Adı:
Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar
Baskı tarihi:
Temmuz 2003
Sayfa sayısı:
171
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750703232
Kitabın türü:
Çeviri:
Eren Yücesan Cendey
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
'Yolculuğun, bütün ruhsal süreçler gibi seni henüz tanımadığın birisi ile karşılaştıracaktır. Bunun ne zaman gerçekleşeceğini, hatta gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilemezsin. Onunla karşılaşmaya hazır olduğunu hissettir, yeter. Ama karşına çıkacak Yüz'ü tanımadığın gibi, ne kurallar koyabilir, ne önceden belirlenmiş bir randevu verebilirsin. Arayış seni bir kırılganlık, bir soyunma durumuna sürükleyecektir ki, arayıştan uzak kalmış kişilerin beklediği hiç de bu değildir aslında. Hiçbir şeyden emin olma, emin olduğun bir şey varsa ondan vazgeç.'
Susanna Tamaro, sevginin ateşi ve ruhun rüzgârı olmadan hiçbir yere varamayacağımızı, günlerimizi sıradan bir tutsaklıktan kurtaramayacağımızı söylerken bir kez daha okurların içini ısıtıyor, yüreklerine sesleniyor. Tamaro ile yirmi yaşlarında bir genç kızın bir yıl süren hayali mektuplaşması üzerine kurulu kitapta, ünlü yazar, hayatla baş etmekte zorlanan bu genç kıza açık ve neşeli bir üslupla, insanlığın ortak dilini kullanarak, sıkıntı çektiği konularda yardımcı olur, kendi içselliğine yönelmesini ve kendi duygularını keşfetmesini, bunu yaparken de acı, karamsarlık ve sıkıntıdan korkmamasını söyler. Susanna Tamaro, aslında ona kendi kişisel ve manevi deneyimini aktarmakta, kendi geçtiği yolları anlatmakta, kendi ruhunun kapılarını açmaktadır.
Umursamazlık kanseri bütün derin duyguları kemirmiş....Kitap bence tam olarak bu sözün ekseni etrafında dönüp durmuş. İnsanlar ve hayata karşı kayıtsızlıkları bunla; bakıp göremediklerimiz, gördüğümüz halde sustuklarımız ,kendimize koyduğumuz sınırlar ve tabi yargılamadaki üstün becerimiz var bide:) neden böyleyiz?

Kitap içerik olarak da iki kadının mektuplaşması üzerine
yapılan bir kurgu ile ilerlemekte. Yazar yazdıkların da insanın genel kendi ruhun da yapacağı iyileşmeyle bütün insanlara ve hayatına güzellikler getireceğini bunun tabi ki de en büyük kaynağının sevgi ve inanç olduğunun üstünde duruyor. Sürekliliği olan kişisel gelişim tadında güzel bir kitap ve okurken genelde düşündüğüm yazarlar yazdıkları ya da kurguladıkları hayatlar biraz çalıntı gibi değil m? Bu yüzden yazar yaşadıkları yani hayatının etkisinde dolu dolu hayatların içinden gerçeklerle yazmış.
Son olarak da kitapta hep insanların ne kadar kötü oldukları yani her şeyi nasıl tükettikleri üzerine hep yazmış tabi ki de çok haklı ve doğru eleştiri ve tespitleri var ama artık bu tür imkansızlık ve umutsuzluk üzerine düşünceler çok fazla oldu sanki yani sormak istiyorum iyi ve güzel insan hiç mi kalmadı?
Yazarlar ,kitaplar gazeteler, haberler vb. herkes kötü insandan yakınıyor. Bu kadar kızıp öfkelendiğiniz insanlar değil misiniz! Ne yani güzel olan hiç bir şey kalmadı mı?

Bence kaldı ve hep kalacak:)


Keyifli okumalar.
susanna tamaro'yla bu kitapla tanıştım. iki kadının: bir genç biri yetişkin birbiriyle olan mektuplaşmasını konu alıyor. güzel betimlemeleriyle ve anlamlı öğütleriyle yazar harika bir yapıt oluşturmuş. kendi dilinden anlatması kitaba daha hoş bir hava vermiş. bir solukta bitirebileceğiniz akıcı ve güzel bir kitap.
Hiç durmadan " Gençler terbiyesiz, açgözlü..." denip duruyor. Bir kişide çıkıp. " İyi ama neden böyleler? Onlardan ne beklenebilirdi ki? Beşikten beri bütün çöplüğümüzü üzerlerine boca ettik; şimdi de pis kokuyorlar diye yakınıyoruz," demiyor.Kimse utanmıyor, kimse özür dilemiyor.Umursamazlık kanseri bütün derin duyguları kemirmiş.
Altyapısı yapılmamış bir eve çatı kondurulamaz. Oysa pek çok kişinin peşinde olduğu şey tam da bu. Duvarları inşa etmek için hiçbir çaba göstermeden korunaklı bir yaşam arzulamak.
" İyi düşünceler adına on milyonlarca insan öldürüldü ve dünya hala daha iyi bir yer haline gelmedi; hatta tam tersi oldu."
Ne yazık ki insanın sergilediği ruh hali birleşme ve bütünleşme değil, yağmalamaya yönelikti.
Yaşam puanlar toplayarak ilerleyen bir oyuna benziyor; bazı şeyler kazandırıyor, bazıları kaybettiriyor.Fazla eksi puan topladığın zaman oyundan atılıyorsun.
İçinde yaşadığımız dünya açık hava çöplüğüne döndü ve bizler pis kokan bu evrende ayakta kalmaya uğraşan böceklerden farklı değiliz. Büyürken kendinizi geliştirebilmemiz için size sunulan yollar bayağılık ve dar görüşcülükten başkası değil.
" Eğer' ler dünyası bir girdap, bir hortum, bir kara deliktir. İnsan bir an dengesini yetirirse, içine yuvarlanmaması olanaksızdır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar
Baskı tarihi:
Temmuz 2003
Sayfa sayısı:
171
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750703232
Kitabın türü:
Çeviri:
Eren Yücesan Cendey
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
'Yolculuğun, bütün ruhsal süreçler gibi seni henüz tanımadığın birisi ile karşılaştıracaktır. Bunun ne zaman gerçekleşeceğini, hatta gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilemezsin. Onunla karşılaşmaya hazır olduğunu hissettir, yeter. Ama karşına çıkacak Yüz'ü tanımadığın gibi, ne kurallar koyabilir, ne önceden belirlenmiş bir randevu verebilirsin. Arayış seni bir kırılganlık, bir soyunma durumuna sürükleyecektir ki, arayıştan uzak kalmış kişilerin beklediği hiç de bu değildir aslında. Hiçbir şeyden emin olma, emin olduğun bir şey varsa ondan vazgeç.'
Susanna Tamaro, sevginin ateşi ve ruhun rüzgârı olmadan hiçbir yere varamayacağımızı, günlerimizi sıradan bir tutsaklıktan kurtaramayacağımızı söylerken bir kez daha okurların içini ısıtıyor, yüreklerine sesleniyor. Tamaro ile yirmi yaşlarında bir genç kızın bir yıl süren hayali mektuplaşması üzerine kurulu kitapta, ünlü yazar, hayatla baş etmekte zorlanan bu genç kıza açık ve neşeli bir üslupla, insanlığın ortak dilini kullanarak, sıkıntı çektiği konularda yardımcı olur, kendi içselliğine yönelmesini ve kendi duygularını keşfetmesini, bunu yaparken de acı, karamsarlık ve sıkıntıdan korkmamasını söyler. Susanna Tamaro, aslında ona kendi kişisel ve manevi deneyimini aktarmakta, kendi geçtiği yolları anlatmakta, kendi ruhunun kapılarını açmaktadır.

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Elif ilay
  • sanem cubukoglu
  • Zeitgeist
  • Gülay
  • Emrah KELEŞ
  • Ayşe Küçük
  • Aydın Beyhan
  • Aslı Nur Akaydın
  • Uğur ayan
  • CEYLAN GÜNEŞ KARAKAYA

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.2
14-17 Yaş
%4.2
18-24 Yaş
%4.2
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%29.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73
Erkek
%27

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.5 (5)
9
%7.7 (1)
8
%23.1 (3)
7
%15.4 (2)
6
%7.7 (1)
5
%0
4
%7.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0