Cumartesi YalnızlığıSelim İleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.522
Gösterim
Adı:
Cumartesi Yalnızlığı
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
180
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051417295
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Yayımlandığı yıl Tarık Dursun K.'nın "acemi güzellik" olarak nitelediği Cumartesi Yalnızlığı, 46 yıldır okurla bağını korumayı sürdürüyor. Yılların ustası Selim İleri'nin en genç kitabı!

Oradan geçtikçe Sait Faik'i düşünürdü, çipil çipil mavi gözleri ansırdı. Üzülürdü biraz da, gelip burada oturmadı diye. Hemen top alanının yanındaydı kahve, çatıya sığınmış bir çardak vardı önünde, çardak boyu sarmaşıklar. Hele güzün büsbütün güzel olurdu ortalık, kızılyapraklar kaplardı her yanı. Mermer masalara birer kan lekesi gibi düşerlerdi. O zaman dayanamaz; elinde gülünç çantası, soluk lâcivert yağmurluğuna bürünmüş, korkak bakışları kara camlı gözlükleri gerisine saklanmış, boynu bükük girerdi içeriye.
(Tanıtım Bülteninden)
50 yıldır 19 yaşında!!

Evet Selim İleri’nin ilk eseri Cumartesi Yalnızlığı, yılların beşinci vitesteki hızına rağmen, gençliğini koruyan harika bir öykü kitabı. Selim İleri hakkında sınırlı bilgilerim vardı. Kitap bittikten sonra birkaç araştırma yapıp, yazarı tanımaya çalıştım. Bu kitabı yazarken de kitaplardan ve yaşanmışlıklarından yola çıktığını okudum. Yabancılaşma, toplumsal ilişkilerde zorlanan karakterler, siyasi olaylar, sanatsal eleştiri, sevgi konularının Onun kurmacalarında odak noktası olduğunu öğrendim. Eser, Ahmet Ümit’in başucu kitaplarından biriydi. Okuyunca merakım uçuşa geçmişti. Okuyamazsam aşağıya indiremeyecektim kendimi…

Okuyunca da neden bu kadar sevdiğini anladım. Ben kendi adıma çok beğendim. 19 yaşında öğrenciyken kurguladığı ve sahip olduğu donanımı, hassasiyeti, nostalji sevgisi, gerçekçiliği ve yalnızlığı beni çok etkiledi. O yaşta bunları yazması gerçekten bir başarı. Yayımlandığı sene Tarık Dursun K’da boşuna “acemi güzellik” diye tabir etmemişti kitabı. Evet güzellik, acemice, ince bir sızı gibi yüzeyde, okudukça çoğalan, büyüleyen bir güzellik. Haydar Ergülen’in de “İçindeki hikayelerin taşıdığı genç olgunluktan ötürü” sözünü bende kesinlikle kitabı sevme nedenim olarak açıklayabilirim.

Kitapta eski basıma ait 8 öykü ve kitaplara girmemiş ayrıca 5 öykünün de eklenmesiyle 13 tanesine yer verilmiş. Hüzün Kahvesi adlı ilk öyküye pek adapte olamasam da, birkaç kişinin ağzından değişik zaman dilimlerinde anlatılan “Türküsüz”, Eşref Selim adlı komünist bir ozanı anlattığı ki burada Nazım Hikmet olduğu çok açık anlaşılan “Asalak”, sonuyla içimi sızlatan Üniversite öğrencilerinin polisle çatıştıktan sonraki acımasızlığı anlatan “Güzün Savaşı”, Kitaba ismini veren toplumun ezilen basamağı olan işçilerin gün görmeyen hayatlarından dem vurduğu “Cumartesi Yalnızlığı”, “Ağlayan Kiremitler” ve “Zeytinliklerin Altında Sükün Yok” ise birbirinin devamı olan dramatik öykülerdi.

“Prens Hamlet’in Trajik Öyküsü” ise tiyatro dünyasında perde arkasının ne kadar kaygan bir zemin olduğunu, şaşalı yaşamların oyuncularının eriyip kayboluşlarını buruk bir dille anlatan muhteşem bir öyküydü.

Selim İleri kalemini nostaljiye batırmaya bayılıyor. Her öyküde rastlıyorsunuz. Nostaljiden hoşlanıyorsanız eğer asla gözünüze batmıyor. Çocukluğa dair anılar, sevilen eşyalar, insanlar, eski alışkanlıklar. Bunun yanında bir anne sevgisi, bir anne rolü de her zaman var. Güzelliklerden biri de Yağmur. Başlayan yağmur, yağan yağmur, biten yağmur ama hep havada bir yağmur kokusu var. Bu arada kedileri de sayfaları dolaşıp duruyorlar.

Son olarak yazara da kitaba da bir şans verin derim. Dediğim gibi kendi adıma çok ama çok beğendim. Okurken farklı duygular hissettim. Şunu da dip not olarak yazmak istiyorum; Kitabın adını ilginç bulmuştum. Niye Cumartesi? Diğer günler yalnızlık yok mu diye? Meğer Selim İleri Galatasaray’da yatılı okurken bir çok kez yaşadığı Cumartesi yalnızlıklarından ilham almış.

Herkese iyi okumalar dilerim.
Cumartesi Yalnızlığı; Galatasaray'dan sonra Hukuk'a devam eden Selim İleri'nin hukuku neden bırakıp edebiyata kaçtığının, koştuğunun; koşarak kaçtığının belki de - en saf gerekçesidir.
İlk kitabıdır.
Yanılmıyorsam 19 yaşında yayımlamıştır.
Ve Selim İleri okurları için bu ''acemi güzelliğin'' apayrı bir yeri vardır.
Herkes yalnızdır, ama kimileri vakit bulup dinleyemezler yalnızlıklarını...


_güzel aradabir sarsıcı anlatımıyla :P tabiki bana göre anlamlı bir kitap beyendim ...
Siz öğretmenim, siz hiç sevdiğiniz erkek için manavdan patlıcan seçip, ayıklayıp, yediye sekize bölüp, bir tavada zeytinyağı kızdırıp, kokmasın diye saçınızı sarıp, patlıcanları birer ikişer tavaya atıp kızartmadınız. Siz öğretmenim, siz hiç patlıcan kızartırken bir türkü tutturmadınız canınızın çektiği gibi, sevgiyle, mutlulukla.

Türküsüz bir kadındınız siz öğretmenim.
"Bunlar,
Engerekler ve çıyanlardır,
Bunlar,
Aşımıza, ekmeğimize
Göz koyanlardır,
Tanı bunları,
Tanı da büyü..."
Fakat ben etrafımda açık şişe veya gramla satılan insanlar görüyordum. Belki de ıssızlığın asıl sebebi buydu.
"Pencereleri açmak boşunaydı, sevdiğinin olmadığı yerde hava yoktu. Boğulabilirdi insan.."
O yaşlardayken fark edilemeyecek kadar çabuk geçer seneler. Otuzundan kırka geçen zamanı insan pek anlayamaz, hala son sarhoşluğunu yaşar göçen gençliğinin.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cumartesi Yalnızlığı
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
180
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051417295
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Yayımlandığı yıl Tarık Dursun K.'nın "acemi güzellik" olarak nitelediği Cumartesi Yalnızlığı, 46 yıldır okurla bağını korumayı sürdürüyor. Yılların ustası Selim İleri'nin en genç kitabı!

Oradan geçtikçe Sait Faik'i düşünürdü, çipil çipil mavi gözleri ansırdı. Üzülürdü biraz da, gelip burada oturmadı diye. Hemen top alanının yanındaydı kahve, çatıya sığınmış bir çardak vardı önünde, çardak boyu sarmaşıklar. Hele güzün büsbütün güzel olurdu ortalık, kızılyapraklar kaplardı her yanı. Mermer masalara birer kan lekesi gibi düşerlerdi. O zaman dayanamaz; elinde gülünç çantası, soluk lâcivert yağmurluğuna bürünmüş, korkak bakışları kara camlı gözlükleri gerisine saklanmış, boynu bükük girerdi içeriye.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 55 okur

  • Sena
  • Raziye Kaya
  • pina
  • Merve Livköşkeroğlu
  • gökçe c.
  • Hûdayinabit
  • Abdurrahman Ak
  • Nursu G.
  • Habibe
  • Sylvanas

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%2.7
18-24 Yaş
%29.7
25-34 Yaş
%32.4
35-44 Yaş
%18.9
45-54 Yaş
%8.1
55-64 Yaş
%5.4
65+ Yaş
%2.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.2
Erkek
%30.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.8 (3)
9
%5.3 (1)
8
%15.8 (3)
7
%26.3 (5)
6
%21.1 (4)
5
%15.8 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0