Da Vinci Şifresi (Dünyanın En Çok Satan Romanı Gençler İçin Uyarlandı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
96,8bin
Gösterim
Adı:
Da Vinci Şifresi
Alt başlık:
Dünyanın En Çok Satan Romanı Gençler İçin Uyarlandı
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752122260
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Da Vinci Code
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Eğer ben ölürsem gerçek ebediyen yok olacak... Bu sırrı açıklamalıyım.

Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon, bir konferans için Paris'teyken, dünyanın en ünlü müzesi Louvre'un müdürü olan Jacgues Sauniére ile de buluşacaktır. Fakat Sauniere randevuya gelemez, çünkü gece yarısı müzede ölü bulunmuştur. Langdon ve Fransız kriptoloji uzmanı Sophie Neveu, cesedin etrafında buldukları anlaşılmaz izleri takip ederek bu garip esrar perdesini araladıkça, ipuçlarının onları Da Vinci'nin ünlü bir tablosuna götürdüğünü keşfederler. Langdon bu garip bağlantıyı çözmeye çalışırken bir anda kendini cinayetin bir numaralı şüphelisi olarak bulur. Fakat tek sorun bu değildir: Atacakları her adımı önceden bilen esrarengiz ve zeki bir adam da onlar gibi bu gizemin peşindedir. Aydınlatmaya çalıştıkları bu tehlikeli sırrın yüzyıllardır tarihin derinliklerinde gizlendiğinden şüphelenen Langdon ve Neveu, bu karmaşık bilmeceyi çözemezlerse, büyük yankılar uyandıracak bu çok eski gerçek sonsuza dek kaybolacaktır.
495 syf.
·7 günde·10/10 puan
Sizlere merhaba demiyorum ya da iyi akşamlar dilemiyorum. Çünkü bunu diyerek Melekler ve Şeytanlar'a 5 saniye de olsa geç kalmak istemiyorum. Eyvah, stresten bunu belirtip daha da vakit kaybettim galiba. Neyse...


Kitabı bitirdikten sonra kendimi 8 farklı yerden bıçaklamak istedim. Çünkü bu serinin ilk kitabını okumak yerine kuzenimle filmini izlemiştim. Film güzel olsa da asla okumanın yerini tutmuyor, hele okunacak olan Dan Brown ise..

Lise son sınıfta tanıştım bu değişik ama bir o kadar da merak uyandırıcı adamla. Dijital Kale'sini okudum. Olağanüstü bir kitaptı. Direkt diğer kitaplarını okumak için seferberlik ilan ettim kendimce. Yalnız diğer kitaplarının bir seri olduğunu öğrenince YKS sınavını atlattıktan sonra okumaya karar verdim. İyi ki de öyle yapmışım. Çünkü bu garip adamı okumak zevkli olduğu kadar yorucu da. Beyniniz bir motor gibi çalışıyor. Yalnızca bir roman okumuş olmuyorsunuz.

Velev ki uzun süredir kitap okumuyorsunuz ya da kitap okuma alışkanlığınız olsun istiyorsunuz. O halde ne yapın biliyor musunuz? Bu değişik adamı okuyun. Sağlam kalemi ve o akıcı anlatımıyla kitaplara sarılıp uyumak istiyorsunuz. Lakin ilk kez Dan Brown okuyacaksınız bu kitapla başlamayın. Rotanız şu şekilde olsun:

1-) Melekler ve Şeytanlar
2-) Da Vinci Şifresi
3-) Kayıp Sembol
4-) Cehennem
5-) Başlangıç


Kitaba gelecek olursak; Robert Langdon serisinin ikinci kitabı olan bu kitap, seri içinde en çok okunan kitabıdır. Bu kitap sayesinde serinin ilk kitabı olan Melekler ve Şeytanlar kitabı daha çok adını duyurmuştur. Dan Brown,  eserinde anlattığı  bu konular nedeni ile  afaroz edilmiş, Vatikan’ın kara listesine de girmiştir. Dan Brown’un bu romanındaki iddialarının kimilerinin aksiispat edilmiş, kimi iddialarının ise gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkarılmıştır. Buna rağmen eser üzerinde yapılan spekülasyonlar devam etmektedir. Bu tartışmalar yazarın ününü arttırmış ve kitaplarının da çok satılmasına neden olmuştur.

Da Vinci Şifresi bir cinayetle başlar. Bu cinayeti çözenler İsa'nın evlenmiş  olduğu ve soyunun yürümüş olduğu kannatine ulaşırlar.  Birbaşka iddia  ise  Leonardo da Vinci'nin, S. Maria delle Grazie Manastırında bulunan Son Akşam Yemeği adlı freskindeki  İsa'nın yanında oturan kişinin Havari Yuhanna değil; Magdalalı Meryem (Maria Magdalena) olabileceğidir.  Mecdeli Meryem ise   İsa'nın eşidir ve İsa’dan bir çocuğu olmuştur.

Bizans İmparatoru Konstantin, İznik'te toplanan Birinci Konsülde pagan toplumları Hıristiyanlık dinine  çekmek ve çatışmaları önlemek için İsa'yı Roma stili tanrılaştıran anlayışı  desteklemiş ve bazı gerçekleri de  perdelemiştir. Ama  bu sırlar Sion Tarikatı tarafından korunmaktadır. Kutsal Kase, Magdalalı Meryem'i simgelemektedir. Hikâyenin kurgusu içindeki  cinayetleri ise, Papa 2. Jean Paul döneminde gücünü arttıran  Opus Dei tarikatının üyeleri işlemektedir. Kitapta  Da Vinci ‘nin Son Akşam Yemeği ve  Kayalıklar Bakiresi adlı resimlerindeki Kırmızı Gül, İştar yıldızı olan Beşgen yıldız (Pentagram), Haç, Hilal, Piramit ve Ters Piramit ve Kutsal Kâse ile onları temsil eden simgelerin neleri anlattıkları üzerinde durmaktadır.  Bütün simgeler putperest kökenlidir. Kutsal Kâse,  zigguratlar, aya ve  yıldız tapınma ile ilgilidir.  Bu simgenin kadınlık simgesi olarak kullanıldığı iddia edilmektedir. İçerik ile ilgili bu kadar bilgi kâfi bence. Çünkü kitap adeta bir şifre gibi. Bunu sizin çözümlemeniz daha doğru olacaktır.

Dan Brown'a değişik adam dedim kaç kez. Gerçekten de öyle. Gezip beğendiği yerleri romanlarında mekân olarak işler. Öyle bir işler ki kitabı bitirdikten sonra kendinizi 40 senedir orda yaşıyormuş gibi hissedersiniz.

Bu kitapta yaklaşık 4-5 tane alıntıyı paylaşamadım. Kadınlar ve İncil hakkında bazı kısımları paylaşmak isterdim lakin burası adeta kurtlar sofrası olduğu için illaki karşı çıkan olacaktı. Bu benim için problem değil elbette ama Galatasaray puan kaybettiği için modumda değildim.

Bu başarılı kitap filme de uyarlanmıştır. Tom Hanks'in başrol oynadığı 2006 yılında çekilmiş bu film kitap kadar olmasa da güzel. Filmde daha çok Robert Langdon'u görseniz de olay sadece onun etrafında dönmediğini kitabı okuyunca anlayacaksınız.

Benden bu seferlik bu kadar. Diğer kitabında Daha çok Komplo teorilerine ve Dine değineceğim gibi duruyor. O zamana dek kendinize iyi bakın. Kitapla kalın..
495 syf.
·8 günde·Puan vermedi
“Başlangıç” kitabında olduğu gibi, yine Da Vinci şifresi’Nde de elimden interneti, Google hiç düşürmedim, araştırma yapmaktan kitabı zor bitirdim,bir roman ancak bu kadar hem araştırmaya yönlendirip hem tam bir roman tadında olabilir.dayanamadım, ilk defa bir kitabı bitirmeden tam ortasında filmini izledim ve sonra kitaba tekrar dönüp hiçbir satırını atlamadan kitaba devam edebildim.filmle kitap tamamen aynı olmasa da ana temasını işlemişti filmde de, ama kesinlikle kitapla aynı tadı vermedi. Dini açıdan bakılırsa rahatsız edici yönleri olabilir ama geneline bakınca muhteşem bir kitap.
  • Melekler ve Şeytanlar
    8.8/10 (5,8bin Oy)5,9bin beğeni24,9bin okunma5,9bin alıntı80,5bin gösterim
  • Olasılıksız
    8.6/10 (15,6bin Oy)16,8bin beğeni61bin okunma15,5bin alıntı254,5bin gösterim
  • Sefiller
    9.2/10 (13,2bin Oy)15,4bin beğeni53,1bin okunma80,7bin alıntı355,2bin gösterim
  • Aşk
    7.7/10 (10,9bin Oy)11,7bin beğeni50,7bin okunma16,2bin alıntı165bin gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.2/10 (25,3bin Oy)30,1bin beğeni91,6bin okunma139,7bin alıntı965,7bin gösterim
  • Aklından Bir Sayı Tut
    8.2/10 (6,6bin Oy)6,2bin beğeni27,9bin okunma6,7bin alıntı96bin gösterim
  • Çalıkuşu
    8.9/10 (13,8bin Oy)16,1bin beğeni64,2bin okunma38,1bin alıntı257,9bin gösterim
  • Bin Muhteşem Güneş
    9.0/10 (16,4bin Oy)18bin beğeni63,3bin okunma32,8bin alıntı209bin gösterim
  • Empati
    8.4/10 (5,6bin Oy)5,5bin beğeni23,6bin okunma6,9bin alıntı89,8bin gösterim
  • 1984
    8.9/10 (26,5bin Oy)27,9bin beğeni89,7bin okunma106,2bin alıntı381,6bin gösterim
495 syf.
·23 günde·Beğendi·10/10 puan
Herkese merhaba öncelikle bu kitapla olan bir anımı anlatarak incelememe başlamak istiyorum. Ben ortaokuldayken Da Vinci Şifresi ile Melekler ve Şeytanlar hediye olarak gelmişti. O zamanlar tüm dünyada satış rekorları kıran popüler kitaplardandılar. Ben ise kitaplığıma koymuş ve hiç ilgilenmemiştim. Çünkü neden ilgilenecektim? O sıralar Alacakaranlık serisi ile kafayı bozmuş, Edward ile aşk yaşamak ile meşguldüm. Gerçekten vampirler var mı? Olsa ne iyi olurdu. Türkiye'de de böyle şeyler olsaydı ve ben de böyle bir aşk yaşasam vs vs. düşünmekten kafayı yiyordum. Odamın duvarlarına Edward posterlerini ben asıyor, annem ise indiriyordu. Ilk aşkımın katili! Neyse efendim en son aldım Dan Brown kitaplarını götürdüm kitapçıya ve saçma vampir kitapları ile değiştirdim. O dönemler piyasadaki tüm vampir kitaplarını okumakla meşguldüm çünkü Dan Brown ne yazmış ne etmiş umrumda değil. Hala kitaplıgımda kırmızı, mavi duruşlarını hatırlar ve hüzünlenirim. Ondan sonra büyüdüm tabii :D lise çağımda insanların hep bu kitaplardan bahsetmeleriyle falan nasıl kötü oluyorum anlatamam. Ama içimden para verip almak da gelmiyor bu kitaplar hediyeyken güzeldi çünkü kıymetini bilmesem de. O yüzden Yusuf Çorakcı ' ya buradan da ayrıca bir teşekkür ediyorum. Bu kitabı bana hediye ettigi için. Sanki kaybettiğimi sandığım eski bir dostuma kavusmus gibi oldum!

Dan Brown ile ilk tanışmam oldu ve bilgisine, araştırmalarına hayran oldum. Gerçekten işini titizlikle yapan biri. Genelde macera, aksiyon, polisiye türü insana geçirdiği hoş vakitten başka bir şey katmaz. Bitirdigin anda unutulur gider, bir iz bırakmaz. Ancak Da Vinci Şifresi'nde yok yok! Sanat olsun, tarih olsun, macera, aksiyon, gerilim... Sayesinde bir çok yeni bilgi ögrenip bu da yetmezmis gibi duygudan duyguya koştum. Da Vinci gibi bi deha hakkında ögrendiklerim zaten benim için oldukca sasırtıcıydı. Bir de şunu fark ettim okurken sanattan ki ozellikle resim sanatından bir sey anlamıyormuşum! Da Vinci'nin yaptığı resimlere internetten bakıyorum kitapta deginmesi üzerine mesela öyle bön bön hiçbir şey ifade etmiyor, bir şey çagrıştırmıyor, ana fikri vs. hiiiç anlayamadım ve dedim ki bırak bu işleri İlgen sen sadece oku! :)) Eger incelememi sonuna kadar okuyanınız varsa çok teşekkür ederim lafı bayagı uzattım sanırım işsizligime denk geldi!! :)) Özetle okuyun, okutun efendim. Herkese keyifli okumalar olsun :)
495 syf.
·13 günde·10/10 puan
Kitapta şahane bir kurgu var. Ama sadece bu kurgudan bahsetmek Dan Brown'a hakaret olur. Kitap, merak uyandırıcı ve oldukça ilginç bilgilerle donatılmış. Bir kurgu olmasına rağmen dini, tarihi, sanatsal ve hatta mitolojik birçok bilgi içeriyor; ayrıca bu bilgileri harmanlıyor. Kitabın özellikle bu bölümlerinde çok sevdiğim bir öğretmenin dersini dinliyormuş hissine kapıldım. Değil kurgusu, yazarın araya serpiştirdiği bilgiler için bile okunabilecek potansiyelde.
519 syf.
Dan Brawn əsərlərini oxuyanda həyəcanımı gizlədə bilmirəm. Heç fasilə vermədən ən çoxu 3 günə bitirirəm bir əsərini.. Həm elmi, həm məntiqi eyni zamanda da oxucunu yormadan əksinə hər səhifədə daha da çox həyəcanlandıran, adrenalin dolu, və kitaba xüsusi həvəslə bağlayan bir üslubda yazılıb əsərləri. Bu oxuduğum ikinci kitabıdır və eyni təəssüratları yenə yaratdı məndə. Real faktları oxucuya çox maraqlı üslubda çatdırmağı bacaran çox nadir yazarlardandır. Robert Lenqdonun macəraları oxucuya çox şey qatır və beyni həqiqətən işə salır. Sayəsində həm Leonardo da Vinçi, həm şifrələmə eyni zamanda dinlərin gerçək tarixinin həvəskarı olub araşdırıram. Bir kitabdan ən çoxu nələri öyrənə bilərsiniz sualının cavabı Dan Brawn kitablarıdı deyəsən.. Hamıya tövsiyə edirəm..
495 syf.
·47 günde·Beğendi·10/10 puan
Dan Brown'u Melekler ve Şeytanlar kitabını okuduktan sonra tanıdım. Kitabın etkisinde o kadar çok kalmıştım ki Dan Brown'un bütün eserlerini okumaya karar verdim ve bunların başında Davinci Şifresi geliyordu. İsmini çok duymuş olmamdan kaynaklaklanıyor olsa gerek ve bende çok merak uyandırıyordu.

Kitaba başlamamla birlikte kendimi Robert Longdon ve Sophie Neveu ile birlikte sırlar ve gizemlerle dolu olaylar zincirinin içinde buldum. Âdeta onlarla birlikte yaşadım. Bilinmeyen sırları çözdüm sanki her olayda daha çok heyecanlandım çözülen her sırda üzerine daha çok gittim her şeyi hemen öğrenmek istiyordum ama mümkün değildi taşlar tek tek yerine oturtulmalıydı ve öyle de oldu.

Kitap tam istediğim gibiydi uzun ve akıcıydı. Beklentimi fazlasıyla karşıladı.
Sizlerinde her sayfasını keyifle okuyacağınıza eminim.
Ve son olarak keşke seni ölümünden önce tanısaydım Jacques Sauniėre sen nasıl bir dahiydin :)

İyi okumalar...🖐 Dan Brown
495 syf.
·8/10 puan
Robert Longdon macerasına bu sefer Paris'te, gece yarısına doğru öldürülen müze müdürü Jacques Sauniere'nin cesedindeki gizemin aydınlatılması için fikrine başvuruldu için (uzmanlığından dolayı) çağrılarak başlıyor. İşlerin görüldüğü gibi olmadığının farkında olan ve Longdon'ı bulunduğu durumdan kurtarmak isteyen Sophie Hızır gibi yetişip profesöre yardım ediyor. Olaylar iç içe geçmiş bir halde ilerlerken Opus Dei, bazı gizli ayinler, tarikatların sırları, bağlantılarının sınırlarının genişliği gibi ufkumuzu açacak ve ilgimizi çekebilecek bazı bilgileri de edinmiş oluyoruz. Kahramanlarımız Hristiyanlık ve dünya tarihi için önemli bir bilginin gerçekliğinin ve yerinin doğruluğunu arayışı sırasında bir çok tehlikeyle yüz yüze geliyor ama hepsini atlamayı başarıyorlar. Eserin son sayfaları ise hiç beklemediğiniz gizemleri açığa çıkarıyor ve duygusal anlar yaşatıyor. Her sayfasını ayrı keyifle okudum. Tavsiye ederim.
495 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
“Ümitle açılıp kazançla kapanan bir kitap, iyi bir kitaptır.” diyor Alphonse Daudet . Bu sözleri karşılığı, benim için Dan Brown ve eserlerini karşılıyor.

Kitap hakkında düşüncelerime geçmeden önce yazar hakkında düşüncelerimi buraya yazmadan geçemeyeceğim. Lise zamanlarında kısa kısa araştırmalar ile tanımaya başlamıştım. O zamanlar kitaplarını okuyabilmek için pek müsait (üniversite sınavlarına hazırlık) olamasam da hakkında yaptığım araştırmalar ve aldığım tavsiyeler, Dan Brown'un en beğendiğim yazarlar arasına girmesinde büyük rol oynamıştı. Gerek yaşam tarzı, hayatındaki disiplinli çalışması ve en önemlisi de eserlerindeki dili, üslubu, düşünceleri, çağrıştırmaları, semboller üzerinde yorumlamaları .. sayabileceğim birçok neden. Kısaca özetlemek gerekirse, “Kalem bir ilah olsaydı ben Dan Brown'a tapardım.” Son olarak yazar hakkında yazar ile röportaj yapan , Cnn Türk'ün yaptığı röportajı buraya bırakıp kitap hakkında düşüncelerime geçebilirim.

https://youtu.be/X7CwnO5z4lc


Kitap Hakkında ;
Robert Langdon serisinin ikinci kitabının bitirmiş bulunmaktayım. Yaklaşık dört gece ve üç gündüz adeta zaman yaratarak bitirmeye çalıştım. İlk sayfasından son sayfasına kadar olay örgüsündeki aksiyon, adrenalin seviyesini üst düzeye çıkaracak tarzda. Kitabın 9.sayfasında, kitap hakkında şöyle diyor, “Bu romanda bahsi geçen tüm sanat eserleri, mimari yapılar, belgeler ve gizli
ayinler gerçektir.” Büyük heyecan ve merak uyandıran bu satırlar ilerleyen sayfalarda etkisini daha da artırıp uykusuz saatleri beraberinde getiriyordu.

Kitabın baş kahramanı Langdon... Gece yarısında bir telefon alıyorsunuz ve bir ziyaretçiniz olduğunu söylüyor. Langdon, Melekler ve Şeytanlar olduğu gibi yine sırlar dolu bir olayı günyüzüne çıkarmak için tehlikeli ve ürpertici bir oyunun içine girer. Oldukça zeki olan baş kahramanımız Robert Langdon'ın çocukluğu hakkında sayfa otuz üç şöyle diyor, “Langdon çocukluğunda terk edilmiş bir kuyuya düşmüş ve kurtarılana kadar, o daracık alandaki suyun içinde ölümle mücadele
etmişti.” Hayatının ilk çağlarından anlaşılacağı gibi Robert Langdon gerilimler , aksiyonlarla yaşayan biri.

Da Vinci Şifresi adlı kitapta kendisine yol arkadaşlığı eden karakter Sofie Neveu, suikaste uğrayan Jacques Sauniere'nin torunu. Asıl amaç Jacques Sauniere'nin katillerini bulmak iken Robert Langdon üspertici bir suçlama ile karşı karşıya kalır. Peki nasıl kurtulacak? Sofie Neveu ile devam eden sırları çözme, sembolleri yorumlama olayına ilerleyen sayfalarda Leigh Teabing'in katılmasıyla merak seviyesi giderek katlanıyor.


Kitabın içinde geçen bazı dini mitler hakkında yorumlamalar ve belgeye dayalı düşünceler oldukça ilgimi çekti. Örneğin Da Vinci'nin “Son Akşam Yemeği” tablosu hakkında yorumlar, tespitler oldukça bilgilendiriciydi. Ayrıca Mona Lisa olsun, Hıristiyanlık olsun, Magdalı Meryem olsun, birçok değer hakkında düşünceler, tespitler, yorumlamalar ; bu kitabın okumasını fazlasıyla gerekli kılıyor.
İsa hakkında ise şu sözler aklıma kazınanlar arasında, “ Plan buydu. İsa ilk feministti. Kilisenin Magdalalı Meryem'e emanet edilmesini istemişti.” Acayip bir şey değil ama daha önce duymamışlığım şaşırttı sadece.

Langdon ve Sophie.. Tam sonuca ulaşacağız derken, karşılarına defalarca farklı sorunlar çıkar. Polis tarafından aranan ikiliye büyük bir darbede en yakınlarında bulunan birinden gelir. Daha da karmaşıklaşan olaylar ve aranan iki isim Langdon ve Sophie, bu işin içinden nasıl sıyrılacaklarını durmadan düşünür ve bir şeyler yapmaya devam ederler. Fransa da başlayane İngiltere'ye kadar uzanan “Kayıp Kase” bulma girişimi en sonunda Rosslyn'de son bulur. Fazlasıyla merak ettiğim kasenin içindeki figüran ne? sorusu kitabı kısa bir sürede okuyup bitirmeme sebep olan en büyük etkenlerdendi. Ve son .. Biraz üzücü biraz şaşırtıcı ve çokca etki. Kitabın sonu hakkında kısa bir yorum gerekirse, sayfa 487 de Sofie'nin dediği gibi “Tam olarak beklediğim son bu değildi” diyişi özetler nitelikte.


İncelemem bu kadar. Yazım veya imla hatası olmuşsa mazur görün. Buraya kadar okuyup geldiğiniz için teşekkür ederim. Sıradaki kitap Kayıp Sembol' de görüşmek üzere Langdon


İncelememi beğendiğim alıntılar ;

*Ölüm korkusu güçlü bir motivasyon aracıdır. (sf. 21 - Altın Kitaplar Yayınevi)

*Eski çağ insanları, yaşadıkları dünyayı iki yarı halinde düşünürdü,erkek ve dişi. Erkek ile dişi dengelendiğinde dünyaya ahenk gelirdi. (sf 46- Altın Kitaplar Yayınevi)

*Dostlarım, anlayacağınız gibi, dünyadaki kaosun altında bir düzen vardır. (sf 109- Altın Kitaplar Yayınevi)

*İnsanlara, kilisenin yol göstermesine ihtiyacı var, sırtlarını sıvazlayıp şımartmasına değil.
(sf 169 - Altın Kitaplar Yayınevi)

*Kara cehalet bizi yanlış yola götürür.
Ey! Biçare ölümlüler, gözlerinizi açın.
(sf 259 - Altın Kitaplar Yayınevi)

*Bir kitap yazıyorsun, demek ki bilginin paylaşılması gerektiğini düşünüyorsun.
(sf 377 - Altın Kitaplar Yayınevi)

*Bir sorunun doğru cevabı yoksa, tek bir dürüst yanıt vardır.
Evet ile hayır arasındaki gri bölge.(sf 457 - Altın Kitaplar Yayınevi)


İncelemeye burda noktayı koymuş bulunmaktayım. Herkese keyifli okumaları.
495 syf.
Kitabın konusu ve olaylar hakkında yeterince güzel incelemeler yapılmış zaten, ben ayreten bahsetmeyeceğim.

Daha çok kitabı hayatımın nasıl bir evresinde, ne umarak okumaya başladığımdan ve sonuç olarak ne bularak bitirdiğimden bahsedeceğim.

Kitap okumaya uzun bir süre ara vermiştim. Kendi kütüphanemi oluşturmak için kendi evime çıkmayı beklemekten vazgeçtiğim noktada sipariş ettiğim kitapların gelmesini beklerken, aylardır uzak kaldığım kitaplara polisiye ile selam vermeye karar verdim. İlk bakışta klasik bir polisiye olduğunu düşünmüştüm açıkçası. Hemen saracak, akıcı, adrenalin yükselten, zeki bir suçlu ve işlenen suçlar.
Ama okumaya devam ettikçe çok farklı bir şeyin içine düştüğümü gördüm. Tarih, sanat, din, ünlü isimler ve olaylar, hikayeler, semboller, efsaneler, gizemler...
Ben kitabı boş kafayla okuyup, yoluma bakacaktım oysa.
Ama şimdi araştırıp, öğrenecek onlarca alanla başbaşayım. Kitapta geçen pek çok konu hakkında kabaca bilgim vardı çoğu kişi gibi. Bazıları zamanında oldukça merakımı cezbetmişti ama üstüne çok düşünmedim açıkçası. Kitapta o kadar leziz ve ustaca anlatılmış ki her şey, hepsini öğrenmek için ağzımın suyu akıyor desem yeridir.
Zihnim boşalacağına sürekli ve yoğun şekilde düşünüyorum. Günlük hayattan ve dünyadan, kitapla bağdaşan şeyler fink atıyor beynimde.
Biraz dert sahibi olmuş gibi hissediyorum ama bu muhteşem kitaba denk geldiğim için çok memnunum :)
495 syf.
·9/10 puan
Merhabalar polisiye kitapları herkes beğenmeyebilir ancak meraklıların bağımlı olduğu kitap türlerindendir.Da Vinci Şifresi de bu tarzda yazılmış en iyi kitaplardan birisidir.İlk basımı 2003 yılında yayınlandığından beri her zaman en çok satan kitaplar arasında yer buldu.Gizemin,maceranın ve merakın doruk noktada olan kitapta,dini ve sanat tarihi açısından birçok bilgi içermektedir.Tartışmaya açık konular işlendiğinden popülerliğini arttırmıştır.Kitap konu olarak Harvard Üniversite profesörü Robert Langdon Paris’te iş gezisindeyken müdürünün ölü bulunduğu haberinin gelmesiyle ve müdürün cesedinin etrafındaki izlerle dünyaca ünlü tablolardan biri olan Mona Lisa’ya kadar uzanan olağanüstü bir kurguyla yazılmış muazzam bir eserdir.Okurların her sayfasında yeni bir şeyler öğreneceği ve kendilerini bir araştırmanın içinde bulacakları bir eserdir.Kitabın en beğendiğim yanı Gizem ve macera unsurlarını çok iyi sentezlenmiş bir biçimde yer almaktadır kitapta, tarih ve sanata da gerektiği şekilde hatta fazlasıyla değinip, kitabın okurlarına bir şeyler katmasını sağlamasıydı.Filmi olduğunu da öğrendim onu da en kısa zamanda okumaya çalışacağım.
Keyifli Okumalar Dilerim
495 syf.
·10/10 puan
Dan Brown'un okuduğum ilk kitabı bu kitap oldu.Kütüphanede raflar arasında gezinirken gözüme çarptı ve daha önceden namını duyduğum bir kitap olduğu için hemen alıp okumak istedim.Polisiye türü kitaplara pek aşina değilim ama bu kitabı okurken şaşkınlığımı, heyecanımı asla gizleyemedim.Çok akıcı bir dille yazılmış olan kitap Robert Langdon isimli simgebilimcinin yaşadığı maceraları anlatmakta.Okurken kitap içinde geçen mekânların, tarihî yerlerin internet yardımıyla görsellerini bulup inceleyip aklımda kurduğum sahneleri daha da gerçekçi hale getirdim.Daha sonra aynı isimli filmini de izledim ve çok beğendim.
Mutlaka edinip okumanız gereken kitaplar arasında.
495 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Da Vinci Şifresi isimli kitap hiç kuşku yok ki çıktığı ilk günden bu yana dünya genelinde büyük bir etki yaratmıştır. Dünya genelinde en çok satanlar listesinde bir numara olarak listenin başında yerini almıştır. Hatta Colombia Pictures kitabın film haklarını satın alarak bu büyük eseri sinema perdesine taşıyarak bu esere görsel bir anlam kattı. Dan Brown’un Da Vinci Şifresi adlı eseri hiç kuşku yok ki dünya genelinde piyasaya çıktığında Hıristiyanlığın temellerini sarsan öyküsü ile Hıristiyan aleminden büyük tepki görmüştür fakat yinede başta dediğim gibi en çok okunan eserler arasında yerini almıştır.
Da Vinci Şifresi adlı eserin konusuna gelince; Da Vinci Şifresi; Paris'teki Louvre Müzesi'nin müdürü olan Jacques Sauniére'nin cinayetiyle başlar. Müze Müdürü'nün cesedi gerçeği ve bütün dünyanın peşinde olduğu bir sırrın ip uçlarını vermektedir. Sır; Kutsal Kase'nin kendisidir. Ünlü Simge Bilimci olan Robert Langdon'ın, ceseti incelemesi için olay yeri olan Müze'ye getirilir. Fache adında bir polisle inceleme yapacaklardır. Ama Fache'nin amacı başkadır; Langdon'ı tutuklamak. Nedeni ise; Louvre Müzesi Müdürü öldürülmeden önce, Langdon'la görüşmeleri vardır ancak Müdür görüşmeye gelmemiştir. Fache, cinayeti Langdon'ın işlediğini düşünür. Ceseti inceleyen Langdon ünlü ama çok gizli olan bir tarikatın izlerine rastlar. Sion Tarikatı, 1099 yılında kurulmuş gizli Avrupa Cemiyeti ve gerçek bir topluluktur. 1975 yılında Paris'in Milli Kütüphanesi, Sion Tarikatı'nın sayısız bir çok üyesinin isimlerini "Gizli Dosyalar" adı olarak bilinen parşömenleri ortaya çıkarmıştır. Langdon'ın izlerine rastladığı tarikat budur. Cesette bulunan şifreli yazıların ve sayıların çözümü için ise; Kriptoloji Bölümü'nden Sophie Neveu adında bir kadın gönderilir. Gerçek ise; Sophie, Müze Müdürü'nün torunudur. Kimse bu durumu bilmemektedir. Sophie, Fache'nin Langdon'la ilgili planını anlamıştır ve Langdon'ı kurtarmaya karar verir. Sophie, Büyük Babası Jacques Sauniére'nin onun için bıraktığı ip uçlarını müzede bulmaya başlar. Büyük Babası, Sophie'ye Sion Tarikatı'nın simgesini taşıyan bir anahtar bırakmıştır. Anahtar Kutsal Kase'yi bulmalarını sağlayacak kilit taşına götürecektir. Kilit Taşı, Leonardo Da Vinci'nin icatlarından biridir. Rivayetlere göre; Leonardo Da Vinci'nin Kilit Taşı'na benzer bir çok hayata geçmemiş plan ölçekleri vardır.
Kutsal Kase'nin başına gelecekleri tahmin eden Jacques Sauniére, Sophie'yı çocukluğunda eğitmiştir. Ancak Sophie bunu, Kutsal Kase'yi ararken farkeder. Langdon ve Sophie Kutsal Kase'yi ararken, iki cinayet zanlısı olarak aranmaktadır. Bu işleri onlar için oldukça zorlaştırır. Langdon'ın tanıdığı bir Profesör vardır. Kutsal Kase'yle ilgili müthiş bilgilere sahiptir. Profesör'e göre; Kutsal Kase, Bir kase ya da nesne değildir. Leonardo Da Vinci'nin çizdiği "Son Akşam Yemeği" adlı tablo bunu açıkça göstermektedir. Tablo'ya bakıldığında masa da kase olmadığı görülmektedir. Tablo'ya dikkatli bakıldığında ise; Hz. İsa'nın sağ tarafında oturan bir kadın vardır. Bunun Magdalalı Meryem olduğu söylenir. Bazı kaynaklarda da Mecdelli Meryem olarakta geçer. Bir diğer şey ise; eğer Magdalalı Meryem masadaysa, Hz. İsa'nın havarilerinden Yuhanna adlı kişinin eksik olduğu belirtilir. Rivayete göre; Magdalalı Meryem, Hz. İsa'nın eşidir. Hz. İsa çarmıha gerilirken , Meryem hamiledir ve havarileri tarafından güvenli bir yere götürülür. Bir diğer rivayet ise; Kutsal Kase, Kadın'dır. Yani Magdadalı Meryem'in kendisi. Aranan ise; onun mezarıdır. Langdon ve Sophie bunu çözerler ancak bir şey daha vardır. O da Sophie aslında Hz. İsa'nın kanındandır, buna Soylu Kan'da denir. Magdadalı Meryem bir kız çocuğu dünyaya getirmiştir. Sophie'de onun soyundandır. Kilit Taşı'nın yalnızca Soylu Kan'dan olan biri şifresini bilebilir. Şifre yanlış olduğu taktirde Kilit Taşı içindeki parşömeni imha eder. Ama Sophie şifreyi bulamamış, Langdon'ın ise şifreyle ilgili bir tahmini vardır ve o tahmini dener. Kilit Taşı açılır ve içerinden Kutsal Kase'nin olduğu yer yazmaktadır. Yalnız Kase orda değildir. Kayıptır. Kitapta, Magdalalı Meryem'in mezarı Louvre Müzesinde olduğu geçiyor. Kaynaklarda ise bir çok yer ismi veriliyor. Da Vinci Şifresi, 495 sayfadan oluşuyor ve aynı adı taşıyan ve kitaba çok uyumlu birde filmi bulunuyor. Kitabımız Dan Brown’un yarattığı kurgusal karakter olan Langdon serisinin ikinci kitabı olup polisiye severlerin okuması gereken kitaplardan biridir
Eski çağ insanları, yaşadıkları dünyayı iki yarı halinde düşünürdü,erkek ve dişi. Erkek ile dişi dengelendiğinde dünyaya ahenk gelirdi.
Dan Brown
Sayfa 46 - Altın Kitaplar Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Da Vinci Şifresi
Alt başlık:
Dünyanın En Çok Satan Romanı Gençler İçin Uyarlandı
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752122260
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Da Vinci Code
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Eğer ben ölürsem gerçek ebediyen yok olacak... Bu sırrı açıklamalıyım.

Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon, bir konferans için Paris'teyken, dünyanın en ünlü müzesi Louvre'un müdürü olan Jacgues Sauniére ile de buluşacaktır. Fakat Sauniere randevuya gelemez, çünkü gece yarısı müzede ölü bulunmuştur. Langdon ve Fransız kriptoloji uzmanı Sophie Neveu, cesedin etrafında buldukları anlaşılmaz izleri takip ederek bu garip esrar perdesini araladıkça, ipuçlarının onları Da Vinci'nin ünlü bir tablosuna götürdüğünü keşfederler. Langdon bu garip bağlantıyı çözmeye çalışırken bir anda kendini cinayetin bir numaralı şüphelisi olarak bulur. Fakat tek sorun bu değildir: Atacakları her adımı önceden bilen esrarengiz ve zeki bir adam da onlar gibi bu gizemin peşindedir. Aydınlatmaya çalıştıkları bu tehlikeli sırrın yüzyıllardır tarihin derinliklerinde gizlendiğinden şüphelenen Langdon ve Neveu, bu karmaşık bilmeceyi çözemezlerse, büyük yankılar uyandıracak bu çok eski gerçek sonsuza dek kaybolacaktır.

Kitabı okuyanlar 32bin okur

  • oguz Akçay
  • Nazlı Yılmaz
  • Neslihan Yılmaz
  • Tolga
  • Sezin Demir
  • Mustafa Çömlekçi
  • Hasan Mert Kısacık
  • Burcu Alsancak
  • s.demirci
  • Yunus Emre Ağırman

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (8)
9
%0.1 (4)
8
%0 (2)
7
%0 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları