Dağlar ve Rüzgar (El Yazısıyla Şiirler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3039
Gösterim
Adı:
Dağlar ve Rüzgar
Alt başlık:
El Yazısıyla Şiirler
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750841156
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Dağlar ve Rüzgar
Dağlar ve Rüzgar
Dağlar ve rüzgâr
Dağlar ve Rüzgâr
Dağlar ve Rüzgar
Dağlar ve Rüzgâr’ın bu özel baskısında Sabahattin Ali’nin şiirlerinin farklı arşivlerde bulunan el yazmalarıyla, kitap olarak yayımlanan biçimleri karşılaştırılarak farklılıklar gösterildi.



Şiirlerin sonuna eklenen Notlar’da şiirlerin yazıldığı tarih, yer, yayımlandığı dergi, gönderildiği kişiler vb. bilgilerle birlikte Sabahattin Ali’nin mektuplarında şiirleri hakkında yazdıklarına da yer verildi.



Sabahattin Ali’nin yaptığı değişikliklerin izini sürmek ve şiirlerini el yazısından okumak isteyenler için Dağlar ve Rüzgârhoş bir sürpriz.



Bütün gayretime rağmen kendimi lirik bir mecradan boşaltmak ihtiyacını duydum: İşte böylece şu son aylar içinde beş on manzume meydana geldi. Belki kıyamadığım için, bunları, eskilerden de birkaç tane ilave ederek neşrettim. Bunu yapmakla sahamın haricine çıkmadığım kanaatindeyim, çünkü bu şiirler de uzun bir hikâyenin parçalarıdır, uzun ve ebedi bir hikâyenin... -Dağ Şiirleri, 1932



(Tanıtım Bülteninden)
144 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Okuduğum için kendimi şanslı hissettiğim bir eser oldu DAĞLAR VE RÜZGAR. Eser ciltli olup, özel baskı olarak yayımlanmış. Sabahattin Ali'nin şiirlerini hiç okumamış biri olarak bir başlangıç yapmış oldum bu kitapla.

İçerik Sabahattin Ali'nin arkadaşlarına gönderdiği, dergilerde yayımlanan ve arşivlerde bulunan şiirlerinden oluşuyor. Nerede yazıldığı, kime gönderildiği, şiirin hangi kaynaktan alındığı gibi her detaya yer verilmiş kitapta.

Şiirlerin birçoğu Konya, İstanbul, Sinop ve Ankara'da yazılmış. Sabahattin Ali'nin Konya ve Sinop Hapishanesinde yazmış olduğu, günümüzde hala dinlediğimiz Aldırma Gönül ve Göklerde Kartal Gibiydim şiirleri de ''HAPİSHANE ŞARKILARI'' olarak bulunuyor kitapta.

Kendisini bir şair olarak görmüyor ve yazdıklarını beğenmiyor. Tabii bazen dostlarından da eleştiriler alıyor. Sen beğenmesen de şiirlerini, biz çok sevdik CANIM SABAHATTİN ALİ... Daha yıllarca okur ve dinleriz.

Ah bir tanesi var ki sona sakladım! 10 Aralık 1931'de Konya'da yazılmış olan ÇOCUKLAR GİBİ şiiri her zaman en sevdiğimdir. Bilmeyen yoktur gerçi ama Sezen Aksu'nun muhteşem yorumuyla, bir kez daha dinlemek istersiniz belki...
http://www.youtube.com/watch?v=OZ-W9sKJKHg

Şiir severlere tavsiyedir. Keyifli Okumalar dilerim...
180 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Bildiğiniz üzre Sabahattin Ali'nin ölümünün üzerinden 70 yıl geçmesi  eserlerinin telif hakkı kalkıp, kamuya mal olması sebebiyle bir çok yayınevi bu eserleri basmaya başladı. Üzülerek söylüyorum ki bazılarının kapak tasarımı beni üzdü, utandırdı. "Böyle olmamalıydı..." dedim. Ama yine de elit şekilde davranan yayınevleri de yok değil. 

Kopernik Kitap'ın Sabahattin Ali'nin şiirlerinin bulunduğu bu baskısını kaliteli bulduğumu söylemek isterim. Gerek kapak tasarımı, gerekse onun hakkında kitabın başında yer alan bilgi hoşuma gitti. 

Sabahattin Ali'nin doğumundan katline kadar yaşamı ayrıntılı ve objektif bir şekilde kaleme alınmış. Bu bir emektir ve yazara verilen kıymeti gösterir. 
Sabahattin Ali'nin şiirlerinden kısaca bahsetmek istiyorum. O bir çok şiirlerinde mısraları kısa tutmuş. Kafiyeli ve kolay anlaşılır tarzı var. Ama her birinde zor bir yaşamın, acıların izlerini görmeniz mümkün. En derin ve üzücü olanlar hapishanede yazdıkları sanırım. Ve kimisini onun olduğunu bilmeden dinlediğimiz şarkılar varmış ki; bu da şiirlerinin duygu yüklü, samimi olduğuna bir başka işaret. 

Kısacası bu kitabı, bu baskıyı sevdim ve gönül rahatlığıyla önerebilirim. 
41 syf.
·1 günde·Puan vermedi
1930’lu yıllarda yazılmış şiirler ve günümüz de bile severek dinlediğimiz Zülfü Livaneli, Sezen Aksu, Nükhet Duru, Volkan Konak, Ali Kocatepe, Ahmet Kaya, Edip Akbayram, Grup Çağrı, Sevinç Eratalay, Banu Kırbağ ve sayamadığım bir çok sanatçının söylediği şarkıları olarak önümüze seriliyor.
144 syf.
·Beğendi·9/10
İyi ki bu dünyadan bir Sabahattin Ali geçti..

Geçen yıllarda Sinop cezaevinde şiirlerinden bestelenen şarkıları ve heryerde asılı duran şiirleriyle gezerken içim bambaşka duygularla dolmuştu. Bu kitapta bu duygu selini tekrar yaşayabilmenin güzelliğini tattım..

Bir çok şiirini bilmeme, ezber etmeme ve bestelenmiş hallerini dinlemeye doymamama rağmen ilk kez bir şiir kitabını baştan sona okuma fırsatı buldum.

Yapıkredi'nin çok iyi bir derlemesi ve baskısı söz konusu ve bu kitabı okuduğum için kendimi çok şanslı hissettim. Sabahattin Ali'nin kendi el yazısıyla yazdıklarının ve şiirlerin dergi, gazete ve mektuplardaki serüvenlerini içeren kısa notların bulunduğu kitap tam olarak arşiv değeri taşıyor.

Hece ölçüsü kullanan, halk şiiri yazan şair bazı şiirlerinde kendisiyle aşık atışması yapıyor gibi hissettiriyor okuruna. Yaşamındaki değişiklikleri ve bu dönemlerdeki haleti ruhiyesini şiirlerinden çok iyi anlayabiliyoruz.

Bir yanda umutsuz aşık, bir yanda aşktan coşmuş, öte yanda aşkının hasretiyle yanmış, bir diğerinde ölümü bekleyen bir Sabahattin Ali...

Özellikle hapishanede yazdığı şiirlerdeki yoğun ölüm düşüncesi ve buna rağmen hayatın güzelliğinden kopmayan bir Sabahattin Ali...

#okuyunuz efendim
Sabahattin Ali şiirlerini ilk önce dostlarına ve ailesine okuturmuş. Şiirlerini en çok gönderdiği kişi de Ayşe Sıtkı İlhan'dır. Şiirlerini gönderirken de onları kötü bulduğunu söylermiş. Kendi şiirleri hakkındaki değerlendirmesi olumsuz olsa da eşi Aliye Ali ve Pertev Naili Boratav şiirlerini beğendiklerini söylerler. Hatta Pertev Naili Boratav şiirlerinin yayımlanması için aracılık eder. Ondan yeni şiirler bile ister.
Ama maalesef şiirleri pek ilgi görmemiştir. Ve tabi ki "Kürk Mantolu Madonna" kitabının etkisiyle Sabahattin Ali, bestelenen şiirleriyle gündeme gelmiştir. Dağlar ve Rüzgar yayınlandığında eleştirmenler "iyi bir şair olacağını" düşünmüşlerdir. Yaşar Nabi Nayır onun için şu sözleri söyler : " Sabahattin Ali'de iç cevher vardır. Yapmacığa ve gülünce düşmeden halk tarzında şiirler yazabilmesi onun hesabına kaydedilecek büyük bir muvaffakiyettir."
Benim ise en sevdiğim şiiri, bestelenip Nükhet Duru'nun seslendirmiş olduğu "Eskisi Gibi" şiiri.
144 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Sabahattin Ali sadece bir yazar değil, aynı zamanda çok güzel şiirleri olan bir şairdir. Bu kitap YKY tarafından basılmış, özel bir baskı. Kitabın bir yönünde eski dilde yazılmış şiirleri el yazısının görseli yer almaktadır. Diğer yönde şiirlerin günümüz hali yer almaktadır. Bunun yanında şiirlere dair bilgiler bizimle paylaşılmış.
Özel bir baskı olduğu için YKY'de yeni bir baskı yok. 2018'de YKY-Sabahattin Ali külliyatına eklediğim bir kitap oldu. Bütün Şiirleri kitabı yanında bu kitabın ben de olması mutluluk verici. Sabahattin Ali şiirleri gayet doğal şiirlerdir, yapaylık yoktur. Doğa vardır, aşk vardır, ayrılık vardır, sitem vardır, sitayiş vardır. Geleneklere bağlı kalınarak yazılan şiirlerden yana tarafım var.
144 syf.
·Puan vermedi
Bugün özel bir gün olduğu için ben de özel bir kitap seçmek istedim.
Sabahattin Ali bilinenin aksine şiirle başladı aslında edebiyat hayatına.O şiirlerinin kafiyesiyle,dizimiyle,kelime seçimleriyle adeta bir yeni zaman Karacaoğlan’ı olmuştu.Bir ozan gibi ciğerinden kopup gelenleri sundu bize.Şiirleri kaderi oldu.Sanki geleceği görmüşçesine yazdı.Ve giden güzel insanların ilki de o oldu.

Başına gelecekleri bilse çıkar mıydı bu yolculuğa?Bırakır mıydı ardında canından çok sevdiği güzel kızı Filiz’ini...
Ama duramazdı buralarda işte.Elini hangi işe atsa kurutmuştu.Defalarca hapse girip çıkmıştı.Çalıştığı gazeteler yasaklanmıştı.Sokakta Aziz Nesin ile dergisini satmıştı,kitapları toplatılmıştı.Adım başı yanı başında bir polis tarafından izleniyordu.Rahat vermediler topraklarında ona.En iyisi gideyim de unutturayım kendimi,dedi.
Hapisten tanıdığı bir arkadaşı birini önermişti ona,beraber Bulgar sınırına kadar gelecekti,oradan kendisi Avrupa’ya geçecekti.Bu kişinin katili olacağını bilse kabul eder miydi?

Ne severdi bahar aylarını...Bu yüzden demedi mi ‘Mayıs ayların gülüdür.’ diye?Ama bir mayıs daha görmeden aldılar canını.
Görmüştü sanki ileriyi,görmüşçesine demedi mi:

“Başım dağ saçlarım kardır,
Deli rüzgarlarım vardır,
Ovalar bana çok dardır,
Benim meskenim dağlardır.”

Bir dağ başında aldılar canını kafasını sopayla ezerek, bir mezar taşını bile çok gören hain bir ruh bıraktı onu orada ölümünün üzerinden 8 ay sonra bulundu kemikleri bir çoban tarafından,bavulunda kalan eşyalarından ve yarım kalan hayallerinden tanıdılar onu.

Sanki bilmişcesine yazmıştı yıllar öncesinden; “Bu ölü topraklar da hiçbir şey ölmek ve öldürmek kadar kolay değildir’ diye.

Götürdüler morga,sonra ne mi oldu? Kemiklerini bile çaldılar! Ant içmişcesine vermeyeceğiz onu size,diye! Katilinin şu an bile bir ajan mı yoksa satılmış bir kiralık katil mi olduğu hala belli değil. Cinayetin ardından hesaplanmışcasına 4 yıl yatıp af ile çıkması düşündürsün dursun bizi.

Sabahattin Ali severdi.İnsan severdi,çocuk severdi,dağı taşı severdi.Sevdiği için daha iyi olun isterdi.İstedi.O bir fikir adamıydı.Sıkıştırmayın onu aşk romanları arasına.Görün görünenin arkasındakileri görün.Kuyucaklı Yusuf’a aşk romanı,Kürk Mantolu Madonna’ya bir sevda hali deyip geçmeyin.Görün onun gördüklerini,Anadolu’nun harap halini,insanın ezilmişliğini görün.O gördü,gördü de konuştu,konuştu,doğru konuştu barınamadı 9.köyde!

Cumhuriyet tarihinin ilk faili meçhul cinayetine kurban gitti. Şimdi bizler onu öldürenleri hatırlamıyoruz belki ama onu daima hatırlayacağız.Şimdi neredesin bilmem ama her zaman saygı,sevgi ve en çok da hasretle kalbimdesin.
41 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Ahmet Kaya, Edip Akbayram, Volkan Konak...
En sevdiğimiz şarkıların bestecileri...
Ve bu şarkıların sözleri Sabahattin Ali' nin şiirleri...
Başucumda duran kitap, şiirlerin hepsi çok güzel.
Sabahattin Ali' nin hangi kitabı kötü ki ?
"Sözün şiirlerin mükemmelidir".
144 syf.
·Beğendi·10/10
Sabahattin Ali şiiri nedir ve nasıl şekillenmiştir diye soracak olursak, bu eser bunu tam karşılığını verdi. Şairin farklı kaynaklardan elde edilen birbirinden farklı el yazmaları da bu eserin içinde tıpkı basım olarak yer almaktadır. Şairin eserin vücuda gelişinde ki süreçte neleri değiştirdiğini, şiirini nasıl şekillendirdiğini aynel yakın görebiliriz.
144 syf.
·10/10
Sevgili Sabahattin Ali dertleşmek istedim seninle. (15 Aralık 2018)
Geçen yıl öğretmenler gününde kendime hediye almıştım Dağlar ve Rüzgar isimli el yazının da içinde bulunduğu şiir kitabını.
Zaman geçiyor, günler bitiyor, insanlar azalıyor, yalnızlık baki sevgili yazar.
O gün bu kitabı kendime hediye alırken hayatının bir bölümünün geçtiği Sinop Cezaevi’ne gelip kaldığın koğuşta kitabınla fotoğraf çekileceğim aklımın diğer ucundan geçmezdi.
Ama bak nereden nereye... Hayatta hep böyle.
Dün ne olanlar bugün ne. Dün yanında olanlar bugün hiç. !!!

Sınırlı zamanda gezdiğim, herkes giderken ek süre talep edip orada geçirdiğim zaman zarfını uzattığım hapishane koridorlarında senin o duvarlara bakarken neler hissettiğini anlamaya çalıştım. Kafanı kaldırıp şehrin göğüne bakarken benim İstanbul’da geçirdiğim günler gibi acı duymuş muydun? Kaç tonda umutsuzluk içeriyordu acaba senin mavi bulutların? Bak görüyor musun yoldaşız seninle yine... İstanbul’da benim için bir hapishane...
Var olan gürültü, kargaşa, kaostan mı dert yanayım gördüğüm mutsuz insan profillerinden mi? Sevgisizlik, umutsuzluk insanların üstlerine örtülmüş bir örtü. Kimi kendini kandırıyor, kimi rol yapıyor, kiminin de elinden bir şey gelmiyor ya neyse. İstanbul nefes aldırmıyor bana da sevgili Sabahattin Ali. Çıkış anahtarı nerede bu şehrin?

Kaybolmak bildiğin şehirde ya da bir el atmak hayalindeki yerlere... Yeşili bol, denizi mutlaka, kulaklarda müzikle salınan dalga sesleri olmadan olur mu?
Sevgi, saygı, nezaket olmazsa olmaz, hoşgörü güzel yaşam için altın kural.
Çocuklar, kediler, kitaplar... Başka? Başkası olmaz mı uzar da gider be sevgili yazar. Elimizde avucumuzda hayallerden bol ne var. Başka bir gün yine dertleşmek niyetiyle benden bu kadar vesselam. :))

Tekrar gelmek Sinop’a, bir şiir yazmak; hapishanenin bahçesinde otururken, dalga sesleri kulağımda... Adı Umut olsun, güzel günler umuduyla...
144 syf.
·Beğendi·9/10
Her şiirin bir hikayesi, bir anısı vardır. Kime yazıldığı, nerede yazıldığı, nasıl yazıldığını hep merak ederdim. Bu kitapta da hikayesini anlatmış işte. Öykülerinde olduğu gibi şiirleri de aşk, yalnızlık, umutsuzluk, karamsarlık doludur Sabahattin Ali'nin. İlk hapis cezasını da bir şiir yüzünden almıştır .Diğer kitabı olan "Bütün Şiirleri" kitabını okumanız daha faydalı olacaktır.
Hey bir zaman bakıp bakıp
Seyrine doyamadığım!
Şimdi gurbette bırakıp
Sesini duyamadığım!

Evde kapanıp kaldın mı?
Seyrana çıkıp güldün mü?
Başkalarının oldun mu?
"Benimsin!" diyemediğim!

Akıtıp gözüm yaşını
Hatırlarım gülüşünü;
Kıvırcık saçlı başını
Göğsüme koyamadiğım!

Dik yamaçların selisin,
Sen benden daha delisin,
Şimdi kimlerin kulusun?
Başını eğemediğim!

Nasıl vurgunum bilirdin,
Niçin benden yüz çevirdin?
Kimlerin koynuna girdin?
Öpmeğe kıyamadığım!

1932
Başım dağ saçlarım kardır,
Deli rüzgarlarım vardır,
Ovalar bana çok dardır,
Benim meskenim dağlardır.

Şehirler bana bir tuzak,
İnsan sohbetleri yasak,
Uzak olun benden, uzak,
Benim meskenim dağlardır.

Kalbime benzer taşları,
Heybetli öter kuşları,
Göğe yakındır başları;
Benim meskenim dağlardır.

Yarimi ellere verin;
Sevdamı yellere verin;
Elleri bana gönderin:
Benim meskenim dağlardır.

Bir gün kadrim bilinirse,
İsmim ağza alınırsa,
Yerim soran bulunursa:
Benim meskenim dağlardır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dağlar ve Rüzgar
Alt başlık:
El Yazısıyla Şiirler
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750841156
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Dağlar ve Rüzgar
Dağlar ve Rüzgar
Dağlar ve rüzgâr
Dağlar ve Rüzgâr
Dağlar ve Rüzgar
Dağlar ve Rüzgâr’ın bu özel baskısında Sabahattin Ali’nin şiirlerinin farklı arşivlerde bulunan el yazmalarıyla, kitap olarak yayımlanan biçimleri karşılaştırılarak farklılıklar gösterildi.



Şiirlerin sonuna eklenen Notlar’da şiirlerin yazıldığı tarih, yer, yayımlandığı dergi, gönderildiği kişiler vb. bilgilerle birlikte Sabahattin Ali’nin mektuplarında şiirleri hakkında yazdıklarına da yer verildi.



Sabahattin Ali’nin yaptığı değişikliklerin izini sürmek ve şiirlerini el yazısından okumak isteyenler için Dağlar ve Rüzgârhoş bir sürpriz.



Bütün gayretime rağmen kendimi lirik bir mecradan boşaltmak ihtiyacını duydum: İşte böylece şu son aylar içinde beş on manzume meydana geldi. Belki kıyamadığım için, bunları, eskilerden de birkaç tane ilave ederek neşrettim. Bunu yapmakla sahamın haricine çıkmadığım kanaatindeyim, çünkü bu şiirler de uzun bir hikâyenin parçalarıdır, uzun ve ebedi bir hikâyenin... -Dağ Şiirleri, 1932



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 375 okur

  • Emrullah Ayaz
  • Aylin ÖZDOĞAN
  • Kaan gürbüz
  • Haktan Aksoy
  • Esma Altunel
  • Habibe
  • Eda Kaplan
  • D.EFEOĞLU
  • Kitap-Cümleleri
  • satırarası_

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40.2 (49)
9
%17.2 (21)
8
%18.9 (23)
7
%4.1 (5)
6
%0.8 (1)
5
%0
4
%0.8 (1)
3
%0
2
%0
1
%0.8 (1)