Çöle İnen Nur

·
Okunma
·
Beğeni
·
32927
Gösterim
Adı:
Çöle İnen Nur
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
598
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944700979
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hâcegân Yayınları
Baskılar:
Çöle İnen Nur
Çöle İnen Nur
Çöle İnen Nur - Deri Ciltli
Çöle İnen Nur
Üstad Necip Fazıl’ın "gaye eserim" dediği, bütün siyer külliyatı içinde çok ayrıcalıklı bir yeri olan Çöle İnen Nur ’u okumanın şimdi tam zamanı.
Peygamber Efendimizin (s.a.v) hayatını akıcı, edebi bir dille anlatan bu eserde, O’nun hayatını, risalet sürecini, seçkin arkadaşlarını, Necip Fazıl’ın o bambaşka üslubuyla okuyacaksınız. Onlarca kez basılan, yüzbinlerce okura ulaşan bu başyapıt şimdi Hâcegân yayınları arasında yayınlandı.

Benzersiz bir üslup, etkileyici bir samimiyet, coşkuyla harmanlanmış bir sevgi.
608 syf.
"SEN OLMASAYDIN, SEN OLMASAYDIN, VARLIĞI YARATMAZDIM !"


"O ki olmasaydı, topyekün oluş olmayacaktı.

İşte O...

O kadar evvel ve o kadar üstün...

Bir arada sebep ve netice...

O Kİ, VARLIK O YÜZDEN"


Allah Resulünün mübarek hayatını anlatan Çöle İnen Nur, Siyer kitaplarının alışılmış anlatımlarından farklı bir üslubu yansıtıyor Eserin takdiminde bu farklılık şöyle ifade etmiştir:


‘Tefsir, Hadîs, siyer ve nakil olarak en emin kaynaklardan devşirili ve kaynaklarını tek tek göstermek tasasından uzak bu eser, ‘Başlangıç’ yazısında da belirtildiği gibi, sadece iman sahiplerine hitap edici, hiçbir aklî teftiş, tespit ve ispat gayretine düşmeyişi, mutlak ‘doğru’ üzerine hissî ve teessürî bir çatı kurucu ve eğer bir kıymeti varsa onu bu noktada toplayıcı bir denemedir; ve akla verdiği pay, onu bazı noktalarda yine akılla iptal etmekten ibarettir Bu bir ilim değil, sanat eseridir ve ilmin içini ve dışını tahkik selâhiyetinde olmadığı mukaddes kapıya, ancak, inanmış ve teslim olmuş sanat tavrıyla sokulmaktan başka çare yoktur'
( Necip Fazıl KISAKÜREK)

En çok etkilendiğim, beğendiğim ve çok sevdiğim kitaplarından biridir.
598 syf.
·10 günde·Beğendi
O'nu bir de benden dinleyin.

Ahmet Necip, bildiğimiz adıyla Necip Fazıl.
Şairlerin Sultanı lakaplı büyük şair.

On yedi yaşında şairliğe uzanan o büyük yola ilk adımını atıyor.

Felsefe bölümünden mezun olduktan sonra hocalık da yapıyor.

Ve 1934, hayatının , fikrinin ve ruhunun dönüm noktası oluyor.
Bu dönemden sonra onun için felsefe ;
"Hakikati bulmanın değil, ancak birbirinin yanlışını bulup çıkarmanın ve ebediyen hakikatten mahrum kalmanın aleti" oluyor.
"Felsefe başıboş bir arayıştır" diyor.
Üstad o arayışı 1934'te sonlandırıyor.
Çünkü İslamiyetle hakiki manada tanışıyor.

Cahit Zarifoğlu'nun dediği gibi " İlahi lütfa mazhar oluşta vasıtaların önemini anlıyor muyuz?"

Necip Fazıl'ın ruhunu dirilten o vasıtanın, Abdulhakim Arvasi hazretlerinin önemini kavrayabiliyor muyuz?

Üstad bunun içindir ki O'nu hep özlemle, sevgiyle yad ediyor, büyük bir minnet duyuyor.

Bambaşka bir adam doğuyor artık.
Geçmişini çöplüğe benzeten , aşkın çileli yolunda yürümeye gönüllü bir adam doğuyor.
Sanatını İslam'ın hizmetine adıyor,

" Anladım işi sanat Allah'ı aramakmış,
Marifet bu gerisi yalnız çelik çomakmış." diyecek kadar.

O bildiğimiz keskin zekalı Necip Fazıl'ın bir de bilmediğimiz yönlerini O'nun büyük bir hayranı olan Cahit Zarifoğlu anlatıyor;

"Üstad bütün o alabildiğine geniş ufuklarına, o derin idealine, buluşlarına, dile hakimiyetine, o nefis İstanbul şivesine ve dinleyen herkesin onun, verdiği eserlerden de büyük olduğunu tasdik etmesine ve temel konularda bütün hassasiyetine rağmen, bazı pratik konularda bir çocuk kadar saf.-Kendi de farkında bunun: "Beni herkes kandırabilir" diyor. Mesela para konusunda, dünya menfaatleri konusunda. Teorik zekasının büyüklüğünü görüyorum ki onda pratik ve özellikle aldatıcı, kandırıcı, kurnazlık edici zekaya yer bırakmamış, bu yaşına rağmen kalbi çocuk kalbi gibi temizce berrak."

O'nu okuduğumuz, benimsediğimiz kadar anlatabiliyoruz ancak. Daha mühimi ise onu anlayabilmek.

'Çöle İnen Nur' adlı eserine şöyle başlıyor yazar;

"O'nu bu kez de benden dinleyin"

Hakkında yüzlerce, binlerce kitap yazılmış, Alemlere rahmet kainatın efendisini bir de benden dinleyin diyor.

Bir de O'ndan dinleyin Peygamberimizi.
Kutsal bir hayatın sanatla ve aşkla harmanlandığı mükemmel bir eser.

Bense " Keşke sahiden topuğunu bir kere öpebilmiş bir kum tanesi olsaydım" diyecek kadar büyük bir aşkla yoğurulmuş bu eserin sahibini anlattım size.

Bir kusurumuz varsa affola.
608 syf.
·25 günde
----
Necip Fazıl Kısakürek 'in şiirlerini okuyordum ama
okuduğum ilk kitabı, Çöle İnen Nur.

***

"Bu eserde güzel olan her şey senin, çirkin olan her şey benimdir."
diyerek başlayan Necip Fazıl Kısakürek bütün övgülere sonuna kadar layık olan Efendimiz'in hayatını incelikle yazmış. Hem bilgi açısından, hem edebi açıdan eşsiz bir kitap. Vakit ayırmamız ve gerçekten idrak etmememiz gereken bir eser. Efendimiz'in hayatını az çok biliriz hepimiz ya da öyle zannederiz. Bu kitabı okuduktan sonra, kendi açımdan, bilmediğim birçok şey olduğunu farkettim. Sürekli açıp okuyacağım ve siyer denildiğinde kesinlikle ilk tavsiye edeceğim bu kitap olacak. Okuyup kaldırılacak değil başucu kitabı olması gereken eserlerden.

***
Son olarak Necip Fazıl Kısakürek'in de dediği gibi;
"Keşke sahiden, ipek topuğunu bir kere öpebilmiş bir kum tanesi olsaydım."
598 syf.
·3 günde·9/10
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in hayatı anlatılmış biz bu kitaptan sınava girmiştik. O zamanlar zaten çok detaylı bir şekilde okumuştum gerçi ama şimdi içimden okumak geçti ve iyikide geçmiş içimden galiba içimde bir manevi boşluk oluşmuş, bunu da tamamlamaya yeten bir kitap oldu arada böyle kitaplar okuyacağım bundan sonra. Necip Fazıl Kısakürek'ten daha önce Çile'yi okumuştum. Şiir elbette güzeldir fakat bence bu kitap ondan birkaç tık daha üstte bir kitap olmuş. Okunması gereken bir kitap. TAVSİYEMDİR.
Yüzlerce şarkıyı ezbere bilen, Şaklabanları, soytarıları, kaltabanları dost edinen modern zamanın insanı bizler Peygamberler Peygamberinin hayatını ne kadar biliyoruz. Olur olmaz herkesin hayatını örnek alan bizler Efendimizin hayatını dikkate bile almıyoruz. Yaşadığımız en ufak zorlukta hemen isyana sığınıyoruz. Peygamber Efendimizin hayatını açıp okusak Allah’ın sevgilisinin yaşadığı çileleri gördüğümüzde ve en önemlisi tüm bunlara karşı Efendimizin sabrını gördüğümüzde kendimizden utanacağız. Necip Fazıl, Çöle İnen Nur kitabıyla Peygamber Efendimizin hayatını hakkıyla anlatmış. Bu kitabı ağlayarak okuyacaksınız. Gerçek zorluğu, gerçek acıyı, gerçek hüznü ama bunun yanında da gerçek imanı göreceksiniz.
Yazı diliyle değil konuşma diliyle bir hitap var. Cümlelerin yarım bırakılmasıyla, mübalağa ile uhrevi bir hava yakalanmış. Mikro manada cümle veya paragraf güzelliği değil komple 600 sayfa beraber ele alındığında esas estetik güzellik ortaya çıkıyor.
608 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Necip Fazıl Kısakürek'in yüreğinden kalemine aşk ile dökülmüş olan bu başyapıt kesinlikle okunmaya değer.
Üstad başlangıç kısmında bunun bir ilim kitabı olmadığını sanat eseri olduğunu belirtsede tarihin o mukaddes zamanlarını çok güzel ve kronolojik bir şekilde anlatmıştır.
Sayfaları çevirdikçe kendinizi asr-ı saadette buluyor ve o çölün sıcaklığını dahi hissediyor ve veda haccı kısmında göz yaşlarınızın sayfayı ıslattıgına şahit oluyorsunuz. Naçizane yorumum okuyun ve okutturun. Son olarak gene kitaptan bir söz ile bitirmek istiyorum.
Ey ufuk; insanoğlunun ufku!..
Sen de bizim gibi insansın! Sen bir derece daha fazlası olmayan bir insansın da, biz senden eksik olduğumuz kadar insanlığa uzak insanlarız.
Öyleyse hangi manasiyle olursa olsun, seni tekrarlamak, aldığımız nefesleri tekrarlamaktan bin kat daha aziz... Zaten sensiz ve senden habersiz alınan nefes, varlığın değil, yokluğun soluğu..

Essalâtu vesselâmu aleyke Yâ RasulAllâh.
608 syf.
·10/10
Necip Fazıl'ın kitapları genel olarak insanın kalbine dokunuyor ve hayatını şekillendiriyor. Bu muhteşem kitap da benim kalbime dokundu..Kitabın her sayfası aşkla yazılmış...Peygamber Efendimizin hayatı ancak bu kadar güzel bir dille anlatılabilirdi.
Hem gözyaşlarınızı tutamıyorsunuz, hem de tebessümünüzü.. Bu şaheser kitabı okuyun,okutturun..
598 syf.
İnsanlığın en güzelinin, en değerlisinin, en sevgilisinin, bir şair zerafetiyle anlatıldığı harika bir kitap. Peygamber Efendimiz (sav)'in hayatını farklı yazarlardan okumuştum lakin Necip Fazıl Kısakürek'in o eşsiz anlatımıyla tekrar okumuş olmak çok güzeldi.
Peygamber'imizin hayatını, gayesini, ufkunu olayları birbirinden koparmadan akıl ve kalp kapılarını aralayarak, kimi satırlarda bir tebessümle, kimi satırlarda gözyaşları içinde o müstesna hayata tanıklık ediyorsunuz.
Kitabı okurken bir takım eleştirilerle karşılaşmıştım. Kitabın başında bilimsel tekniklerle hazırlanmış bir siyer olmadığını Necip Fazıl eserini takdim ederken belirtiyor zaten. Saf iman sahiplerinin okuması için yazdığını, ispat ve tespit kaygılarından uzak olduğunu belirtiyor. Eserine şöyle başlıyor yazar;

İzin ver; onu bir kere de ben anlatayım! İzin ver; herkesin boyuna göre açıldığı bu ufuksuz denizde sana yaklaşabilmek değil, fakat kıyılardan, gerilerden yani kendimden uzaklaşabilmak manasına bir kere de ben gücümü deneyeyim! Öyle ki, sahili kaybetsem, artık gerilere dönemesem ve sende boğulsam, işte o zaman aradığım hayatın eşiğine ayak basmış olurum.
"O'nu bu kez de benden dinleyin"
Hakkında yüzlerce, binlerce kitap yazılmış, Alemlere rahmet kainatın efendisini bir de benden dinleyin diyor.
Bir de ondan dinleyin Nur Peygamberi…
〰️ Kitaptan alıntılar:
•Zaten sensiz ve senden habersiz alınan nefes, varlığın değil, yokluğun soluğu...
•Allah Sevgilisinin Allah Sevgisi...
Kaleme, ölçüye sığar mı?
•İnsan ne aptaldır! Mucize içindeyken mucize bekler.
•Zaten O, Allah sevgisinin kapısı... O'nu seven Allah'ı sever.
•Merhamet, Merhamet, Merhamet... Âlemlere rahmet için gelenin başlıca şiarı... Hudutsuz acımak...
•Aşk ve muhabbete her şey dahildir.
•O akıl budalaları ki, gözün nasıl gördüğünü anlamadan gördüğü şeylere inanırlar•
•"Ateşin yakamayacağı tek şey, Aşk...
•"Allah sûrete ve mala bakmaz, kalbe ve işe bakar."
608 syf.
·Puan vermedi
Karantina sürecinde can sıkıcı bir şekilde varlığımı hatta evreni sorgulama zamanım baya oluyor elhamdülillah. Yine bir gün ablamla bu konuda hasbıhal ederken, konu alemlerin yaratılış sebebine geldi... bu alemin bir sevgili hatrı için yaratıldığını biliyoruz. Allah'ın "Habibim" dediği resulü... Onun hakkında ne biliyoruz? Bilgilerimin lise yıllarındaki din kültürü dersinden ibaret olduğunu fark ettim ne yazık ki...
Evet, "Üç günlük dünya için gayret üstüne gayret
Ebedi bir hayat için gayret yok, hayret!"
beytinin sarsması şiddetli oldu. Bu vesile ile ne zamandan beri okumak istediğim bu güzel kitabı okumak kısmet oldu.
Bir Peygamber'in ümmetine olan sevgisi hâlâ dipdiri ki görmeden seviyoruz. Bakınız, Tevbe suresi 128.ayet bir müjde, bir şefkat yağmuru gibi serinletiyor içimizi değil mi!
"Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız O’na çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.”
Rahmet Peygamber'i bize, ümmetine işte böyle düşkündür. Onu bilmek, onu anlamak ve anlatmaktan daha güzel ne olabilir?
“Dikkat edin! Ben hayatımda sizin için bir emniyet vesilesiyim. Vefât ettiğimde ise kabrimde "Yâ Rabbi, ümmetî ümmetî!.." diye ilk Sûr üfleninceye kadar nidâ edeceğim…” diyen bir Peygamber... İçimizde küflendirdiğimiz bir hayatı, neden ümmet olma şerefi ile filizlendirmiyoruz?
"Haberiniz olsun ki ben, önceden gidip Havuz’un başında sizi bekleyeceğim! Diğer ümmetlere karşı, sizin çokluğunuzla sevineceğim. Sakın (günah işleyerek) yüzümü kara çıkartmayın!” diyor alemlerin yaratılış sebebi, şefkatin, merhametin güneşi, çölün hâlâ sıcaklığını hissettiği, taşın toprağın sevdalandığı Peygamber... Rabbim bu hadisin emrini yerine getirmeyi nasip etsin inşallah.

Ve Üstad hakkında;
Gerçek bir aksiyon adamı Necip Fazıl, bu kitabında Efendimiz'i öylesine heybetli bir dille anlatıyor ki Hicaz'ın iklimini kalbinizde eserken hissedebilirsiniz...
Dursun Gürlek hoca bir konferansında Necip Fazıl'ı anlatırken bir kez daha hayran kalmıştım, gerçek bir savaş vermiş, Allah razı olsun. Ve o konuşma sırasında kendi kendime "benim de bir dava için acı çekmem, bir davayı savunmam, omurgamı beslemem lazım" demiştim. Bugün islamı dava edip anlamak, anlatmak isteyenler için gerçek bir beslenme kaynağı... Keyifli okumalar olsun...
608 syf.
Necip Fazıl, Gaye İnsan-Ufuk Peygamberimizin hayatını kronolojik sırayla edebi olarak okurlarına sunmuştur. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve yazım dilinden lezzet aldım ve geç tanıştığım için hayıflandım. Kitap hüzünlendiriyor, gülümsetiyor, yol gösteriyor ama sonu ağlatıyor.Yazarın Sahabelerden Hz. Ali'ye çok yer vermediği dikkatimi çekti. Şeytan işte fitne sokuyor insanın içine. Araştırınca Hz. Ali için ayrı bir kitap yazdığını öğrendim. Tasavvuf seven arkadaşların okumasını tavsiye ederim.
598 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Peygamber Efendimiz (sav)'in hayatını çeşitli kaynaklardan okumuştum ama Necip Fazıl Kısakürek'in kaleminden okumak bir ayrıcalık oldu benim için.. Efendimiz'in doğumundan çok öncelerden Hz. İbrahim'den baslayip soyağacını takip edip doğumuna, ordan da vefatına kadar büyük bir edeple anlatmış Kısakürek.. Anlatımdaki incelikleri gördükçe aklıma Hassan b. Sabit'in “Ben sözlerimle Hz. Muhammed’i (s.a.v) övemedim; Hz. Muhammed’i (s.a.v) övmekle sözlerime değer ve kıymet kazandırmış oldum.” sözleri geldi.. Anlatımı güzelleştiren konunun güzelliğiydi.. Tabiki anlatımın tüm inceliklerini bilen ve tatbik eden kalem sahibi de bu güzîde konuyu kitaplaştırınca mükemmel bir eser meydana gelmiş. Efendimiz'in hayatını okumamış veya farklı bi kalemden tekrar okuyayım diye düşünenlere tavsiye ederim..
"Hz Ali'nin Peygamberimizden Hz. Fatıma'yı istemeye gelmesi sırasında geçenler:
Peygamberimiz tebessüm ile sorar:
-Dünyalık olarak neyin var Ali?
-Bir zırhımla bir atım var; ey Allah'ın resulü
Tebessüm derinleşti:
-Atın sana lazımdır. Git zırhını sat. Parasını getir.
Ali, zırhını dörtyüz akçeye sattı. Allah Resulüne sundu. Allah resulü, paranın bir kısmını aldı. Bilal'e emir buyurdu:
-Bir iki güzel şey alın! "

Yorumum:
Bir şimdiki zamanda sırf düğün için harcanan servete ve zorlaştırılan evliliklere bakın. Bir de burada bahsedilen mütevaziliğe bakın. Peygamberimiz " bir iki güzel şey alın" demişken, biz niçin düğünleri, çeyizleri sanki servet dökmezsek evlenilmezmiş gibi yaparız??
Gerçekten ben anlamıyorum. Ne bu zamanı anlıyorum ne de fuzuli zevkler için yapılanları..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çöle İnen Nur
Baskı tarihi:
2018
Sayfa sayısı:
598
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944700979
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hâcegân Yayınları
Baskılar:
Çöle İnen Nur
Çöle İnen Nur
Çöle İnen Nur - Deri Ciltli
Çöle İnen Nur
Üstad Necip Fazıl’ın "gaye eserim" dediği, bütün siyer külliyatı içinde çok ayrıcalıklı bir yeri olan Çöle İnen Nur ’u okumanın şimdi tam zamanı.
Peygamber Efendimizin (s.a.v) hayatını akıcı, edebi bir dille anlatan bu eserde, O’nun hayatını, risalet sürecini, seçkin arkadaşlarını, Necip Fazıl’ın o bambaşka üslubuyla okuyacaksınız. Onlarca kez basılan, yüzbinlerce okura ulaşan bu başyapıt şimdi Hâcegân yayınları arasında yayınlandı.

Benzersiz bir üslup, etkileyici bir samimiyet, coşkuyla harmanlanmış bir sevgi.

Kitabı okuyanlar 3.760 okur

  • Nurr
  • Songül Köse
  • Babannehürü
  • Ali Baz
  • Esra Uğan
  • Ömer Özer Ardıç
  • Ayla coskun
  • Fatıma Yarcı
  • Emre Can Tandoğan
  • Simurg

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.3
14-17 Yaş
%5.9
18-24 Yaş
%21.8
25-34 Yaş
%32.4
35-44 Yaş
%21.5
45-54 Yaş
%7.4
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.9
Erkek
%43

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.3 (452)
9
%11.4 (135)
8
%6.3 (74)
7
%1.8 (21)
6
%0.9 (11)
5
%0.8 (9)
4
%0.2 (2)
3
%0.3 (3)
2
%0.4 (5)
1
%1.6 (19)

Kitabın sıralamaları