Coriolanus'un TragedyasıWilliam Shakespeare

·
Okunma
·
Beğeni
·
955
Gösterim
Adı:
Coriolanus'un Tragedyası
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053320364
Çeviri:
Özdemir Nutku
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Coriolanus
Coriolanus
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Plutarkhos'un Lives of the Noble Grecians and Romans (1579) adlı kitabındaki "Coriolanus'un Yaşamı" bölümünden esinlenerek yazdığı Coriolanus'un Tragedyası'nda, Roma'ya yaptığı büyük hizmetlerle anılan büyük general Coriolanus'un zaaflarının ve büyük tutkularının hikâyesini anlatır. Oyun -Roma atmosferi içinde- 1600 başlarında İngiltere'de buğday yetersizliği ve kıtlık nedeniyle çıkan halk ayaklanmasının izlerini taşır. İlk kez 1623 yılında basılan bu tragedyanın 1607-1608 yıllarında yazıldığı tahmin edilmektedir.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap aslında bir savaştan çok bir milletin dramını anlatıyor desem yeridir. Kitabın sitede ilk defa okunması da garibime gitti. Shakespeare olunca da insan hayret ediyor hani genelde ben en son gelirdim bu yazara ama çok da irdelemedim tabi.
Kitabın içeriği nedir, neyi anlatıyor bunu zaten kapakta veriyor aslında ve işlenen oyunda bunu yansıtıyor ancak temasını sorarsanız bunu da sayfa 11’de daha kitaba başlamadan göreceksiniz desem yeridir. Hatta böyle bırakmadan orayı eklemeyi de uygun buldum kendimce. “Bazıları, kendinden korkmayı ve kaçmayı biraz daha zor bulur, o kadar” deniliyor cümle sonunda. Zaten bu metinde bize ana fikrin de toplumun içinde bulunduğu durumun yansıtılması olarak geliyor diyebilirim.
Okurken çok keyif almadım gerçeği söylemek gerekirse ama verilmek istenen mesajı da bir o kadar beğendim! Hal böyle olunca da tabi kitabı beğenmiş oldum. Biraz başlarda kafa karıştırsa da bir adam (Coriolanus) üzerinden aslında bir toplumun yansıması yapılmış. Bu yönüyle çok önemli bir yazıtı sizlere de tavsiye ediyor, iyi akşamlar diliyorum..
Tiyatro kitaplarına karşı bir önyargım vardı bu günü kadar. İsimlerden dolayı dikkatim dağılıyordu ve akıcılığı sağlayamıyor , kendimi kitabın içine bir türlü sokamıyordum ve de 15 20 sayfa okuyup bırakıyordum. fakat biraz sabırlı olmam gerekiyormuş bunu anlamam geç oldu ama oldu. Bu nedenle mutluyum doğrusu. Coriolanus benim okuduğum hem ilk tiyatro hemde ilk Shakespeare eseri belkide kitabı okuyup bitirdikten sonra çok fazla heyecanlanman bu sebepten. Kendimi yeni bir gezegen keşfetmiş gibi hissediyorum. daha önce neden okumadım diye de kendime kızdım biraz çünkü kitabı alalı bir 4- 5 sene oluyor. Elimde yeni ufuklara y açılan bir kapı varmışta benim haberim yokmuş. Bunu sadece Coriolanus kitabı özelinde değil Shakspeare için söylüyorum. Onun bir kaç sonesini okumuştum ve çok beğenmiştim. şimdi ise Coriolanus'u okuyup onuda çok beğendim bundan sonra daha çok okuyacağım onu.
Kitaba gelecek olursak Coriolanus cesur bir asker vede savaşta göstermiş olduğu kahramanlıklarla ün salmıştır. fakat kusurları vardır. kibiri ve halka olan nefreti onun yumuşak karnıdır. ve bu özelliğini kullanarak düşmanları halkı galyana getirirler.
Coriolanus'un benim en çok sevdiğim özelliği çok açık sözlü oluşu halkan nefretini asla saklamaması insanları kandırarak onların onurları okşuyarak bir yerlere gelmektense kendinden ödün vermeden bir yerlere gelmek istememesi. Halkın ise cahilliği vede fikirlerini çok çabuk değişmesi insanın canını sıkan cinstendi.
Bu oyunun konusu Roma Cumhuriyeti zamanlarında yaşamış ve hayatı antik Romalılar tarafından bir menkibe haline sokulmuş bir lider olan Caius Martius Coriolanus'un yaşam hikâyesinden alınmıştır. Plutarkhos'un yazmış olduğu ünlü Paralel Yaşamlar ve Titüs Livius'un antik "Ab Urbe Condita (Şehrin Kuruluşundan İtibaren)" adlı eserinden uyarılmıştır Shakespeare tarafından. Ki zaten Roma ve İtalya hayranı olması da bunu gösteriyor:)

---Spoiler---
Oyun açıldığında Roma son Roma Krallığı kralı olan Lucius Tarquinius Süperbus'u görevinden atmış ve Roma Cumhuriyeti olarak yönetilmeye başlanmıştır. Aşağı sınıflardan olan vatandaşlar depolarda saklanmış olan zahireyi almaya izin verilmediği için isyan halindedir. Bu zahirenin kullanma hakkının kendilerinde alınmasından, çok iyi bir general olan ve Marcıa sülalesi mensubu olan (sonra Coriolanus adını alacak) Caius Martius u sorumlu tutmakta ve ona karşı şahsi düşmanlıklarını ifade etmektedirler. Martius isyancıların şahsen karşısına çıkmıştır ve yanında Menenius Agrıppa adlı yüksek Patricius sınıfından bir kişi de bulunmaktadır. Menenius isyancıları yatıştırmaya çalışır. Fakat Martius hepsi aşağı pleb sınıfından isyancılara açıkça aleythtardır. Pleb sınıfından kişilerin cumhuriyet için askerlik yapmadıklarını ve askerlik tecrübeleri olmadığı için de onların stoklanmış zahire üzerinde hiçbir hakları bulmadığını savunur. Cumhuriyet içinde yüksek idareci olan tribünler Brütüs ve Sicinius, açıkça ilan etmemekle beraber, Martius'un bu fikirlerini telin etmişlerdir. Martius bir Roma düşmanı bir Volski ordusunun gelmekte olduğu haberi gelince Roma'dan ayrılır.
Volski ordusunun komutanı, Tullus Aufidius, Martius'a karşı birkaç defa savaşmıştır ve onun kendine kan düşmanı olduğunu kabul etmektedir. Romalı ordusu Cominius komutası altındadır ve Martius komutan yardımcısıdır. Cominius, ordusunun büyük bir kısmını Aufidius'un ordusu ile karşılaşmaya götürür. Martius ise kalan askerlerle bir Volski şehri olan Corioles'i kuşatır. Corioles kuşatması önce başarısızdır; ama sonunda Martius şehrin kapılarını zorlayıp açtırır ve Romalılar bu şehri ellerine geçirirler. Bu kuşatma yorucu olmakla beraber, Martius hemen acele yürüyüşle Cominius'un ordusuna katılıp asıl Volski ordusuyla savaşmaya başlar. Marcius ve Aufidius teketek bir çarpışmaya girişirler ve Aufidius'un askerleri onu sürükleyip çarpışmadan ayrıncaya kadar teketek çarpışma devam eder.
Caius Martius'un bu üstün başarıları Romalı komutan Cominius tarafından takdir edilir ve Martius'a bir kahraman unvanı olan "Coriolanu" lakabı verilir. Roma'ya dönünce Coriolanus'un annesi onu en yüksek cumhuriyet idarecisi olan Konsül olmaya adaylığını koymasını ister. Coriolanus buna önce taraftar değildir, ama annesini kıramaz. Roma Senatosu üyeleri onu desteklemektedirler ve alt sınıf halkın da kendini tuttuğu düşünülmektedir. Fakat Brutus ve Sicinius onun aleyhinde komplo kurarlar ve onun konsül olması aleyhine yeni bir ayaklanmaya önayak olurlar. Kendine bu açık muhalefete Coriolanos çok sinirlenir ve halk idaresi olan demokrasi kavramına aleyhtar olduğunu açıkça ortaya koyar. Alt sınıf pleblerin üst sınıf olan Patricius'lar gücüne karşı gelmesine izin vermenin "kartallara hücum edip onları gagalamaya çalışan kargalara hak sağlamak olduğunu iddia eder. İki tribün bunun üzerine Coriolanus'u itham ederek, sözlerinin Roma Cumhuriyeti'ne ve onun hukukuna ihanet etmek olduğunu iddia ederler ve onun sürgüne gönderilmesini önerirler.

Roma'dan sürgüne gönderilen Coriolanus Volski'lerin başkentine giderek orada Aufıdıus'la görüşür. Eğer kendine Volski ordusu komutanlığı verirlerse Roma'ya karşı bir askeri galibiyet sağlayabileceğine onları inandırır. Volski idareceileri Coriolanus'un istediklerini kabul ederler ve Roma'ya karşı bir hücum için Coriolanus emrine Volski ordusunu verirler.

Romalılar buna paniğe kapılırlar. Menenius ve sonra Cominius'u Coriolanus'a göndererek ondan Roma'dan öç alma hevesinden vazgeçmesini isterler ama Coriolanus'u ikna edemezler. Sonunda yanında Coriolanus'un karısı, çocuğu ve bir diğer Romalı hanımla birlikte Coriolanus'un annesi Volumnia'yı oğlu ile görüşmeye yollarlar. Annesi Volumnia oğlu Coriolanus'u Romayı zaptedip talan etme fikrinden vazgeçirir. Coriolanus bunun yerine Roma'lılar ve Volski'liler arasında bir barış anlaşması imzalar. Corialanus bundan sonra Volski başkentine döner. Volskililer hundan hiç memnun olmamışlardır. Aufidius tarafından organize edilen bir komplocu suikastçılar timi kendilerine ihanet ettiği için Coriolanus'u öldürürler.
Yaralarımın kapandığını bilmek,
Nasıl yaralandığımı işitmekten daha iyidir.
William Shakespeare
Sayfa 53 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Kibirden, gururdan söz ediyorsunuz:
Keşke kendi kusurlarınızı görebilseniz.
Şöyle kendi iç yüzünüzü bir gözden geçirebilseniz.
Keşke bunu yapabilseniz.
William Shakespeare
Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Esas mesele, kaderin tokadını yedikten ve yaralandıktan sonra bile, bunlara dayanabilme gücünü kendinde bulabilmekte.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Coriolanus'un Tragedyası
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
196
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053320364
Çeviri:
Özdemir Nutku
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Coriolanus
Coriolanus
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Plutarkhos'un Lives of the Noble Grecians and Romans (1579) adlı kitabındaki "Coriolanus'un Yaşamı" bölümünden esinlenerek yazdığı Coriolanus'un Tragedyası'nda, Roma'ya yaptığı büyük hizmetlerle anılan büyük general Coriolanus'un zaaflarının ve büyük tutkularının hikâyesini anlatır. Oyun -Roma atmosferi içinde- 1600 başlarında İngiltere'de buğday yetersizliği ve kıtlık nedeniyle çıkan halk ayaklanmasının izlerini taşır. İlk kez 1623 yılında basılan bu tragedyanın 1607-1608 yıllarında yazıldığı tahmin edilmektedir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 57 okur

  • Abdullah Ferman Uslu
  • Pelin
  • Pol Gara     /   Yeşim Firûzan    :))
  • Flaneur
  • Sena Karadaş
  • feniçka*
  • Ferhat Ergün
  • Serkan
  • Sevil
  • onur yücedağ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.1
14-17 Yaş
%7.1
18-24 Yaş
%21.4
25-34 Yaş
%42.9
35-44 Yaş
%14.3
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%46.8
Erkek
%53.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (10)
9
%20 (5)
8
%12 (3)
7
%12 (3)
6
%0
5
%4 (1)
4
%0
3
%4 (1)
2
%0
1
%0