Adı:
Çöle İnen Nur
Sayfa sayısı:
598
Format:
Karton kapak
ISBN:
9944700979
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hâcegân Yayınları
Baskılar:
Çöle İnen Nur
Çöle İnen Nur
Üstad Necip Fazıl’ın "gaye eserim" dediği, bütün siyer külliyatı içinde çok ayrıcalıklı bir yeri olan Çöle İnen Nur ’u okumanın şimdi tam zamanı.
Peygamber Efendimizin (s.a.v) hayatını akıcı, edebi bir dille anlatan bu eserde, O’nun hayatını, risalet sürecini, seçkin arkadaşlarını, Necip Fazıl’ın o bambaşka üslubuyla okuyacaksınız. Onlarca kez basılan, yüzbinlerce okura ulaşan bu başyapıt şimdi Hâcegân yayınları arasında yayınlandı.

Benzersiz bir üslup, etkileyici bir samimiyet, coşkuyla harmanlanmış bir sevgi.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in hayatı anlatılmış biz bu kitaptan sınava girmiştik. O zamanlar zaten çok detaylı bir şekilde okumuştum gerçi ama şimdi içimden okumak geçti ve iyikide geçmiş içimden galiba içimde bir manevi boşluk oluşmuş, bunu da tamamlamaya yeten bir kitap oldu arada böyle kitaplar okuyacağım bundan sonra. Necip Fazıl Kısakürek'ten daha önce Çile'yi okumuştum. Şiir elbette güzeldir fakat bence bu kitap ondan birkaç tık daha üstte bir kitap olmuş. Okunması gereken bir kitap. TAVSİYEMDİR.
O'nu bir de benden dinleyin.

Ahmet Necip, bildiğimiz adıyla Necip Fazıl.
Şairlerin Sultanı lakaplı büyük şair.

On yedi yaşında şairliğe uzanan o büyük yola ilk adımını atıyor.

Felsefe bölümünden mezun olduktan sonra hocalık da yapıyor.

Ve 1934, hayatının , fikrinin ve ruhunun dönüm noktası oluyor.
Bu dönemden sonra onun için felsefe ;
"Hakikati bulmanın değil, ancak birbirinin yanlışını bulup çıkarmanın ve ebediyen hakikatten mahrum kalmanın aleti" oluyor.
"Felsefe başıboş bir arayıştır" diyor.
Üstad o arayışı 1934'te sonlandırıyor.
Çünkü İslamiyetle hakiki manada tanışıyor.

Cahit Zarifoğlu'nun dediği gibi " İlahi lütfa mazhar oluşta vasıtaların önemini anlıyor muyuz?"

Necip Fazıl'ın ruhunu dirilten o vasıtanın, Abdulhakim Arvasi hazretlerinin önemini kavrayabiliyor muyuz?

Üstad kavrıyor, bunun içindir ki O'nu hep özlemle, sevgiyle yad ediyor, büyük bir minnet duyuyor.

Bambaşka bir adam doğuyor artık.
Geçmişini çöplüğe benzeten , aşkın çileli yolunda yürümeye gönüllü bir adam doğuyor.
Sanatını İslam'ın hizmetine adıyor,

" Anladım işi sanat Allah'ı aramakmış,
Marifet bu gerisi yalnız çelik çomakmış." diyecek kadar.

O bildiğimiz keskin zekalı Necip Fazıl'ın bir de bilmediğimiz yönlerini O'nun büyük bir hayranı olan Cahit Zarifoğlu anlatıyor;

"Üstad bütün o alabildiğine geniş ufuklarına, o derin idealine, buluşlarına, dile hakimiyetine, o nefis İstanbul şivesine ve dinleyen herkesin onun, verdiği eserlerden de büyük olduğunu tasdik etmesine ve temel konularda bütün hassasiyetine rağmen, bazı pratik konularda bir çocuk kadar saf.-Kendi de farkında bunun: "Beni herkes kandırabilir" diyor. Mesela para konusunda, dünya menfaatleri konusunda. Teorik zekasının büyüklüğünü görüyorum ki onda pratik ve özellikle aldatıcı, kandırıcı, kurnazlık edici zekaya yer bırakmamış, bu yaşına rağmen kalbi çocuk kalbi gibi temizce berrak."

O'nu okuduğumuz kadarıyla, benimsediğimiz kadarıyla bu kadar anlatabiliyoruz ancak. Daha mühimi ise onu anlayabilmek.

'Çöle İnen Nur' adlı eserine şöyle başlıyor yazar;

"O'nu bu kez de benden dinleyin"

Hakkında yüzlerce, binlerce kitap yazılmış, Alemlere rahmet kainatın efendisini bir de benden dinleyin diyor.

Bir de O'ndan dinleyin Peygamberimizi.
Kutsal bir hayatın sanatla ve aşkla harmanlandığı mükemmel bir eser.

Bense " Keşke sahiden topuğunu bir kere öpebilmiş bir kum tanesi olsaydım" diyecek kadar büyük bir aşkla yoğurduğu bu eserin sahibini anlattım size.

Bir kusurumuz varsa affola.
"SEN OLMASAYDIN, SEN OLMASAYDIN, VARLIĞI YARATMAZDIM !"


"O ki olmasaydı, topyekün oluş olmayacaktı.

İşte O...

O kadar evvel ve o kadar üstün...

Bir arada sebep ve netice...

O Kİ, VARLIK O YÜZDEN"


Allah Resulünün mübarek hayatını anlatan Çöle İnen Nur, Siyer kitaplarının alışılmış anlatımlarından farklı bir üslubu yansıtıyor Eserin takdiminde bu farklılık şöyle ifade etmiştir:


‘Tefsir, Hadîs, siyer ve nakil olarak en emin kaynaklardan devşirili ve kaynaklarını tek tek göstermek tasasından uzak bu eser, ‘Başlangıç’ yazısında da belirtildiği gibi, sadece iman sahiplerine hitap edici, hiçbir aklî teftiş, tespit ve ispat gayretine düşmeyişi, mutlak ‘doğru’ üzerine hissî ve teessürî bir çatı kurucu ve eğer bir kıymeti varsa onu bu noktada toplayıcı bir denemedir; ve akla verdiği pay, onu bazı noktalarda yine akılla iptal etmekten ibarettir Bu bir ilim değil, sanat eseridir ve ilmin içini ve dışını tahkik selâhiyetinde olmadığı mukaddes kapıya, ancak, inanmış ve teslim olmuş sanat tavrıyla sokulmaktan başka çare yoktur'
( Necip Fazıl KISAKÜREK)

En çok etkilendiğim, beğendiğim ve çok sevdiğim kitaplarından biridir.
Necip Fazıl Kısakürek'in kaleminden çıkmış Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hayatını anlatan çok güzel bir eser. Onun hayatı ile ilgili o kadar çok eksiğimiz var ki.. Allah'ım O gerçekten "Çöl'e İnen Nur"
Peygamber Efendimiz (sav)'in hayatını çeşitli kaynaklardan okumuştum ama Necip Fazıl Kısakürek'in kaleminden okumak bir ayrıcalık oldu benim için.. Efendimiz'in doğumundan çok öncelerden Hz. İbrahim'den baslayip soyağacını takip edip doğumuna, ordan da vefatına kadar büyük bir edeple anlatmış Kısakürek.. Anlatımdaki incelikleri gördükçe aklıma Hassan b. Sabit'in “Ben sözlerimle Hz. Muhammed’i (s.a.v) övemedim; Hz. Muhammed’i (s.a.v) övmekle sözlerime değer ve kıymet kazandırmış oldum.” sözleri geldi.. Anlatımı güzelleştiren konunun güzelliğiydi.. Tabiki anlatımın tüm inceliklerini bilen ve tatbik eden kalem sahibi de bu güzîde konuyu kitaplaştırınca mükemmel bir eser meydana gelmiş. Efendimiz'in hayatını okumamış veya farklı bi kalemden tekrar okuyayım diye düşünenlere tavsiye ederim..
Sevgilimiz Peygamberimiz'in (sav) kutlu yaşamlarını anlatan pek çok eser okudum. Onlardan biri, M.Necati Bursalı beyin ''Alemlere rahmet'' isimli lezzetli eseri idi. Bu sitede yok.
Birisi de Üstadın sahih kaynaklara dayanarak ama kaynak vererek okuyucuyu aşkın menbaından almadan san'at bağlamında kaleme aldığı bu güzide eseridir.
Hele aşağıya bir kısmını aldığım başlangıç var ya..! Bu başlangıç mis gibi Peygamber aşkı kokar.

''Sofra... Etrafında Allah Resullerinin dizildiği sofra... Ve bu sofrada başköşe... Sen!
İnsanın hakikati... Sır... Kâinatın en çetin sırrı... Bir de misilsiz insan ki, onun hakikatinde, mahlûk,artık, son haddine ulaşır. Onun hakikatinde, mahlûk tükenir, fakat Allah başlamaz. O da sen?...

Yaradan... Ve onun en güzel eseri... Zâtiyle tek olan Yaratıcı'nın, koskoca insan ehramında ve en yüksek noktada halkettiği insan... Sen! Evet, sen!

Senin bana inandırdığın ve seni bana inandıran Allah, öz dilinle hitap etmiş sana ve demiş ki:
«SEN OLMASAYDIN, SEN OLMASAYDIN,
ÂLEMLERE YARATMAZDIM!»

Sana, işte bu Allah kelâmının sonsuz kılavuzluğu içinde inanıyorum!
Sana inanmış, inanmakta ve inanacak olanlar, deniz kıyılarında kum misali... Ben de bu hudutsuz yığında bir kum tanesiyim.

Sana inanan herkes, göz alabildiğine geniş bir sed üzerinden eşsiz bir manzara seyreder gibi, seni,oldukları yerden, yerlerinin görmek ve bilmekte verdiği imkânların gözlüğünden seyrediyor. Bense Allah'a hamdediyorum ki, o kum tanesine, uzun zaman çilesini çektiğim bir takım idrâk mahremiyetlerinin «Yakın»a açılmış yakıcı penceresinden gösterdi.

Keşke sahiden, ipek topuğunu bir kere öpebilmiş bir kum tanesi olsaydım!..

Evet...
Ben seni Allah'ın yalnız habercisi ve ana yola çağındı Resulü olarak değil; boşluğu ve yıldızları,zamanı ve mekânı, mesafeleri ve istikametleri, canlı ve cansız, maddeleri ve maddesiz her şeyiyle bütün kâinatın bu en güzel eser etrafında halkalanması ve onun yüzü suyu hürmetine yaratılmış olması için yarattığına inanıyorum!

Sen; var oluşunun şerefine, Allah'ın topyekûn varlığı hediye ettiği ilk ve son Varlık Nuru!

İnanmak dedim de hatırıma geldi: Bu ne zor ve ne kolay iş! Kim inanır ve kim inanmaz?
Tebeşirle kondurulmuş bir nokta kadar basit ye sefil bir köylü inanır.
Yük altında iki büklüm, akşama kadar solumaktan başka bir hayatiyeti olmayan bir hamal inanır.
Yahut... '' devamını eserden okumalısınız.
Peygamber Efendimiz hakkında yazılmış en güzel kitaplardan biri. Birçok satırında ağladım. (Belki askerlik ve askerde Oruç tutmanın da etkisi olabilir :) )

Kitapta efendimizin hayatı hakkında bilmediğim birçok detayı da öğrenmiş oldum. Öte yandan edebiyat kısmı da ayrıca bir güzeldi. Tavsiye ederim.
Mükemmel bir anlatım. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Fevkalade izahı ve keskin bir ûslubuyla Necip Fazıl eserini okurlarına sunmuş. Ve Hz. M....... 'in hayatını mükemmel anlatmış...
Üstad kalemini, ilmini, sanatını bu eserinde Kainat'ın Efendisini anlatmak için kullanmış. Anlatımını ayetler, hadisler ile öyle bütünleştirmiş ki kendi ifadesiyle bir sanat eseri, nacizane benim fikrim bir şiir gibi koca bir kitap yazmış.
Peygamber'imizin hayatını, güzelliğini, öğretisini, olayları birbirinden koparmadan arada bizim anlamamız için akıl ve kalp kapıları aralayarak sunmuş ve okurken kopmak bir yana elinizden düşüremeyecek, hayran kalacak, tebessüm edecek, göz yaşlarına boğulacaksınız.
Üstadın yıllarını vererek yazdığı bu kitabın siyer kitapları içerisinde okunması gereken bir Şaheser olduğunu düşünüyorum. İKRA...
Peygamber efendimiz (s.a.v)in hayatını anlatan okuduğum en iyi kitaptı. Necip Fazıl öylesine güzel yazmış ki okurken hem onun coşkusunu hissediyor hemde az sözle ne kadar çok şey anlattığını fark ediyorsunuz. Sindire sindire ve hiçbir kelimesini kaçırmadan okumaya çalıştım ve okurken çok yoğun duygular yaşadım. Keşke hiç bitmese dediğim bir kitaptı. Herkesin mutlaka okuması gereken çok güzel bir eser.
İzin ver; onu bir kere de ben anlatayım! İzin ver; herkesin boyuna göre açıldığı bu ufuksuz denizde sana yaklaşabilmek değil, fakat kıyılardan, gerilerden yani kendimden uzaklaşabilmak manasına bir kere de ben gücümü deneyeyim! Öyle ki, sahili kaybetsem, artık gerilere dönemesem ve sende boğulsam, işte o zaman aradığım hayatın eşiğine ayak basmış olurum.
Görüyorum ki bir hayli okunan bir kitap.Necip Fazıl Kısakürek'in edebi ve keskin zekasını biliyorum fakat henüz hiç eserini okumadım.Bismillah diyelim.
Zaten sensiz ve senden habersiz alınan nefes, varlığın değil, yokluğun soluğu...
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 14 - Büyük Doğu Yayınları
"Hz Ali'nin Peygamberimizden Hz. Fatıma'yı istemeye gelmesi sırasında geçenler:
Peygamberimiz tebessüm ile sorar:
-Dünyalık olarak neyin var Ali?
-Bir zırhımla bir atım var; ey Allah'ın resulü
Tebessüm derinleşti:
-Atın sana lazımdır. Git zırhını sat. Parasını getir.
Ali, zırhını dörtyüz akçeye sattı. Allah Resulüne sundu. Allah resulü, paranın bir kısmını aldı. Bilal'e emir buyurdu:
-Bir iki güzel şey alın! "

Yorumum:
Bir şimdiki zamanda sırf düğün için harcanan servete ve zorlaştırılan evliliklere bakın. Bir de burada bahsedilen mütevaziliğe bakın. Peygamberimiz " bir iki güzel şey alın" demişken, biz niçin düğünleri, çeyizleri sanki servet dökmezsek evlenilmezmiş gibi yaparız??
Gerçekten ben anlamıyorum. Ne bu zamanı anlıyorum ne de fuzuli zevkler için yapılanları..
İnanmak dedim de hatırıma geldi: Bu ne zor ve ne kolay iş! Kim inanır ve kim inanmaz?
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 10 - Büyük Doğu Yayınları
Belanın en büyüğü nebilere, sonra velilere, daha sonra derece derece Allah'a yakın olanlara isabet eder.
Necip Fazıl Kısakürek
Sayfa 581 - Büyük Doğu Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çöle İnen Nur
Sayfa sayısı:
598
Format:
Karton kapak
ISBN:
9944700979
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hâcegân Yayınları
Baskılar:
Çöle İnen Nur
Çöle İnen Nur
Üstad Necip Fazıl’ın "gaye eserim" dediği, bütün siyer külliyatı içinde çok ayrıcalıklı bir yeri olan Çöle İnen Nur ’u okumanın şimdi tam zamanı.
Peygamber Efendimizin (s.a.v) hayatını akıcı, edebi bir dille anlatan bu eserde, O’nun hayatını, risalet sürecini, seçkin arkadaşlarını, Necip Fazıl’ın o bambaşka üslubuyla okuyacaksınız. Onlarca kez basılan, yüzbinlerce okura ulaşan bu başyapıt şimdi Hâcegân yayınları arasında yayınlandı.

Benzersiz bir üslup, etkileyici bir samimiyet, coşkuyla harmanlanmış bir sevgi.

Kitabı okuyanlar 1.101 okur

  • Merve
  • Yasemin YILMAZ
  • şebnem ayata
  • Tülin Karalar
  • 《 YoLcu 》
  • Emrah Yapıcı
  • İsmail Bulut
  • İbrahim Halil Akgün
  • Abdulkadir Yıldırım
  • Feyza Özdil

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.3
14-17 Yaş
%5.9
18-24 Yaş
%21.8
25-34 Yaş
%32.4
35-44 Yaş
%21.5
45-54 Yaş
%7.4
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.9
Erkek
%43

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%55.2 (232)
9
%19.8 (83)
8
%10 (42)
7
%2.9 (12)
6
%1.2 (5)
5
%1.4 (6)
4
%0.2 (1)
3
%0.5 (2)
2
%0.2 (1)
1
%3.1 (13)

Kitabın sıralamaları