Cumhuriyet Türk MucizesiTurgut Özakman

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.085
Gösterim
Adı:
Cumhuriyet Türk Mucizesi
Baskı tarihi:
Ekim 2009
Sayfa sayısı:
440
ISBN:
9789752203181
Kitabın türü:
Yayınevi:
Bilgi Yayınları
'Cumhuriyet', Türkiye Üçlemesi'nin üçüncü kitabıdır (birincisi Diriliş, ikincisi Şu Çılgın Türkler). Objektif bilim adamları Milli Mücadele ile başlayıp Cumhuriyet'le süren bu dönemi Türk Mucizesi diye adlandırıyorlar. Kitapta, Büyük Zafer'den Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna kadarki olaylar yer alıyor. Bir yanda cumhuriyetçiler var, öte yanda bu daha iyi, daha insanca, daha onurlu düzeni istemeyenler. Ders ve ibret verici, uyarıcı bir dönem.

Kitap Özeti
Emperyalizmi, paralı askerlerini, işbirlikçilerini yenmek, bu hayasızca akının kökünü kazımak, kurtuluşun sadece bir parçasıydı. Gerçek kurtuluş için Batı ülkeleri ile baş edebilecek kadar güçlü olmak, yoksulluğu, ilkelliği, geriliği, çağdışılığı, bilgisizliği yenmek, aklı özgür kılmak, aydınlanmayı yaşamak, bağnazlığa son vermek, hoşgörüyü yerleştirmek, kadın-erkek eşitliğini sağlamak, yüzde doksan üçü okur-yazar olmayan halkı bilgilendirmek, eğitmek, yurttaş olmalarını sağlamak, millet olmak, sanayileşmek, salgın hastalıkları kırmak gerekiyordu. Bunlar ancak barış döneminde başarılabilirdi.

Mudanya Anlaşması ile Lozan Andlaşması görüşmeleri sırasında Müttefiklerin tutumları, davranışları, oyunları, tuzakları, üslupları unutulmaması gereken olaylardır. Lozan bu yüzden eşi bulunmayan, uzun ve çok çetin bir boğuşma halinde geçmiştir. Kuva-yı Milliye ruhu ile emperyalizm, Çanakkale'den, Anadolu'dan sonra, Lozan'da da karşılaşmış ve Kuva-yı Milliye ruhu galip gelmiştir. Lozan'da barış, 'canavarın karnından sökülüp çıkarılmıştır'.

Mecliste gelenekçiler ile cumhuriyetçilerin çekişmesi, saltanatın kaldırılması, Ali Kemal'in yakalanması, Vahidettin'in ve hainlerin kaçması, karşı-devrimin oluşmaya başlaması, Milli Mücadele'yi başlatan kadronun ikiye bölünmesi iç sorunların başlıcasıdır.

Özgürlük, toplumsal uyanışa, değişime de yol açar. Kadınlar peçelerini atmaya, çarşaftan çıkarak manto giymeye başlar. Büyük sorunların nasıl çözüleceği daha yoğun olarak konuşulup tartışılır. M. Kemal Paşa'nın dünyaya kapalı bir doğu ülkesini cumhuriyete, aydınlanmaya, uygarlığa, çağdaşlaşmaya adım adım hazırlaması, halkın çağrıya katılması bu dönemin en önemli özelliğidir. M. Kemal Paşa'nın örnek bir aile olmak için yaptığı talihsiz evlilik de bu dönemde yer alıyor. Dönem Ankara'nın başkent olması ve türlü çatışmalardan geçilerek 29 Ekim 1923'te cumhuriyetin ilanı ile sona eriyor.
Bu kitap neden okunmalı?

Tarihimizi doğru bilsek sorunlarımızın yarısı kendiliğinden çözülür. Tarihimizi, sağlıklı dürüst belgelere, güvenilir namuslu tanıklara dayanarak, gerçeğe en uygun biçimde yansıtan bu kitap bu yüzden okunmalıdır.

Atatürk niye büyüktür, niye hiç eksilmeyen bir minnet ve saygı ile anıyoruz? Bunun yanıtını bilmeyen yalnız yabancılar değil, birçok vatandaşımız da bilmiyor. Dünyada ülkesini savaşta zafere kavuşturan birçok komutan var. Milletini daha ileri bir toplum yapmak için çalışmış birçok önder de var. Ama yokluk, yoksulluk içinde ikisini birden başarmış bir kişi var: Atatürk. Sahte tarihçiler ve yalan üreticisi yazarlar Atatürk'ü ve Cumhuriyet'i karalamak, vatandaşı amaçlarına uygun sahte bir tarihle uyutmak, kandırmak, aldatmak, öz tarihlerinden soğutmak, yerine uyduruk, yapma, bütünüyle sahte bir tarih yerleştirmek istiyorlar. Bilerek ya da bilmeyerek emperyalizme hizmet eden bu zihniyete çarpıcı bir yanıt olan bu kitap bu yüzden okunmalıdır.

Türk tarihinin ezeli sorunu olan karanlık ile aydınlık, ortaçağ ile çağdaşlaşma arasındaki çatışmayı yansıtan ve Cumhuriyet döneminin doğru, gerçek, dürüst, sevgi ve vefa dolu, özenli bir fotoğrafını sunan bu kitap mutlaka okunmalıdır.
(Tanıtım Bülteninden)
Okurken, duygu yoğunluğundan tüylerimi diken diken eden bir kitap oldu. Bu kitabı herkesin okuması lazım bence; Belki bugünlerimize nasıl ve kimler sayesinde gelindiğini daha iyi anlarlar(?) Yakın tarihimizi Turgut ÖZAKMAN gibi gerçek bir ustadan okuma ayrıcalığı için tavsiye ediyorum!
Uyduruk tarih yazarak/anlatarak emperyal beyinlere hizmet edenlerin cirit attığı bu devirde... doğru bilgiye araştırarak sorgulayarak ulaşılacağını gösteren ve biz Türk gençlerine ölmeden emek vererek hazırlayan Turgut Özakman'ın Kurtuluş Savaşı sonrasında verilecek ve halen devam eden beyinlerdeki kurtuluş savaşımızı anlattığı kitap... Atatürk kimdir? Sorusuna da çok güzel yanıtlar... Türk Mucizesi...

Benzer kitaplar

İnceleme yazmadan önce kitabı nasıl överim diye uzun uzun düşündüm... Ve kitabı iki kelimeyle övmeye karar verdim : Turgut Özakman.
Övülmeyi sonuna kadar hakeden ve Cumhuriyet tarihi çok doğru bir şekilde anlatan bu eser okunmalı ve okutulmalıdır.
Şu Çılgın Türklerden sonra bir daha Turgut Özakman farkı yaşamanın zevki ise anlatılamaz...
Diriliş Şu Çılgın Türkler ile birlikte kronolojik olarak okunması gereken bir belgesel romandır . Herkese ama herkese tavsiye ederim. Bu kitapları belki de 2 veya 3 kez okumusumdur ancak her seferinde büyük bir zevk almışımdır. Okuyalım dostlar Serim olsa başına yazacağım bir kitap
Büyük taarruz sona erdi ve ateşkes antlaşması yapılacak. İsmet Paşa Mudanya'ya gidiyor. Tarih derslerinde antlaşma maddeleri şunlardır diye anlatılan süreçte ingilizlerin oyunlarını ve süreci yakından takip ediyoruz.
Osmanlı döneminden bir şeyi olmayan halk yokluğun, acının, kimsesizligin içinde sevinç çığlıkları atıyor. Yıllardır kendi yurdunda sığınmacı olarak yaşamış bir milletten bahsediyoruz.
Meclis bünyesinde bugün varlığını sürdüren gericilerin halrn halifelik ve saltanat derdinde olmalarını, kadınların toplum içerisine katılmalarını engellemek için çalışmalarını izlerken yine aynı kişilerin Atatürk'ün meclis dışında bırakılması için vermiş oldukları tasarıyı görüp küfür ediyorum.
Mustafa Kemal Paşanın annesinin ölüm haberini aldıktan sonra orduların denetimine devam ederek halkla bir araya geldiği ve günler sonra Zübeyde hanımın mezarını ziyaret ettigi günlerde İsmet Paşa Lozandan geri dönmektedir.
Kazanmış olduğumuz bir zafer sonrasında bile bize basiretsiz İstanbul yönetimi muamelesi yapılıp her türlü haklarımız elimizden alınmaya çalışılmakta ve serv antlaşmasının benzeri bir antlaşmaya zorlanmakta olmamız sonucu İsmet Paşa imzalamayi reddedince Lozan heyeti dağılmıştır.
Aynı günlerde İzmir'de bir iktisat kongresi toplanmış durumdadı bir çok konuya değinen Mustafa Kemal Paşa aynı zamanda sanatın iktisadın bir parçası olacağını belirtiyor ve şunları söylüyor; "Eğer sanat hususunu yine görmezden gelirsek, o halde sanayi eserlerinde yine haricin haraç vereni oluruz."

Kaynaklar belirtilerek yazılmış bu kitabı okumak bugün hangi fikir ve duruşa sahip olmamız gerektiği konusunda bize yardımcı olacaktır.
Cumhuriyet'in kazanılması sadece 9 eylül'de düşmanın denize dökülmesi ile olmadı. Ardından yapılan en büyüğü Lozan antlaşması olan diplomatik adımlar... Halkın Cumhuriyet ile kaynaştırılması... Hep büyük bir emeğin sonucu. Yani verilen Kurtuluş savaşı kadar, kurtuluştan sonra verilen emek bu kitabın konusu. Düşmanlar henüz tam gitmeden yapılan iktidar kavgalarıyla da uğraşılıyor bu dönemde. Ancak bunca zorluğa rağmen başarılıyor. Belki de bu yüzden kitaba "Mucize" ismi verilmiş. Anlamak ve özümsemek için bire bir. Turgut Özakman zaten yazarlığı tartışılmaz bir isim. Ruhu şad olsun, böyle büyük eserler bıraktığı için arkasında...
Tarihimi tanıdığım nadir kitaplardan bir tanesi ... Okunmasını tavsiye ederim..
Ben 12 yaşında bir çocuk olmama rağmen bu kitap beni çok etkiledi ve herkese tavsiye ediyorum.
Bağımsız türk devletinin kuruluşundaki meşakatli yolculuk, lozani anlamak geride kalanlarin hikayesi diplomatik iliskiler. Gercek yeni türkiye nin anlatildigi yegane kitap.
Herkese merhaba değerli kitapseverler, Turgut ÖZAKMAN' dan yine yoğun, dolu dolu ve gümbür gümbür bir kitap. Kitabımız, yazarımızın
önceki eserleri gibi her ''Türk Vatandaşı'' tarafından okunmalıdır. Özellikle sol kesimi ve sol düşüncenin bakış açısını ve yaklaşımını
merak edenler muhakkak okumalı. Bu kitap sayesinde edindiğim düşünceleri ifade etmek gerekirse, diplomasinin ne kadar girift, karmaşık zor
ve bir o kadar da önemli olduğunu öğrendim. Lozan Barış Andlaşması'nın nasıl söke söke alındığını idrak ettim. Almanya' ya Versay Antlaşmasını
kabul ettirmiş bir emperyal zihniyeti kendi silahları ile alt eden ''Milli Mücadele'' nin ateş çemberinden geçmiş diplomatları sayesinde,
kendisine giydirilmek üzere olan kefeni yırtıp tüm onuruyla ortaya çıkan bir milletten olduğum için gurur duydum. Hakikaten inanılmaz bir başarı
ve cesaret örneği. Yıllardır öğrendiğim ezber tarih bilgilerim bu kitaplar sayesinde daha oturaklı ve sağlam hale geldi. Fakat değinmek istediğim
birkaç olumsuz noktada yok değil açıkçası. Önceki kitaplarına oranla yazarımızın dili daha keskin, ve kurgu olduğu belli olan ifadeler var. Bu ifadeler
çok değil fakat benim dikkatimi çekti doğrusu. En nihayetinde okuyun ve okutturun bu güzide eseri. Daha güzel, mutlu, umutlu ve çalışkan bir Türkiye
ideali, ülküsü doğrultusunda yaşatmak ve yaşamak dileğiyle, iyi okumalar :)
Kitap Turgut Özakman'ın harika şahaserlerinden biri. Kitaptaki olay sürüsü o kadar akıcı ve harika ki gözünüzü alamıyorsunuz. (Spoiler) Kitapta Lozan daki emperyalist devletlerin ne kadar sömürgeci aşağılık devletler olduğu belli oluyor ve Yeni kurulan Türkiye Devletinin nr kadar cahil , ülkenin ne kadar geri kaldığı çok belli oluyor kitap Türkiye Cumhuriyeti'nin nasıl zorluklarla engellerle ve en önemlisi ne kadar azimle kurulduğunu sanki oradaymışsınız gibi aktarıyor. Kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Eski TRT tarafından yine Cumhuriyet dizisi bu kitaptan uyarlanarak çekilmiş rahmetli Turgut Özakman senaristliğini yapmıştı. Tüm okullarda Türk gençlerine okutulması gereken baş eserler arasında olmalıdır. Cumhuriyetin ne zorluklarla kurulduğunu gösteren başka bir kaynak bulamazsınız.
"İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Resim yapmayan, heykel yapmayan, güzel sanatları anlamayan bir milletin noksanı var demektir. Böyle bir milletin ilerleme yolunda yeri yoktur."
Malezya'dan Nijerya'ya kadar Asya ve Afrika'daki bütün müslüman topluluklar sevinçle dalgalandı. Birçok şehir Mustafa Kemal Paşa'nın resimleriyle donatıldı, Gazze'de ve Nablus'ta pencerelere Türk bayrakları asıldı.

İngilizler Nehru ile öteki Hint önderlerini hapsetmişlerdi. Önderler, kaldıkları koğuşları Türk zaferi şerefine çiçekli dallarla süslediler.

Bu olay müslüman olmayan sömürgelerde de bağımsızlık ve özgürlük ümidini yeşertecekti.

Tarihin akışı değişiyordu...
"Dünyada ülkesini savaşta zafere kavuşturan birçok komutan var. Milletini daha ileri bir toplum yapmak için çalışmış birçok önder de var.
Ama yokluk, yoksulluk içinde ikisini birden başarmış bir kişi var:
Atatürk. "
" Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler geleceğimizin gülü, yıldızı, talih ışığısınız. Memleketi asıl aydınlığa sizler boğacaksınız. Ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek, ona göre çalışınız. Kızlarım, çocuklarım, sizlerden çok şeyler bekliyoruz. "
Bütün cihan bilsin ki bu millet tam bağımsızlığının sağlandığını görmedikçe, yürümeye başladığı yolda durmayacaktır!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cumhuriyet Türk Mucizesi
Baskı tarihi:
Ekim 2009
Sayfa sayısı:
440
ISBN:
9789752203181
Kitabın türü:
Yayınevi:
Bilgi Yayınları
'Cumhuriyet', Türkiye Üçlemesi'nin üçüncü kitabıdır (birincisi Diriliş, ikincisi Şu Çılgın Türkler). Objektif bilim adamları Milli Mücadele ile başlayıp Cumhuriyet'le süren bu dönemi Türk Mucizesi diye adlandırıyorlar. Kitapta, Büyük Zafer'den Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna kadarki olaylar yer alıyor. Bir yanda cumhuriyetçiler var, öte yanda bu daha iyi, daha insanca, daha onurlu düzeni istemeyenler. Ders ve ibret verici, uyarıcı bir dönem.

Kitap Özeti
Emperyalizmi, paralı askerlerini, işbirlikçilerini yenmek, bu hayasızca akının kökünü kazımak, kurtuluşun sadece bir parçasıydı. Gerçek kurtuluş için Batı ülkeleri ile baş edebilecek kadar güçlü olmak, yoksulluğu, ilkelliği, geriliği, çağdışılığı, bilgisizliği yenmek, aklı özgür kılmak, aydınlanmayı yaşamak, bağnazlığa son vermek, hoşgörüyü yerleştirmek, kadın-erkek eşitliğini sağlamak, yüzde doksan üçü okur-yazar olmayan halkı bilgilendirmek, eğitmek, yurttaş olmalarını sağlamak, millet olmak, sanayileşmek, salgın hastalıkları kırmak gerekiyordu. Bunlar ancak barış döneminde başarılabilirdi.

Mudanya Anlaşması ile Lozan Andlaşması görüşmeleri sırasında Müttefiklerin tutumları, davranışları, oyunları, tuzakları, üslupları unutulmaması gereken olaylardır. Lozan bu yüzden eşi bulunmayan, uzun ve çok çetin bir boğuşma halinde geçmiştir. Kuva-yı Milliye ruhu ile emperyalizm, Çanakkale'den, Anadolu'dan sonra, Lozan'da da karşılaşmış ve Kuva-yı Milliye ruhu galip gelmiştir. Lozan'da barış, 'canavarın karnından sökülüp çıkarılmıştır'.

Mecliste gelenekçiler ile cumhuriyetçilerin çekişmesi, saltanatın kaldırılması, Ali Kemal'in yakalanması, Vahidettin'in ve hainlerin kaçması, karşı-devrimin oluşmaya başlaması, Milli Mücadele'yi başlatan kadronun ikiye bölünmesi iç sorunların başlıcasıdır.

Özgürlük, toplumsal uyanışa, değişime de yol açar. Kadınlar peçelerini atmaya, çarşaftan çıkarak manto giymeye başlar. Büyük sorunların nasıl çözüleceği daha yoğun olarak konuşulup tartışılır. M. Kemal Paşa'nın dünyaya kapalı bir doğu ülkesini cumhuriyete, aydınlanmaya, uygarlığa, çağdaşlaşmaya adım adım hazırlaması, halkın çağrıya katılması bu dönemin en önemli özelliğidir. M. Kemal Paşa'nın örnek bir aile olmak için yaptığı talihsiz evlilik de bu dönemde yer alıyor. Dönem Ankara'nın başkent olması ve türlü çatışmalardan geçilerek 29 Ekim 1923'te cumhuriyetin ilanı ile sona eriyor.
Bu kitap neden okunmalı?

Tarihimizi doğru bilsek sorunlarımızın yarısı kendiliğinden çözülür. Tarihimizi, sağlıklı dürüst belgelere, güvenilir namuslu tanıklara dayanarak, gerçeğe en uygun biçimde yansıtan bu kitap bu yüzden okunmalıdır.

Atatürk niye büyüktür, niye hiç eksilmeyen bir minnet ve saygı ile anıyoruz? Bunun yanıtını bilmeyen yalnız yabancılar değil, birçok vatandaşımız da bilmiyor. Dünyada ülkesini savaşta zafere kavuşturan birçok komutan var. Milletini daha ileri bir toplum yapmak için çalışmış birçok önder de var. Ama yokluk, yoksulluk içinde ikisini birden başarmış bir kişi var: Atatürk. Sahte tarihçiler ve yalan üreticisi yazarlar Atatürk'ü ve Cumhuriyet'i karalamak, vatandaşı amaçlarına uygun sahte bir tarihle uyutmak, kandırmak, aldatmak, öz tarihlerinden soğutmak, yerine uyduruk, yapma, bütünüyle sahte bir tarih yerleştirmek istiyorlar. Bilerek ya da bilmeyerek emperyalizme hizmet eden bu zihniyete çarpıcı bir yanıt olan bu kitap bu yüzden okunmalıdır.

Türk tarihinin ezeli sorunu olan karanlık ile aydınlık, ortaçağ ile çağdaşlaşma arasındaki çatışmayı yansıtan ve Cumhuriyet döneminin doğru, gerçek, dürüst, sevgi ve vefa dolu, özenli bir fotoğrafını sunan bu kitap mutlaka okunmalıdır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 486 okur

  • Bluemoon
  • Utku Seven
  • Necdet Aydar
  • Metin güner
  • Naim Talu
  • Alper Coşkun
  • Ezgi Çelik
  • Edip Gökalp Gök
  • Vertigo
  • NERGİS ALTAN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.2
14-17 Yaş
%2.1
18-24 Yaş
%17.6
25-34 Yaş
%32.8
35-44 Yaş
%31.5
45-54 Yaş
%10.1
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%39.9
Erkek
%60.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%54.2 (97)
9
%18.4 (33)
8
%14 (25)
7
%4.5 (8)
6
%2.8 (5)
5
%0.6 (1)
4
%0.6 (1)
3
%0
2
%0.6 (1)
1
%4.5 (8)

Kitabın sıralamaları