Crown of Midnight (Throne of Glass #2)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.463
Gösterim
Adı:
Crown of Midnight
Alt başlık:
Throne of Glass #2
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
432
Format:
E-kitap
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Bloomsbury
Baskılar:
Karanlık Taç
Crown of Midnight
Eighteen-year-old Celaena Sardothien is bold, daring and beautiful - the perfect seductress and the greatest assassin her world has ever known. But though she won the King's contest and became his champion, Celaena has been granted neither her liberty nor the freedom to follow her heart. The slavery of the suffocating salt mines of Endovier that scarred her past is nothing compared to a life bound to her darkest enemy, a king whose rule is so dark and evil it is near impossible to defy. Celaena faces a choice that is tearing her heart to pieces: kill in cold blood for a man she hates, or risk sentencing those she loves to death. Celaena must decide what she will fight for: survival, love or the future of a kingdom. Because an assassin cannot have it all ... And trying to may just destroy her.

Love or loathe Celaena, she will slice open your heart with her dagger and leave you bleeding long after the last page of the highly anticipated sequel in what is undeniably THE hottest new fantasy series.
(Tanıtım Bülteninden)
500 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu seriye başlamak hayatımda aldığım en doğru kararlardan biri olabilir çünkü okurken kendimi kaybediyorum. Celaena'yı sevmemek mümkün mü acaba? İkinci kitaba spoiler yiyerek başladım o yüzden sonunu okuduğumda şaşırmadım çünkü biliyordum. →Siz siz olun fanartlara bakmayın. (kamu spotu)
Dorian'ı ilk kitapta herkes gibi boş bir karakter olarak bulmuştum. Ki öyleydi zaten. Çok şükür değişti. Chaol'a karşı hislerim ise karmaşık. Ne nefret ediyorum ne de seviyorum. Okurken biraz sıkılıyorum o kadar. Acotar okuduktan sonra bu seriye geçtiğim için daha çarpıcı bir ilişki bekledim sanırım. Ama şu an için daha çok Celaena'nın güçlerine ve yapabileceklerine odaklanmayı istiyorum. Öğrendiklerime göre asıl olaylar üçüncü kitapta başlıyormuş. Ve akıllı ben sadece iki kitabı almıştım. Serinin üçüncü kitabı olan Ateşin Varisini hiçbir yerde bulamıyorum. Karton kapaklısı var bir tane. Keşke olmasaymış. Kendime olan saygımdan ötürü o kitabı almam yani hangi göz zevkinden yoksun kişi o kapağı yapmışsa çüş artık. EYYY DEX!!! Bas şu kitabı. Umutsuzca basılmasını bekleyeceğim şimdi. Daha fazla spoiler yemeden basılır umarım.
500 syf.
·3 günde·9/10 puan
İlk kitaba göre yazarın kendini geliştirdiğini düşünüyorum. Cam Şato’da gördüğüm çoğu eksik telafi edilmişti. Örneğin iki cümleden biri kızımızın ne kadar iyi bir suikastçı olduğunu belirtmesine rağmen ilk kitap boyunca kimseyi öldürdüğünü göremedik. Sadece aman şöyle tehlikeli böyle gaddar demek yerine bunu karakterin yaptıklarıyla desteklemeliydi, ikinci kitapta da aynen öyle yapmış.

Güçlü kadın karakterler okumaya zaten bayılırım. Celaena da her bir kitapta daha da güçlenecek gibi görünüyor. Kitabın ilk yarısı durgundu, ikinci yarısında aksiyona doyduk. Sanırım yazarın genel olarak tarzı bu. Nehemia’nın ölmesine gerçekten üzüldüm ve sürekli farklı kişilerden şüphelenip durdum. Ben ay Roland mı öldürdü kral mı öldürttü derken meğer kız amacı uğruna feda etmiş kendini.

Chaol’u sevmiyor değilim ama bir türlü Celaena ile yakıştıramıyorum. Bence birlikte çok sıkıcılar, Dorian çok daha derin bir karakter gibi geliyor. Bu yüzden ilk yarıda Celaena Dorian’a tam bir ayı gibi davranıp Chaol ile yakınlaştıkça içime içime ağladım... Ve malum sahneden sonra ilişkileri bozulunca sevinmedim diyemem... Kısaca #TeamDorian

Malesef sonu benim için sürpriz olmadı, çünkü fan çizimlerine bakarken Celaena’nın Aelin olduğunu görmüştüm...
500 syf.
·7/10 puan
Cam Şato’da başlayan gizem bu kitapta iyice artmış diyebilirim. Dikkatim en ufak bir şekilde dağılırsa bir çok detayı kaçıracağım için bu şekilde okudum bütün kitabı Bazı noktaları karışık bulsam da yazar bir çok ayrıntıyı birbirine bağladığı için zamanla daha iyi oturdu kurgu. Kralın Şampiyonu olan Celaena bu kitapta daha sert ve acımasızdı. Aynı zamanda ise ortaya çıkarsa ölümüne neden olabilecek sırları başarıyla saklıyordu. Açıkçası bir an bile krala tam itaat içerisinde olduğunu düşünmemiştim zaten. Ve gittikçe en sevdiğim kadın karakterlerden biri olma yolunda ilerliyor. Sadece yazar klişe bir şekilde herkesin başına gelen en ufak bir şeyi bile kendi sorumluluğunda gören, başkaları yerine her dakika kendini feda etmeye meyilli bir karakter oluşturmuş. O yüzden ara ara içsel delirmeleri sıkıcı oluyor diyebilirim.
Dorian bu kitapta da bildiğimiz gibiydi, yine de kitabın sonlarına doğru boş bir prensten fazlası olmaya karar verdi. Kral ise her saniye beni şaşırtmaya devam ediyor. İlk kitaptaki karanlık işleri buzdağının resmen sadece görünen kısmıymış Kitabın sonlarına doğru Chaol’a inanılmaz kızdım ve diğer kitapları karıştırırken bu kızgınlığımın artacağını farkettim. Son olarak Nehemia...
Son olarak kitapta inanılmaz yazım yanlışı vardı. Çevirmeni de editörü de hiç beğenmedim. Bölümde yer almayan bir kişiyi paragrafa eklemek, ortaokul dilbilgisi yanlışları yapmak bu sevideki bir yayınevine yakışmamış.
500 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Hiz kesmeden serinin 2.kitabını okudum. Ve ikinci kitap daha da güzelleşti hele son sayfalar bomba şeylerle doluydu.
Kitapta aradığım herşey vardi. Tek eksik aşktı ki onu da azda olsa hissettik. Benim şuan için kendime ana erkek karakter olarak seçtiğim yüzbaşı Chaol ile.
Celaena artık kralın şampiyonu olarak görevine başlamıştır. Ama gizemlerle dolu olaylar ve Kraliçe Elana'nin ondan istedikleriyle Celaena kime güvenecegini bilemez.
Ihanet, aksiyon, sırlar, güçlü ana karakter, macera ile dolu bir kitaptı.
Son sayfalarda öğrendiğimiz (ki benim tahminim çıktı )gizemlerden sonra 3.kitaba başlamamak imkansız.
Güçlü, yaratıcı bir kurguyla Sarah yine güzel bir seri oluşturmuş. Bu kadar bekletmeseydik keske okumak için.
500 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10 puan
''Zaten yeterince düşmanımız var! Dışarıda yüzleşmemiz gereken daha kötü şeyler var!'' Celaena yavaşça adama doğru döndü; yüzü kan içindeydi ve gözleri parlıyordu. ''Hayır, yok,'' dedi. ''Çünkü ben şu an buradayım.''

Herkese merhaba! Cam Şato serisinin ikinci kitap yorumu ile karşınızdayım.
İlk kitabın sonunda kaldığımız yerden aralıksız devam ediyoruz. Bu kitapta dünya'ya daha fazla adapte oluyor, Karakterlerimizin iç dünyasına daha çok yolculuk yapıyor, Celaena'yı daha iyi tanıyor ve geçmişine daha çok değiniyoruz. Bence bu ilk iki kitap dünyayı ve karakterleri daha fazla tanıyalım diye yazılmış bir geçiş kitap olarak görüyorum. Çünkü ikinci bir kitabın sonunda sizi soğuk duş yaratacak olayla karşılaşıyorsunuz. Sarah gerçekten sonların kadını. Olaylar hep kitabın 300 sayfasından itibaren başlıyor diyebilirim. Öncesi hazırlık çalışması gibi bir şey :) Üçüncü kitap efsane olacak gibi :)

İkinci kitapta öyle bir sahne var ki. Beni duygusal olarak çökertti. Yazar; ''Bir olayın yaşanması gerekiyor ki gerçekler gün yüzüne çıksın!'' kafasında yazmış. Öyle de oldu. İlk kitapta olduğu gibi bu kitapta da yeni karakterler girdi. Ama kimse kalıcı değildi. Bu kitapta hiçbir karaktere bel bağlamayın derim. Hele bir karakter var melek yüzlü şeytan. Karakterden o kadar tiksindim ki; '' ''Celaena vur kılıcı kurtul!'' dedim.

Celaena-Chaol-Dorian üçlemesine geldim... Chaol tam bir salaklık abidesisin. Net. Lakin kitabın sonunda akıllıca bir salaklık ettin. Çok iyi şeyler okuyacağım teşekkürler. Dorian ise benim için mükemmeldi. Enfesti. Şüphelerim de çok doğru çıktım. Bu Dorian harika bir karakter dostum.

Kitapta ne kadar beni üzen şeyler olsa da ardından gerçekleşen kırılma noktasından sonra gelen heyecanlı bölümleri, dünyayı, karakterleri, suikastlari, dehşet planları, Cealena'nın gücünü, ve diğer karakterleri heyecan okuyoruz. Genelde insanlar üçüncü kitabı ve devamını ilk iki kitaptan daha fazla sevmişler o yüzden serinin devamı için daha da heyecanlıyım. Herkese de tavsiye edebilirim... Siz hala bu seriye başlamadıysanız çok şey kaçırmışsınız demektir. Üçüncü kitap yorumunda görüşmek dileğiyle :)
500 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Öncelikle kitap ilk kitaptan daha hareketliydi ve daha çok sorunun cevabını öğrenmiş olduk. Kitapta nedense dorianin çok aşağılandığı ve küçümsendiğini düşündüm. Bu yüzden büyü gücünün onda olduğunu öğrenince mutlu olmuştum bu tarz fantastik kitaplarda bütün gücün en ana karakteri verilmesini heves kırıcı buluyorum.
Aelin'nin celena olduğunu tahmin etmiştim ama bunun gerçek olmasını istemiyordum çünkü kitapta güçlü karakterler görmek istiyorum Selena dışında.
Favori karakterim doriandi. 2 favori karakterim nehemmia dı ama buna rağmen ölümüne çok sevindim çünkü chaol ve Selena'nın ayrılmasını sağladı.
Selena'nın en önemli bilgileri doriana söylemeyip bir chaola söylemesine de sinirlendim çünkü dorianın chaoldan daha fazla gücü var ve ben daha zeki olduğunu düşünüyorum. Özellikle fey olduğunu saklayıp chaola söylemesi de sinir bozucu. Açıkçası Selena'nın olduğunu öğrendiğimde hayallerim kırıldı. (Not:Sadece ben mi böyle düşünüyorum bilmiyorum ama chaol ve celaena'nın beraber olması kadar beni sinir eden bir şey yok. Bence birbirlerini hiç yakışmıyorlar onların romantik sahnelerini okurken bunalıyorum. İlk kitap tam olması gereken gibi dorian ve celaena beraberdi. chaol ve selena'da arkadaşlardı dostdu, kardeş gibilerdi. Mükemmeldi. Umarım asla uzun bir ilişkileri olmaz.)
500 syf.
·18 günde·Puan vermedi
Wyrd adına! Bu da neydi böyle!

Yoksa seneler önce drizzt'i okurken hissettiğim şeyi şimdi Aelin'i okurken mi hissediyorum? Evet, evet aynen böyle oluyor: sıkıcı, boğucu, her şeyin hem eskidiği hem de artık bitse hissi verdiği bir yerlerde Aelin'in hikâyesi beni etkiliyor. Ergen havasının yerini daha gerçekçi bir his taşıyan karakterlerin alması keyif veriyor. Karanlık Taç elbette iyi bir edebiyat örneği değil, zaten öyle bir derdi yok, daha basit, daha yalın, ve yine de daha hem de çok daha fantastik bir dünya burası. Bu dünyada ilk kitapta okuduklarımı düşününce genç yetişkin denen kategoriye ait bir çok şey bulsam ve buna şaşırmasam da ikinci kitapta yazarın kurduğu dünyaya ağırlık vermesi, duygusal ilişkilerde sığlığa düşmeden daha ustalıkla kurduğu dünyayı ve karakterleri büyütebilmesi takdiri hak ediyor. Gerçekten çok keyif aldım.

Faruk Duman'ın yeni Sus Barbatus 2 çıktı, ve onu nasıl okuyacağımı bilmiyorum. Eğer bu seri her kitapta çıtayı yükseltirse seriyi bitirmeden okuyamam. Bütün kitapları aldım. Gecikmeden okumak şart.

Sevgili edebiyat...

yeniden buluşacağımız güne kadar hoşça kal, zâtına iyi bak, ve beni hiç merak etme...
500 syf.
·10/10 puan
Verite - Phase Me Out (bu sefer okurken dinlemesem de diğer kitaplarda dinleyeceğim)

Tam daha ne yazılabilir ki derken Sarah çenemi kapattı. Başlangıç kısmı hızlı olsa da 50.sayfandan sonra baya bir süre okuyamadım. Sonra konsantre olup bütün gece okudum ve 6-7 gün olsa da aslında 2 günde bitti kitap. Hiç sıkılmadan, uykum gelmeden okudum. Okurken duygusal bir krize girmiş olabilirim. Chaol'un beni ağlatmasına az kalmıştı. O kadar ince ve romantik bir karakter ki, içimi yakıyordu. Celaena, Kralın Şampiyonu, Kralın Suikastçısı, öldürmesi gerekenleri öldürmeyip büyük bir risk alıyor. Ama kitapta o kadar çok olay oluyor ki, bu olaya sayfa kalmıyor. Her kitapta olduğu gibi bu kitapta da yeni karakterler girdi. Ama kalıcı kimse yoktu. Archer. Bunun hakkında bir sürü sitem dolu cümle yazabilirim. Bık-tır-dı. Resmen bıktım. 'Celaena, yeter! Vur kılıcı kurtul!' dedim durdum Archer her geldiğinde. Üzgünüm,üzgünüm,lütfen,üzgünüm. Üzgünüm lafından nefret ettim Archer sayesinde. Gıcık kapmıştım zaten ilk başlarda. Haksız da çıkmadım. Şimdiden son kısımlara atlarsam inceleme hemen biter. O yüzden şimdilik Archer konusunu kapatıyorum.
Celaena-Chaol-Dorian üçlemesine geliyorum. İlk kitapta da demiştim ben Chaol taraftarıyım aslında. Ama Dorian'a karşı kötü hislerim yok. Çünkü onun da kötü hisleri yoktu. Karanlık Taç'ta Chaol ve Celaena'ın arasından kendi kendine çekilme kararı alması ona olan saygımı arttırdı diyebilirim. Hatta diyorum. O bu kararı aldığında kitabı bırakıp alkışladım ve 19 yaşında olan her erkek senin gibi olgun olabilseydi keşke dedim. Chaol'a gelince, en sonunda Celaena ile arasına çizdiği o çizgiyi aşma kararı aldı ve bence kötü yapmıştı. Biraz daha sürünmelerini, aşklarından yanmalarını isterdim. Ama...Sarah sesimi duymuş gibi bu mutluluğu uzatmadı. Mutlu çifti ayırdı ve beni mutlu etti. İkisini sevmiyor muyum? Seviyorum, birbirlerinden kopmalarını istemiyorum ama aşk kuşları gibi yaşamalarına da göz yumamam. Benim aşk kitabımda yok. Sarah'yı bu yüzden seviyorum belki de. Yaşamak istediğim, yaşamayı tercih edeceğim tarzda aşkı kaleme öyle bir döküyor ki, gözlerimi yaşartıyor. O ağır, birbirini zamanla tanımalarına göz yuman, ağır başlı, esprili, karizmatik ve iflah olmaz romantik aşkı kaleme alışı beni benden alıyor. Asla tarzını değiştirmesini istemezdim. Zor aşk, ulaşılamaz,önünde engeller olan ve buna rağmen birbirinden kopamayan , o mükemmel romantizmi her zaman okumak istiyorum. Zaten (ben yeni öğrendim) dizisi geliyor yakında bu mükemmel serinin. Umarım saçma sapan yerlere çekilmez ve ayrıntılı bir şekilde işlenir. Zaten okurken dizi izliyormuş gibiyim ama yine de izleyeceğim. Kitapta olanlardan bahsetmeyi unutuyorum her seferinde. Bana göre bu kitapta üç büyük olay oldu biraz spoi olacak ama üzgünüm bu kısmı atlayabilirsiniz. 1.olay- Nehemia'nın ölümü. Ve bunu gören Celaena'ın kendini kaybedip, Chaol'u öldürmeye çalışması. Bu kısımda gözlerim yerinden çıkmak üzereydi. Dorian sağolsun, Chaol yaşıyor. 2.olay-(belki size göre normaldi ama olsun) Chaol ve Celaena'ın ayrılması, hatta hiç konuşmaması. Yabancı olmaları. Celaena'ın Dorian'la konuştuğu sırada Chaol'un onları görmesi içimi yakmadı desem yalan söylemiş olurum. 3.olay- Celaena'ın Celaena olmaması. Bundan sonra neler olacak Allah ve kitabı okuyanlar bilir... Ben tek bir cümlesinden bile sıkılmadım -archer'ın üzgünüm kelimesi hariç- gözümü kırpmadan okudum. Güçlerin keşfinden, canavarları haklama yerlerine kadar her sayfasından keyif aldım. SARAH diyorum başka da bir şey diyemiyorum. Kazandığı her kuruşu, her hayranının sevgisini sonuna kadar hak eden bir yazar. Muhteşem bir kadın. Türkiye'ye gelmesini istediğim üç yazardan biri o. Şu an kitabı okurken bahsedeceğim yerleri unuttum, bundan nefret ediyorum. Farklı gözlerden anlatım kısımları, emeğe saygı demem gerekiyor sadece. Bu kadar güzel yazılamaz bir kurgu, bir aşk, entrika, ihanet. Geriye kalan her şey. Daha fazla yazmak isterdim ama Sarah'nın ne kadar mükemmel bir yazar olmasından başka bahsedecek bir şey bulamıyorum şu an. Kesinlikle okumayanların çok şey kaçırdığı bir yazar. Daha fazla ilgiyi hak eden bir yazar. Ben Game of Thrones izlemek yerine onun kitaplarını okumayı tercih ediyorum. Game of Thrones izlemek yerine Thorne of Glass izlemeyi de tercih ederim. (Diziye hakaret değildi,tercih meselesi sadece.) okuyun. Okuyun. Okuyun. Lütfen okuyun. Dizi geldiğinde kitabı okumadan izleyenlerden olmayın. Okuyup iliklerinizde yaşayın. O dünyanın tadını alın. İçinizde hissedin. Ben bu kitabı ve yazarı öve öve bitiremem. O yüzden siz kapağına aldırış etmeden alın ve okuyun. Dizi çıktığında dex yeniden basacak kitapları, o zaman herkesin elinde olacak ama belki de siz çoktan okumuş olacak, daha yeni okuyanlara gülümseyeceksiniz. Bir şeyi okumaya başlamak için popüler olmasını beklemeyi bırakmalısınız, neden önce siz keşfetmeyesiniz. Ben çok geç kaldım bu seriyi okumak için. Ama tanışmayanlar, okumayanlar hala var. Siz tanışın, okuyun. Tavsiye edin. Okutturun.
500 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Nefis bir kitap. İlk kitaptan daha hareketli geçiyor. Her geçen kitap sarah j maas ve celeane’e daha çok aşık oluyorum. Kitabın sonu bomba bitti ama üçüncü kitabı almadığım için kendime hakaret ediyordum. Kitabın kargodan gelmesi bir hafta sürdü. Her gün kargo geldi mi diye saniye başı kapıyı gözetliyordum. Ansndnnd kitap beni iyice psikopatı yaptı. Kısacası okuyun okutun!!
500 syf.
·Beğendi·10/10 puan
İlk kitap sonrasi bu kadar hareketli bir kitap hayal etmemistim. Ancak yazar sağolsun öyle güzel yazmış ki başindan kalkmadan okumustum. Tamam Chaol ve Celaena ikilisi cok tatli dedim ve nazar degsede bu ikiliye sonra duzelir diyorum. Dorian sen ne iyi yurekli bir adamsin. Boşver degerini bilen baska ellerde elmas gibi şekillenirsin. Veliaht Prenssin sen kendine gel. :) Son olarak Nehemia'nın başına gelenlere üzüldüm çok... :(
500 syf.
·9/10 puan
Bir adet ReRead incelemesiyle buradayım. Canım serim. Değeri bilinmeyen serim. Bu türden, türün ögelerinden zerre anlamayan kişilerin ağzına sakız olmuş serim. :)

Zavallı Celaena... Suikastçi süslü mü olur, mücevher mi takar sorusuna gel beraber gülelim. Deli para kazanan insanlar, belirli evi yurdu olmayan insanlar parayı millete mi dağıtacaklar? Haydutlar, eşkiyalar, hırsızlar, katiller lükse gösterişe çok düşkündür. Bunu ve gösterişi belirli ortamlara, gruplara girmek için kullanırlar. Mesela bir başka seri olan The Witcher’daki sıçanlar adlı haydut grubu gibi... küpeler, kolyeler takar takıştırırlar. Doğrusu budur. Ne olur saçma sapan eleştiri yapmayalım. Seriyi ele alalım.

İlk kitap gibi bu da bir asıl konuya giriş kitabı. Ama seriyi bilen biri olarak tekrar okuduğunuzda bazı şeyleri daha iyi yakalıyorsunuz. Mesela her Aelin adı geçtiğinde Celaena neden öfkeleniyor, neden sürekli ateşe bakıyor gibi gibi. O yüzden tekrar okumak beni sıkmadı. Aksine daha çok büyüledi. Yazarın baştan sona planladığı şeyi gözümüze sokmadan nasıl sinyaller ile bize bildirdiği, çok az kişinin yakalayabileceği ufak detayları nasıl seriye yedirdiği beni etkiledi. Takdir ettim. Çok az yazar yapabiliyor bunu. Sarah J Maas, pataküte doğaçlama yazan bir yazar değil. Seviyorum bu huyunu.

Aksiyon açısından diğer kitaplara göre daha sönük kalsa da kalp kırıklıkları yine aynı tadda. Beni asıl yıkan, kahreden Fırtınalar İmparatorluğu ile kıyaslanamaz yaşananlar tabii. Bu seri her kitapta çıtasını yükselten bir seri. Bana göre Güller ve Dikenler sarayı’ndan daha iyi ama değeri bilinmedi. Eleştirmek için eleştirenlerin elinde oyuncak oldu gitti. Objektif, bu türe hakim birileri (benim gibi ahaha) doğru düzgün düşüncesini belirtemez mi? Beğenmezsiniz, kurgu hoşunuza gitmez ayrı ama ne bileyim işte kızın yediğini giydiğini de eleştirmezsiniz di mi?

Sonu vaat doluydu. Ve asıl kurguya açılan kapıydı. Bundan sonra başlıyor işin eğlencesi. :) Okumayı düşünen okusun. Başkasının yorumuna, eleştirisine, alayına takılmadan. Okunmayı hak ediyor bu seri.
500 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitabı bitireli uzun zaman oldu, hatta ben 3. kitabı okumaya bile başladım. Ahh bu güncelleme yoksunluğum ne olacak bilmiyorumm ;)

Karanlık Taç cidden çok iyiydi, çok ama çok beğendim. Genelde serilerin ilk kitapları güzel olur, 2. kitapta durulur ve bu kitap geçiş kitabı olur ama bu seri beni şaşırttı. İlk kitaptan 100 kat, 1000 kat iyiydi bu kitap... Kurgu giderek güzelleşti ve zirveye tırmandı son bölümlerde artık...

Ahh o son... Resmen insanı düz duvara tırmantır cinsten... Bu nedenle iyiki 3.kitap elimdeymiş diyorum :)

Herkese iyi okumalar... Mutlaka tavsiye edilir ;)
"Yeter!" dedi adam. "Zaten yeterince düşmanımız var! Dışarıda yüzleşmemiz gereken daha kötü şeyler var!"
Celaena yavaşça adama doğru döndü; yüzü kan içindeydi ve gözleri parlıyordu. "Hayır yok," dedi. "Çünkü ben şu an buradayım."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Crown of Midnight
Alt başlık:
Throne of Glass #2
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
432
Format:
E-kitap
Kitabın türü:
Dil:
English
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
Bloomsbury
Baskılar:
Karanlık Taç
Crown of Midnight
Eighteen-year-old Celaena Sardothien is bold, daring and beautiful - the perfect seductress and the greatest assassin her world has ever known. But though she won the King's contest and became his champion, Celaena has been granted neither her liberty nor the freedom to follow her heart. The slavery of the suffocating salt mines of Endovier that scarred her past is nothing compared to a life bound to her darkest enemy, a king whose rule is so dark and evil it is near impossible to defy. Celaena faces a choice that is tearing her heart to pieces: kill in cold blood for a man she hates, or risk sentencing those she loves to death. Celaena must decide what she will fight for: survival, love or the future of a kingdom. Because an assassin cannot have it all ... And trying to may just destroy her.

Love or loathe Celaena, she will slice open your heart with her dagger and leave you bleeding long after the last page of the highly anticipated sequel in what is undeniably THE hottest new fantasy series.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0