı olmayan, mahremiyetin bu kadar bariz anlatıldığı bir eser okumadım. Yazarın bu konuları böylesine doğal ve rahat anlatması bence bu da bir başarıdır diyorum.

Varoluşçuluk denilen bir akım; rahat, dine bağlı olmadan ve değer yargısı göz etmeden, ahlak kurallarını tanımadan bir yaşayış; yazar bu akımın en başı çekenlerinden sanırım.

Bu anlattıklarımın sebeplerini irdeleyelim birlikte. Kitabın başlangıcında aile sorunları olan bir hane. Anne ve babanın öylesine bir etkisi var ki; buradan bir etki alıyor Tezer Özlü. Ayrıca bir hastalığı var. Manik Depresif kişilerin özelliği böylesine rahat yaşamak, aileye zarar verecek farklı ilişkilere girmek gibi özelliklere sahip.

Sizden kişisel ricam öncelikle bu hastalığın ne olduğunu ve yazarın hayatını okumanız. Bu şekilde kitaba başlarsanız eminim daha farklı bir bakış açısına sahip olacaksınız.

Kitapta hastane bölümü var. Akıl hastanesinde yaşadıkları. Bölümde öylesine üzülüp, sinirlendim ki doktorların ve hasta bakıcılarının bu şekilde davranmasına çok hiddetlendim.

Farklı yaşam kesitlerini, kendi duygularıyla, gözlemleriyle bize anlatmış yazar. Gerek eleştirmiş, gerekse düşüncelerini şiirsel bir dille anlatmış. Öylesine acılar çekmiş ki, kahrolmamak elde değil. Gerçekten okuyanı üzen ve şaşırtan bir eser bu.

Çok farklı incelemeler okudum. Beğenen olduğu kadar beğenmeyen yarıda bırakıp atan bile var. Şunu da itiraf etmeliyim. Ben çocuğuma okutmam bu kitabı. Zamanının gelmesini beklerim. Herkesin bir ahlak anlayışı var ve Tezer Hanım’ın anlayışına ters benim anlayışım. Kısa sürede bitiririm gözüyle bakılacak bir eser değil. Çok derin ve edebiyat dolu bir dili var. Şiirsel anlatım olduğu için hemen okunmuyor maalesef.

Sonuç olarak güzel bir kalem, farklı bir tarz ve anlatım. Okuduğum ve tanıştığım için çok memnunum amma velakin bu kadar açık mahremiyeti de çok beğendiğim söylenemez. Doğal bir dil okumak istiyorsanız, iliklerinize kadar üzülmek istiyorsanız bu kitabı okuyun. Edebiyat için önemli bir isim olduğu çok açık. Bu açıdan okumak isteyenler için gayet harika bir eser.

Seda Çakır 
17 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Tezer Özlü'nün ilk romanı olan Çocukluğun Soğuk Geceleri içinde büyüdüğü aile ortamı hakkında ipuçları verir. Tezer Özlü romanda anne ve babası arasındaki sevgisizlikten, babasının evde askeriyeye benzer bir düzen kurmasından, insanların ayrıştırıldığı sınıflandırmalardan şikayet eder. Toplumun cinsellik üzerine kurduğu yargıları hiçe sayıp yaşadığı cinsel deneyimlerini ve bipolar bozukluk teşhisiyle yatırıldığı kliniklerde gördüğü elektroşok tedavilerini anlatır.
Ayrıca kitapta Tezer Özlü'nün varoluşçuluğuna dair ipuçları da vardır. Varoluşçuluk, asıl anlamıyla insanın hiçbir değer yargısına ya da dini klişelere bağlı kalmaksızın yaşaması gerektiğini düşünen bir akımdır. Tezer Özlü de Türk edebiyatının varoluşçu yazarlarından biridir. Bu felsefeyle ele alınmış romanlarda bireyin kendiyle olan çatışması söz konusudur. Çocukluğun Soğuk Geceleri de Tezer Özlü'nün kendi içinde yaşadığı çatışmaları ve içindeki yalnızlığın verdiği bunalımı anlattığı, kendi varlığını sorguladığı otobiyografik romanıdır.

BARAN 
 27 Şub 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yazar Tezer Özlü, Çocukluğumun soğuk geceleri romanında, çocukluğundan başlayarak kadınlığana kadar olan yaşamında, içine düştüğü yaşamın gelgitleri içerisinde yönünü bulmaya çalışıyor. Kurallara bağlı kalmadan hayatı özgürce istediği gibi yaşamak istiyor. Mutluluğu hiçbir yerde, hiçbir şeyde yakalayamıyor. Kendi içinde var olan ve bir türlü peşini bırakmayan çatışmaları ve korkuları onu herkesten; ailesinden, arkadaşlarından kaçmaya zorluyor. özellikle hastaneye yattığı zamanı anlattığı bölümler ve onun üzerinden yaptığı tahliller son derece düşündürücü. betimlemeleri çok güzel tavsiye ederim.

Visal... 
13 Nis 11:58 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Tezer Özlü, ne kadar da güçlü bir kadınmışsın. Açık yürekli, cesur yazar.

''Çocukluğun Soğuk Geceleri'' Tezer'in hayatından kesitlerden oluşuyor. Okurken canınızın acıdığı bu hayatı birinin yaşamış olması dahada acı veriyor. Bir çok insanın en yakın dostuna karşı bile dile getirmeye cesaret edemeyeceği gerçekleri büyük bir yüreklilikle yüzbinlere sunuyor. Tezer'in yaşadıkları geçmişte ve günümüzde yaşanan, gelecekte de yaşanacak olan olaylar. Yüzleşemediğimiz, yüzleşmekten korktuğumuz gerçekler.
Kitabı okurken geçmişe gittim, ilk görev yerimde karşılaştığım bir hastayı gördüm, acısını yeniden hissettim. Küçük çocukların, hasta genç kızların yaşamaması gerekenleri yaşıyor bir çoğu. Kalpsiz, yüreksiz insanlar var, bütün vicdansızlıklarına rağmen gerim gerim yaşamaya devam eden, topluma örnek gösterilen insanlar var. Tezer'in hayatında da vardı bu tip insanlar, Leyla'nın da ve bir çoğunun daha vardı ve hala varlar.
Hayat bizlere hep iyi davransın isteriz, hep iyi olmak isteriz. Ama çoğu zaman iyi olmayı, iyilik yapmayı unuturuz. Tezer ve onun gibi daha bir çoğunu görmeyiz, duymayız, düşünmeyiz, anlamayız... Uzaktan bakıp, yargılarız sadece. Yanlışları düzeltmek yerine, yine yanlışla kapatırız ve yanlışlar dahada büyür ve böylelikle 40'lı 80'li yıllarda yaşananlar günümüzde yaşanmaya devam eder.

Okuyun değerli okurlar, bu kitabı okuyun ki bir şeyleri değiştirme gücünü bulun. Tezer Özlü'nün yaşamını anlatarak gösterdiği cesareti, okuyucular olarak bizde başkaları için elimizden geleni yaparak gösterelim.

3 /

Kitaptan 168 Alıntı

“Ölüm düşüncesi izliyor beni. Gece gündüz kendimi öldürmeyi düşünüyorum. Bunun belli bir nedeni yok. Yaşansa da olur, yaşanmasa da. Bir kaygı yalnız. Beni, kendimi öldürmeye iten bir kaygı.”

Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer ÖzlüÇocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü
Elif Kimya S. 
20 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Birbirimizden hep uzağız. Her gece birlikteymiş gibi yatıyoruz. Hep birlikte olmak istiyor gibi yatıyoruz.

Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 64)Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 64)

“İçimdeki kıpırdanışları dinliyorum. Bir şeylere açılmak, bir yerlere koşmak, dünyayı kavramak istiyorum. Dünyanın bize yaşatılandan, öğretilenden daha başka olduğunu seziyorum.”

Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer ÖzlüÇocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü

Anlatamayacağım. Bu insanlar "Guguk Kuşu" filmini de, Napolyon'un yaşamöyküsü filmini de, limana yanaşan beyaz bir yolcu gemisini de, vitrinlerdeki yeni sonbahar giysilerini de aynı gözlerle seyredebiliyorlarsa, elimden ne gelir?

Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 40)Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 40)
Asiye-Melikşah 
30 Mar 20:45 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Seyehat eden,büyük kentlere gidip gelen bu insanlara özlemle bakıyorum."Bir gün uzak dünyaları ben de tanıyacağım."diye geçiyor içimden.

Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 8)Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 8)
Muzaffer Akar 
07 Mar 21:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bizim insanlarımızın insan sevmesi, insan okşaması çocukluktan engelleniyor. Saptırılıyor. Çarpıtılıyor.

Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 44)Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 44)
Murat Sezgin 
26 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Yaşam yalnızca sokaklarda. Bir canlılık var sokaklarda.

Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 23)Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 23)
Muzaffer Akar 
06 Mar 23:17 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir şeylere açılmak, bir yerlere koşmak, dünyayı kavramak istiyorum. Dünyanın bize yaşatılandan, öğretilenden daha başka olduğunu seziyorum.

Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 25)Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü (Sayfa 25)

Kitapla ilgili 3 Haber

15 Lira’nın Altında, Çok Liralık Şeyler Anlatan 15 Sağlam Kitap
15 Lira’nın Altında, Çok Liralık Şeyler Anlatan 15 Sağlam Kitap Paramız olsa kendimizi bırakmayacak mıyız kitap evlerinin üstüne? Kitap bir fetiş türü. Okuyup okumayacağımızı düşünmeden manyak gibi alıyoruz ya. Pahalı pahalı kalın ciltlere dünyaları vermek yok. Dünyanın en güzel, en şarkılı kitapları 15 TL’nin altına elinizin altında. Şu güzel eserleri derleyelim de, kütüphaneler anlam kazansın istedik. Dimağınız sağ olsun!