Çürütücüler (Yargıyı, Orduyu, Eğitimi, Dini, Ahlâkı, Vicdanı, Onuru, Namusu Çürüttüler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
49
Gösterim
Adı:
Çürütücüler
Alt başlık:
Yargıyı, Orduyu, Eğitimi, Dini, Ahlâkı, Vicdanı, Onuru, Namusu Çürüttüler
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757346852
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Derleniş Yayınları
Bu ihanet gidişine tâ başından beri en kararlı ve bilinçlice, sadece biz karşı çıktık. Biz teşhir ettik bir bir hainleri, suçluları. Feryat ederek anlattık, Türkiye’nin yok edilmek istendiğini, Yeni Sevr’in uygulamaya konulduğunu.
Halkımızın geniş kitlelerine ulaşıp sesimizi duyurabilmemiz mümkün olmadı. Zindanda atılmış bir çığlığa döndü feryatlarımız…
İşte bugün de bir başımızayız. Bu hainane gidişe hâlâ dur diyoruz. Ve son soluğumuzu verene kadar da hep dur diyeceğiz!
Zaten biz kurbanlık koçuz. 50 yıl önce, bu kutsal davayı benimseyip, kendimizi halkımıza, vatanımıza ve insanlığa adayışımızdan bu yana, hiç kendimizi düşünmedik. Hep en önde davamızı tuttuk, onu savunduk, ona zerrece toz kondurmamaya çalıştık ve onu zafere doğru ilerletmeye çalıştık.
Yani kendimizi baz alırsak: “Bizimki zararına yaşamaktır.”
Ne demişti, Önder’imiz Kıvılcımlı Usta?
“Vatan aşkını söylemekten ve o uğurda dövüşmekten korkar hale gelmektense, ölmek yeğdir.”
Evet, aynen öyledir…
Bu bakımdan bizler; tutuklanabiliriz, işkencelere uğratılabiliriz, zindanlara tıkılabiliriz, katledilebiliriz hain tuzaklarda… Ama asla yıldırılamayız, sindirilemeyiz. Namus bellediğimiz yoldan döndürülemeyiz.
300 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
16 Nisan Referandumu öncesi ve sonrasını konu edinen bu kitabı tavsiye ederim. Hatta bu sürecin sıcağı sıcağına gerçekleşen mücadelesini konu edindiği için en önemli kaynaklardan biri olarak gösterebilirim.
Ne diyordu, namuslu, yurtsever Ozanımız Âşık İhsani?

Bölüşmüşler memleketin varını
Bekliyoruz, hele gelsin yarını
Elimizin nasır balyozlarını
Başlarına çalacağız yakındır!

Gelecek o günler de, arkadaşlar! Mutlaka gelecek!..

Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!
Nurullah Ankut
Sayfa 203 - Derleniş Yayınları
Şimdi, ABD’nin hizmetinde ve desteğinde, 1165 odalı Firavun
Sarayına Firavun seçtirtmek istiyorsun kendini. Ondan sonra da, bir
“Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi”yle, bir gece yarısı BOP Haritası’na
göre Türkiye’yi üç eyalete böldüm, deyip çıkacaksın.
Bu nasıl bir ihanettir? diyenlere de; ne yapalım, bu yetkiyi “milletim
bana verdi. Ben de bu yetkiyi kullandım.”, diyeceksin, öyle mi?
Efendin ABD Emperyalistleriyle birlikte yapmış olduğunuz İblisçe
hesap bu.
Ama asla aklından çıkarma ki, böylesine hayâsızca bir ihanetin mutlak
hesabı sorulur, senden ve avanenden.
ABD Emperyalist Çakalı da tabiî tüm bunları bilmekte, bu yönden de Tayyip’in ve AKP’giller’in iplerini daha da sıkılaştırmaktadır. Yani onları daha güçlü bir biçimde avucunun içinde ve emrinin altında bulundurmaktadır.
Onlara demektedir ki;
Bakın, sizin bütün hırsızlıklarınızı, yolsuzluklarınızı, kanunsuzluklarınızı biliyoruz. Bunları açıklasak, siz birkaç hafta bile iktidarda kalamazsınız. O bakımdan da emirlerimize harfiyen uyacaksınız! Bunu aklınızdan hiç çıkarmayın!
Zaten nasıl devşirilip iktidara getirildiklerini çok iyi bildikleri için Tayyip ve avanesi; ABD’nin istememesi durumunda iktidarda birkaç hafta bile kalamayacaklarını da adları gibi bilmektedirler.
Acı gerçek budur, arkadaşlar...
Yine hatırlayalım ki, ABD Emperyalisti sadece iktidarları, emri altında bulundurmakla yetinmez. O haydut, Meclisteki Amerikancı Burjuva Muhalefeti da emri altında bulundurur. Dolayısıyla da Türkiye’nin de içinde bulunduğu İslam Coğrafyasında demokrasi filan yoktur, kesinkes.
Bir oyun vardır sadece “Demokrasicilik Oyunu”.
Bir tiyatro oynanmaktadır: “Demokrasicilik Tiyatrosu”.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çürütücüler
Alt başlık:
Yargıyı, Orduyu, Eğitimi, Dini, Ahlâkı, Vicdanı, Onuru, Namusu Çürüttüler
Baskı tarihi:
Temmuz 2017
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757346852
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Derleniş Yayınları
Bu ihanet gidişine tâ başından beri en kararlı ve bilinçlice, sadece biz karşı çıktık. Biz teşhir ettik bir bir hainleri, suçluları. Feryat ederek anlattık, Türkiye’nin yok edilmek istendiğini, Yeni Sevr’in uygulamaya konulduğunu.
Halkımızın geniş kitlelerine ulaşıp sesimizi duyurabilmemiz mümkün olmadı. Zindanda atılmış bir çığlığa döndü feryatlarımız…
İşte bugün de bir başımızayız. Bu hainane gidişe hâlâ dur diyoruz. Ve son soluğumuzu verene kadar da hep dur diyeceğiz!
Zaten biz kurbanlık koçuz. 50 yıl önce, bu kutsal davayı benimseyip, kendimizi halkımıza, vatanımıza ve insanlığa adayışımızdan bu yana, hiç kendimizi düşünmedik. Hep en önde davamızı tuttuk, onu savunduk, ona zerrece toz kondurmamaya çalıştık ve onu zafere doğru ilerletmeye çalıştık.
Yani kendimizi baz alırsak: “Bizimki zararına yaşamaktır.”
Ne demişti, Önder’imiz Kıvılcımlı Usta?
“Vatan aşkını söylemekten ve o uğurda dövüşmekten korkar hale gelmektense, ölmek yeğdir.”
Evet, aynen öyledir…
Bu bakımdan bizler; tutuklanabiliriz, işkencelere uğratılabiliriz, zindanlara tıkılabiliriz, katledilebiliriz hain tuzaklarda… Ama asla yıldırılamayız, sindirilemeyiz. Namus bellediğimiz yoldan döndürülemeyiz.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Tarihsel Maddeci

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0