Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı (1923 - 2023)İlber Ortaylı, İsmail Küçükkaya

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.189
Gösterim
Adı:
Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı (1923 - 2023)
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
304
ISBN:
9789752430082
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kronik Kitap
"Türklerin son iki asrı bütün Doğu dünyasında ve Balkanlar'da dikkatle gözden geçirilmesi gereken büyük bir tarihî yolculuktur. Bu nedenle de Dünya Tarihi'nin önemli bir parçasıdır ve dikkatle üzerinde durulmalıdır."
-İlber Ortaylı-

“Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı'na yeni devletimizin yapı taşlarının döşendiği Osmanlı İmparatorluğu'nun modernleşme döneminden başladık.
Atatürk ve silah arkadaşlarının yetiştiği II. Abdülhamid'in modernlik arayışı içinde geçen yıllarını, ama aynı zamanda istibdad günlerini ve buna karşı isyan edip hürriyet arayan genç Osmanlı subaylarının maceraları hayatları...
Millî Mücadele dönemini, özgürlük havasının egemen olduğu Cumhuriyet'in ilk iki yılını ve tek partili zorlu zamanları, ardından gelen çok partili siyasal yaşamın başladığı 1950'li yılları...
1913 Babıali Baskını'yla başlayan darbeler tarihini...
Yeni devletin ilk gününden itibaren çözmeye çalıştığı kadim problemleri; Kürt Sorunu'nu, "irtica" meselesini ve eğitim konusunu...
İslâmcılıktan milliyetçiliğe, merkez sağdan sosyal demokrasiye bütün siyasal akımları...
1876'dan 1924'e ve 1982'ye anayasa metinlerimizi... Bizleri 2023'e taşıyacak yeni anayasa özlemimizi...
Asırlık dış politikamız, ikili ilişkilerimiz, uluslararası kuruluşlardaki temsiliyetimiz, Kıbrıs Barış Harekâtı, AB macerası ve Ortadoğu politikalarımızı...
Şehirleşme, üniversiteleşme, gecekondulaşma, ekonomik büyüme, yolsuzluklar, gündelik yaşamdaki nitelik ve kalite kaybı gibi en güçlü sosyolojik dinamik ve gelişmeleri...
Yani bizi biz yapan ve bugünlere taşıyan önemli tarihsel dinamikleri konuştuk...”
-İsmail Küçükkaya-

Türkiye'nin geçmiş ve geleceğiyle ilgilenen her okurun mutlaka okuması gereken bir başucu kitabı…

(Tanıtım Bülteninden)
İlber Ortaylı'nın bilgisi ve yorumlarıyla Türkiye'nin yakın tarihini öğrenmek açısından referans olabilecek bir eser. İsmail Küçükkaya'yı es geçmemek lazım. İlber Hoca, bir başlıktan diğerine çok farklı yerlerden eklemeler, örnekler vererek konuyu bağlamayı seven bir tarihçimiz olduğu için söyleyişiyi yapanın gidişatı, konu bütünlüğünü iyi ayarlaması lazım. İsmail Küçükkaya da bu işi layıkıyla yapmış. "Peki neden?" dediğim her yerde araya girip, şunu da bir açıklığa kavuşturalım diyerek başlıkları derinleştirmeyi başarmış.

Tarih bilgimize katkı sağlaması nedeniyle okumak için tarih meraklılarına önerilebilecek nitelikte bir kitap. Keyifli okumalar.
İsmail Küçükkaya soruyor İlber Ortaylı cevaplıyor. Cumhuriyet'in ilk yüzyılını değerlendiriyor.

Akademik bir kitap değil, sıkıcı bir tarih kitabı da değil daha çok sohbet havasında güzel bir yorum kitabı.Zaten kitabın başında da bu konuya değiniyor:  “Cumhuriyet muhabbetlerinden oluşan elinizdeki bu kitap, klasik bir tarih çalışması değil, akademik eser ise hiç değil. Sadece bir dizi Cumhuriyet sohbeti…”
Bu yüzden kolayca okunabilir..

2. Abdülhamid döneminden Lozan'ın 100. yılına kadar geçen süreçte yaşananları anlatıyor.


Bazı tarihi terimler zorlayabilir onun dışında tavsiye ederim okumanızı.

Benzer kitaplar

İlber Ortaylı son zamanlarda fazlasıyla moda, muhtemelen denk gelmişsinizdir. Fakat moda olmak var, moda olmak var. Sosyal medyada esprili yorumlar ile karşımıza çıkıyor son zamanlarda İlber Hoca. Tabi, bu da insanları İlber Hoca hakkında bilgi sahibi olmaya iten bir durumdur, yani yerine göre güzel bir gelişme. Fakat işi sadece espri boyutunda tutan, İlber Ortaylı'yı kendini beğenmiş bir ünlüden başka bir şekilde görmeyen bir kesim var ve bu beni ve eminim ki çoğu insanı üzen bir durum. İlber Ortaylı, yaptığı işin en iyisi olduğu için alçakgönüllülük göstermesi gerekmeyen insanlardan. Mizaha konu olmayı da sorun etmeyen bir kişilik. Zaten mizaha konu olmak kötü değil, aksine mizahı kucaklamak insanı büyütür. Fakat kişiyi olduğundan farklı gösteren bir mizahın çıkış noktası da ulaştığı sonuç da yanlıştır.

İlber Ortaylı, dinlenmesi ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında konuşan bir hocadır, kesinlikle bilgisinden faydalanmak gerekir. Ve keşke fırsatımız olsa da sohbet edebilsek derken İsmail Küçükkaya ile giriştiği bu proje karşımıza çıkıyor. Cumhuriyetimizin şekillenme aşamasından geleceğine kadar olan geniş bir materyale sahip olan bu sohbet üzerine olan eser belki de çoğu insanın sormak istediği soruları da cevaplıyor.

İyi düşünülmüş ve üzerinde çok durulmuş bir eser "Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı". Aynı zamanda İlber Ortaylı'nın ne kadar bilgili ve değerli bir hoca olduğunun da canlı kanıtı. Kanıt hiç mi yoktu derseniz, elbette vardı. Fakat birebir sohbet olarak şekillenmiş bu yapıt şunu da gösteriyor ki; İlber Hoca otursa 300 sayfalık bir konuşmayı hiç zorlanmadan dolu dolu gerçekleştirebilir. Hatta bunu bizleri hiç sıkmadan yapabilir.

"Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı"; geçmişimize, yakın tarihimize, günümüze ve geleceğimize ışık tutan, kapsamlı ve çok değerli bir eser. Fakat eserin amacı bu geniş konuyu tamamen açıklamak değil. O yüzden İlber Hoca verdiği cevapların aralarında faydalanmamız gereken ekstra kaynaklardan da bahsetmiş. Kitabın detaylı başlıklara ayrılması da defalarca rahat bir şekilde açıp ilgili bölümleri bulabilmemizi sağlamış. İsmail Küçükkaya'nın da detaylı araştırmalarını ve sağlam temellendirilmiş sorularını es geçmemek gerek. Her iki tarafın da büyük emekleri sonucunda bu eser elimize ulaşmış, iyi ki ulaşmış. Bizler de böylelikle İlber Ortaylı ile değerli ve kapsamlı bir sohbet gerçekleştirmiş olduk.
Geçmişten alıp geleceğe götüren, sohbet tarzında bir eser. Gerçekten sıkılmadan okunabilecek bir kitap. Sadece bazı terimsel ifadelere aşina değilseniz bunlar biraz zorlayabilir aksi takdirde okunulması gereken bir eser. Sorular ve yanıtları oldukça etkileyici ve değilmesi gereken, ışık tutulması gereken noktalar. Bu yüzden tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar...
İsmail KÜÇÜKKAYA'nın soruları ve İlber ORTAYLI'nın cevaplarından oluşan bu eser; İnsanı cumhuriyet tarihinde kısa bir yolculuğa çıkartıyor.Başta kendinizi Cumhuriyet öncesinde buluyorsunuz sonra sizi Atatürk ve İnönü dönemleri karşılıyor, ardından Menderes dönemi, karışıklıklar dönemi, Özal'dan Erdoğan'a ve son olarak 2023'e doğru Türkiye dönemi sizlere sunuluyor...

Dil olarak İlber Ortaylı'yı tanıyanlar için bilinenden sade, tanımayanlar için ise biraz yorucu bir okuma sizleri bekliyor.

İçeriğe gelirsek; Sorulara verilen cevaplar fazla bir derinliğe sahip değil daha çok genel bir çerçeve çizme ve bu konularda bilgi sahibi olmayan insanlara ufakta olsa bir şeyler katma amacı taşıyor.

Okurken kendinizi çay eşliğinde yapılan bir tarih sohbetinin içinde hissediyorsunuz. Ve ilginizi çeken konuları daha sonra derinlemesine araştırmak için bir kenara not etme ihtiyacı hissediyorsunuz.

Velhasılıkelam; Cumhuriyet Tarihi'ne ilgi duyan ve daha önce bu alanda okuma yapmamış arkadaşlara fazlasıyla katkı sunacak güzel bir çalışma olmuş.
Benim için başlaması en güç kitaptı diyebilirim. Tarih konusunda hiç 'Her şeyi biliyorum' cu bir insan olamadım malesef. Kitabımıza gelecek olursak Türkiye'nin 1923 sonrası siyasi,ekonomik ve sosyo kültürel durumunu ele almış. Fakat öyle kalın tarih kitapları gibi düşünmeyin hiç. İlber Amcanız size nasihatler veriyor geçmişi anlatıyor gibi bir sohbet havasında geçiyor. Tüm arkadaşlarıma tavsiye ediyorum.
Cumhuriyetin 100 yılına ışık tutan okunası bir tarih kitabı hatta tarih kitabından öte tarih bir söyleşisi. İlber Ortaylı'nın mükemmel tespitleri ile geleceğe ışık tutan bir kitap. Çok isabetli tespitleri zaman geçtikçe anlaşılıyor. Ayrıca mükemmel bir tarih objektifliği ile oluşturulmuş ve tüm görüşlere tarafsız bir şekilde yaklaşılmış. Ortaylı'nın tarih bilgisi ve Kücükkaya'nın gazeteciliği ile harika bir tarih söyleşisi olmuş.
“Anayasalar yaptık; daha da yaparız. O işin de tadını kaçırdık. Anayasa yapmak, yakında neredeyse herhangi bir değerli müzik kompozisyonu yapmaktan daha kolay ve yaygın hale gelecek.” derken o kadar haklıydı ki İlber Ortaylı. Gözlem yeteneğine hayranım hocam!
İsmail Küçükkaya'nın İlber Ortaylı ile uzun bir röportajı diyebiliriz. Kitap her seviyeden insanın okuyabileceği düzeyde yazılmış, okurken herhangi bir akademik bilgiye ihtiyacınız olmuyor. Araştırma kitabı değil tamamen yüzeysel bir kitap. Cumhuriyet dönemi hakkında bilgisi olmayan insanların bilgi edinmeye başlamadan önce kafasında dönemi şekillendirmesi için ideal bir eser.
Abdulhamid'ten başlayarak günümüze kadar ki her safhayı soru cevap tarzında ilerleyerek, eksileriyle artılarıyla çok güzel bir eser ortaya konulmuş. Cumhuriyet'in bu güne kadar ki tarihinde her kesimin kafasında mutlaka bir takım eksiklikler, soru işaretleri vardır. Günümüz sisasetçilerinin de geçmişe ait söylemlerinde kendi ideolojileri ve bakış açılarının da ağır bastığını düşünürsek eğriyi doğruyu, artıyı eksiyi bir "tarihçinin" gözüyle okumakta çok büyük fayda olduğu kanaatindeyim ve kendi açımdan her ne kadar konulara hakim olduğumu düşünsem de oldukça faydalı bir okuma olduğunu düşünüyorum.
İsmail Küçükkaya'nın nokta atış soruları ve İlber hocanıngayet objektif olduğu ortada olan cevapları özellikle bu dönemde kutuplaşma olarak kullanılmak istenen 2.Abdülhamit,İnönü,Menderes gibi liderlerin bazı kilit uygulamalarına ışık tutması açısından önemli bir eser.Kitap genel havada her liderin uygulamalarında artı ya da eksi yönleri olabileceğinin en doğal süreçlerden bir tanesi olduğunu benimsetmesi açısından önemli ve dikkate değer...
Kitabın sunuş kısmında da ifade edildiği gibi; "Bir tarih çalışması ya da akademik bir eser değil. Sadece bir dizi cumhuriyet sohbetleri".
Kitabın soru cevap şeklinde sohbet havasında geçmesi okumayı ve anlamayı kolaylaştırıyor. İlber hoca yazmış/anlatmış bize de okumak düşer.
Atatürk'ün büyüklüğünü görmek için Osmanlı'yı küçümsemenin ya da Cumhuriyetçi olmak için Osmanlı müesseselerini inkar etmenin gereği yok.
Eskiden milletimiz bu yakın tarihin en acı günlerini hayal meyal hatırlıyordu, bugün ise gençler hiç bilmiyor. "Geçmişi unut, ileriye bak" yavesiyle yakın tarih unutuluyor, zihinden çıkarılıyor.
Tarih sürekliliktir, kopamaz. Kesintiye uğramış gibi görünse bile akmaya devam eder. Tarihimiz bir bütün ve onu anlamak için kopuş-süreklilik ilişkisi içinde ona bakmak zorundayız. Biz onu görmesek, yokmuş gibi davransak bile o kendi mekanizmasını çalıştırır.
Atatürk Dil-Tarih, Edebiyat Fakültesi gibi örnekleri kurdu. Bunlar Başbakanlığı kurmaktan daha pahalıdır, binaları bile daha maliyetlidir. Bunu, tahılla geçinen bir ülkede yaptı ama maalesef Atatürk’ün kendisinden sonrakiler bunu anlayamadılar. Güzelim müesseseleri mahvettiler. Konservatuarı, Musiki-Muallim Mektebi’ni, Dil-Tarih’i, Edebiyat fakültelerini anlamadık. O nasıl anlamıştı bunu? Dehasından
AKP zaman zaman Türkiye'yi yeniden kuruyoruz iddiasını dile getiriyor. Fakat Türkiye onlardan çok daha önce her bakımdan kurulmuştu. Yapılan iyi şeyler takdirle karşılanmalıdır ama geçmişimizden miras aldığımız şeyleri de inkâr edemeyiz. Onlardan önceki bir yönetici altyapıyı geliştirmiş, bir diğeri asayişi sağlamış, bir diğeri yollar, barajlar yaptırmıştır.
Yani söyledikleri gibi tarih cahili olan sadece solcular mı ? Sağcılar nereden biliyor kendilerinin her şeyi daha iyi bildiğini ?
Niye 70 milyonluk ülkeden kimse buz pateni şampiyonasına katılmıyor? Niye kayak şampiyonalarına kimse katılmıyor? Buradaki dağlar Avrupa'dakinden çok daha yüksek. Niye yüzme şampiyonlarımız, sutopu şampiyonlarımız, takımlarımız yok? Çünkü yeterli tesis yok, yeterli genç sporcu tespiti yok ve gelişme olmasına rağmen yetersizlik hakim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı (1923 - 2023)
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
304
ISBN:
9789752430082
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kronik Kitap
"Türklerin son iki asrı bütün Doğu dünyasında ve Balkanlar'da dikkatle gözden geçirilmesi gereken büyük bir tarihî yolculuktur. Bu nedenle de Dünya Tarihi'nin önemli bir parçasıdır ve dikkatle üzerinde durulmalıdır."
-İlber Ortaylı-

“Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı'na yeni devletimizin yapı taşlarının döşendiği Osmanlı İmparatorluğu'nun modernleşme döneminden başladık.
Atatürk ve silah arkadaşlarının yetiştiği II. Abdülhamid'in modernlik arayışı içinde geçen yıllarını, ama aynı zamanda istibdad günlerini ve buna karşı isyan edip hürriyet arayan genç Osmanlı subaylarının maceraları hayatları...
Millî Mücadele dönemini, özgürlük havasının egemen olduğu Cumhuriyet'in ilk iki yılını ve tek partili zorlu zamanları, ardından gelen çok partili siyasal yaşamın başladığı 1950'li yılları...
1913 Babıali Baskını'yla başlayan darbeler tarihini...
Yeni devletin ilk gününden itibaren çözmeye çalıştığı kadim problemleri; Kürt Sorunu'nu, "irtica" meselesini ve eğitim konusunu...
İslâmcılıktan milliyetçiliğe, merkez sağdan sosyal demokrasiye bütün siyasal akımları...
1876'dan 1924'e ve 1982'ye anayasa metinlerimizi... Bizleri 2023'e taşıyacak yeni anayasa özlemimizi...
Asırlık dış politikamız, ikili ilişkilerimiz, uluslararası kuruluşlardaki temsiliyetimiz, Kıbrıs Barış Harekâtı, AB macerası ve Ortadoğu politikalarımızı...
Şehirleşme, üniversiteleşme, gecekondulaşma, ekonomik büyüme, yolsuzluklar, gündelik yaşamdaki nitelik ve kalite kaybı gibi en güçlü sosyolojik dinamik ve gelişmeleri...
Yani bizi biz yapan ve bugünlere taşıyan önemli tarihsel dinamikleri konuştuk...”
-İsmail Küçükkaya-

Türkiye'nin geçmiş ve geleceğiyle ilgilenen her okurun mutlaka okuması gereken bir başucu kitabı…

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 427 okur

  • fatih y
  • Mehmet Şadi Özcan
  • Hamit Turgut
  • Veysel Aral
  • Ahmet Yavuz
  • Elanur Dalbudak
  • Burak Tosun
  • Süleyman Kutlu
  • Gülay Senyörük
  • Kütüphanede Kafka

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.8
14-17 Yaş
%4.8
18-24 Yaş
%23.4
25-34 Yaş
%32.4
35-44 Yaş
%24.1
45-54 Yaş
%8.3
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%25.9
Erkek
%74.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.1 (36)
9
%23.3 (38)
8
%28.8 (47)
7
%14.1 (23)
6
%7.4 (12)
5
%0.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%3.7 (6)

Kitabın sıralamaları