·
Okunma
·
Beğeni
·
7,2bin
Gösterim
Adı:
Çocuksun Sen
Baskı tarihi:
24 Eylül 2019
Sayfa sayısı:
97
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752891746
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Çocuksun Sen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Çocuksun Sen
Çocuksun Sen
Çocuksun Sen
Aşklar mı diyordun, anladım
Senin incindiğin benimse
Yollara düştüğümdür benimse

Biten bir aşk için
Söylenecek söz şu olmalı
Güzeldi yine de
Hiç kimse bir aşkı
Onarmaya kalkmasın
Kaybedilmeye değer
En güzel anında bitirilmişse eğer
97 syf.
·10/10 puan
"Ve ben dedim:
Ey Tanrı, konuşmayı bilmiyorum,
Çünkü çocuğum.
Ve o bana dedi:
Çocuğum deme..."

Seninle tanıştığımda bende çocuktum Ahmet Telli . Benim zamanımda Kahraman Tazeoğlu yoktu ben hep seni okurdum. O sebeple acılarım kavurucu, sevgilerim hırçın, duygularım asi, hüzünlerim isyankar olur.

Evet biliyorum bana en çok mutsuzluk yakışıyor. Yumuşak aşk, sevgi, çiçek-böcek hislerim olmaz parçalayıp yutmak isterim güzel duygu adına hissedilen her şeyi. Köprüleri dinamitleyip, cesetleri seyretmek isterim senin gibi. Hep mağlup hissederim kendimi. Sen mısralarında seslenirdin bana "kalbim bağışlanmayacak bir şey yap, katlanma kendine ve bu dünyaya". Bende en sevdiğim şiirleri avucumun içine yazıp pencereden atlamak isterdim arka bahçelere Nilgün Marmara gibi. Çocuklar siz Kahraman Tazeoğlu okumaya devam edin en iyisi.
97 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Çocuksun Sen, öğretmen, yazar ve şair Ahmet Telli'nin 1994 yılında yayınlamış olduğu şiir kitabıdır. Şair bu şiirlerinde insan derinliğine sözcükler ve imgelerle dalıyor, büyük bir ustalıkla. Kullanılan her sözcük, bir duyguyu veya bir anıyı inşa etmekte şiirlerde. Ahmet Telli bu şiirlerinde ayrılığı, ölümü, güzelliği, aşkı kısacası insanı anlatıyor şiir sevenlere. Şiirlerini büyük bir özenle yazmış bu yüzden. Semboller kullanmış duygularını ve düşüncelerini en iyi şekilde ifade etmek için. Zira Ahmet Telli insanların duygularını çok iyi anlayan ve bunları çok güzel aktaran bir şairdir.
Çocuksun Sen, sade ve anlaşılır bir dil kullanmasının yanısıra; duyguların ifadesinde metafor ve mecazları da büyük bir ustalıkla aktarabildiğinden kesinlikle okunması gereken bir eser olarak görülmelidir...
97 syf.
·1 günde
Aslında sadece okumak için okuyayım dedim, severim öyle gece şiir okumayı, hangi kitap hangi yazar olduğuna bakmadan okursunuz ya bazen, ha öyle oldu :) yazarı yeni tanıdım okuduğum ilk kitabı ama iyiki okudum çok güzeldi...

Keyifli okumalar...
97 syf.
·Beğendi·8/10 puan
"Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm
Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hala."

Türk edebiyatının çok kıymet verdiğim şairlerinden olan Ahmet Telli, kalemini ayrıca çok sevdiğim bir şairdir, şiir sevin ya da sevmeyin ama muhakkak okunması gerektiğini düşünüyorum.

Onun birkaç kitabını geçmiş yıllarda okumuş biri olarak yine yeniden okumak benim için büyük keyifti.

- Benim gibi "Şiir Severler" beni mutlaka anlayacaklardır. Hani çok sevdiğimiz, yeri bizim için ayrı olan şairler vardır. Şairin hangi kitabını elimize alsak, o kitabı seveceğimizden emin oluruz daha okumadan.
İşte Canım Ahmet Telli de benim icin o şairlerdendir.

Yalnızca bir kitabını okumak bile,
Canım Şairi sevmeniz için yeterli ...
97 syf.
·2 günde·7/10 puan
Öncelikle böyle bir inceleme yapacağımın aklıma gelmeyeceğini belirtmek istiyorum. Çünkü yazacaklarımın büyük çoğunluğu kitap incelemesinden öte. Birkaç gün evvel başka bir Ahmet Telli kitabı okurken kendisinin sol görüşlü olduğunu belirten bir kişiden şöyle bir mesaj aldım: “Siz Ahmet Telli okumayın. Kapalılar gitsin Necip Fazıl okusun.” Bu zihniyete sahip insanlara yalnızca üzülüyorum. Ben Necip Fazıl da okurum Nazım Hikmet de. Kimsenin siyasi görüşü umrumda olmadığı gibi dini inancı, mezhebi, hangi ırktan olduğu vb.de umrumda değil. İnsani olarak da mesleki olarak da her insanı koşulsuz kabul ederim. Karşımdaki insana saygı duyarım. Hele ki konu edebiyatsa böyle bir ayrıma gitmenin mantığı nedir gerçekten anlamıyorum. Şair ve yazarları bu şekilde sınıflandırarak okursak acaba okuyacak kaç kitap kalır elimizde? Edebiyat böyle bir şey değil, olmamalı. İnsanları da kitapları da x görüşüne sahip, y inancından diye ayırmıyorum. O nedenle hangi görüşten olursanız olun hislerinize tercüman olabilecek şiirler bulabileceğiniz bir kitap. Okuyun sevgili 1000k. Şiir okuyun, öykü okuyun, roman okuyun. Ne okursanız okuyun. Zira ancak böyle kurtulabiliriz bu sığ düşüncelerden. İyi okumalar...
97 syf.
·Beğendi
“Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu”…

İlk dizelerinde bile insanı dizlerinden yakalayan,
Ne İleri ne de geri gitmesine imkân sağlamayan,
Durmak ve düşünmek fiilini tüm bedeninize hissettiren,
Bir sessiz çığlık gibidir “Çocuksun sen”.

Evet, çocuksun sen, ben ve bizler, hala yaşımız kaç olursa olsun, şu eski ihtiyar dünya karşısında hepimiz yorgun çocuklarız.
İnsana dair tüm duyguları kendimizde sınayarak yollarımıza, iyi ve kötülerle, iyilerimiz ve kötülerimizle devam ederiz,
kendimizi hızla ve daha ‘yalnız’ hissederek.

"Biten bir aşk için
Söylenecek söz şu olmalı:
- Güzeldi yine de" der şair.

Elbette ayrılışlara daha da acı katmanın bir gereği de yoktur. Zaten yeterince acıdır oluşun kendisi, hüzünlü bir kabul ediş bile saygı besler anlara dair.
Her duygu bitiminin yerini nedense hüzün kaplar, yaşanılan her duygu sönümü kendini hüzünle buluşturur.

Öğrenecek çok şey var hala hayata dair ve biz hep çocuk kalacağız…

“Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı”

“Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse”

“Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken
Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde
Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su”

Kitaba adını veren çocuksun sen şiirinden bazı sevdiğim bölümler, bir süredir elimden tutmaya başladılar.
Huzurlu hissediyorum, bunu daha salt bir hak ediş gibi.

Bu bir incelememidir bilemiyorum, beklide sadece düşünceler demeti kitaba dair.

Çocuk kalanlara en güzel armağanlardan biridir bu kitap ve her yaş gününüzde açıp kendinize sunun bunu.

Elbette ki; bir okur arkadaşımız sayesinde tanıdığım

https://youtu.be/E-jaijK5mmk

Eser Gökay’ın o eşsiz yorumuyla bitirmeliyim.
Okuyun, dinleyin, tutun elinden…
97 syf.
·8/10 puan
Bir şiir kitabı için ne kadar farklı bir yorum yapılabilir ki diye düşünüyorum önce. :) Sonrasında ise henüz pek kişinin okumadığını görüp, okuyacakları kitaplar listelerine mutlaka eklemeleri gerek diye düşünüyorum kendimce. Çünkü bir Cemal Süreya, Edip Cansever, Turgut Uyar ne ise Ahmet Telli de öyle güzel bir şair gözümde. Tabi ki yine söylüyorum, bir şiir kitabında şiirlerin tamamını beğeniyorum diyemem. O anki ruh halime göre görecelidir beğendiğim şiir ve şarkılar. Ve bu durum hepimiz için geçerli elbette. Okumanızı tavsiye ediyorum.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Bir şiir kitabına nasıl inceleme yazılır, bilemiyorum. Şiir kitapları, okuma listeme sıklıkla girmez, anlık, canım istediğinde birden alıp okurum. Ahmet Telli ise arkadaşım tarafından tanıdığım bir şair oldu. Yine de okumak, bugüne kadar aklımdan geçmeyen bir düşünceydi.

Okuduktan sonra ise sevdim kitabı. Çok bayıldım diyemem lakin üslubu ve şiirleri güzeldi. Anlattıkları hoş ve insanın içini ısıtan cinstendi. Sevmediğim bir kaç şiir oldu, bu yüzden puan kırdım zaten ama bunlardan dolayı tüm kitaba genelleme yapamam.

Bu yüzden kitap, şiir severler veya çok da sevmeyip benim gibi arada okuyanlara tavsiye edilir. (:
97 syf.
·1 günde
"Birisi kitap okuyor otobüste
İlk durakta vuracaklar onu"

Çocuktum ben, hiç bilmedim meyve armonisi. Çocuk kitapları okurdum
Hocalarım ve halalarım, "bu büyük adam olacak" derdi. Gözlerimin içini hedef alarak söylenen bu söz, büyüme iştiyâkıyla doldururken içimi, ilk önce haddi aştım. Büyük adam olmak zorunda bırakılan kim varsa, sokak oyunlarında tüketemezdi zamanını. Böylesi sabiler, aylak salıncaklarda salınmak yerine, hacmin rekabete çağırıcı tahterevalli ucuna binmek ve ağırlığını koyma mükellefiyetini icra etmek zorundaydı hep.

Bıraksalar, bir kaşık ağuda boğardım komşu çocuklarını ve takdirname getiren tüm ana evlatlarını. Zira büyük adam olmak, rakipleri murdar kılmakla olunurdu.

Çocuktum ben ve büyümemek yakışmıyordu bana. Âh diyorum, âh keşke daha erken tanıştık olsaydım şiirlerle. Ya da Ahmet Telli ile. Hiç kimse otobüste kitap okuyanların canına kast etmiyor halbuki. Zira bu eylem, yakışık almazdı. Çünkü onlar cinayete değil intihara kurban gitme zarureti ile oturur banklara. Çünkü onlar fevkalade büyük adamlar...

Çocuktum ben, sesimin çağlayanları yoktu ama çokça çığ koparırdı gelinlik duvağı dağlardan. Zira sesim gürlüğe, nefesim kavi olmaya düçar kılınmıştı hısımlar tarafınca.

Şimdi ben diyorum ki; yaşıma yaş tohumları ekenlere nazaran, çocukluğuma ellerimle kıyışımı ve işlediğim tüm suçları büyük adamlığıma verin. "Çocuktur, yapmış bir hata" cümlesini bir kez işitmiş olsaydım, belki de yapmazdım bunca şeyi. Hâlbuki çocuktum ben ve bu dünya bana göre değildi.

***

Sizin hiç ayda en az bir kitap okuyan öğretmeniniz oldu mu?
Beni karıştırmayın bu soruya. Zira benim öğretmenlerimin kahir ekseriyeti şair ve yazar. İşte bakın, biri de burada. Jiletli tellerin baş eğdiremediği o şair, yani Ahmet Telli hocam. Şiirleri buram buram fesleğen kokan, kent bulvarlarında çocuklara kafiyeler ısmarlayan o adam... Ahmet Telli hocam.

***

Lise yıllarımdı. Ne vakit şiir okuma yarışması olsa, kalkıp fırlardım sıradan. Öyle duyuru falan da geçilmezdi artık. Okullar arası bir müsabaka varsa, müdür bey beni ivedi aldırırdı sınıftan. Kallavi bir sesim olduğu için değil, sesi olanların şiire kayıtsız oluşundan. Zaten ahım şahım bir derecem de olmadı hiç. Baktım ki böyle olmayacak, sesi şiirsel olan bir torunu tuttum yakasından. "Gayrı yarışmalara sen katılacaksın!" deyip, en yakın yarışma tarihi üzerine başladık provalara. Yarışma teması "çocuk" idi. Bizim torun da Ahmet Telli'nin Çocuksun Sen şiirini bulmuş. Konferans salonuna iniverdik hemen. Bomboş salonda bir gürledi hayta, metinden okuduğum şiire kulaktan aşık oldum oracıkta. Bir de ses kaydı alıp, uzun zaman dinlediydim.. İşte böyle gelişti Ahmet Telli ile ilk münasebetim.

***

Bazı demeler, ima yolunun dolaylı anlatıysıyla bulur tali çıkışını. Şair, imge bandrolünü göğüslemişse bunca kelime bakiyyesinde, artık şairdir o. Sözgelimi, sen şiirine bir fesleğen takıcak olsan; benim aklıma Ahmet Telli gelir. Sonra bu kente yağmurlar yağar..

Gelmenin bir bekleme çeşidi olduğunu anlamak için; "Kim o?" sorusunu işitmek yeterlidir. Bunları diyorum ama bunlar diyemiyorum demektir.

***

GELDİM İŞTE

Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna
Tenhaydı düşlerim, geceydi, çıkıp geldim işte
Su ve ateş bir de gülünç yalnızlığım var sana
Getirebildiğim, kokularını yitirmişti çünkü güller

Suyu dinle ateşi yak özledim demek bu

Parasız yatılı hüzünlerden ne kalır geriye
Biraz Tamil biraz Türküz ayıptır söylemesi İntiharsa günahtır külliyen yasak bilirsin
Pısırık bir ihtilal gibi getirdim sana bunları
Bir de belleğim, başıma bela, hazin ve komik üstelik
Hatırla eskiyen meydan saatini, çocukluğundur
Tayyare pulları getirdim sana evden kaçışlarımı
İstersen yok say bunları tespih de yapabilirsin

Beni vur saatin altında seni seviyorumdur bu

Şiir yazan bir adamın fotoğrafı var yanımda Kendini ölümlü sanıyor onu getirdim ganimettir
Büyüdü büyülenerek, taşlayarak kovdu kabilesi onu
Suyun öte yakasında yaşadı, Sisyphos dediler adına
Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna
Ayna pusluydu bunca yıl nice sır taşımaktan
Kırılmanın sesini duydum ve onu getirdim sana
Unutulmaya geldim işte onarılmaya değil

Kov beni kabilenden ama bekliyorum demek bu

***

İşte böyle anlaşırız biz.
97 syf.
·2 günde·8/10 puan
Şiir türüne çok aşina olmayan biri olarak değerlendirme yapmak haddime değil ama izninizle kendime ufak bir not bırakayım.

Şu an okuduğum Can Yücel'in Canfeda'sına göre dili çok daha kolay.

Ahmet Telli'nin ismine aşinalığım var ancak okumuşluğum pek yok. Ancak diğer kitaplarına da kesinlikle bir göz atacağım.

Keyifli okumalar..
Anısı bizsek eğer bu kentin 
Unuttuğu türküler bizsek 
Acıyı rehin bırakıp bir güle 
Anımsatmalıyız bunları bir bir
Sonra yürümeliyiz seninle
Sokaklara caddelere çıkmalıyız
Belki bir aşktır bu kentin
Belleğini geri getirecek olan
Burada yağmur yağıyor ama sen
Şemsiyeni almadan gel yine de
'' Özletiyor bu çılgın sağanak seni''
Sırılsıklam özletiyor biliyor musun..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çocuksun Sen
Baskı tarihi:
24 Eylül 2019
Sayfa sayısı:
97
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752891746
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Çocuksun Sen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Çocuksun Sen
Çocuksun Sen
Çocuksun Sen
Aşklar mı diyordun, anladım
Senin incindiğin benimse
Yollara düştüğümdür benimse

Biten bir aşk için
Söylenecek söz şu olmalı
Güzeldi yine de
Hiç kimse bir aşkı
Onarmaya kalkmasın
Kaybedilmeye değer
En güzel anında bitirilmişse eğer

Kitabı okuyanlar 1.365 okur

  • Nefise Betül Alpay
  • lila.
  • Demet
  • Alita
  • Merve Sallı Bıyıkcı
  • leyâl
  • Ben Böyle Değildim
  • Ayşe Avcı
  • inci
  • Elif kul

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%9.5
13-17 Yaş
%2.1
18-24 Yaş
%27.4
25-34 Yaş
%34.7
35-44 Yaş
%17.9
45-54 Yaş
%3.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.1
Erkek
%37.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.9 (107)
9
%23.3 (78)
8
%22.1 (74)
7
%7.2 (24)
6
%3 (10)
5
%2.1 (7)
4
%0.9 (3)
3
%0.3 (1)
2
%0.3 (1)
1
%0