Adı:
Dante Denklemi
Baskı tarihi:
Haziran 2020
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057649485
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dante’s Equation
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
Baskılar:
Dante Denklemi
Dante Denklemi
Kitap Açıklaması
Haham Aharon Handalman, Tevrat'ın şifreleri üzerindeki uzmanlığı sayesinde bir adamın ismini ortaya çıkarır:

Yosef Kobinski. Bu adam kimdir? Tanrı neden onun ismini kutsal kitaba koymuştur? Handalman cevapları bulmak için bir araştırma başlatır ve Kobinski'nin sadece bir bilge değil, aynı zamanda insanlık tarihinin belki de en önemli çalışmasını yazan muhteşem bir bilim insanı olduğunu öğrenir.

Jill Talcott, Seattle'daki laboratuvarı esrarengiz bir şekilde patlatıldıktan sonra Kobinski'nin çalışmalarının peşine düşer.

İş ortağı ve Kobinski'den çok etkilenen bir yazarla birlikte, Handalman'ın ardından Polonya'ya gider. Kobinski'nin geçmişini Auschwitz yakınlarındaki bir ormana kadar izleyen araştırmacılar, orada inanılmaz bir olayla yüzleşir: Kobinski kendi bilim simyasını ve Kabala ilmini kullanarak gizemli bir şekilde ölüm kampından kaçmıştır. İstihbarat ajanlarının da peşlerine takıldığı araştırmacıların önlerinde tek bir seçenek vardır…

Hangi cehenneme gitmiş olursa olsun Kobinski'yi bulacaklardır.



"Komplo teorileri, teknoloji ve antik kehanetlerle dolu hikâyeleri seven okurlar, Jensen'in bu ilk romanından büyük zevk alacaklar."
–Booklist
648 syf.
·9/10 puan
Kitabı isminden bağımsız, sırf Jane Jensen yazdı diye almıştım. Gabriel Knight oyun serisini yaratan bu kadından kötü bir şey çıkmaz diye düşünüyordum. İlk bölümlerde bilim soslu klasik bir macera romanı (Olasılıksız/Dijital Kale gibi belki) okuyacağımı düşünüyordum. Daha sonra Kabala, Paralel Evrenler derken olay iyice bilim kurguya döndü. Güzel de oldu. Karşınıza kolay okunur bir şey çıkmıyor ve bundan zevk alıyorsunuz. Bazı yerler zorlama gibi gelse de, genel olarak hayal kırıklığına uğramadığımı söyleyebilirim. Sonuçta zekice kurgulanmış bir kitap ve ben böyle kitapları seviyorum.
648 syf.
Jane Jensen'in yaklaşık 600 sayfalık kitabını kısa sürede bitirdim. Auschwitz zulmünü yaşamış dahi fizikçi-haham Kobinski'nin kitabının ve içinde yer alan sırların peşinde bir maceraya şahit oluyoruz bu kitapta. Kitap hakkında detay vermek istemiyorum ki büyük bir merakla okuyun. Söyleyebileceklerime gelirsek: iyilik ve kötülüğün aslında nelerden güç aldığını ve aralarında nasıl bir denge olduğunu düşündürdü bana. Bu kavramlara dışarıdan bir güçle müdahale edebilir miyiz? Edebilseydik neler olurdu? Beyin jimnastiği yapmak isteyenlere kesinlikle tavsiye ediyorum bu kitabı.
648 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
yazar olarak çok begendim...konu farklı karakterlerle dağılmadan ilerliyor...

insan düşünmeden edemiyor

ya bu dünyadaki korkularımız diğer tarafta cehennemimizi oluşturuyorsa ?
648 syf.
·5/10 puan
2013 yılının son aylarında; bir yılbaşı çekilişi sonucu bir #kitapdostum tarafından gönderilen bu #kitap maalesef yıllardır okunacaklar listesinde. İsminden ötürü olsa gerek yada öncesinde #ilahikomedya kitabını okuduğumdan da olabilir; okunacaklar listesine sonradan eklenen kitaplar daha önce okundu. Özge’m ile yapmış olduğumuz AYRILIK SÜRESİNDE KAÇ SAYFA OKUYACAĞIZ #kitapmuhabbeti-nde aşk ile okumak için öne aldım. Malum yıllardır kütüpanemdeydi ve artık suçluluk duygusu ağır basmaya başlamıştı.

Koridor Yayıncılıktan daha önce basılmış birçok kitap gibi, biraz içeriğini karıştırınca Dante Denklemi de hemen ilgimi çekti. #dantedenklemi’nde biraz fizik, biraz matematik, biraz din ve tarih, biraz bilimkurgu ve çokça macera var. Uzun bir kitap ve her sayfası eşit derecede akıcı değil, özellikle kitabın başında konu biraz dağınık ve karakterlere ısınma konusunda sıkıntılar yaşayabilirsiniz.
#janejensen aslında roman yazarlığından çok, bilgisayar oyunları yazarı olarak tanınırken, Dante Denklemi ile kendini farklı bir kulvarda da denemiş ve belki de bu konuda kendini geliştirse birçok yazardan daha iyi bir iş çıkarabilirmiş. Yazarın özellikle hayal gücünün sınırlarının oldukça geniş olduğunu düşünüyorum, yazım dilini geliştirdikçe dünya çapında bir yazar olması işten bile değil. Romanın başından itibaren farklı karakterlerin ağzından hayatlarına bir giriş yapıyorsunuz.
Kitap 5 ana karakterin çevresinde dönüyor ve hepsinin hayatları yıllar önce yaşamış olan Kabala uzmanı Kobinski sayesinde birleşiyor. Haham Handalman Tevrat'ın şifrelerini çözmeye çalışıyor ve bu sırada çok önemli ve inanılmaz şeylerle karşılaşıyor. Tevrat şifrelerini anlatırken yazarın orijinal dili kullanması, İbranice'den de harflere yer vermesi güzel olmuş, daha anlaşılır ve etkili kılmış.
Jill Talcott ve Nate, dalga dinamiğiyle uğraşırken çok şaşırtıcı şeylere denk geliyorlar, aynı şekilde ordu mensubu Carter ve gazeteci Denton da hikayeye bir şekilde dahil oluyorlar ve olaylar başlıyor.

Kitap üç bölümden oluşuyor; Bir-eksi-Bir, Yakup Merdiveni, Sentez.
Karakterlere hiç ısınamadım, yazar güzel ve biraz uçlarda (sanırım) karakterler oluşturmaya çalışmış.

Okurken inandırıcı ve olağan gelmedi. Çevirmenden mi kaynaklanıyor diye düşündüm ama Selim Yeniçeri'nin çevirdiği başka kitaplar da okumuştum ve böyle bir şey hissetmemiştim.
İlk bölümü eksikleriyle, güzellikleriyle okuduk derken ikinci bölümde hayattan soğudum. Reading slump kıyılarında gezindim durdum ki bu bana çok nadiren olur. Kitabı okumamak için bahaneler üretirken dedim artık şunu okuyup bitireyim, yarıda bırakmamak için istemeye istemeye okudum.

Yazar güzel bir şeyler yapmaya çalışmış ama yapamamış, bence. Ben kitabı beğenmedim, belki güzeldir ya da siz çok beğenirsiniz ama ben sevmedim. Okumayı düşünüyorsanız iyi düşünün derim, sevmeyince 648 sayfa uzuyor da uzuyor. Ben önermem ama isterseniz okuyun, seçim size kalmış.
648 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Aşık olduğum sayılı kitaplardan. kütüphaneden alıp okuduğuma pişman oldum . kitaba öylesine bağlandımki son cümleyi okumak istemedim. Kütüphaneye geri vermek canımı çok sıkmıştı. Kesinlikle alıp rafınıza koymaya değer bi kitap. Fantastik, hayal gücü, günümüz insanların yargıları ve olasılıklar içinde kendinize yer bulabilirsiniz
648 syf.
·7 günde·1/10 puan
İlk bölümü eksikleriyle, güzellikleriyle okuduk derken ikinci bölümde hayattan soğudum. Reading slump kıyılarında gezindim durdum ki bu bana çok nadiren olur. Kitabı okumamak için bahaneler üretirken dedim artık şunu okuyup bitireyim, yarıda bırakmamak için istemeye istemeye okudum.

Kitap o kadar mı kötüydü derseniz, kötü değildi belki ama ben hiç beğenmedim, okurken sıkıldım, saçma buldum ve kandırılmış hissettim. Kitabın adı Dante Denklemi ama kitapta Dante'nin adı bir kez geçiyor ve içeriği Dante'den tamamen bağımsız. Kitabın başındaki Dante Çarkı'nı araştırdım ama bir şeye rastlamadım internette. Kitaptaki diğer bir çok şeyi de araştırdım ve hiçbirinin Dante'yle ilgisini öğrenemedim. Dante için bu kitabı alıp Dante'den tamamen bağımsız bir şey okumak bende kazıklanmışım duygusu oluşturdu.

Yazar güzel bir şeyler yapmaya çalışmış ama yapamamış, bence. Ben kitabı beğenmedim, belki güzeldir ya da siz çok beğenirsiniz ama ben sevmedim. Bu kadar sıkılmasaydım puanım daha yüksek olurdu. Çünkü ben okurken kolay sıkılan bir okur değilim.

Tamamı için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/...en-kitap-yorumu.html
648 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10 puan
Uzay-zaman, farklı evrenler, solucan delikleri gibi kavramlar üzerinden giden Haham joseph kobinski tarafından tutulan günlüklerin bulunması ve günlüklerde yazılan sırrın çözülmesi için girişilen mücadele ile başlayıp olaya karışan tüm figürlerin kendilerini başka evrenlerde bulması ile devam eden içinde biraz kabala, biraz kuantum, biraz fantazi olan bir kitap.
648 syf.
·10/10 puan
Bugüne kadar ki okuduğum en iyi bilimkurgu romanı diyebilirim ki abartıya kaçmadan incelenirse yazarın yaratmış olduğu evren teorinden sonra dünyada ki iyilik oranı %10 kötülük oranı ise %90, kitabın interntte ki pdf lerinin olmayışı ve basımının durmuş olması ayrı bir üzücü
Eğer sadece gizli bir yerlerde kötü işler çeviren kötü insanlar olsaydı, onları aramızdan ayırıp yok etmek gerekli ve yeterli olurdu. Ama gerçek şu ki iyilikle kötülük arasındaki çizgi her insanın kalbinin ortasından geçer. Kim kendi kalbinin yarısını kesip atmak ister ki?
Eğer sadece gizli bir yerlerde kötü işler çeviren kötü insanlar olsaydı, onları aramızdan ayırıp yok etmek gerekli ve yeterli olurdu. Ama gerçek şu ki iyilikle kötülük arasındaki çizgi her insanın kalbinin ortasından geçer. Kim kendi kalbinin yarısını kesip atmak ister ki?
İki şeyi asla yapmamaya yemin etmişti. Herhangi bir bahse para yatırmamaya ve hayatına bir erkek sokmamaya. Çünkü insan biriyle birlikte olduğunda, hayatına artık kendi hayatı gözüyle bakamıyordu. Ve bir kez böyle bir hata yapıldığında, bedeli ağır ödeniyordu.
Sokrates'in insan ruhunu iki atın çektiği bir savaş arabasına benzettiğini hatırlattı. Atlardan biri soyluydu ve insanın daha yüksek doğasını temsil ediyordu. Diğeri vahşi, dizginlenemez bir canavardı ve hayvani şehveti temsil ediyordu. İnsanın mantığı, görevi o vahşi atı kontrol altında tutmak olan sürücüydü. Ama Sokrates, o kötü çocuğun istediği gibi hareket etmesine izin vermenin ne kadar keyifli ve eğlenceli olduğunu belirtmeyi unutmuştu.
İki şeyi asla yapmamaya yemin etmişti. Herhangi bir bahse para yatırmamaya ve hayatına bir erkek sokmamaya. Çünkü insan biriyle birlikte olduğunda, hayatına artık kendi hayatı gözüyle bakamıyordu. Ve bir kez böyle bir hata yapıldığında, bedeli ağır ödeniyordu.
Eğer sadece gizli bir yerlerde kötü işler çeviren kötü insanlar olsaydı, onları aramızdan ayırıp yok etmek gerekli ve yeterli olurdu. Ama gerçek şu ki iyilikle kötülük arasındaki çizgi her insanın kalbinin ortasından geçer. Kim kendi kalbinin yarısını kesip atmak ister ki?
Eğer sadece gizli bir yerlerde kötü işler çeviren kötü insanlar olsaydı, onları aramızdan ayırıp yok etmek gerekli ve yeterli olurdu. Ama gerçek şu ki iyilikle kötülük arasındaki çizgi her insanın kalbinin ortasından geçer. Kim kendi kalbinin yarısını kesip atmak ister ki?
Ama gerçek şu ki iyilikle kötülük arasında ki çizgi her insanın kalbinin ortasından geçer. Kim kendi kalbinin yarısını kesip atmak ister ki ?
Bilgelerin dediği gibi, "Aptalların bile şansı vardır." Ama o şansla ne yapacağı, işte bu işin bulanık olan kısmıydı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dante Denklemi
Baskı tarihi:
Haziran 2020
Sayfa sayısı:
552
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057649485
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Dante’s Equation
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nemesis Kitap
Baskılar:
Dante Denklemi
Dante Denklemi
Kitap Açıklaması
Haham Aharon Handalman, Tevrat'ın şifreleri üzerindeki uzmanlığı sayesinde bir adamın ismini ortaya çıkarır:

Yosef Kobinski. Bu adam kimdir? Tanrı neden onun ismini kutsal kitaba koymuştur? Handalman cevapları bulmak için bir araştırma başlatır ve Kobinski'nin sadece bir bilge değil, aynı zamanda insanlık tarihinin belki de en önemli çalışmasını yazan muhteşem bir bilim insanı olduğunu öğrenir.

Jill Talcott, Seattle'daki laboratuvarı esrarengiz bir şekilde patlatıldıktan sonra Kobinski'nin çalışmalarının peşine düşer.

İş ortağı ve Kobinski'den çok etkilenen bir yazarla birlikte, Handalman'ın ardından Polonya'ya gider. Kobinski'nin geçmişini Auschwitz yakınlarındaki bir ormana kadar izleyen araştırmacılar, orada inanılmaz bir olayla yüzleşir: Kobinski kendi bilim simyasını ve Kabala ilmini kullanarak gizemli bir şekilde ölüm kampından kaçmıştır. İstihbarat ajanlarının da peşlerine takıldığı araştırmacıların önlerinde tek bir seçenek vardır…

Hangi cehenneme gitmiş olursa olsun Kobinski'yi bulacaklardır.



"Komplo teorileri, teknoloji ve antik kehanetlerle dolu hikâyeleri seven okurlar, Jensen'in bu ilk romanından büyük zevk alacaklar."
–Booklist

Kitabı okuyanlar 91 okur

  • Baha Murat Dişli
  • Samet
  • İlkan Efe
  • Şule Şerif
  • Ebru
  • Sezen Yıldız

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.4 (2)
9
%2.2 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0