Adı:
Çöl
Baskı tarihi:
Ocak 1999
Sayfa sayısı:
349
ISBN:
9789755109152
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Desert
Çeviri:
Ela Güntekin
Yayınevi:
Can Yayınları
Jean-Marie Gustave le Clezio, kuşağının yazarları arasında Fransız edebiyat dünyasına kendini en erken kabul ettirmiş yazardır. Daha önce bu değerli yazarın Göçmen Yıldız adlı bir romanını yayımlamıştık. Daha yirmi üç yaşındayken 1963 'Renaudot Ödülü'nün kazanan bu değerli yazardan Çöl adlı bu ikinci kitabı sunuyoruz. Romanın başkişisi genç Lalla, çöl kökenli güzel bir genç kızdır. Ataları, çöl savaşçılarıdır; 'Mavi Adamlar' olarak anılırlar. Lalla, büyük bir kentin gecekondu kesiminde yaşamaktadır. Doğanın ve efsanelerin gücü, dilsiz bir genç çoban olan Hartani'ye duyduğu aşk, onunla buluşmak adına gizlice çöle kaçışları, yine ele geçirilip Marsilya'ya postalanışı, bir otelde iş buluşu, gebe kalışı, sonunda ünlü bir kapak kızı oluşu, bütün bunlar Lalla'ya çöl tutkusunu, atalarının yaşamını unutturamaz.
Derin,uzun betimlemelerle dolu romanda iki farklı hikaye var. Biri Nur'un diğeri Lalla'nın. Bu iki hikayenin ortak noktaları her iki karakterin de çöl kökenli olması ve soylarının aynı kişiden gelmesi. Onun dışında bir bağlantıları yok. Le Clezio okurlara bu iki hikayeyi vermesinin sebebi bence Nur'la alakalı olan kısımda çöl hayatını ve sömürgeciliği, Lalla'nın hikayesinde ise Marsilya'daki şehir hayatının farklılıklarını ve hikayenin sonunda özüne yani çöl hayatına dönmesini anlatmak istemesi.Üstelik çöl hayatında betimlemeleri abartırken, şehir hayatını gerçekçi yalın bir dille anlatmış.
Anlatım şeklinin farklılığı ve dili ustaca kullanmasından ötürü de bu Nobel ödülünü almış olabilir. Çünkü bazı okurlara sıkıcı gelebilecek türden bir kitap. Ama ben genel itibariyle beğendim. Lalla'nın cesaret dolu kişiliğini sevdim. Kitap farklı kültürlere ait şeyler de kattı bana. Betimlemelerin fazla olması çölde yürüyormuşsunuz gibi veya başınızdan aşağı kumlar dökülüyormuş hissine kaptıracak sizi haberiniz olsun :)
Kitabın tuhaf bir dili ve üslubu var. Her ne kadar çeviri olsa da. Okumak pek kolay olmadı. Çoğu okuru sıkacağını tahmin ediyorum. Tüm kitap şimdiki zaman kipinde yazılmış. Ancak çoğunlukla geniş zaman anlamı verecek şekilde. Anlatılan tüm olaylar o an olanlar değil de, sanki yaşam rutini içinde, günlük hayatın bir parçası olarak yapılan, sıradan her günkü işler gibi hikâye edilmiş. Olağan üstü olanlar bile. Ve hemen hemen hiç diyaloğa yer verilmemiş. Sadece birkaç konuşma var ve onlarda anlatımlar içinde, aktarma yoluyla verilmiş. Yazarın edebi gücünü ve kullandığı dili sevdim ancak sürekli aynı yeknesaklık içinde süren öyküde hiç heyecan hissedilmiyor. Olay değil durum hikâyesi gibi. Bir yandan da gelişen olaylar var ama bunlar sürekleyici bir tarzda anlatılmamış. Karışık mı oldu? Benim de kafam karışık bu kitapla ilgili. Nasıl yorumlayacağımı bilemedim.

Ayrıca romanda birbirinden tamamen bağımsız, bambaşka iki hikâye var. Ben aralarında hiçbir bağ, paralellik kuramadım. İki ayrı kitap olması gereken öyküler. Neden aynı kitaptalar anlamadım. Tek ortak noktaları olayların yaşandığı coğrafya. Arada büyük zaman farkı olduğundan birbirleriyle ilgisi olmayan öyküler olmuş. Kişiler arasında da bir bağ bulamadım. Neyse, tavsiye edeceğim bir kitap değil. Her ne kadar yazar Nobel almış olsa da.
Erkek çocuklar yürümeyi, konuşmayı, avlanmayı ve savaşmayı öğreniyorlardı, bütün bunlar kumun üzerinde ölmeyi öğrenmek için.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çöl
Baskı tarihi:
Ocak 1999
Sayfa sayısı:
349
ISBN:
9789755109152
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Desert
Çeviri:
Ela Güntekin
Yayınevi:
Can Yayınları
Jean-Marie Gustave le Clezio, kuşağının yazarları arasında Fransız edebiyat dünyasına kendini en erken kabul ettirmiş yazardır. Daha önce bu değerli yazarın Göçmen Yıldız adlı bir romanını yayımlamıştık. Daha yirmi üç yaşındayken 1963 'Renaudot Ödülü'nün kazanan bu değerli yazardan Çöl adlı bu ikinci kitabı sunuyoruz. Romanın başkişisi genç Lalla, çöl kökenli güzel bir genç kızdır. Ataları, çöl savaşçılarıdır; 'Mavi Adamlar' olarak anılırlar. Lalla, büyük bir kentin gecekondu kesiminde yaşamaktadır. Doğanın ve efsanelerin gücü, dilsiz bir genç çoban olan Hartani'ye duyduğu aşk, onunla buluşmak adına gizlice çöle kaçışları, yine ele geçirilip Marsilya'ya postalanışı, bir otelde iş buluşu, gebe kalışı, sonunda ünlü bir kapak kızı oluşu, bütün bunlar Lalla'ya çöl tutkusunu, atalarının yaşamını unutturamaz.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Veysi Yavuz
  • Selim Muynak
  • Tuğba Narin
  • Kitabı Seviyorum
  • Kitaplarım
  • Levent Göven
  • Ezgi Gürbüz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%33.3 (1)
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0