Gökten düşen er geç toprağa karışır. Bu yağmur ve insan için de aynıdır. Yağmur gökten toprağa, insan topraktan toprağa düşüp ölüme kavuşuyor. Cok dogru keske herkes farkında olsa bunun..
Hani bir kitabı okuduktan sonra o kitap sizin için artık bir kitaptan daha fazlasıdır ya hani işte öyle...
Kitap bitti, kalbimde tarifi imkansız bir burukluk var, sanırım birazda okuduğum zamanlama
Arkadaşımla her kitap gördüğümüz de ilk yaptığımız şey kitabı sanki bir gelenekmiş gibi rastgele açtığımız bir sayfa da gözümüze çarpan ilk cümlenin aslında bizi anlatan ya da bir işaret olan bir
〰️Dağlım|İbrahim Çolak〰️ @ihtiyarkitabevi
Yazarı Twitter paylaşımlarıyla tanıma fırsatım oldu. İlk karşılaştığım cümlesi de kendisinden çok sık alıntı yaptığım ve çokca sevdiğim “Kalp kırmayı, gönül
Bazı kitaplar vardır onları okuyup geçemezsiniz. Kavga edersiniz kitapla, olmaz dersiniz. Senin dediğin dünya burası değil...
Sizin siteminize gülümser kitap, daha da hiddetlenirsiniz. Sabır der sanki kolunuza girer de, az bi dur hele daha başındasın yolun diye.
Sayfaları ardı ardına çevirmeye başladıkça ise ikna olmaya başlarsınız. Sevgi ve merhametin en iyi cerrahlar olduğuna...
Hayat damarlarımızı koptuğu yerden onarır. Sarar sarmalarlar. İyileşir kalbimiz. Hayretimiz artar. Tefekkür etmeye başlarız. Aslında öyle değilmiş bak der, bize sayfalar ilerledikçe kitap. "Bu dünyayı çok da kafana takma!" " Hüzünlü gönlümüzün huzur bulması ve kavuşmalar için son adresimiz hakikat yurdudur." Senin kavgan boşa diye, gönlümüze dokunur... Gönle dokunan her ne var ise o bizim baharımız olur. "Ben dönmeyebilirim, sen çiçek açmaya devam et!" Dağlım diyor yazar...
Dağlım, bahar kokulum.
"Gidecek yerim kalmadığında değil, ilk fırsatta kapını çalacağımı bilmeli ve beni beklemelisin." Diye bitiriyor son satırlarını... Bir kitap okumuyorsunuz işte, yazarla karşılıklı çay içiyorsunuz kitabın sonunda. Öyle sevgi dolu kalkıyorsunuz ki masadan, sanki tüm mevsimler bahar, tüm dünya Aşk kokuyor... Teşekkür ediyorum bize Aşkı, bize baharı yaşatan kıymetli abimiz İbrahim Çolak namı diğer İhtiyara...
Bazı kitaplar vardır, onları okuduğunuz zaman madden veya mânen bir birikiminiz olmaz ama kalbinizde bir yere dokunur. Merhamet diye bir güzelliği hatırlatır, bir dağ esintisi, bir çiçek kokusu gelir sanki öteden. İşte öyle bir kitap Dağlım...
Edebiyat dünyasına farklı bir bakış açısı getirmiş yazar İbrahim Çolak.
Samimi üslubuyla gönüllere taht kuran, yıllar geçse de unutulmayacak, okunulası bir kitap.
Yüreğe dokunan her bir satırıyla okunmaya hatta her satırının altı çizilmeye ve bir yerlere yazılmayı çoktan hak eden bir eser.
Şöyle başlıyor kitap;
“Şu uzun ömrümün en güzel ah’ına, Dağlıma…”
Bir Ah! cekerek bitirmek kitabı...
O kadar naif ve güzel duygularla yazılmış ki kitap,bitirmek istemiyor insan
Ve son paragraf şöyle bitiyor:
Oturduğum çay ocağı,dünyanın öbür ucu kadar ıssız ve karanlık.Gerçek şu ki bir de " Altın Hızma" çalıyor usulcacık.İçimi parçalayan bi acı olmasa,senin gerçek olduguna inanmayacağım.Elimde tuttuğum çay bardağı soğumuş,gözyaşlarım sıcak.Yüreğimin acıya dayanıklı olduğunu sanırdım.Saçlarıma dolan rüzgâr,yollarıma düşen uçurum,gönlüme vuran aşk.Ve ahh... Trabzon otogarı...
Kitabı okurken bir gün ben de böyle sevilir, böyle özlenir miyim, derdim hep. Öyle içten cümleleri vardı ki... İnsanın büyüsüne kapılıp gıpta etmemesi imkansız. Sevdiğine sevdiğini, dertlerini, özlemini, sitemini, dualarını aktarışı, bunu yaparken kendine özgü kullandığı imgeleri...
Trabzon doğumluyum. 69 yılının, karlı bir kış günü Adapazarı’na taşındığımızı hatırlıyorum. Çocukluğum, yeni yetmeliğim, delikanlılığım, anne ve babamın mezarı, hatıralarım, Arnavut kaldırımlı sokaklarda top, düğünlerde halay oynamalarım ve gönlümün attığı şehir 99 depreminde ta dibinden sarsılınca iki yıl kadar İstanbul’da ikamet ettim. Sonra yine, iki yıl kadar Adapazarı. 2003 yılı mayıs ayından beridir de Ankara’dayım. Merhamet hamurunun bir arada tuttuğu, 9 kardeşli bir aileye mensubum. Uzunca bir süre amatör futbol oynadım ve atletizm yaptım. Epeyce okudum lakin diplomam yok. 22 yıllık evliyim, biri kız, üç evladım var.
Sosyal medyada hakkında taciz İhtiyar Yayınevi sahibi yazar İbrahim Çolak intihar etti.